Erdoğan: Kıbrıs'ta belli oranda toprak verebiliriz

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Adanın şu an yüzde 36'sı KKTC'nin yaşam alanıdır. Belli bir oranda toprağı verebiliriz. Biz garantör ülke olarak tavsiye ederiz, KKTC bu yaklaşımı gösterir. Buranın çözüme kavuşturulması çok çok daha önemlidir" dedi<table cellspacing="0" cellpadding="0" align="left"><tr><td><img src=/images/kirmizinokta.gif align=absmiddle>&nbsp;<a href=/haber/0,,sid~1@w~1@nvid~364778,00.asp class=hurhaberlink>Erdoğan bugün dönüyor</a></td><td width="10"></td><td><img src=/images/kirmizinokta.gif align=absmiddle>&nbsp;<a href=/haber/0,,sid~1@w~1@nvid~364770,00.asp class=hurhaberlink>Başbakan, ‘tekstil’i sordu</a></td></tr></table>

Haberin Devamı

Başbakan Erdoğan, Harvard Üniversitesi'nde ''Ortadoğu'da Demokrasi, Avrupa'da Çoğulculuk ve Türkiye Perspektifi'' konulu konferans verdi.

Erdoğan, konferansın ardından katılımcıların kendisine yönelttiği soruları yanıtladı. Erdoğan, bir Türk katılımcının ''Kıbrıs konusunun çözümünde adadan karşı tarafa toprak verilecek mi?'' sorusuna şu yanıtı verdi:

"Kıbrıs konusunda arkadaşımızın sorusu, oradan 1 metre toprak verecek misiniz? Adanın şu an yüzde 36'sı KKTC'nin yaşam alanıdır. Belli bir oranda bu tür toprağı verebiliriz. Biz garantör ülke olarak tavsiye ederiz, KKTC bu yaklaşımı gösterir. Buranın çözüme kavuşturulması çok çok daha önemlidir.''
 
Erdoğan, Avrupa Birliği ile ilgili bir soruyu yanıtlarken de, medeniyetler çatışması kavramına değinerek, Avrupa Birliği'nin Türkiye'yi mutlaka içine alması gerektiğini belirtti.

Erdoğan, Türkiye'deki insan haklarına yönelik bir soruyu yanıtlarken de, Kopenhag kriterlerine yönelik uyum yasalarını büyük ölçüde çıkardıklarını dile getirerek, bu konudaki kararlı tavrın sürdüğünü belirtti.

IRAK SORUNU

Haberin Devamı

Irak'ın kuzeyinde Kürt grupların etnik kökene dayalı federasyon talebiyle ilgili gelişmelerin sorulması üzerine, bölgede Kürt gruplar içinde Şii ile Sünnilerin yer aldığını kaydeden Erdoğan, etnik kökene dayalı parçalanmış bir yapının ''Irak'ı bitireceğini'' dile getirdi.

Bu tür bir girişimden güçlü bir Irak'ın çıkamayacağını anlatan Erdoğan, ''İleride Kürt halkı da kendi içinde de paramparça olur, o zaman da mezhebi kökene dayalı otonom istenecektir. Hesaplarını iyi yapmalılar'' diye konuştu.

ERMENİ SOYKIRIMI İDDİALARI

Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin bir sonu üzerine Erdoğan, bu tür konuların geçmişte bırakılması gerektiğini ve bunun tarihçilerin konusu olduğunu söyledi.

Türk tarihçilerin de Ermenilerin soykırım yaptıklarına ilişkin iddiaları dile getirdiklerini, bu tür iddiaların artık bırakılması gerektiğini belirten Erdoğan, ''Benim ülkemde Ermeni patriği var ve benimle istediği zaman görüşüyor. Yaşamlarında herhangi bir baskı var mı, çoğu zaman aslı astarı olmayan haberlerle yetiniliyor. Özgürlükten yanayım. Kendi inancımdan fazla onların inancının korunmasından yanayım'' dedi.

TÜRK HALKI, CUMHURİYETİMİZİN KURUCUSU ATATÜRK'LE BİRLİKTE TARİHSEL BİR DÖNÜŞÜM SÜRECİNE  GİRMİŞTİR

Haberin Devamı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türk halkı, Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'le birlikte tarihsel bir dönüşüm sürecine girmiştir. Türkiye, en ileri demokratik standartları yakalama çabasında büyük mesafeleri başarıyla katetmiştir'' dedi.

Erdoğan, şöyle devam etti: " Bu sürecin özünde tabiatıyla Türk halkının çağdaşlık yönündeki kararlı yönelimi bulunmaktadır. Bu yönelim Türkiye'nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD'nin başını çektiği (Hür Dünya) içerisinde yer alma tercihini yapmasını kolaylaştırmıştır.

Haberin Devamı

Bu tercih bir kez yapıldıktan sonra, NATO üyeliğimiz ve bilahare Avrupa Birliği'ne üyelik sürecimiz, çağdaş medeniyet ve yönetim çizgisini yerleştirmemizde teşvik ve güven unsuru olmuştur. Batı Avrupa'nın yüzyıllara ve nice savaşlara yayılan demokratikleşme tarihini yaşamayan Türkiye, demokrasisini NATO ve AB ortaklığı sayesinde nispeten daha yumuşak bir geçiş süreciyle geliştirme imkanını bulmuştur.''
   
TÜRKİYE'NİN ORTADOĞU BARIŞINA KATKILARI

Bugün gelinen noktada, Türkiye'nin, en ileri demokratik standartları yakalama çabasında büyük mesafeleri başarıyla katettiğini belirten Erdoğan, ''Hükümetim de Türk halkının bu yönelimini arzudan fiile geçirmek için dev adımlar atmış, gerçekleştirdiği köklü ve tarihi refomlarla Türk demokrasisini en ileri noktalara ulaştırmıştır.Kendine has bir demokrasi değil, evrensel bir demokrasi anlayışını ülkede yerleştirmiş bulunmaktayız'' dedi.

Haberin Devamı

Erdoğan şöyle dedi: ''Türkiye, Ortadoğu'da demokratikleşmenin teşvik edilmesi konusunda kendi payına düşeni yapmaya ve bu tarihi dönüşümü kolaylaştırmaya hazırdır. Türkiye bu sürece değerli katkılarda bulunabilecektir. Herşeyden önce, Türk demokrasisi, Avrupa ile Ortadoğu'nun kesiştiği noktada rüştünü ispat etmiş ileri bir demokrasi örneğidir. Gelişmesinde Avrupa ve Avrupa-Atlantik süreçlerinden olumluşekilde güç almıştır. Halen çevresinde bir işbirliği kuşağı oluşturmak yönünde tarihi adımlar atmaktadır. Bu adımlar bölgemizde işbirliğine ve karşılıklı bağımlılığa ve güvene dayanan yeni bir olumlu ilişki kültürünün doğuşuna vesile olmaktadır. Türkiye, ABD'yle ittifak, derin dostluk bağları ve stratejik bakış uyumuna dayalı değerli bir ortaklığa sahiptir.''
   
"TÜRKİYE'NİN AB'YE GİRMESİ AVRUPA'NIN YARARINADIR"

Haberin Devamı

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin, AB'yle sadece işbirliği değil, bütünleşme yolunda olduğunu kaydederek, ''Avrupa Birliği'nin Türkiye ile tam üyelik için katılım müzakerelerini açma kararını alması, demokratikleşmenin zaferi, medeniyetler arası uyum projesinin başlangıç noktası olacaktır'' dedi.

Avrupa Birliği'ne katılmanın, Türkiye'ye birçok şeyler kazandıracağını vurgulayan Erdoğan, ancak AB'nin Türkiye'yi içine katmasıyla Avrupa'nın da pekçok şey kazanacağını belirtti.

Erdoğan şöyle dedi: ''Biz medeniyetler uyuşması ve uzlaşmasını istiyoruz. AB onun adresi olmalıdır. Bu da Türkiye'nin AB'ye katılımının sağlanmasıyla gerçekleşecektir. Çünkü AB, bir kömür-çelik birliği değil, AB bir ekonomik birlik de değil. AB bir hıristiyan kulübü de değil. Görüştüğümüz bütün yetkililer, hep bunu söylüyor. AB bir siyasi değerler bütünüyse, o zaman bu bütün içinde, halkının yüzde 98'i müslüman olan ve yüzünü batıya dönmüş olan Türkiye'nin de yer alması şarttır.''
 
Türkiye'nin AB üyeliği yolunda ilerledikçe, temsil ettiği çağdaş demokratik değerlerin de Ortadoğu'da artan bir cazibe yaratacağını ifade eden Erdoğan, bu cazibenin Avrupa-Atlantik camiasının, çevresiyle barışık ve çevresiyle yapıcı bir etkileşim halinde, olumlu değişimlere katalizör olmasını sağlayacağını belirtti.

Erdoğan, Türkiye'nin ördüğü işbirliği ağlarının, bölge halkları, ABD ve AB'nin stratejik menfaatlerinin örtüşmesinin sağlanmasına hizmet ettiğini de kaydederek, ''Türkiye'nin AB'yle müzakerelere başlaması demokratik değerlerin ve medeniyetler arasındaki uyum projesinin zaferi olacaktır'' dedi.

"ORTADOĞU'DA DEMOKRATİKLEŞME ULAŞILMASI GEREKEN BİR SONUÇTUR"
  
Erdoğan, Ortadoğu konusunun güncel ve tartışmalı olduğunu, çok farklı yaklaşım ve görüşlerin ortaya konulduğunu kaydederek, şunları söyledi: ''Ortadoğu'yu yakından tanıyan birçok uzmanın üzerinde birleştikleri bir nokta, bu bölge ülkelerinin demokratikleşemeyeceği şeklindedir. Bu görüşü taşıyanlar, demokrasinin Batı kültürünün bir ürünü olduğunu ve farklı bir kültürel, dinsel, sosyolojik ve tarihsel deneyime sahip olan Ortadoğu'ya uygulanamayacağını dile getirmektedirler. Aynı şekilde, İslam kültürüyle demokrasinin uyuşamayacağı da ileri sürülebilmektedir.

Esas itibarıyla, Ortadoğu'ya bakıştaki geleneksel görüş de bu minvalde, Ortadoğu'da demokrasinin mümkün, hatta arzulanır olmadığını savunmaktadır.

Ortadoğu İstisnacılığı (Middle East exceptionalism) olarak da adlandırılan bu görüşün ayrıntılı bir eleştirisine girmeyi gereksiz buluyorum. Her şeyden önce, kesinlik iddiasını taşıyan her türlü yargıdan kaçınılması gerektiğini düşünüyorum.''
   
İSLAM KÜLTÜRÜ, DEMOKRASİ BAĞDAŞMASI

''Türkiye örneğinin, esas itibariyle bu tip bir paradigmanın geçersizliğine işaret ettiğini'' ifade eden Erdoğan, ''Hele İslam kültürünün demokrasiyle bağdaşmadığı görüşüne katiyetle itibar etmiyorum. Dinsel inancı birey düzeyinde yaşayan, siyaseti ise dinin dışında algılayan bir politikacı olarak, bu görüşün ciddi bir yanılgı olduğuna inanıyorum'' dedi.

ORTADOĞU'DA DEMOKRASİ

Ortadoğu'da da demokrasinin adım adım inşa edileceğini, ancak samimi, kararlı ve tedrici süreçlerin, ileri doğru katedilen her aşama itibariyle Ortadoğu halklarının çıkarına olacağını, bundan ABD ve Avrupa dahil herkesin kazançlı çıkabileceğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

''Arap-İsrail uyuşmazlığının çözüm yoluna sokulmasının bölgede güven sorununun aşılması bakımından önemli bir unsur olduğu açıktır. Yüzyıllardır Musevi vatandaşlarıyla dostluk içerisinde yaşayan ve halen de gerek İsrail gerek Filistinlilerle yakın bir dostluk sürdüren bir ülkenin Başbakanı olarak şu hususu açıklıkla beyan etmek istiyorum; İsrail devletinin yaşama hakkını kimsenin tehdit etmesine Türkiye razı olmayacaktır. Aynı şekilde, Filistin devleti de tanınmış ve güvenli sınırlar içerisinde İsrail devletiyle yan yana yaşamalı ve Filistin halkının güvenlik ve refahı da garanti altına alınmalıdır. Arap-İsrail sorununun çözümsüzlüğü kabul edilmemelidir. Terör ve şiddet sona ermeli, çözüm sağlanmalıdır. ABD bu çerçevede etki yapabilecek yegane güçtür.''

IRAK'IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ

Irak'ta ülkenin toprak bütünlüğü ve ulusal birliği korunmuş bir zeminde, toplumsal uzlaşıya dayanan bir demokrasinin inşası gerektiğini vurgulayan Erdoğan, ''Türkiye, ABD'nin Irak'ta başarılı olmasını samimiyetle arzu etmekte ve çok yönlü destek olmaktadır. Komşumuz Irak'a ilişkin olarak yürüttüğümüz politika, Irak'ın toprak bütünlüğü ve ulusal birliğine sıkı sıkıya bağlıdır'' dedi.

Irak'ın kendisiyle ve çevresiyle barışık bir demokrasiye kavuşması hedefine ancak bu şekilde ulaşılacağına inandığını kaydeden Erdoğan, Türkiye'nin, önümüzdeki dönemde de tüm kesimleriyle Irak halkını kucaklayacağını ve ilkeli tutumunu sürdüreceğini bildirdi.

Haberle ilgili daha fazlası: