Egemen Bağış Hürriyet için yazdı

Güncelleme Tarihi:

Egemen Bağış Hürriyet için yazdı
Oluşturulma Tarihi: Aralık 18, 2011 15:30

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış Hürriyet için yazdı...

Haberin Devamı

KADININ ÖZGÜR OLMADIĞI YERDE ÖZGÜRLÜK DE OLMAZ

Okan Üniversitesi'nde kurulan Muhammed Yunus Uluslararası Mikrofinans ve Sosyal Girişimcilik Merkezi ve mikrokrediden faydalanan 55 bin kadınımızı, mikro sigorta kapsamına alacak uygulama ile iki kıymetli projeyi Türkiye'ye kazandırdık.

Nobel Barış Ödülü sahibi olan ve insanlığa çok değerli bir mum yakan Sayın Muhammed Yunus'un aracılığıyla insanlığa tanıtılan mikrofinans ve sosyal girişimcilik sadece fakirliğin ve yoksulluğun önlenmesi için değil, dünya barışı için de çok değerli bir hazine teşkil eden iki önemli kavram. Grameen Bank (Yoksullar Bankası) ve Mikro Kredi sistemiyle bugün milyonlarca yoksul sadece yoksulluktan kurtulmuyor, aynı zamanda insanlığın kalkınma sürecine de dahil olarak karanlığa bir mum yakma fırsatını elde ediyor.

Haberin Devamı

Muhammed Yunus tarafından ilk defa 1976 yılında Bangladeş'te başlatılan Grameen mikrokredi projesi, küçük miktarlarda kredi sağlayarak yoksul kişilerin kendi gelir getirici faaliyetlerini yaratmalarını sağlamayı hedefliyor. Bu sistemden yararlanmak için insanların gruplar haline başvurmak zorunda olmaları sayesinde, aynı anda birkaç yoksul insan, sisteme entegre olmayla eşit birer vatandaş olduklarını hissediyor ve özgüven tazeleyerek, kendi yaşadığı toplum içerisinde BEN DE VARIM diyebiliyor. Bu da toplumsal adalet ve kalkınma süreci açısından bir sinerji oluşmasını sağlıyor.
 
Bütün bu süreçlerin içerisine dahil olmak ise ancak sosyal girişimcilik ruhunun tetiklenmesiyle mümkün olabiliyor. Sosyal girişimciliğin Harvard ve Stanford gibi üniversitelerin lisansüstü eğitim programlarında ders olarak verilmesi, bugün de Okan Üniversitesi'nin öncülük ettiği gibi sosyal girişimcilik merkezlerinin açılmaya başlaması bu ihtiyaçtan ileri geliyor.
 
Sosyal girişimcilik kavramı, en önce sosyal sorumluluk bilincini taşımayı gerektiren bir kavramdır. Zira sosyal girişimcilik demek toplumun meselelerinin çözümü için "BEN DE VARIM" diyebilmek ve bu sorunların çözümü için fark yaratma iddiasında olmaktır. Ancak burada bir şeyi ayırt etmek gerekiyor; Sosyal girişimcilik ruhunun tetiklenmesi için sosyal sorumluluğun olması gerekiyor ama bütün topluma sirayet eden bir sosyal fayda sağlanması için sorumlulukla birlikte üretkenlikte büyük önem taşıyor.

Haberin Devamı

Grameen Bank sistemini Türkiye'ye tanıtan Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) Başkanı Sayın Aziz Akgül ve mikro sigorta uygulaması ile 55 bin kadının emeğini teminat altına alan Büyükkaya Brokerlik Şirketi ve Güneş Sigorta da anlamlı bir hizmete vesile olmuşlardır.

Mikrokredi sayesinde nasıl makro bir kalkınma sinerjisi oluşuyorsa, mikro sigorta ile bu sinerji ve kadın emeği teminat altına alınmış oluyor. Bu uygulamayla, şiddete maruz kalan, kaza sonucu yaralanan veya hayatını kaybeden yararlanıcı hanımlarımıza yılda ödedikleri 12 TL karşılığında 10 bin TL'ye kadar ödeme yapılabilecek. Bu hizmet kervanı bugün 58 şehirde, 75 şubesiylebütün Türkiye'de bir kalkınma heyecanı yaşatıyor.

Haberin Devamı

Mikrokredi sisteminin Kahramanmaraş uygulaması, 2008 yılında 600 proje içinden Avrupa Birliği Ödülü de aldı. Bugüne kadar bu sistem sayesinde 55 bin hanım kardeşimize 100 milyon liranın üzerinde bir kredi tahsis edilerek, Türkiye'nin sosyo ekonomik hayatına katılımları sağlandı.

Kadınların bulundukları toplumda katılımcı rollerini güçlendirmesi açısından da mikrokrediler önemli, iş üretiyor sorumluluk alıyorlar; bu sayede her ev bir fabrika haline geliyor. Kadınlarımız hem bir katma değer üretiyor hem de kendilerini daha özgüvenli hissediyor. Bu özgüvenin mikrosigorta ile korunması ve sürdürülebilir kılınması da büyük önem taşıyor.

Mikrokredi uygulaması sayesinde esasen bizim YUVAYI DİŞİ KUŞ YAPAR şiarımız da bir bakıma güçlenmiş oluyor. Mikrokredi aracılığıyla esasen aile kurumunun ayakta tutulması açısından da çok değerli bir mücadele verilmiş oluyor.

Haberin Devamı

Kadının statüsünün daha güçlü olduğu bir Türkiye, gelecek hedeflerine daha hızlı ilerleyecektir. Türkiye'nin demokrasi sınavında, Türkiye'nin kalkınma yarışında da kadınlarımızın eli, emeği, alın teri, mücadelesi vardır. Ilgaz dağını tek başına aşarak cepheye top mermisi ve malzeme taşıyan Şerife Bacıları, cephede savaşan Kara Fatmaları unutmamız asla mümkün değildir. Türk kadının istiklal mücadelemizdeki kahramanlığını, bugün istikbal mücadelemizde de aynı kararlılıkla sergilediklerini görmek, özellikle AB sürecinde gerçekleştirdiğimiz reformlarda bu desteği görmek hepimiz icin büyük bir onur.

Kadınlarımız sosyal sorumluluk projelerinin hayata geçirilmesinde ön sıralarda yer alıyor, siyasette daha etkin roller üstleniyor, toplumsal, kamusal, en önemlisi de ekonomik alanda daha aktif görevler üstleniyorlar. Ülkemizin, milletimizin her alanda ilerlemesi için her türlü çabayı, her türlü desteği, her türlü fedakârlığı gösteriyorlar. İşte o yüzden diyoruz ki kadınsız siyaset, kadınsız demokrasi, kadınsız yönetim, sadece kadınlar için değil, bütün toplum için eksikliktir. Kadının ihmal edildiği bir toplumun varlığını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi asla mümkün değildir. Ziya Gökalp'in "KADIN TAMAM OLMADIKÇA EKSİK KALIR BU HAYAT" şeklindeki veciz ifadesi de bu gerçeğe işaret ediyor ve mikrokredi uygulaması bu gerçeğin bütün toplum tarafından sahiplenilmesi için büyük bir işlev görüyor. 

Haberin Devamı

Bir toplumun sahip olduğu uygarlık seviyesini ölçmek için, kadının hayat şartlarına bakmak gerek, kadının özgürlüğü olmadan toplumun özgürlüğünden bahsetmek mümkün değildir. Geleneksel Türk toplumunda kadın daima, batı ve doğudaki diğer örneklerine göre oldukça ileri sayılabilecek bir konumda bulunmuştur. Orhun abidelerindeki ifadelerden eski Türk Devletlerinin yönetimine kadar bunun birçok örneğini görmek mümkündür. Türk kadınları, 1930 yılında belediye meclislerine, 1933 yılında muhtarlığa, 1934 yılında milletvekilliğine seçme ve seçilme hakkı elde etmişlerdir.

Batılı ülkelerden çok daha önce haklarına kavuşan Türk kadını, Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın hassasiyetleri ve talimatlarıyla,Sayın Bakanımız Fatma Şahin'in özverili gayretleriyle ve AB süreci çerçevesinde gerçekleştirmeye devam edeceğimiz reformlarla daha güçlü bir konuma gelecektir. Grameen Bank sistemi de bizim adımlarımızın, AB sürecinde gerçekleştirdiğimiz reformların bir tamamlayıcısı olarak, kadının toplumdaki statüsünün yükselmesine yardımcı olmaya devam edecektir.

Haberle ilgili daha fazlası: