GeriGündem Devlet yönetiminde referans İslam değil, akıl ve bilimdir
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Devlet yönetiminde referans İslam değil, akıl ve bilimdir

Abone Olgoogle-news

Fazilet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, ‘‘Referansım İslamdır. Refaransımıza ters hiçbir şey yapmak ve yaşamak istemiyoruz’’ diyen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, ‘‘İslam, özel yaşamda referanstır. Ama devlet hayatında referans bilim ve akıldır’’ yanıtını verdi. Kutan laik değil Müslüman olduğunu savunurken, ‘‘Laikim demek dinsizliktir’’ sözleriyle de sert çıktı.

‘‘Devlet, dine müdahale etmeyecek, bireyler de ‘benim dinim bunu emrediyor' diye, devlet hayatına dini karıştırmayacak’’ diyen Kutan, ‘‘Mesela, Meclis'ten kanunlar, ‘din böyle emrediyor' diye dini prensiplere göre mi çıkacak, yoksa bilim ve akla göre mi? Bilim ve akla göre çıkıyor’’ dedi. Kutan, Türkiye'de sorunun ‘laiklik' kavramının bilimsel anlamda bir tanımının yapılmamasından kaynaklandığını savundu ve şöyle dedi:

‘‘Laiklik, herkesin inancında özgür olması, inancından dolayı kimseye baskı yapılmamasıdır. Bu anlamda ben, laik bir toplumdan yanayım. Ancak laiklik, devletle ilgili bir mefhumdur, kişilerle değil. Ben, kişi olarak ‘laikim' dediğim zaman o, ‘dinsizsin' demektir. Ama ben elhamdülillah Müslümanım.’’

Bir grup gazeteciyle sohbet ederken, ‘‘Laik devletten yanayım’’ diyen Kutan, ‘‘Birey olarak günlük yaşamda, aile yaşamında, yani özel yaşamda elbette referans İslamdır. İnsan, özel yaşamında İslamın kurallarına göre yaşamak ister. Ama devlet hayatında referans bilim ve akıldır’’ dedi ve şöyle konuştu:

‘‘Devlet laik olur, kişiler değil. Devlet dine müdahale etmeyecek. Bireyler de, din bunu emrediyor, o halde benim dine göre devleti yönetmeye hakkım var demeyecek. Bilime ve akla göre kanun çıkarıyorsanız, dinin devlet işlerine karışması mümkün değildir. Ancak bu, devlet de vatandaşın dini meseleleriyle hiç ilgilenmeyecek anlamına gelmiyor. İlgisiz kalmayacak. Aklın gereği ne ise kaynağı ne olursa olsun insan onu alıp kullanmalıdır. Farkında olmasak da bazı din kuralları hayatımızda uygulanıyor. Hırsızlık dinen yasak, bu kanunlarda da geçerli. Bunlar aklın, bilimin gereği, iyi, doğru ve güzel olanlardır. İyi, güzel, doğrunun ölçütü nedir? Toplumun büyük ölçüde benimsediği şeyler olmasıdır.’’

Tayyip bölen değil çarpan

Kutan, Recep Tayyip Erdoğan'ın yapılacak ilk seçimlerde yine belediye başkan adayı olduğunu belirtti. Erdoğan'ın da, genel merkezin vereceği her görevi yapmaya hazır olduğunu belirterek, başkanlığına yeniden aday olduğunu açıkladığını söyledi. Kutan, ‘‘Erdoğan, partide şu anda bölen değil çarpandır. RP döneminde, belediye başkanlarımızın değerli hizmetleri oy oranımızda çok önemli artışa neden olmuştu. Yani çarpan olmuşlardır. Bunların başında da Tayyip Erdoğan geliyor’’ dedi.

Hocamız dönmeli

‘‘Erbakan Hoca, bu ülkenin yetiştirdiği en büyük beyinlerdendir. Türkiye'nin böyle büyük bir beyni, tamam sen yoruldun kenarda otur, deme israfına hakkı yoktur. Erbakan Hocamız hizmetin, yani politikanın içinde olmalıdır. Kendisi ne düşünür onu bilemem. Tayyip Erdoğan'ın dediği gibi ‘bilge adam' olarak Türkiye'nin çok daha ileriye gitmesi için tavsiyelerde mi bulunur, yoksa aktif politikayı mı tercih eder orasını kendisi bilir.’’

30 yıl önce neysem oyum

‘‘Medya bizi düz aynayla aktarmalı, sirk aynasıyla değil. Bizim dünya görüşümüzde bir değişiklik yok. 30 sene önce Recai Kutan ne ise şimdi de aynı. Değişen, dünya şartlarına göre söylemlerimiz. O zamanlar söyleme ihtiyacında olmadığımız sözleri, şimdi yanlış anlaşıldığı için söyleme ihtiyacı duyuyoruz. Geçmiş olaylardan ders alıyoruz.’’

Atatürk'ün irtica tanımı

Kutan, Gaziantep Milletvekili Bedri İncetahtacı'nın, demeçlerinden yola çıkarak Atatürk'ün yaptığı irtica tanımını, ‘‘İyiyi güzeli, doğruyu engelleme ve dini devlet yönetiminde kullanma gayretleri’’ olarak ifade etti. Kutan, ‘‘Bugün, irticacı diye suçladıkları bürokratlardan, sermayeden ve medyadan korkuyorlar. Bu korku vehimlere dayanıyor. Kendilerine uzatılan dost elini düşman gibi görüyorlar’’ dedi.






False