Bir Rumeli türküsü: Makedonya

Güncelleme Tarihi:

Bir Rumeli türküsü: Makedonya
Oluşturulma Tarihi: Ekim 11, 1998 00:00

Haberin Devamı

Sokaklarında hüzünlü şarkıların çalındığı, çağlar boyu savaşlara sahne olmuş, verimli toprakların, güzel insanların ülkesi Makedonya... Kentlerinde dolaşırken her yer size çok tanıdık gelir. Eski Üsküp'ün çarşısı İstanbul'u, eski Manastır'ın (Bitola) evleri de İzmir'i anımsatır. Ama ne yazık ki bugünkü İstanbul ve İzmir değil. Köylerde hemen herkes iki katlı villa gibi evlerde oturuyor. Müslüman köylerinde hiç abartılı olmayan ufak birer cami var. En güzeli ise her yer yemyeşil.

Üsküp'ün (Skopje) çevresi size çok bildik gelir, evinizde hissedersiniz kendinizi: İnsanıyla, çarşısıyla, köprüsüyle, yolunuza hemen çıkıveren hamamlarıyla ve camileriyle... Eski çarşının dükkanlarındaki satıcılarla sanki 40 yıllık dost gibisinizdir. Tanıdık yüzlerde aynı yardımseverlik vardır. Eski çarşıda, çınar altındaki havuzun başında oturmayı sakın ihmal etmeyin. Bir de kuru fasulye ısmarlayın kendinize, üstüne de Osmanlı kahvesi... Yaşayın geçmişi tüm duyarlılığınızla. Sonra İkinci Murat döneminden günümüze kalmış Taş Köprü'nün üzerinden yürüyün keyfinizce. Bir de Rumeli türküsü olsun dudaklarınızda.

Üsküp Kalesi, Birinci Jüstinyen döneminden kalma. Çevresi park olarak düzenlenmiş. Burada Makedonya müziğinin en güzel örnekleri çalınıyor geceleri...

Arnavut taksi şoförlerine biraz dikkat, taksimetre açmayıp fahiş fiyat isteyebilirler. Ama siz yine de sinirinizi bozmayın.

Bizim tarih kitaplarında adını Manastır olarak öğrendiğimiz kente Bitola diyor Makedonyalı. Yolda rastladığınız herhangi birisine Atatürk'ün mezun olduğu Askeri Akademi'yi soracak olursanız hemen gösterirler size. Gurur duyarlar Atatürk'ün burada okumuş olmasından. Bu akademi bugünlerde 1956'da Ankara'ya göç etmiş olan Şark Mobilya'nın sahibi Ohrid'li Memduh Şen tarafından tüm masrafı kendisine ait olmak üzere restore ediliyor. Bu işte en büyük yardımcısı, Ohrid'deki Zodiak firmasının sahibi Rüştü Müftü Bey...

Osmanlılar zamanında askeri ve ticari bakımdan önemli bir kent olan Bitola, 1912 Balkan Savaşı'nda Sırpların eline geçince, 500 yıllık Osmanlı’yla bağı da kopmuş. Kentin ticaretinde önemli rol oynayan Yahudiler de terk etmişler Bitola'yı. Bu tarihten sonra tüm canlılığını kaybeden Bitola, 1945'den sonra tekrar ticaret merkezi olmaya başlamış.

Bir de tatil kenti var Makedonya'nın, adı Ohrid. Denizden 695 metre yükseklikteki Ohrid Gölü'nün kenarına kurulmuş antik bir kent. Tarihi evleriyle, tertemiz havası ve göl kenarındaki doğal plajlarıyla her gidenin tekrar tekrar görmek istediği olağanüstü bir kent. Üstelik de ucuz.

Kuşbakışı tarih

Makedonya, tarih boyunca kanlı savaşlara sahne oldu. Yunanistan ve Balkanlar arasındaki ticaret yollarının stratejik merkezinde yer alması, Makedonya halklarının karmaşık etnik yapısı ve yörede doğal bir sınır çizilememesi, bu savaşların ana nedenlerini oluşturdu..

İlk çağdan beri kültürel ilişkileri Anadolu ve Yunanistan ile oldu. Kendilerine Makedon diyen bu halk, milattan önce 700'lerden beri bilinmekte. Büyük İskender döneminde Makedon toprakları geniş alana yayıldı. Ancak İskender'in ölümünden sonraki dönem, genellikle savaşlarla geçti...

6 ve 7'nci yüzyıllarda Slav halklarının istilasına uğrayınca Makedonya'nın etnik yapısı değişti. 9'uncu yüzyılda Bulgaristan İmparatorluğu'nun, 11'inci yüzyılda da Bizans'ın yönetimine girdi. Ortaçağ boyunca çeşitli bölümleri Bulgarların, Bizans'ın ya da Sırpların egemenliğinde kaldı.

14'üncü yüzyılda Osmanlı topraklarına katıldı. Bölgeye çok sayıda Müslüman yerleştirildi. Bu olay yörenin etnik yapısını daha da karmaşık hale getirdi. 15.yy sonlarında İspanya'dan kovulan Sefardi Yahudileri Selanik'e yerleştirildi. Bu tarihten sonra yöreye Ulahlar ve Arnavutlar da geldi.

19.yy'da Balkanlar’da milliyetçilik duyguları uyanmaya başlayınca, Makedonya sorunu ortaya çıktı. 1877-78 Osmanlı-Rus savaşından yenik çıkan Osmanlı, Rusya'nın baskısıyla Makedonya'yı, Selanik ve Khalkidiki Yarımadası hariç, Bulgaristan'a bırakınca, Avrupa Ülkeleri itiraz etiler. Aynı yıl Berlin Anlaşması'yla Makedonya'yı tekrar Osmanlı'ya verdiler; ancak bir şartla Hıristiyanların korunması sağlanacaktı. Bu olaydan sonra tüm etnik gruplar, Bulgar, Yunan ve Sırp çetelerinin desteğiyle ‘‘Makedonya Makedonyalınındır’’ sloganı altında Osmanlı'ya savaş açtılar. 1903'de bu ayaklanma bastırıldıysa da 1912'de Birinci Balkan Savaşı'nda başarıya ulaştılar. Fakat aldıkları toprakları aralarında bölüşemeyince İkinci Balkan Savaşı'nı Bulgaristan'a karşı başlattılar. Bu kez Romanya da yardımcı olmuştu. Savaş sonucu Bulgaristan'a ufak bir toprak bıraktılar. Bu tarihten hemen sonra Birinci Dünya Savaşı çıktı. Bunu fırsat bilen Bulgaristan, tüm Makedonya'yı tekrar işgal etti. Ancak yenilince ülkenin çok ufak bir parçası olan Pirin Makedonyası hariç tüm Makedonya'dan çekildi.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Bulgaristan, Selanik hariç Makedonya'yı tekrar işgal etti. Mihver devletleri yenilince Makedonya, Yunanistan, Yugoslavya ve Bulgaristan arasında parçalanmış olarak kaldı. 1991'de Yugoslavya içinde kalan parçası Makedonya Cumhuriyeti adıyla bağımsız bir devlet oldu.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!