Barış Nobeli’ni bir Türk alacak

Güncelleme Tarihi:

Barış Nobeli’ni bir Türk alacak
Oluşturulma Tarihi: Ekim 12, 2013 01:11

Nobel Barış Ödülü’nün bu yılki sahibi, Suriye’yi kimyasal silahlardan arındırmak görevini üstlenen ve genel direktörlüğünü Türk diplomat Ahmet Üzümcü’nün yaptığı Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) oldu. Sürpriz kararı eleştirenler de var.

Haberin Devamı

Norveç’in başkenti Oslo’daki Nobel Komitesi, Lahey merkezli OPCW’nun, “kimyasal silahların ortadan kaldırılması için harcadığı kapsamlı çabalar” nedeniyle Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldüğünü açıkladı. Açıklamada, “Kitle imha silahlarının yok edilmesi Alfred Nobel’in de arzusuydu. Nobel Komitesi, OPCW’nun bu çabalarına katkı koymak istiyor” denildi. Açıklamada, kimyasal silahların imhası kararına uymayan ABD ve Rusya ile OPCW’ya üye olmayan ülkeler eleştirildi.

2.5 MİLYON TL ÖDÜL

Daha önce Suriye’de konsolosluk, NATO ve İsrail’de büyükelçilik görevlerini üstlenen diplomat Ahmet Üzümcü’nün 2010 yazından beri genel direktörlüğünü yürüttüğü OPCW, 1.25 milyon dolarlık (2.5 milyon TL) Nobel Barış Ödülü’nü, Alfred Nobel’in ölüm yıldönümü olan 10 Aralık’ta düzenlenecek törenle alacak. OPCW’nun bu ödülü nasıl kullanacağı henüz belli değil. Üzümcü ödülü şöyle değerlendirdi:

ÜZÜMCÜ: CESARET VERDİ AMA İŞ BİTMEDİ

“Bu ödül bizim için büyük önem taşıyor. Personelimize cesaret verecek, dünya barışına ve güvenliğine katkıda bulunacaktır. OPCW ekibiyle birlikte ödülü kutlayacağız. Bu ödülü mümkün kılan onların çabası olmuştur. Ödül, şimdi Suriye’de konuşlu olan, verilen görevi tamamlamak için çok cesurca çaba harcayan ekibin takdir edilmesidir. Bu ödülle uluslararası toplum da örgütün başarısını kabul etmiş oluyor. Bunun için teşekkür ederiz. Suriye’de son yaşananlar daha yapılacak işler olduğunu gösteriyor.”

Haberin Devamı

22’nci örgüt oldu

OPCW, 1901’den bu yana Nobel Barış Ödülü kazanan 22’nci uluslararası örgüt olarak kayıtlara geçti. Kızılhaç ödülü üç kez almıştı. Geçen yıl AB’nin, 2011’de ise ABD Başkanı Barack Obama’nın bu ödüle layık görülmesi tartışma yaratmıştı.

Zor görevi Hürriyet’e anlatmıştı

AHMET Üzümcü, OPCW’nun Suriye’de üstlendiği görevi geçen ay Hürriyet Dünyası’ndan Cansu Çamlıbel’e anlatmıştı. Suriye’nin tüm kimyasallarının imha edilmesini öngören takvimi “oldukça iddialı” diye niteleyen Üzümcü, denetçilerin Suriye’deki içsavaş ortamında kimyasal silahları imha edip denetlemesinin çok zor bir görev olduğunu belirtmişti.

Haberin Devamı

Gül: Gayet anlamlı

CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül, cuma namazı çıkışında gazetecilere şunları söyledi:

“Bir Türk’ün başında bulunduğu böyle uluslararası bir örgütün Nobel Barış Ödülü’nü almasından büyük bir memnuniyet duydum. Tebrik ediyorum. Bunu gayet anlamlı buluyorum.
Kimyasal silahlarla mücadele aynı nükleer silahlarla mücadele gibi önemlidir. Bunların hepsi kitle imha silahı çerçevesine giriyor. Bu bakımdan örgütün başarılarından büyük bir memnuniyet duyuyorum. Mustafa KÜÇÜK/İSTANBUL

Üstün: Trajikomik

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün: “Trajikomik bir durum. İşin esasına girdiğimizde, insan zekası ve kamuoyu ile alay eden bir durum var. Suriye’de barışın ‘b’sinden bahsetmek mümkün mü? Bence, olaylar karşısında ödül verilecek kurum ve kişi olmadığı için, bu yıl bu ödülün askıya alınması gerekirdi. Ne yaptı yani? Barışı mı sağladı, savaşı mı engelledi?”

Haberin Devamı

Yine bildiler, peki nasıl

NORVEÇ devlet radyo ve televizyonu NRK, resmi açıklamadan bir saat 15 dakika önce sürpriz sonucu duyurdu. Geçen yıl da AB’nin Barış Ödülü kazandığını bir saat önce duyuran NRK’nin tahminleri tutuyor. Kurumun bol ödüllü gazetecisi, sunucusu ve kıdemli danışmanı Tomm Kristiansen (63) dün Hürriyet’e konuştu. Kristiansen, başarının sırrını şöyle açıkladı:

YÜZDE 99’LUK TAHMİN

“Doğru tahmin konusunda uzun bir geleneğimiz var. Elbette bir gazeteci olarak kaynaklarımızın isimlerini söyleyemem. Fakat şunu söyleyebilirim: Nobel Komitesi içinde tek bir kaynağımız yok. Bütün yıl bu konuya çalışıyoruz. Komiteye etki eden bilimadamlarını ve diğer uzmanları takip ediyor, eğilimlere bakıyoruz. Resmi açıklamaya kısa süre kala da analiz sonucunu açıklıyoruz. Bu aşamada sonucun doğru çıkacağından yüzde 99 emin oluyoruz.”
Bu arada Nobel Komitesi dün bir süre ulaşamadığı OPCW’ya Twitter’dan mesaj bırakınca sosyal medyada alay konusu oldu. Kuruma da önce NRK ulaştı ve Ahmet Üzümcü’nün ilk görüşünü aldı. Emre KIZILKAYA

Haberin Devamı

Uzman sayısını ikiye katladılar

BM destekli OPCW, kimyasal silahların üretimi ve saklanmasına yasak getirilmesini öngören anlaşma uyarınca 1997’de kuruldu. 189 üyeli ve teknik uzmanların görev aldığı örgüt, üye ülkelerdeki kimyasal silahların tespiti ve imasından sorumlu. 10 yıl içinde 25 bin ton kimyasal silahın imha edilmesini sağlayan OPCW, ABD ile Rusya’nın geçen ay vardığı Suriye anlaşmasının ardından ilk kez savaş bölgesine uzman gönderdi. Esad rejiminin kimyasal silah stoku ve üretim tesisleri 2014 ortasına kadar imha edilecek. Geçen hafta kimyasal silahların imhasına başlayan kuruluş, Suriye’deki uzman sayısını da ikiye katlayıp 60’a çıkarmıştı. Sahadaki kadro yakında 100’ü aşacak.

Haberin Devamı

Suriye bölündü Taliban memnun

Suriyeli milletvekili Fayez Sayeh: Nobel, Suriye hükümetinin kimyasal silahların imhası konusundaki güvenilirliğini teyit etti.
Suriyeli muhalif liderlerden Louay Safi: Çok erken bir karar. Sadece Esad’ın kimyasal silahlarını imha etmek barış getirmez.
Pakistan’daki Taliban: Ödülün Malala’ya gitmemesinden memnunuz. Malala ödülü hak edecek bir şey yapmamıştı.

Bombalarla gelen ödül

VLADİMİR Putin’den Bono’ya 259 kişinin bu yıl aday gösterildiği ödül öncesinde favori, Taliban’ın başından vurduğu Pakistanlı Malala Yusufzay’dı. ABD’de yayımlanan Politico dergisinin editörü Blake Hounshell ise sürpriz kararı şöyle yorumladı: “OPCW bu ödülü Esad rejiminin kimyasal silah kullanmasına ve 2009 Nobel Barış Ödülü sahibi Obama’nın da Suriye’yi bombalamakla tehdit etmesine borçlu.”

Muhaliflere iki ağır suçlama

ABD merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Suriye’de en az 20 muhalif grubun, Lazkiye yakınlarında 4 Ağustos 2013 günü 10 Alevi köyünü hedef alan saldırılarda en az 190 sivili katlettiğini belirtti. 105 sayfalık raporu değerlendiren HRW’nun Ortadoğu Direktör Vekili Joe Stork,“Bu ihlaller birtakım kendini bilmez savaşçıların yaptığı münferit vakalar değildi” diyerek, “operasyonun Alevi köylerinde yaşayan sivil halka yönelik koordineli ve planlı bir saldırı” gibi göründüğünü belirtti. Raporda Türkiye’ye de sınırı kontrol etmesi çağrısı yapıldı.

KİMYASAL EĞİTİM İDDİASI

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise muhaliflerin Suriye dışında kimyasal silah eğitimi aldığını öne sürerek şöyle dedi: “Biri Afganistan. Kabil yönetiminin iradesi dışında muhaliflere kimyasal eğitim veriliyor. Yeni bir provokasyona karşı herkesi uyarıyoruz.”