Devlet, Nazım'ın mezarı başındaydı

2002 yılı Nazım Hikmet yılı olacak

Moskova'da 37 yıl önce hayata gözlerini yumana kadar, vatan özlemiyle yanan dünyaca ünlü Türk şairi Nazım Hikmet'in vasiyetini yerine getirebilmek amacıyla kollar sıvandı. Kültür Bakanlığı, UNESCO'nun 2002 yılını ‘‘Nazım Hikmet Yılı’’ ilan etmesi için çalışmalara başladı. Rus-Türk İşadamları Birliği de vatandaşlık hakkının yeniden verilmesi için imza kampanyası açtı.

Nazım Hikmet, dün Moskova'daki mezarı başında düzenlenen ve ilk defa devletin de temsil edildiği törenle anıldı. Nazım'ın mezarına Türkiye'den getirilen çınar fidanı dikildi. Ayrıca Nazım'ın tekrar Türk vatandaşlığına alınması için de kampanya başlatıldı.

Ünlü şairimizin mezarı başındaki anma törenine, bu yıl rekor sayıda, 200'e yakın kişi katıldı. Törende Zülfü Livaneli, Tarık Akan, Müşfik Kenter, Halil Ergün ve Rutkay Aziz gibi pek çok tanınmış sanatçı yer aldı. Ankara ise Kültür Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Abdullah Dörtlemez ve Moskova Büyükelçimiz Nabi Şensoy'la temsil edildi.

ÇINAR DİKİLDİ

Nazım Hikmet'in kabrinin bulunduğu Novodeviçi Mezarlığı'na Eskişehir'den getirilen çınar fidanı dikimi sırasında, Türkiye'nin dört bir yanından getirilen toprak kullanıldı. Toprak, Antalya, Eskişehir, İzmir, İzmit, Antakya, Çanakkale, Giresun, Muğla, Tunceli, Avanos, Aliğa, Foça, Bursa-Osmanbey, Salihli, Eskişehir-Doğançayır, Eskişehir-Tepebaşı, İstanbul Esenyurt, Kadıköy, Yeni Mahalle, Karapınar, Saraybahçe, Bekirpaşa ve Odunpazarı belediye başkanları tarafından gönderildi.

TALAY'IN MESAJI

Kültür Bakanı İstemihan Talay'ın mesajı, Müsteşar Yardımcısı Abdullah Dörtlemez tarafından okundu. 2002 yılının UNESCO tarafından ‘‘Nazım Hikmet Yılı’’ ilan edilmesi ve tüm dünyada 2002'nin ‘‘Nazım Hikmet Yılı’’ olarak kutlanması konusunda Kültür Bakanlığı'nın çalışmalar yapacağı vurgulandı.

VERA DA GELDİ

Nazım'ı anma törenine Rus eşi Vera da katıldı. Hürriyet'e bir demeç veren Vera, ‘‘Nazım Hikmet'in mezarının günün birinde Türkiye'ye taşınması fikrine tavrınız ne olur?’’ sorusuna ‘‘Türkiye, her geçen yıl Nazım'a biraz daha fazla sahip çıkıyor. Bu beni mutlu ediyor. Günün birinde dediğiniz gibi mezar Türkiye'ye taşınacak olursa, tek dileğim bu işin içine siyaset karıştırılmadan yapılmasıdır. Nazım'ın Anadolu'nun bir köyünde, çınar ağaçları altında yatmak istediğini hepimiz biliyoruz’’ yanıtını verdi.

İMZA KAMPANYASI

37. ölüm yıldönümü anma törenini düzenleyen Rusya Türk İşadamları Birliği (RTİB), ünlü şairimizin 1951 yılında elinden alınan Türk vatandaşlığı hakkının geri verilmesi için, imza kampanyası da başlattı. Konunun, en kısa süre içinde Bakanlar Kurulu'nda ele alınması ve Nazım'ı yarım asır süreyle, Türk vatandaşı olma hakkından mahrum eden kararın düzeltilmesi arzusu dile getirildi.

Rekor katılım

Bu yılki Nazım Hikmet'i anma törenine rekor sayıda kişi katıldı. Kültür Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı ve Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi törendeydi. Türkiye'den gelenler arasında yazar Vedat Türkali (solda) ve Hürriyet Gazetesi Yayın Danışmanı Doğan Hızlan da bulunuyordu. Türkali ve Hızlan, dikilen çınar fidanına su verdiler (büyük foto). Tarık Akan da (küçük foto) mezara toprak atıp karanfil koydu .

Datça'ya Canevi

Geçen yıl yaşama veda eden Datça'nın ‘‘Can Baba’’sı şair Can Yücel'in yokluğu, en çok 43 yıllık hayat arkadaşı Güler Yücel'e ağır geldi. Eşinin ölümünden sonra, onun gibi olmasa bile, ona şiirler yazmaya başlayan Güler Yücel, eşinin anısına yılın bir ayı açık kalmak üzere bir ‘‘Canevi’’ kurmak için harekete geçti.

Can Yücel'in mezarını her gün ziyaret eden eşi Güler Yücel, Can Sokağı'ndaki evlerinin şairin hayranlarının akınına uğradığını belirterek duygularını şöyle dile getirdi:

‘‘Yokluğu sabah başka türlü, öğlen başka, akşam daha başka. Eve gelişlerindeki ‘Hoop' diye bağırışını, öldükten sonra birkaç kez duyup irkildim. Ben mutfakta yemek yaparken, o devamlı yeni yazdığı şiirleri okurdu. Şiirlerini bazen eleştirdiğimde bana ‘Sen bir b...tan anlamazsın' diye çıkışırdı. Sonra bakardım ki benim dediğim yerleri değiştirmiş.’’

Can yoldaşının ölümüyle kaleme sarıldığını belirten Güler Yücel, eşinin anısını yaşatmak için tasarladığı projeleri şöyle anlattı:

‘‘Can Yücel'in şimdiye kadar yayınlanmamış şiirleri var. Bir de onun beğenmeyip buruşturarak attığı şiirlerini saklamıştım. Bunlar anlaştığım Doğan Yayıncılık tarafından yayınlanacak.’’

Can Yücel'e ait tüm basılı ve orijinal el yazması şiirlerini sergilemek için bir kütüphane yaptırmayı arzuladığını belirten Güler Yücel, geniş bir bahçe içindeki evinin 40 metrekarelik bölümünde oluşturacağı bu kütüphane için sponsor aradığını belirtti. Kütüphane yılın bir ayı ziyarete açık tutulmasını tasarlıyor.

Nazım'ın eşi Vera:

Mezar taşınacaksa siyaset karışmasın

Nazım'ı anma törenine Rus eşi Vera da katıldı. Hürriyet'e bir demeç veren Vera, ‘‘Nazım Hikmet'in mezarının günün birinde Türkiye'ye taşınması fikrine tavrınız ne olur?’’ sorusuna ‘‘Türkiye, her geçen yıl Nazım'a biraz daha fazla sahip çıkıyor. Bu beni mutlu ediyor. Günün birinde dediğiniz gibi mezar Türkiye'ye taşınacak olursa, tek dileğim bu işin içine siyaset karıştırılmadan yapılmasıdır. Nazım'ın Anadolu'nun bir köyünde, çınar ağaçları altında yatmak istediğini hepimiz biliyoruz’’ yanıtını verdi.

Ancak Vera'yı tanıyanlar, kendisinin eşinin mezarının Türkiye'ye taşınması konusuna sıcak bakmadığını söylüyorlar. Bu arada şu ana kadar Nazım'ın mezarının Türkiye'ye taşınması konusunda ne ciddi bir girişimde yapıldığı, ne de eşi Vera ile konuşulduğu ortaya çıktı.

Haberle ilgili daha fazlası: