Annesiz babasız büyüdüm

Güncelleme Tarihi:

Annesiz babasız büyüdüm
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 06, 2013 09:17

Burcu Esmersoy hemen hemen her yaptığıyla gündeme oturmuş, gazete ve dergilerin sayfalarını süslemiş ama tüm bunlara rağmen özel kalabilmiş bir kadın. İlk bakışta göze çarpan güzelliği iceberg’in sadece görünen yüzü. Halbuki Burcu mavi gözlerindeki “okyanus” kadar derinliğe sahip, yaşı genç, karakteri olgun bir “hayat emektarı”. Aranızda Burcu Esmersoy’u değil de Burcu’yu tanımak isteyenler varsa, buyrun muhabbetimizi kaleme aldığım satırlara...

Haberin Devamı

* “Güzellik bakanın gözlerindedir” derler. Sana her bakanın gözleri Türkan Şoray’ınkilerle yarışıyor herhalde.  
   
- (Gülüyor) Teşekkür ederim ama o kadar da değil.         

* Annenden mi yoksa babandan mı kalmış bu genetik miras?

- Annem de bence güzel bir kadın. Göz ve yüz şeklimi ondan almışım. Diğer fiziksel özelliklerim ve maalesef kişiliğim ise babamdan miras.

* Neden maalesef?

- Babam olduğu gibi bir insandır ama çok serttir.

* Bana hiç sertmişsin gibi gelmiyor.

- Sana karşı değilimdir. Nasıl bir imaj çiziyorum senin gözünde?

* Vaaay. Rolleri değiştik demek. Hafif kibirli olabilir misin?

- Beni tanımayanlar kibirli ve soğuk olduğumu düşünüyorlar çoğu zaman.

* Haklılar mı peki?

- Hayır, çünkü insanların kibir diye algıladıkları aslında kendime olan güvenim.

BENİM EBEVEYNLERİM  DEDEM VE BABAANNEMDİ

* Burcu Kamile Esmersoy hep mi böyle özgüvenli bir kızdı?


- (Gülüyor) Nereden çıktı şimdi Kamile?

* O soruyu asıl ben sormalıyım.

- Yahu eskiden adetti biliyorsun, bebeklerine doğdukları hastanenin ismini verirdi bazı aileler. Tahmin edeceğin gibi ben de Zeynep Kamil’de dünyaya geldiğim için göbek adımı Kamile koymuşlar.

* İyi ki Florence Nightingale’de doğmamışsın.

- (Gülüyor) Sus sorma.

* Haydi anlat bakalım ‘Minik Kamile’nin maceralarını.

- Annemle babam ben daha 3-4 yaşlarındayken ayrıldı. Ondan sonraki süreçlerse biraz saçma gelişti bizim için açıkçası.

* Saçma derken?

- 30 sene öncesinden bahsediyorum. Kocasından boşanan annem, ablamı ve beni alıp haliyle baba evine geri dönmüş. Ancak anneannem ve dedem de babama kızgın olduklarından, “Bu çocuklara kocanın babası baksın” demişler.

* Annen de resti çekmiş...

- Pek sayılmaz. Annem bizi babaannemlerin yanına bıraktı.

* Geçici bir süreliğine mi?

- 17 seneyi geçici bir süre sayarsan öyle diyebiliriz.

* Peki ya baban?

- Her şeye annemle ortak karar vermişler zaten. “Ben bakmam, sen bak” kavgasından bıkıp kafalarını dinlemek istemişler. Anlayacağın beni ne annem ne de babam büyüttü, babaannem ve dedem ölene kadar ebeveynlerim oldu.

* Kemalettin Tuğcu romanı gibi...

- Eh biraz öyle. Annemle babam kendi hayatlarını kurdular zamanla.

* Üvey kardeşlerin var mı?

- Annemin de babamın da birer kız çocuğu oldu sonradan.

* Görüşüyor musunuz?

- Annemden olan kız kardeşimle görüşüyorum, hatta okulda velisiyim bile. Ama diğeriyle bir ilişkim yok, çünkü annesi görüşmemizi istemiyor.

ANNESİZ, BABASIZ ÇOCUK  DAHA ÇABUK BÜYÜYOR

* “Dramatik” çocukluk, bugünkü Burcu’yu nasıl etkiledi sence?


- Annesiz babasız hayata atılan çocuk ister istemez daha çabuk büyüyor. Küçükken “Ben daha hızlı büyüyeyim” deyip bunun farkına varmıyorsun tabii ama vahşi bir ormanda adeta yapayalnızsın.

* Babaannenle deden varmış işte...

- Onların bana kattıklarını tabii ki yadsıyamam, ama baba dediğin ailenin direği, anne ise koltuğunun altına sığındığın insan.

* Yerlerini kimse dolduramıyor diyorsun yani.

- Kendi kendinin dayanağı oluyorsun bir nevi. Manevi ihtiyaçlarını tek başına gidermeye çalışıyorsun.

* Yeterli mi bu peki?

- İçimde bazı eksiklikler var. “Kırgınlıkların var mı?” dersen, tabii ki olabilir.

* Şimdi nasıl Peder Bey ve Valide Hanım’la aranız?

- Babamla görüşmüyorum. Annemle ise aramızda enteresan bir bağ var.

* Nasıl oluyormuş enteresan bağ?

- Şöyle söyleyeyim, annem şimdi elini kesse büyük ihtimalle ben burada onu hissederim ama gel gör ki bir araya geldiğimizde konuşacak bir şey bulamıyoruz.

* Hâlâ kırgın mısın acaba?

- Kırgınlık falan değil ama alışkanlık yok diyelim. Daha doğrusu annemle ikimizin paylaştığı, konuşabileceğimiz bir hikayemiz yok.

Haberin Devamı

ESKİ KOCAMDAN ANNEME BENZEDİĞİ İÇİN AYRILDIM

Haberin Devamı

* “Kırık bir yuva”nın çocuğu olman ileride mutsuz beraberlikler yapmanın tohumlarını attı mı sence?

- Ne kadar melodramatik bir soru oldu bu.

* O zaman daha net sorayım, beraber olduğun erkeklerde babanı arıyor musun?

- Arıyorum belki de. Daha doğrusu bir babanın vereceği gücü ve güveni arıyorum. Ama sonuçta karşımdaki erkek arkadaşım, babam değil. İster istemez erkek arkadaşımın bana verebilecekleriyle idare etmeyi öğreniyorum ve işte o zaman ilişki sıkıntısız yürüyüp gidiyor.

* Evliliğin yürümedi ama...

- Eski kocam anneme benzediği için ayrıldım. Babama benzeyen erkeklerle ise hep mutlu oldum, öyle söylediğin gibi mutsuz beraberlikler falan yok yani.

* Kafam karıştı, eski eşin Massimo, medyadan dolayı çok şımardığın ve kendini Angelina Jolie zannettiğin için senden boşandığını söylemiş.

- O mu benden boşanmış? (Gülüyor)

Haberin Devamı

EN BÜYÜK HAYALİM ORMAN BAKANI OLMAKTI

* Küçük Burcu “Büyüyünce ne olacaksın?” dediklerinde “Popstar’ı sunacağım” demiyordu herhalde.

- (Gülüyor) Yok canım, en büyük hayalim orman bakanı olmaktı.

* Her ufaklığın hayalidir orman bakanı olmak zaten.

- Dalga geçme, dedem orman mühendisiydi. Çocukken önünde ne örnek varsa kendin için onun hayalini kuruyorsun. Üstelik ben hedefimi yüksek koymuştum, bir orman mühendisinin gelebileceği en son nokta nedir diye araştırdım ve bakanlığa gözümü diktim.

* Peki ne eğitimi aldınız bakan hanım?

- İstanbul Üniversitesi’nde Turizm İşletmecilik okudum. Ardından New York’a gittim.

* Turizm sektöründe çalıştın mı hiç?

- Aaa tabii, Çırağan Sarayı’nda staj bile yaptım. Aynı anda dört dolu tabağı birden taşıyabilirim.

* Birazdan seni teste tabi tutarım merak etme. Peki niye bıraktın turizmciliği?

- Bize okulda işin teknik ve kurumsal yanlarını öğrettiler haliyle. Ben nereden bileyim staj süresince yatak yapmaktan bulaşık yıkamaya kadar her şeyi yapmak zorunda olacağımızı? Gençtim, çok zor ve özveri isteyen bir iş olduğunu anlayınca başka şeyler yapmaya karar verdim.

Haberin Devamı

BU KIZ GÜZEL DEĞİL AMA TESCİLLİ ŞİRİN

* Gelelim güzellik yarışmasına...

- Ay, sorma.

* Olmaz, soracağım.

- Açık konuşmak gerekirse güzellik yarışmasına katıldığım için pişmanım.

* Niye? Birinci olamadın diye mi?

- Yahu ne alakası var? Çağla Şıkel birinci olmuştu o sene, beni mi seçeceklerdi? Yarışmadan sonra uzun süre ismimin önüne “manken” ibaresinin konulması beni rahatsız etti açıkçası.

* Ne var ki manken olmakta?

- Tabii kötü bir şey yok ama ben hiç mankenlik yapmadım. Yaptığım işle bu sıfat hoş durmuyordu.

* En azından güzelliğin tescillenmiş, fena mı?

- Yarışmaya katılmak tabii ki her insan gibi benim de egomu okşadı. Ama gidip bir de dördüncü olmuştum ben.

* Biraz mütevazı ol, ilk 10’a giremeyenler var.

- İlk üçe hediyeler verdiler, beşinci gelen şampuan güzeli bile otomobil aldı. Bense sadece Japonya’daki Miss International’a gitmeye hak kazandım.

* Orada dereceye girdin mi bari?

- Dostluk güzeli seçildim. Bu ne demek biliyor musun?

* Çok canayakınsın.

- Hayır, “Bu kız güzel değil ama şirin” demek. (Kahkahalar)

Haberin Devamı

KANAL D'DE MÜDÜRE ÇAY TAŞIYORDUM

* Güzellik yarışmasından sonra çok popüler oldun.

- O zamanlar sadece bir tane güzellik yarışması vardı. İster istemez herkesin gözdesi oluveriyordun. Ben o popülariteyi sadece 6 ay yaşadım.

* Niye o kadar çabuk gözden düştün?

- Geri çekilmek kendi kararımdı. Bir gün o anki yaşantımla doğru yolu bulup çalışmak arasında ince bir çizgi olduğunu gördüm. Düzgün bir hayat kurmak istediğimi fark ettim ve televizyonda çalışmaya başladım.

* Orada tabak taşımak yok tabii.

- (Gülüyor) Tabak olmasa da çay taşımışlığım var.

* Anlamadım.

- Kanal D’de yapım yardımcısı olarak işe başladım. Haliyle müdürüm çay istediğinde götürüyordum ben de.

* Kameraların önüne geçiş ne zaman oldu?

- 2000’de CNN Türk kurulduğunda “Sen de gel” dediler. Yapımcı olarak işe alındım. İlk gün spor müdürü Hasan Topaloğlu beni yanına çağırdı. “Hiç kadın spor spikeri yok, ben senin bu işi yapabileceğini düşünüyorum” dedi.

GALATASARAYLI OLMAYAN BİRİYLE BERABERLİK YAŞAYAMAZDIM

* Hâlâ spor konusunda bilgili ve ilgili misin?

- Tabii ki.

* Enişteyle spor muhabbeti yapıyorsunuzdur o halde.

- Genel anlamda spordan ziyade Galatasaray muhabbeti yapıyoruz. İkimiz de Cimbomluyuz, bütün maçlara gidiyoruz, zaten Galatasaraylı olmayan biriyle beraberlik yaşamam mümkün değil.

* Nikahınızı Arena’da kıyın bari. Hoşuna gidiyor mu müstakbel eşinin sendeki bu futbol tutkusu?

- Gitmez olur mu? Futbol konu olduğunda erkeklerin tam hayalindeki kadınım. Genelde kızlar maç olduğu zaman başka şeyler seyretmek veya yapmak isterler, bense “Haydi beraber izleyelim” diyorum.

* Birlikte mi yaşıyorsunuz nişanlınla?

- Bak nasıl da araya tuzak soru sıkıştırdı. Sami hemen yanımdaki apartmanda oturuyor. Ben beraber olduğun insanla aynı evde yaşamanın çok zor olduğuna inanıyorum. Evli olduğum zaman bile hazzetmedim bu durumdan.

* Hoppala, adı üstünde “evli”...

- Öyle ama bazen yalnız kalmak istiyor insan. Biriyle beraberken özelinin kalmaması gerektiği mantığına inanmıyorum. Bence ilişkilerde iki tarafın da özeli olmalı belirli bir seviyede.

* Kıskanmaz mısın peki?

- Kimi?

* Beni değil herhalde, sevdiğin adamı.

- (Gülüyor) Hiç öyle “Kime baktın, ne yaptın, kiminle yazıştın” gibi vır vır yapma huyum yoktur. Ama farzedelim bana “Bebeğim” diyor, eğer gidip başkasına da aynı şekilde hitap ederse çok da ılımlı bakamam duruma. Arkadaşlarımı daha çok kıskanıyorum diyebilirim.

* Nasıl yani?

- Diyelim biz 4 kişilik çok yakın bir arkadaş grubuyuz. Ben yokken üçünüz buluşmayın abi! İşte o zaman çıkıveriyor tırnaklarım ortaya.

* Ne tırnağı, pençeler çıkıyordur bana sorarsan. Enişte bey kıskanıyor mu seni peki?

- Onun da öyle huyları yok.

İSTİKRARSIZ YERİNE İKTİDARSIZ DEYİNCE

* Programın kadar gaflarınla da meşhurdun bir dönem.

- Hangilerinden bahsediyorsun.

* İlk aklıma gelen Aziz Yıldırım’la ilgili olan.

- O olayda Aziz Yıldırım’ın adı bile geçmiyor halbuki. Şimdi bile aklıma gelince tüylerim diken diken oluyor. Prompter’da “Şenes Erzik, sıkıntılar devam ederse bu durumun Türkiye Futbol Federasyonu’nda istikrarsızlığa neden olacağını söyledi” yazıyordu. Benim ağzımdan “istikrarsız” yerine “iktidarsız” çıkıverdi. O saniye ne söylediğimi fark ettim ama bize hep “Geri dönme, düzeltmeye çalışırsan daha beter olursun” derler. Ben de kafamı öne eğdim, “Belki fark etmemişlerdir” diye dua ettim.

* Aziz Yıldırım’ın adı nasıl karıştı olaya?

- Ne bileyim ben. Ertesi gün gazeteler Aziz Yıldırım’a iktidarsız dediğimi yazdılar. O zaman da söylediğim gibi ben nereden bileyim Aziz Yıldırım’ın iktidarsız olup olmadığını...

SEVDİĞİME HİZMET ETME ARZUSU DNA'MDA VAR

* Senin gibi güzel kadının aldatılma korkusu da yoktur herhalde.

- Güzel olmak aldatılmayacağın anlamına gelmiyor ki. Erkeklerin ihtiyaçlarının farkındayım merak etme, aldatılırım endişesi taşımıyorum ama bunun imkansız olmadığını da biliyorum.

* Nasıl bir sevgili Burcu Esmersoy?

- Ruhumda geyşalık var inanır mısın?

* Yok inanmam.

- Sen bilirsin. Babaannem öyleydi dedeme karşı. Her öğlen yemekten sonra kahvesini yapar, dedemin önüne koyardı. Erkeğine hizmet etmek çok güzel bir jest, ben de böyle görüp, böyle yetiştim.

* Neler yaparsın mesela? Anlat bakalım “Bir Geyşanın Anıları”nı.

- (Gülüyor) Sami’yle otururken, bir an doğrulsa, hemen “Ne istedin?” diye sorarım. Ne bileyim? Portakalın beyazlarını ayıklayıp ona öyle servis ederim. DNA’mda var sevdiğime hizmet etme arzusu.

* Babaannenle dedeninki gibi bir ilişki istiyorsun anladığım kadarıyla.

- Evet aynen öyle.

* Peki zor değil mi bu devirde o tip bir ilişki yaşayacak kişiyi bulmak?

- Neden zor olsun? Bak buldum işte.

DOMİNİK'E GİDİNCE İNSANİ DUYGULARIMIN FARKINA VARDIM

* Acun Ilıcalı’yla niye yolları ayırdın?

- Ay ne yolları ayırması? “Popstar”ın teklifini kabul ettim, iki program da aynı sezona denk gelince “Survivor”a gidemedim, hepsi bu.

* Dominik Cumhuriyeti’nde geçirdiğin günler seni nasıl etkiledi?

- İnan bana yarışmacı olmamama rağmen orada bulunmak, havasını solumak, ada atmosferini yaşamak hayatımda çok şeyi değiştirdi. Medeniyetten ve dünyevi şeylerden uzaklaşınca insani duygularımın daha çok farkına vardım.

* Ada seni filozof yapmış resmen.

- “Survivor”a gitmeden önce köpek gibi çalışan, özel hayatını ikinci plana atmış, arkadaşlarını bile doğru dürüst görmeyen bir insandım. Her şeyden önce işim geliyordu, o zamana kadar izin bile kullanmamıştım. Adaya gidip, bir nevi “yaşamımdan” uzaklaşınca, kendime daha çok vakit ayırmam gerektiğini fark ettim.

* Hep böyle cool olmak yormuyor mu seni? Arada bir 9-8’lik attırmak gelmiyor mu içinden?

- (Kahkahalar) İbo da dinlerim, Dennis Ferrer da. Yeri geldiğinde 9-8’lik göbek de atarım. Cool olmak bu değil mi zaten?

* Bu cool kadının takıntıları var mıdır peki?

- Nereden başlasam? Yalı takıntım var. Sen “Anlamadım” demeden ben anlatayım. Boğaz’daki yalılara bayılıyorum, oturup saatlerce onları izliyorum.

* Gözün yükseklerde yani.

- Aaa deli misin ya? O ne demek şimdi? Hayvan gibi çalışıyorum, istesem alır bir yalı otururum.

EVLİLİK TEKLİFİ DAHA GELMEDİ AMA YAZ SONU GELİNLİK GİYERİM

* Herkesin içinde elin adamlarına evlenme teklif etmek nereden çıktı?

- George Clooney’den bahsediyorsun değil mi? Elle dergisinin davetinde ne olduysa oldu. Ödül alanlardan biri kız arkadaşına evlenme teklif etti. Çok hoşuma gitti. Sahne sırası bana geldiğinde bir teklif de ben yapayım bari dedim.

* Cevap geldi mi bari?

- Yok, George ulaşamadı bence bana. (Kahkahalar)

* Şaka maka ne zaman gelinlikle göreceğiz seni?

- Yaz sonu kısmetse.

* Nasıl evlilik teklif etti enişte bey?

- Teklifi yapacak daha.

* Sen kendi kendine mi gelin güvey oldun yani?

- Bana gelip “Seninle evlenmek istiyorum, biliyorsun değil mi?” dedi. “Böyle mi evlenme teklif ediyorsun bana?” dedim. O yüzden teklif seremonisini yeniden planlıyor.

* Nasıl bir şey hayal ediyorsun?

- Öyle kamyonu dayayıp kapıma güller döksün demiyorum ama futbol maçında falan evlenme teklifi yapanlar çok hoşuma gidiyor.

                                                                                                                                                                                                                               

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!