Araç telefonun dinlenmesi suç sayılmıyor

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, FP'nin kapatma davasında ek delil olarak sunduğu Necmettin Erbakan- Yasin Hatipoğlu telefon görüşmesi kasedinin içeriği ile ilgili olarak dün bir gazetede yayınlanan ifadelerin hiçbirinin doğru olmadığını açıkladı. Başsavcı Hürriyet'e, ‘‘Gazetelerde yayınlanan haberlerin hiçbiri doğru değil. Kasetin içeriği çok farklı. Ama özel bir şahıs tarafından getirildiği ve niteliği nedeniyle açıklamam mümkün değil’’ dedi.

Savaş, bu kasetin hukuka aykırı delil olduğu tartışmasına da açıklık getirdi. Başsavcı, özel bir şahsın getirdiği bu kasetin yasadışı yollardan elde edilse dahi, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (CMUK)'nun 254'ncü maddesine göre parti kapatma davalarında ve ceza yargılamasında delil olarak kabul edilebileceğini öne sürdü. Savaş, Amerikan Mahkemesi'nin bu konuya ışık tutan çok önemli bir kararı bulunduğunu vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:

‘‘Esasen bu konuşma araç telefonundan yapılan bir konuşmadır. Araç telefonları radyo sinyali ile çalıştıkları için, yapılan konuşmalar scanner (tarama) cihazıyla kolaylıkla dinlenebilmektedir. Amerikan Mahkemesi de buna dayanarak bir karar vermiştir. Benzer bir davada radyo sinyali ile çalışan araç telefonlarının dinlenmesinin haberleşme özgürlüğünün kısıtlanması olmayacağına karar vermiştir.’’

Başsavcı, İngiltere'de ise ‘Delil serbestliği’ ilkesinin geçerli olduğunu belirtti. Savaş şu bilgiyi verdi:

‘‘İngiliz mahkemeleri son yıllarda bir içtihad kararı verdiler. Buna göre, sadece sanığa karşı çok büyük bir adilik ve şantajla elde edilen deliller hukuka aykırı sayılmaktadır. Amerikan ve İngiliz mahkemelerinin kararları ışığında ve CMUK'a göre, ceza ve parti kapatma davalarında bu tür kasetler delil olarak kabul edilebilir. Ancak son sözü Anayasa Mahkemesi söyleyecek.’’



Haberle ilgili daha fazlası: