Erzincan’ın gerisinde kalmasın

Güncelleme Tarihi:

Erzincan’ın gerisinde kalmasın
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 30, 1999 00:00

Haberin Devamı

Bayındırlık Bakanı Koray Aydın'ın belirttiğine göre, ilk tespitlerde 170 bin daire yokolmuş durumda. Yani yüzbinlerce insan şu anda sokakta. Çözüm olarak ilk aşamada prefabrik konutlar düşünülüyor. Ama asıl çözüm toplu konut inşaatında. 1992 Erzincan depreminin ardından ortaya çıkan daha küçük çaplı benzer sorunda, devlet Toplu Konut İdaresi ve Bayındırlık Bakanlığı kanalıyla çok kısa sürede, bir toplu konut projesini hayata geçirmiş, 1995'te Habitat'tan ödül almıştı. Dönemin Toplu Konut İdaresi Başkanı Yiğit Gülöksüz ile o dönem Erzincan'da yapılanları konuştuk.

Erzincan'ı görmüş, çözümlerini ortaya koymuş biri olarak şimdi işe neyle başlanmalı?

Bir defa hasar tespit çalışması yapılmalı. Bu çalışmaları biz Erzincan'da ODTÜ ve İTÜ'nün deprem araştırma enstitülerine yaptırdık. Ön hasar tespiti yapılabilir ama uzman komisyonlar bunları derecelendirmeli. Ağır, orta ve hafif hasar olmak üzere binalar sınıflandırılacak. Buna göre hangilerinde oturulabilir, hangilerinin yıkılması gerekir, hangileri statik olarak güçlendirilebilir tespit edilecek.

Rehabilite edilecek binalar güvenli olur mu?

Tabii. Hatta rehabilitasyonda yeni deprem yönetmeliği uygulanacağından eskisinden daha sağlam olur. Çünkü binaların çoğu deprem yönetmeliğinden önce inşa edilmiş, depreme dayanıklı malzemeler kullanılmadan yapılmış binalar olduğundan rehabilitasyonun ardından çok daha güvenli olurlar. Orta hasarlı binalarda mutlaka bu rehabilitasyon uygulanır. Taşıyıcı kolonların etrafına yeniden demir örerek, içindeki demirle kaynaşması sağlanır ve bu işlemin ardından etrafına yeniden beton enjekte edilir. Buna mantolama ya da bohçalama denir. Deprem perdeleri de konabilir.

Hasar tespitinin ardından?

Sonra sıra yeni konutlar üretmeye gelir. Yıkılan yerlerde bina yapamayacağınıza göre kendinize başka yerler bulacaksınız.

Ne kadarlık bir zaman diliminden bahsediyorsunuz?

İster yeni konut, ister rehabilitasyon, bunlar zaman alır. Bitmesi gelecek yazı bulur. Ancak önce projelendirme, sonra ihale edilmesi, ardından kontrol edecek şirketlerin ihalesi var ki, temel bunlardan sonra atılır. Bunların belirli bir kısmı kıştan önce yapılabilir. Ayrıca bu bölgede çok sert bir kış olmadığı için, inşaatlar kış olsa da devam edebilir. Örneğin aralık ayına kadar inşaatın kabası bitse, içeride işe devam edilir.

Kış engel değil

Depremzedeler hiç değilse bu konuda şanslılar.

Evet. Biz Erzincan'da soğuklar yüzünden inşaata iki ay ara vermek zorunda kalmıştık. Bu bölgede böyle birşeye gerek yok. Katkı maddesiyle betonun donma derecesi düşürülür, lastik kaplanır, fermuar çekilir ve içeriye sıcak buhar verilir. Böylece çok düşük ısı derecelerinde dahi beton dökme olanağı yaratılmış olur.

Erzincan'da ne kadar sürede tekrar insanlara konutlarını teslim ettiniz?

3 yılda. Bütün şehir için arıtma tesisi, üç hastane de yaptık. Bütün kamu binalarını baştan yaptık. 20 küsur kalem iş takip ettik. Çok hızlı bir çalışmaydı. İşyerlerini biz, Konutları Afet İşleri Genel Müdürlüğü rehabilite etti. Yüzlerce ihale demek bu.

Sadece hak sahipleri

Yapılacak binaların kimlere verileceği nasıl tespit edilecek?

Bu konu afetler yasasında verilmiştir. Sadece hak sahiplerine konut verilecek. Kiracılar yararlanamayacak. Ayrıca birden fazla evi olanlara da, depremden önce sahip olduğu ev sayısı kadar konut verilmeyecek. Bütün hak sahiplerine tek konut tahsis edilecek.

150-170 bin ailenin evsiz kaldığından bahsediliyor. Sadece hak sahipleri sayılsa bile, rakam yüksek. Bu kadar konutun yapılacağı bir proje Türkiye için ne kadar büyük?

Evet, çok büyük. Mesela Mexico City'de yapılan konut sayısı 48 bindi. Eryaman'da 13 bin civarı konut yapıldı. Toplu Konut İdaresi 1984'ten beri 40 bin konut yaptı. Ama bu rakam doğrudan yaptığı konut sayısı. Bir milyon aileyi de konut kredisiyle ev sahibi yaptı.

Şehrin inşa edileceği yerin kaydırılması söz konusu olabilir mi?

Bunu şehir planlamacıları tespit ederler. Önemli olan iyi bir şekilde projelendirilmesi, şeffaf bir şekilde projenin ihalelendirilmesi ve para akım tablosunun sağlıklı bir şekilde yürütülmesi. Çünkü para aktarırsanız, inşaat zamanında biter. İnşaat uzadıkça maliyet de artar.

İhaleye tek bir şirkete mi vermek, yoksa bölmek mi daha iyi?

Optimum bir rakam bulunur ve ihale o kadar şirket arasında paylaştırılır. Kapasiteleri 500-1000 konut arasındaki firmalar arasında paylaştırılır. Türkiye'de bu güçte 100'ün üzerinde firmamız var. Her biri ihtisaslaşmış firmalar, Topluca girerler ve inşaatı tamamlarlar. Örneğin altyapıyı başkası yapar, konutların bir bölümünü başkası yapar.

Prefabrik binalar şart

Evsiz kalanların geçici bir süre prefabrik binalarda barındırılması şart mı? Oraya ayrılacak kaynağın toplu konut inşaatına aktarılıp daha geçici barınma modelleri veya başka bölgelere geçici nakiller uygulanamaz mı?

Bir ara kademe var. Şimdilik kışı buralarda geçirin demek zorundasınız. Sonuçta bu prefabrik binaları yapmazsanız, insanların bir kısmını geniş yapılara yerleştirirsiniz, kalanları da mecburen başka şehirlere göndermek zorunda kalırsınız. Ama bu onları istihdam pazarından uzaklaştırır. O insanlar zaten iş için oradalar. Nereye göndreceksiniz ki! Mecburen yapmak zorundasınız bu binaları. Mesele sadece barındırmak değil. Bir de geçindirmek lazım. Çözüm tek değil. Mesela bir kısmı için kira yardımı yapabilirsiniz. Hak sahibi olanlara, gelecek sene evini alacak olanlara bir yerlerde ev bulmasını, kirayı sizin üstleneceğinizi söyleyebilirsiniz.

Erzincan'da bu geçiş nasıl yaşandı?

Evleri bitene kadar kiralarını ödedik, bir kısmı da şehrin dışına gitti. Konutları bitene kadar başka şehirlerde kaldılar, sonra döndüler.

Toplu konutlar bittiğinde, insanların tercih ettiği yerleşim bölgeleri oluyorlar mı yoksa herkes bir süre sonra elden çıkartmaya mı çalışıyor?

Erzincan'da, depremden sonra yapılan binalar kentin en iyi yapıları oldu. Çok çeşitli oldular tabii, her kurum bir inşaat yaptı ama genelde insanların oturmayı tercih ettikleri en güvenilir binalardır buralar.

TOPLU KONUT ERZİNCAN'DA NE YAPTI?

1052 kamu lojmanı

1130 kooperatif konutunun taşıyıcı sistemi

6 iş merkezi

Yıkılan bütün kamu binaları

3 hastane

40 işyeri binasının rehablitasyonu

Kentsel ve kırsal altyapı inşaatı

Şehir için pis su arıtma tesisi ve çöp depolama tesisi

Hastaneler için mobilya ve ekipmanlar

Okullar için eğitim araç ve gereçleri

Şehrin önde gelen kamu kuruluşlarına ekipman alımı

Uluslararası kurallar var

Gülöksüz, Erzincan depreminden sonra açılan ihalelerin sistemini şöyle anlattı:

‘Dünya Bankası kurallarını uyguladık. Bu da ‘‘FIDIC’’ yani ‘‘Uluslararası Müşavir Mühendisler Federasyonu’’nun yöntemleri ve standartlarına göredir. Bunun bir gereği olarak da müşavir kontrol firmaları tarafından kontrol edilir. Burada da dış kredi kullanılacaksa yapılması gerekir. Adam para veriyor. Parasını mimarın fantezisine, müteahhitin namusuna mı emanet edecek! Bunun yolu da uluslararası bu sistemi oturtmaktır. Biz dış kredi kullanmadığımız halde, bu sistemi uyguladık. Türkiye'ye uyarladık. İhale sistemi, kontrol sistemi ve müşavirlik sisteminden oluşan kapsamlı bir mekanizma. Yapılmış ve başarılı olmuş bir sistem.’

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!