Bu anılar olay yaratacak

Güncelleme Tarihi:

Bu anılar olay yaratacak
Oluşturulma Tarihi: Eylül 09, 2001 02:34

Ünlü felsefeci Hüseyin Batuhan eşini anlatan kitaptan sonra fırtınalar yaratacak kendi anılarını yazıyor. Büyük tartışmalara yol açacak olan anılar ‘‘İspanya'da Bir Şato’’ başlığını taşıyacak.

Merakla beklenen anı kitabında olay yaratacak şu iddialara yer veriliyor.

Macit Gökberk hangi asistanı üniversiteden ağzı köpürerek uzaklaştırmak istedi?

Bedia Akarsu, Milli Birlik Komitesi'ne hangi meslektaşını gammazladı?

Batuhan, Nermi Uygur'a neden sen alçaksın diye bağırdı?

Ünlü felsefeci Macit Gökberk'in profesörlük teklifini neden reddetti?

'Bir zamanlar bir Turan Vardı' kitabınız eşinizin günlüklerinden, mektuplarından oluşuyor. Kitap üzerine, Turan Batuhan üzerine söyleyecekleriniz...

- Eşim öleli aşağı yukarı beş buçuk sene oldu. Son derece yetenekli bir insandı. Notre de Damde Sion'un ilk ve orta bölümünü bitirdi. Sonra da Amerikan Koleji'ni okudu. 53 yıl evli kaldık. O kadar çok günlüğü var ki, bugüne kadar ancak bir kısmını okuyabildim. Fransızcayı anadili gibi biliyordu. Son derece alçakgönüllü bir insandı. Bana yazdığı mektupları var. Onları Fransızca ve İngilizce yazmış. Bu gösteriş olsun diye değil, kendini daha iyi ifade ettiği için öyle yazıyor.

Ölümünden sonra yazdım

Kitap yapma fikri ölümünden sonra oluştu bende. Çünkü sağ olsaydı böyle bir kitap yapmama müsaade etmezdi. Kendisinin tanınmış olmasını zül addederdi. Şimdiye kadar iki cilt hazırladım. Üçüncüyü yazmaya daha başlamadım. 90'a yakın günlüğü var. Bu inanılmaz bir şey. Bir insan bu kadar günlüğü nasıl yazabilir? Ayda bir günlük... Günlüklerden inanılmaz derecede zeki ve aynı derecede duygulu bir insan portresi çıkıyor. O günlükleri yazması için insanın içinden hiç tükenmeyen bir çağlayanın akması lazım.

Hüseyin Batuhan felsefe dünyasının önemli bir ismi. Ama çok fazla kişi tarafından bilinmiyor. Eşinizi anlattığınız,onların eserlerinden seçmelerle gündeme geldiniz...

-Evet bazı kitaplarımın yeni baskısı yapılıyor.

Şimdi hazırladığım kitap ‘‘İspanya'da Bir Şato.‘‘ Anılarımı yazıyorum. Birlikte çalıştığım sizin de kitaplarını okuduğunuz bazı arkadaşlar hakkındaki düşüncelerimi, yaşadığım olayları yazdım.

Bazı arkadaşlar, Bedia Akarsu olsun, Nermi Uygur olsun hala hayattalar. Onlar övülecek yanlarını yazmamı bekliyorlar, ben sahtekarlık yapamam. Onların övülecek yanları da var tabii.

Onlar alınırlar filan diye beklettim ama öbür tarafa yolculuk göründüğüne göre artık yayınlayabilirim.

Birlikte çalıştığınız herkes var bu anılarda herhalde, onlardan nasıl bahsediyorsunuz. Bir kaç somut olay anlatabilir misiniz?

- Nermi Uygur'la kavgamı ona dünyanın en alçak adamısın dediğimi yazdım. Theo Grünberg'in doktora tezi tartışılıyor. Bugün bile bakıyorum da Türkiye'de böyle bir tez halen yazılmış değil. Ona da on sayfalık bir önsöz yazmıştım ben. Öbür arkadaşlar ve hocalar, Macit Gökberk de dahil bunu çekemediler.

Şimdi Hacettepe Üniversitesi'nde felsefe bölümünün başında bulunan Ioanna Kuçuradi o zaman İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde asistandı. Sonra bu Ioanna Kuçuradi'nin asıl hocası Takiyeddin Mengüşoğlu, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinden sonra 147'lik olup, okuldan uzaklaştırılınca Ionna Kuçuradi sahipsiz kaldı.'

Çok dürüst bir kızdı, benim derslerime geliyordu.

O zaman dekan İngiliz edebiyatı profesörü Vahit Turhan'ın odasına gidip ricada bulundum. O sırada Macit Gökberk içeriye girdi, Turhan, ’’Kuçuradi'nin atılmaması için ne yapalım’’ diye sorunca, Macit Bey, bir köpürdü, köpürmenin ne demek olduğunun canlı örneğini o zaman yaşadım. ‘‘Siz o kızın bir hoca olup ders verebileceğini mi sanıyorsunuz’’ diye bana da bağırdı.

Ionna Kuçuradi şimdi yalnız iyi bir hoca değil, Türkiye'nin en tanınmış felsefecisi. Onu Bedia Akarsu'nun kışkırttığını sanıyorum.

Bedia Akarsu böyle biri miydi? Başkaları için aleyhte görüşlerini başkalarına aktarır mıydı?

- Bir gün Bedia Hanım'ın odasına girdiğim zaman tanımadığım bir adamla konuştuğunu gördüm. Adam 27 Mayıs 1960 askeri darbesini yapanlardan oluşan Milli Birlik Komitesi tarafından gönderilen bir doçentmiş.

Hocalar hakkında Bedia Hanım'dan bilgi alıyor. Daha henüz 147'ler Olayı ortada yok.

Bedia Akarsu, söylediklerini saklayamadı. Bana şöyle dedi: ‘‘Takiyeddin Mengüşoğlu'nun son derece dürüst bir insan olduğunu fakat hoca olarak beş para etmediğini söyledim.’’

Daha ne söylesin, arkasından da Mengüşoğlu uzaklaştırıldı.

Profesörlük önerildiğinde de tartışma çıkardığını söylediniz biraz önce. Anlatır mısınız ?

- Bir gün Macit Gökberk, beni çağırdı ‘‘Seni de İsmail Tunalı'yı da profesör yapalım’’ dedi. ‘‘Bakın’’ dedim, ‘‘Ben daha beş altı yıl profesörlüğe layık görmüyorum kendimi. Ama İsmail Tunalı ile beni aynı arabaya koşmanız canımı sıktı.’’

İsmail Tunalı,
cim karnında bir noktadır, bilgisi yoktur, kendini satmasını iyi bilir...

İspanya'da Bir Şato adlı anılardan bazı notları okudunuz.

Sanırım, kitap yayınlandığında epey ateşli tartışmalara yol açacak.

İhsan YILMAZ


Hüseyin Batuhan kimdir


Hüseyin Batuhan 1921'de Sürmene'de doğdu. 1943 yılında İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi. Aynı yıl arkadaşı Turan Pamuk'la evlendi.

İstanbul Üniversitesi'nde ve ODTÜ'de hocalık yaptı.

Eserleri Batı'da Tolerans Fikrinin Gelişmesi, Bilim ve Şarlatanlık, Bilim, Din ve Eğitim Üzerine Düşünceler,Uğur Felsefe Öğreniyor.

1979'da ODTÜ'den emekli oldu, mimari çizimlerini kendi yaptığı Heybeliada'daki evinde yaşıyor. Şimdi anılarını yazıyor ve eşi Turan Batuhan'ın yazdıklarını yayına hazırlıyor.

Ben de Refah Şehitleri Caddesi'nin solundaki çamlığa bitişik evinde yaptım bu konuşmayı.


Çekemediler

Nermi Uygur'la kavgamı ona dünyanın en alçak adamısın dediğimi yazdım. Theo Grünberg'in doktora tezi tartışılıyor. Bugün bile bakıyorum da Türkiye'de böyle bir tez halen yazılmış değil. Ona da on sayfalık bir önsöz yazmıştım ben. Öbür arkadaşlar ve hocalar, Macit Gökberk de dahil bunu çekemediler.

Sahipsiz kaldı

Şimdi Hacettepe Üniversitesi'nde felsefe bölümünün başında bulunan Ioanna Kuçuradi o zaman İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde asistandı. Sonra bu Ioanna Kuçuradi'nin asıl hocası Takiyeddin Mengüşoğlu, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinden sonra 147'lik olup, okuldan uzaklaştırılınca Ionna Kuçuradi sahipsiz kaldı.'

Bir köpürdü

O zaman dekan İngiliz edebiyatı profesörü Vahit Turhan'ın odasına gidip ricada bulundum. O sırada Macit Gökberk içeriye girdi, Turhan, ‘‘Kuçuradi'nin atılmaması için ne yapalım’’ diye sorunca, Macit Bey, bir köpürdü, köpürmenin ne demek olduğunun canlı örneğini o zaman yaşadım.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!