'Din tartışması çok tehlikeli'

Güncelleme Tarihi:

Din tartışması çok tehlikeli
Oluşturulma Tarihi: Aralık 07, 2005 16:50

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, din tartışmasının çok sakıncalı, tehlikeli ve sonu olmayan bir tartışma olduğunu ifade ederek, “Başbakan pusulasını şaşırmıştır. Türkiye'nin pusulası laik, çağdaş bir ulus anlayışına dayanan, sosyal demokratik bir cumhuriyettir” dedi.

Haberin Devamı

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı öncesi açıklamalarda bulunanan Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Avustralya-Yeni Zelanda gezisi sırasında “ülkeyi karıştırmaya yönelik açıklamalar” yaptığını öne sürdü. Erdoğan'ın ”Türkiye'nin toplumsal, siyasal yaşamının temel dayanaklarıyla ilgili çok ciddi bir zihin karmaşası yaşadığını” savunan Baykal, ülkeyi çalkantılara sürükleyecek olan açıklamalardan üzüntü duyduğunu kaydetti.

'SİSTEMİN İKİ TEMEL UNSURU VAR'

Türkiye'nin bir ulus devleti olduğunu ve Türk milletini oluşturan unsurlar arasında birbirinden farklı etnik kimlikler bulunduğunu anlatan Baykal, 80 yılı aşkın bir süreden beri bu kimliklerin birlikte yaşayabileceğinin ortaya konulduğunu ifade etti. Baykal, Türkiye'nin devlet sisteminin iki temel dayanağından birinin siyasetin dinin etkisi dışında şekillenmesi, diğerinin de  milletin etnik kimliğe, mezhebe ve inanca indirgenemeyeceği ilkesi olduğunu kaydetti.

Haberin Devamı

Bu iki dayanak noktasına yönelik sistemli bir saldırının söz konusu olduğunu, saldırıların temelinde de Başbakan'ın yaklaşımının yattığını savunan Baykal, “Başbakan bir süreden beri etnik kimlikleri dayalı bir siyaseti öne çıkarıyor. Millet gerçeğini yok sayan bir yaklaşım dile getiren bir yaklaşım sergilerken gördü ki kendi yaklaşımı yetersiz, olmadı, tutmadı. Görünce yapması gereken millete dönmekti, millete dönmedi. 'Din' diyor şimdi. Çok tehlikeli bir başka yanlışa gidiyor. Etnik kimlikleri neyle bağlayacağız? 'Biz bir inanç birliği içindeyiz, Müslümanız' diyor. Irak'taki bütün insanlar Müslüman değil mi? Niye birbirlerine giriyorlar, niye paramparça oldular? Din günümüzde çağdaş devletin bir temel dayanak noktası olarak ifade edilebilir mi? Dinin temelleri bambaşka. Din bir inanç işi, bir teslimiyet işi. İnancına, imanına kendini teslim edeceksin. Ne yapmamız gerektiği kutsal kitapta yazıyorsa o zaman siyasetin yeri ne olacak? Bunlar günümüzde konuşulması gereken konular mı?” dedi.

Türkiye'nin bugün barış, istikrar  içinde yaşamasının altında herkesin birbirinin inancına saygı göstermesi ve değer vermesinin yattığını vurgulayan Baykal,  “Din ... Peki mezhep farklılıkları, herkesin dini algılayışındaki farklılar ne olacak? Bu nasıl bir anlayış, nasıl bir zihniyet? Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın böylesine açıklamalar yapması hiçbir şekilde kabul edilemez” diye konuştu.
  
"ÇOK TEHLİKELİ"
  
Başbakan Erdoğan'ın insanları ayrıştırmaya, gettolaştırmaya, insanların özgürlüğünü ortadan kaldırmaya yönelik açıklamalar yaptığını söyleyen Baykal, “Türk milleti her inançtan, mezhepten, etkin kökenden insanın kendi şuuruyla, bilinciyle, iradesiyle bir parçası olmayı seçtiği bir millettir. Türkiye Cumhuriyeti de bu millete dayanan bir cumhuriyettir. Bunu herkesin içine sindirmesi gerekir. Kimsenin kimsenin inancını sorgulamaya, kimsenin inanca dayalı bir siyasi yapılanma tasavvur etmeye hakkı yoktur. Böyle bir anlayış Türkiye'nin başına çok büyük sıkıntılar yaratır. Türkiye'yi Başbakana rağmen böyle bir istikamete sürüklenmekten 80 yıllık cumhuriyet kültürü, bilinci, toplumumuzun sorumluluk duygusu alıkoyacaktır.

Haberin Devamı

Başbakan pusulasını şaşırmıştır. Türkiye'nin pusulası, laik, çağdaş bir ulus anlayışına dayanan sosyal demokratik bir cumhuriyettir. Laiklik ilkesini, çağdaş bir toplum, ulus oluşturma anlayışını tahrip etmeye yönelen bir yaklaşım Türkiye'yi çok tehlikeli akıntılara, kayalıklara sürükler. Buna hiçbirimiz izin vermeyiz. Din tartışması çok sakıncalı ve tehlikeli. Bunun sonu yok. İran'a, Irak'a bakın.”

Sözlerini, “Büyük Ortadoğu, Büyük Ortadoğu derken küçük Türkiye'ye varmayalım, Avrupa Birliği Avrupa Birliği derken Türkiye'nin birliğini kaybetmeyelim” diye sürdüren Baykal, şöyle devam etti: “Böyle tehlikeler karşısında Türkiye'yi uyarması, ülkenin duyarlılığını yükseltmesi, bu gelişmelere karşı Türkiye Cumhuriyeti'nin savunması gereken Başbakan'ın tam tersini yaptığına üzüntüyle tanık olmaya artık devam etmeyelim. Başbakan mı değişir, Başbakanı mı değiştiririz, bu iş böyle gitmez. Ya Başbakan değişmeli ya da Başbakanı Türkiye değiştirmeli. Bu ciddi tehlikeler karşısında  böyle bir Başbakan, Türkiye'nin taşımakta giderek daha çok güçlük çekeceği bir durum yaratıyor.”
  
'YENİ 4. MURATLAR'
  
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Baykal, bir gazetecinin Antalya'da içki yasağına yönelik bir çalışma yapıldığından söz etmesi üzerine, “Türkiye'nin gelişmesine, ilerlemesine, dünyayla bütünleşmesine olağanüstü zarar verecek bir olay. Böyle bir şeyi Osmanlı döneminde  4. Murat dahi götüremedi. Şimdi Türkiye'de yeni 4.
Muratları görüyoruz. Çok acı bir manzara, üzüntü verici bir durum” dedi.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!