Dünyaya bir göktaşı çarpması nasıl önlenir?

Güncelleme Tarihi:

Dünyaya bir göktaşı çarpması nasıl önlenir
OluÅŸturulma Tarihi: AÄŸustos 16, 2005 00:00

Kuyrukluyıldıza gerçekleÅŸtirilen Büyük Vuruş’tan sonra, yeryüzünü göktaşı çarpmalarından koruma projeleri yeniden gündeme geldi. GöktaÅŸlarının Dünya’ya çarpması önlenebilir mi ve nasıl? Ä°ki teori çarpışıyor: "Atom bombasıyla yok edelim!".. "Hayır, güneÅŸ yansıtıcılarıyla yörüngeden saptıralım."4 Temmuz tarihinde 371 kilo ağırlığındaki bir gülle saatte 37.000 kilometre hızla Temple 1 kuyrukluyıldızını vurdu. Bunun yarattığı patlama ve sonucunda ortaya çıkan krater kuyrukluyıldızların gizi üzerindeki bilinmezlik perdesini aralayacak. Bu önemli olayı izleyenlerden biri de Arizona Ãœniversitesi Ay ve Gezegen Laboratuvarı’ndan H.Jay Melosh. Deep Impact adı verilen bu misyonda görev alan Melosh, saygın bilim dergisi Discovery’nin temmuz sayısında yer alan röportajında, güneÅŸ sisteminin ilk evrelerinde, mikroorganizmaların meteorlar ile baÅŸka gezegenlerden gelmiÅŸ olabileceÄŸini ileri sürüyor.Deep Impact misyonu maÄŸara adamı bilimini çaÄŸrıştırıyor: "TaÅŸ at, delik aç." H.Jay Melosh: Bunu bu ÅŸekilde yorumlayabilirsiniz. Ancak bu proje muazzam bir bilimsel çalışmanın ürünü. Kuyrukluyıldızın yüzeyinin neden yapılmış olduÄŸunu bilmiyoruz. Beton gibi sert olabilir. Mısır gevreÄŸi gibi gevÅŸek tozlardan da oluÅŸmuÅŸ olabilir. Kaldı ki Impactor (gülle) büyük bir krater açması için tasarlandı. Bu deney size yalnızca Temple 1 Kuyrukluyıldızı hakkında mı bilgi verecek?-Farklı kuyrukluyıldızların nasıl olduÄŸunu bilmiyoruz. Bugüne dek Halley, Borrelly ve Wild 2 kuyrukluyıldızlarının çekirdeklerini görüntüleyebildik. Bu görüntülerin çözünürlükleri çok düşüktü. Bir kuyrukluyıldızı incelemeden neye benzediklerini, nasıl davrandıklarını bilemeyiz. Temple 1 gibi kısa dönemli kuyrukluyıldızların dış kısımlarında toz olduÄŸunu düşünüyoruz. Amacımız bu tozu kaldırmak ve betonlaşıp betonlaÅŸmadığını öğrenmek. Derinlerde, tozun altında bozulmamış buz olduÄŸunu düşünüyoruz. Buzlar su buzulu, amonyak buzulu, karbon dioksit buzulu, karbon monoksit buzulu ve diÄŸerleri olabilir. Bunların yoÄŸunluÄŸu bize basınç, sıcaklık ve kuyrukluyıldızların hangi koÅŸullarda ortaya çıktığı ile ilgili fikir verecek.En fazla tepki çeken çalışmanız hangisi?-Mars meteorlarının bakteri sporları gibi canlı organizmaları gezegenden gezegene taşıdığı iddiasını ilk kez 1990 yılında Nature isimli bilim dergisine gönderdiÄŸim zaman, herkes benim aklımı kaçırdığımı sandı. Bu fikir ÅŸimdi neredeyse herkes tarafından benimseniyor. Pek çok insan bu fikrin doÄŸru olduÄŸuna inanıyor. Ama bu konuda ÅŸimdilik kesin bir kanıt yok.Mikroorganizmaların gezegenden gezegene taşınmış olma olasılığı nedir?-EÄŸer Mars’ta mikroorganizmalar varsa, bunların gökcisimleri ile Dünya’ya gelmiÅŸ olma olasılığı çok yüksektir. Benzer ÅŸekilde, Dünya çıkışlı meteorların da Mars’a mikroorganizma taşımış olma olasılığı da yüksektir. Bu mikroorganizmalar Mars’ta koloni kurmuÅŸ olabilirler. Herhangi bir kanıt gösterebilir miyiz?-Belki. Mars’ta yaÅŸamın izine rastlarsak bunu kesin olarak söyleyebiliriz. Meteor vuruÅŸları, açtığı kraterlerin dışında Dünya’yı nasıl ÅŸekillendirmiÅŸ olabilir?-Yeryüzü’ndeki hemen hemen tüm atomlar hipervelosite vuruÅŸunun çekirdeÄŸinden geçmiÅŸtir. Her ÅŸey büyümekte olan gezegenimizle çarpışma sonucunda Dünya’ya gelmiÅŸtir. BaÅŸka bir deyiÅŸle, her ÅŸeyi vuruÅŸlar ÅŸekillendirmiÅŸtir.Hepimizin kaderi uzaydaki bir cismin insafına mı kalmış?-Bir ölçüye kadar evet. VuruÅŸlar geçmiÅŸte olmuÅŸtur. Gelecekte de olacaktır. Åžu anda çapı bir kilometreden büyük olan gökcisimlerinin varlığını tespit etmek için elimizden geleni yapıyoruz. Åžimdilik uzayda en az 2.000 tane buna benzer cisim olduÄŸunu biliyoruz. Åžu anda bize doÄŸru gelmiyorlar, ama gelecekte yörüngelerinin deÄŸiÅŸmeyeceÄŸini kim garantileyebilir? Bu konuda bir ÅŸeyler yapmak için çabalıyoruz.Bu konuda bir proje ürettiniz mi?-Evet. Önce biraz geçmiÅŸ ile ilgili bilgi vereyim. 1992’de Los Alamos Ulusal Laboratuvarı’nda toplanan bir grup bilim adamı büyük göktaşı vuruÅŸlarının Yeryüzü’nde yol açtığı etkileri inceledi. Los Alamos’un çözüm önerisi asteroitleri (göktaÅŸlarını) nükleer silahlarla vurup parçalamaktı. Ben nükleer silahların asteroitin kendisinden daha fazla zarar vereceÄŸine inanan kamptaydım.Sonra ne oldu?-Tüm Dünya’yı etkileyebilecek kadar büyük olan ve çapları kilometreleri bulan asteroitler için, 100 gigaton silah kullanmak gerekebilir. Bu da ÅŸimdiye kadar üretilenlerin hepsinden büyüktür. O toplantıdaki bombacılar kolları hemen sıvayıp süperbombaları üretmeye baÅŸlamayı önerdiler. Ama hükümetlerin uzay araçlarına gigatonları bulan nükleer silahları yükleyeceklerinden korktum. Çünkü o toplantıda bulunan bir Rus meslektaşım, Sovyetler BirliÄŸi zamanında gerçekleÅŸtirilen nükleer deneylerde meydana gelen yanlışlık ve hataların yol açtığı feláketleri hatırlatarak bizleri uyardı. Bunun üzerine nükleer bomba kullanmadan asteroitin yolunu saptıracak, uygulanabilir bir yol arayışına girdik. Sonuçta yıldız toplayıcılarında karar kıldık.Bu çözüm nasıl etkili olur?-Bunun altında yatan fikir ÅŸu: Çok büyük ve yavaÅŸ Äžböylece kolayca yok edilebilir- yıldız toplayıcısından yararlanarak, asteroitin üzerindeki bir nokta üzerine güneÅŸ ışığını odaklamak. Böylece bu nokta o kadar ısınır ki kuyrukluyıldız üzerinde jete benzer bir durum yaratır. EÄŸer bu jet uzun süre geniÅŸlerse, asteroit üzerinde yeterli miktarda güdümlü bir kuvvet oluÅŸturur. Sonuçta asteroitin yönü deÄŸiÅŸeceÄŸi için çarpışma önlenmiÅŸ olur.Bunun büyük asteroitler üzerinde etkisi olabilir mi?-Yeterince büyük yıldız toplayıcısı ile evet. Bir kilometre çapında bir asteroit, bir kilometre çapındaki bir yıldız toplayıcısı ile bir yıl içinde yörüngesinden saptırılabilir. Böyle bir yıldız toplayıcısının varolduÄŸunu öğrendim. Güney Kaliforniya’da bir ÅŸirket benimle temasa geçerek böyle bir toplayıcı yaptıklarını bildirdiler. Ancak daha sonra bir daha arayıp "Böyle bir ÅŸeyi üretmedik" dediler. Bir mekik misyonunda çapı 14 metre olan bir tanesini uzaya göndermiÅŸler. Mühendislerin, çapı bir kilometreyi bulan bir tanesini üretecek birikime sahip olduklarını varsayalım. Yıldız toplayıcısını üretmek, asteroiti patlatmaktan daha zor gibi görünüyor.-Evet, bu daha karmaşık bir konu. Nükleer silah için uzaya bir savaÅŸ baÅŸlığı gönderiyorsunuz ve bunu patlatıyorsunuz. Ancak bu durumda radyoaktif parçaların Dünya’ya düşme tehlikesi baÅŸ gösterecek. Oysa yıldız toplayıcılarında uzaya çıkıyorsunuz, asteroitin yörüngesini deÄŸiÅŸtiriyorsunuz. Bu saptırma senaryosunun silah olarak kötüye kullanılma tehlikesinin olmaması çok büyük bir avantaj. Bu da benim nükleer silahlardan arınmış bir dünyaya katkım.Çarpışmaların sonuçlarına iliÅŸkin ayrıntılı bir hesaplamayı niçin Web’e yerleÅŸtirdiniz?-Ne zaman vuruÅŸ konusu gündeme gelse, çok sayıda insan beni telefonla arayıp, sözgelimi "EÄŸer asteroit Atlanta’ya düşerse, Charlottesville’e ne olur?" diye soruyor. Ve ne zaman böyle bir telefon alsam aynı hesapları yeniden yapıp yanıtı bulmaya çabalıyorum. Web’e bilgileri girmemin bir nedeni de, küçük çarpışmaların yaratacağı korkuları ortadan kaldırmak. Ancak insanlar korkutulmaya çok meraklı. Grafik tanımlamalar insanları korkutuyor.Sözgelimi?-VuruÅŸlarda üç önemli etki söz konusudur. Termal radyasyon ilk önce kendini gösterir. Daha sonra sismik sarsıntılar baÅŸlar. En son patlamalar gerçekleÅŸir. Hesaplamalara göre bu kadar yoÄŸun ses dalgaları kulak zarlarını patlatır, burunları kanatır, gözler dışarı fırlar ve daha buna benzer bir sürü korkunç senaryo.EÄŸer bir asteroit Dünya’ya çarpacaksa, nereye çarparsa en az zararı verir?-Sahra Çölü’nün ortasına düşerse kimse ne olup bittiÄŸinin farkında olmaz. Okyanuslar da fena sayılmaz.En kötü yer neresidir?-Çapı 100 metre olan bir cisim New York, Tokyo, Paris, Londra gibi büyük bir yerleÅŸim bölgesinin üzerine düşerse sonuç çok kötü olur.Böyle bir darbe baÅŸka etkileri de tetikler mi?-VuruÅŸun nükleer silahlarla korunan bir kentin üzerinde gerçekleÅŸtiÄŸini ve bu kentin saldırı olduÄŸunu sandığını varsayın. Sözgelimi Moskova’nın 20 megaton gücünde bir patlamayla haritadan silindiÄŸini düşünün. Bunu 100 metrelik bir gökcismi meydana getirebilir. Bunun bir meteorit olduÄŸunu fark etmez ve bunun ABD’nin bir saldırısı olduÄŸunu düşünürlerse, nükleer bir savaşın çıkması kaçınılmaz olur. Ruslar füze aÄŸlarını o kadar daralttılar ki gökcisminin vuruÅŸu ile patlama arasındaki farkı anlamayacak hale geldiler. Bu farkı ancak Amerikan savunma aÄŸ sistemi anlayabilir. Ancak bir vuruÅŸ gerçekleÅŸirse ve bilim adamları bunun bir meteorit çarpması olduÄŸunu söylerlerse, acaba bize inanacaklar mı? Ben en çok bunu merak ediyorum.Â
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!