GeriGündem Erdoğan-Öcalan’a ortak olmayız
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Erdoğan-Öcalan’a ortak olmayız

Erdoğan-Öcalan’a ortak olmayız
refid:23154392 ilişkili resim dosyası

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan’ın “8 Mayıs’ta geri çekilmeye başlıyoruz” açıklamasıyla çözüm sürecinin en önemli etaplarından birini resmen başlatmasının ardından sessizliğini Hürriyet için bozdu. Çözümün adresi olarak TBMM’yi gösteren Kılıçdaroğlu “CHP’nin Erdoğan- Öcalan pazarlığına ortak olması asla mümkün değil” dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu çözüm sürecini ilişkin sessizliğini bozdu. Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın “CHP’nin çözüm sürecine destek olmadığı” yönündeki eleştirilerine “CHP, terörün bitirilmesi ve Kürt meselesinin barışçıl yollarla çözülmesine ilişkin halkımızın talep ve beklentilerinin bütünüyle arkasında. Toplumsal barışın birey odaklı, eşitlikçi ve özgürlükçü bir yaklaşımla, tesisi CHP’nin ana hedeflerinden. CHP’nin sürece karşı çıktığı iddiaları gerçek dışı siyasi amaçlı söylemler” karşılığını verdi.  Kılıçdaroğlu, “Süreci AKP, TBMM’yi dışlayarak, Öcalan’la işbirliği halinde, tek taraflı ve şeffaflıktan uzak bir anlayışla yürütmekte. CHP’nin Erdoğan- Öcalan pazarlığına ortak olması asla mümkün değil. AKP, olası bir başarısızlığın faturasını bize yükleyebilmek için, bizi  pazarlık süreciyle ilişkilendirmeye çalışıyor” dedi. Kılıçdaroğlu’nun Hürriyet’e özel açıklamaları özetle şöyle:
“CHP’ye göre çözümün adresi TBMM. AKP’ye göre ise çözümün adresi Öcalan. AKP, PKK’ya geri dönülmez biçimde meşruiyet kazandırırken, Öcalan’ı da Türkiye’nin resmi muhatabı haline getirdi. Ki AKP, girişimlerini gizli tuttuğu, halkımızdan ve CHP’den sakladığı sürece, sürecin hangi aşamasına, nasıl dahil olacağız? Bilinmeze ortak olmayız.

AKP GÜNAH KEÇİSİ ARIYOR

 AKP’nin CHP’yi süreçle ilişkilendirme çabasının iki amacı var: Hukuksuzluğa meşruiyet kazandırma isteği ve olası bir başarısızlıkta, suçlayacağı bir günah keçisi yaratma ihtiyacı. Mahiyeti bilinmeyen pazarlıklar uyarınca silahlı PKK unsurlarının ülke dışına çıkmaları konusunda hukuk devleti ilkelerine aykırı uygulamalar yapılması ihtimali çok güçlüdür. Buna izin verip imkân tanıyanlar hukuk karşısında sorumlu olurlar.  Yeterli koşul, PKK’nın ‘Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı her türlü terör ve şiddet eyleminden vazgeçtiğini ve silahlarını teslim edeceklerini’ kesin bir dille alenen ilan etmesidir.  Öcalan/Kandil bundan özenle kaçınmaktadır.
AKP’nin siyasi sorumluluktan kaçmasının iki nedeni var: İzlediği yol ve yönteme kendisi bile inanmamaktadır. Öcalan’a halkımızın kabul etmeyeceği vaatlerde bulunmuştur.  Süreç Öcalan’ın belirlediği yol haritasına göre ilerliyor. AKP, Suriye’yi parçalamak için PYD’nin kuzeyde kontrolü ele geçirme çabalarına destek veriyor. PYD, kontrolü sağladıktan sonra, Irak ve Suriye’nin kuzeyleri birleşerek Akdeniz’e çıkış sağlanacak.

AKP TAŞIYICI ANNE

Süreç, bölgede İsrail’le ittifak içine girebilecek büyük Kürdistan kurulmasını içeren nazım planın ilk aşaması. Bu ilk aşamada Türkiye, Kuzey Irak’ın petrol ve doğal gaz kaynaklarından belirli ölçülerde yararlanacak. Bu dönemde AKP’nin asıl görevi, büyük Kürdistan devletinin ‘Taşıyıcı anneliğini’ yapmak. Büyük Kürdistan, sadece Irak ve Suriye’den değil, Türkiye’den de koparılacak topraklardan oluşacaktır.

CHP’NİN AMACI

CHP’nin önceliği süreci hukuk ve meşruiyet sınırları içinde tutmak, Kürt meselesinin kalıcı çözümünün halkımızın benimseyeceği, Kürt
yurttaşlarımızın beklentilerini karşılayacak bir içerikte olmasını sağlamaktır.”

CHP’den 17 öneri

KILIÇDAROĞLU, Kürt sorununun çözümü ve demokratikleşmeye ilişkin 17 önerisini ise şöyle sıraladı:
Yüzde 10 seçim barajı kaldırılsın. Uzun tutukluluk süreleri kaldırılsın, evrensel demokrasi ve insan hakları uygulansın. Milletin vekillerini, millet seçsin.    Düşünce ve ifade özgürlüğü güvence altına alınsın. Toplantı, gösteri ve örgütlenme özgürlüğü sağlansın. Din ve vicdan özgürlüğü korunsun. Her inanca eşit olanak tanınsın. Basın özgürlüğü sağlansın. Tutuklu öğrenci ayıbına son verilsin. Özel Yetkili Mahkemeler kaldırılsın. 1 Haziran 2005 tarihinden bu yana, bu mahkemelerde verilen kararlarla ilgili olarak yeniden yargılama yolu açılsın. Tutuklu vekil ayıbına son verilsin. Gizli tanık ve yasadışı dinlemelere son verilsin. Faili meçhul cinayetler çözülsün. Nevruz resmi bayram olsun. Uludere Katliamı aydınlatılsın. Diyarbakır’a cezaevi değil müze yapılsın. Mayınlı araziler temizlenip topraksız köylülere verilsin.

Soruyorum T.C. ile alıp veremediğin ne?

MUĞLA’da konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hükümetin T.C.’yi anayasadan çıkarmak istediğini, ancak kendileri olduğu sürece bunu yapamayacaklarını vurguladı. Milas’ta kalabalığa hitap eden Kılıçdaroğlu, çözüm sürecine yüklendi:.
“Türk milleti, Türkiye Cumhuriyeti ve Kürt halklarıyla CHP’nin hiçbir sorunu olmadı. T.C.’yi anayasadan çıkarmak istiyorlar. CHP oldukça bunu yaptırtmayacağız, Anayasa’nın ilk 4 maddesi kırmızı çizgilerimizdir. Asla tartışılamaz. Erdoğan bazı illerde T.C. tabelalarının kaldırılmasına destek verdi. Erdoğan’a soruyorum. Senin T.C. ile alıp veremediğin ne? Sen hangi ülkenin başbakanısın? Hadi ‘Ben T.C.’nin başbakanıyım’ de.
Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök’ün bugünkü (dünkü) yazısı mutlaka okunmalı. Cımbızlanan o 4 cümleyi yakalayıp tüm Türkiye’ye okuttu. Pazarlığın boyutunu anlayın. Neymiş, Erdoğan atomu parçalarmış. Onun şimdiki amacı ülkeyi bölmek parçalamak.”
AKP’liler seçimlerde ‘aman ha CHP’ye oy vermeyin yoksa hizmet gelmez’ dediler. Şantaj yaptılar. Sabahın köründe belediye başkanlarımızı gözaltına alırlar. Basmazsanız namertsiniz. Başbakan milleti tıraşlıyor. İstanbul’u 25 yıldır yönetiyorlar, sıra geldi mezarlıklara. İstanbul’un silüetini perişan ettiler. Tarihe ve inanca saygıları yok. Sultan Ahmet Camisi’nin arkasındaki konutlar kimin? Başbakan demiş ki ‘Bunu tıraşlayın.’ Tıraşlamayınca da o da müteahhide küsmüş. Böyle bir yönetim anlayışı yok.”   Yaşar ANTER Nilüfer KANDIRMIŞ-Oktay ÇAYIRLI/DHA

Kripto Para Piyasaları için Bigpara

Kripto Para Piyasaları için Bigpara

False