Anıtkabir'deki maket Bandırma değil, Gelibolu

Alman gemicilik uzmanı, ilginç bir iddia ortaya attı. Gemi mühendisi Bernd Langensiepen, ‘‘Anıtkabir müzesinde Bandırma adı yazan gemi maketi, aslında Gelibolu Gemisi'nin maketi. Üstelik Türk uzmanlar da bunu biliyor ’’ dedi.HAMBURG'ta yaşayan Alman gemi uzmanı Bernd Langensiepen (53), Anıtkabir'in müze bölümünde bulunan ve altında ‘Bandırma’ adı yazan gemi maketinin aslında Gelibolu Gemisi'nin maketi olduğunu ileri sürdü. Dünyaca ünlü Blohm-Voss Tersanesi'nde gemi mühendisi olarak çalışan ve 30 yıldan beri Türkiye Deniz Kuvvetleri hakkında araştırmalar yapan Langensiepen, yanlışı Anıtkabir Müzesini ziyaret ettiğinde gördüğünü söyledi. Türk gemileri üzerine biri İngilizce iki kitap yazan Langensiepen, Atatürk'ün Samsun'a geldiği ‘Bandırma’ şilebinin ‘Gelibolu’ gemisi gibi İskoçya yapımı olduğunu fakat aralarında önemli farklılıklar bulunduğunu kaydetti. 44,9 metre boyundaki ‘Gelibolu’nun 1867'de Glasgow'daki Blackwood&Gordon Tersanesi'nde inşa edildiğini söyleyen Langensiepen, geminin 1933'te donanmadan çıkarılarak İlhan Söker adındaki armatöre satıldığını kaydetti.TÜRKLER DE BİLİYOR48,9 metre boyundaki ‘Bandırma’ ise 1878'de Paisyel'deki H. Macİntrye Tersanesi'nde üretildiğini ve 1925'te donanmadan çıkarılarak aynı kişiye satıldığını belirtti. Alman araştırmacı, ‘‘Müzedeki hata Türk gemicilik uzmanı arkadaşlarım tarafından da biliniyor. Fakat hiçbiri bunu şimdiye kadar gündeme getirmedi. Tüm benzerliğe rağmen gemi uzmanları bir bakışta Anıtkabir müzesindeki maketin Bandırma'ya ait olmadığını görebilirler’’ dedi. Türk donanmasını anlatan kitabı varMükemmel Türkçe konuşan Bernd Langensiepen ‘‘Halbmond und Kaiseradler’’ (Ayyıldız ve Kayser Kartalı) adlı 271 sayfalık yeni kitabında 1. Dünya Savaşı yıllarında Türk deniz kuvvetlerinin durumu inceliyor. Alman ‘‘Breslau’’ ve ‘‘Goeben’’ gemilerinin Ağustos 1914'te Çanakkale Boğazından geçerek ‘‘Yavuz’’ ve ‘‘Midilli’’ adları altında Türk donanmasına katılmalarından 1. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar donanmada yaşanan olayları kitapta detaylı bir şekilde anlatan Langensiepen, ‘‘Türk ve Alman arşivlerinde yıllar süren çalışma sonunda henüz hiçbir yerde yayınlanmamış bilgi ve fotoğraflara ulaştım. Kitabın gemi meraklılarının büyük ilgisini çekeceğini umuyorum'' şeklinde konuştu.
Haberle ilgili daha fazlası: