Alman vakıfları davası başladı

Güncelleme Tarihi:

Alman vakıfları davası başladı
Oluşturulma Tarihi: Aralık 26, 2002 00:00

Alman vakıfları soruÅŸturması kapsamında, 15 kiÅŸi hakkında 8'er yıldan 15'er yıla kadar ağır hapis istemiyle açılan davaya baÅŸlandı. DuruÅŸmada ilgili vakıfların beraat talebi reddedildi. Davada geçen hafta uÄŸradığı silahlı saldırı sonucu yaÅŸamını yitiren Necip HablemitoÄŸlu'nun kitabı da delil olarak gösteriliyor.Ankara 1 No'lu DGM, Alman vakıfları davasında, sanıkların sorgu ve savunmalarına geçilmeden önce, mevcut delillere göre Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (CMUK) 223. maddesinin son fıkrası uyarınca beraat kararı verilmesi talebini reddetti.  Davanın bugünkü ilk duruÅŸmasına, sanıklar Konrad Adenauer Vakfı Türkiye Temsilcisi Wulf Schönbohm ve yardımcısı Dirk Tröndle, HeinrichBöll Vakfı Türkiye Temsilcisi Figen Fatma UÄŸur, Friedrich Ebert Vakfı Türkiye Temsilcisi Hans Schumaher, Orient Enstitüsü BaÅŸkanı Claus Schönig ve yardımcıları Astrid Menz ve Börte Sagaster, FÄ°AN örgütü eski BaÅŸkanı Petra Sauerland, eski Ä°stanbul Barosu BaÅŸkanı Yücel Sayman, eylemci köylüleri temsil eden Oktay Konyar ve Ä°zmir Barosu avukatlarından Senih Özay ile sanıkların 100'e yakın avukatı katıldı. DuruÅŸmayı, sivil toplum kuruluÅŸlarının temsilcilerinin yanı sıra, Almanya'nın Ankara BüyükelçiliÄŸi MüsteÅŸarı Clemenz Von Götze de izledi.     Vakıf yöneticisi sanıkların Türkçe bilmemesi dolayısıyla mahkeme heyetince hazır edilen iki tercümana, sanıklar ve avukatları ile Cumhuriyet Savcısı Dilaver Kahveci'nin herhangi bir itirazlarının olmadığını söylemelerinin ardından yemin ettirildi.  Mahkeme BaÅŸkanı Mehmet Orhan Karadeniz, duruÅŸma salonundakileri gürültü yapmamaları konusunda uyararak, aksi durumda salondan çıkarmakzorunda kalacağını söyledi. Orient Enstitüsü BaÅŸkanı Claus Schönig ve Yardımcısı Börte Sagaster'in avukatı Mehmet Köksal, müvekkillerinin Ä°stanbul'da oturduklarını, suç olduÄŸu iddia edilen etkinliklerinin de Ä°stanbul'da düzenlendiÄŸini savunarak, Ankara DGM'nin yetkili olmadığını söyledi. Schönig ve Sagaster de avukatlarına katıldıklarını ifade ettiler. BaÅŸkan Karadeniz, Savcı Kahveci'nin de görüşü doÄŸrultusunda, yetkikonusundaki talebin reddine karar verildiÄŸini söyledi. Senih Özay'ın avukatı Murat Fatih Ãœlkü, sanıkların sorgu ve savunmasına geçilmeden, mevcut delillerin yetersiz olması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 223/son maddesi uyarınca beraat kararı verilmesini istedi. Avukat Ãœlkü, 2845 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin KuruluÅŸ ve Yargılama Usülleri Hakkında Kanun ile Türk Ceza Kanunu'nun 171. maddesinin, Anayasa'ya aykırı olduÄŸunu öne sürdü. DuruÅŸmada söz alan sanık Senih Özay, tarihi bir duruÅŸma olması dolayısıyla, yargılama sürecinin kameraya alınmasını talep etti. Bergama köylülerinin avukatı olması dolayısıyla yargılandığını, ''gizli ittifak'' suçundan kendisiyle birlikte yargılanan sanıkların da avukatı olduÄŸu ifade eden Özay, sorgu ve savunmasının yapılmasının ardından, cüppesini giyerek diÄŸer sanıkların avukatlığını yapmak isteÄŸini söyledi. Ä°stanbul Barosu eski baÅŸkanlarından Yücel Sayman'ın avukatları, müvekkillerinin, Heinrich Böll Vakfı ile baronun ortak etkinlik düzenlemesi dolayısıyla yargılandığını, etkinliklerin baro yönetim kurulunun kararı ile gerçekleÅŸtirildiÄŸini kaydettiler. Görevi dolayısıyla bir suçtan yargılanabilmesi için Avukatlık Yasası'nın 58. maddesine göre Adalet Bakanlığı'ndan izin alınması gerektiÄŸini öne süren Sayman'ın avukatları, DGM Yasası'nın ''suç görev sırasında veya görevden dolayı iÅŸlenmiÅŸ olsa bile Cumhuriyet savcısının doÄŸrudan soruÅŸturma yapmasına'' olanak saÄŸlayan 10/7. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduÄŸunu savundular. Senih Özay'ın avukatları da Adalet Bakanlığı'ndan izin alınması gerektiÄŸini ve DGM Yasası'nın 10/7. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduÄŸunu öne sürdüler. Heinrich Böll Vakfı Türkiye Temsilcisi Figen Fatma UÄŸur'un avukatıda suçun oluÅŸmadığını öne sürerek, CMUK 223/son maddesi uyarınca yargılamaya geçilmeden önce beraat kararı verilmesini istedi.      ''NEDEN YARGILANDIÄžIMI BÄ°LMÄ°YORUM''     DuruÅŸmada söz alan Yücel Sayman, neden yargılandığını bilmediÄŸini,baro baÅŸkanlığını yürütürken düzenlenen bir etkinlik dolayısıyla dava açıldığını, bu nedenle de bin 800 avukatın savunmasını üstlendiÄŸini söyledi. Sayman, iddianamenin hukuki zeminde hazırlanmadığını, hukuki sözcük ve kavramların kullanılmadığını öne sürerek, delil olarak baÅŸkalarının yazdığı kitaplar ile bazı dedikoduların dosyaya konulduÄŸunu iddia etti.  Niye yargılandığının cevabını bulabilmek için, davayı açan eski Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Nuh Mete Yüksel'in daha önceki soruÅŸturmalarda hazırladığı iddianameleri de incelediÄŸini anlatan Sayman, ''Davanın omurgası, sanıkların gizli ittifak oluÅŸturmuÅŸ olmaları. Gizli ittifak kurduÄŸum için yargılanacaksam, bunun delillerini görmek isterim'' dedi. Sayman, dava dolayısıyla çevresindekilerin yarı ÅŸaka kendisini ''casusluk yapmakla'' suçladığını, bunun da kiÅŸilik haklarının ağır ihlali olduÄŸunu savundu. MeslektaÅŸlarının adil yargılanma hakkına saygı duydukları için kendisini savunduÄŸunu ifade eden Sayman, ''Ä°ddianame, kiÅŸilik haklarımı ihlal etmektedir ve bundan büyük üzüntüduymaktayım'' dedi.      ''Ä°ZÄ°N VERENLER NEDEN YARGILANMIYOR?''     Sayman, iddianamede, vakıfların Hazine ve Dış Ticaret MüsteÅŸarlığı'nın izni ile kurulduÄŸuna yer verildiÄŸini belirterek, izinverenlerin neden yargılanmadığını sordu. Sayman, CMUK'nın 223/son maddesine göre beraat kararı verilmesini talep etti. DuruÅŸmada söz alan diÄŸer sanık avukatları da CMUK'nın 223/son maddesi uyarınca beraat kararı verilmesini istediler.      ''DGM'DEN HOÅžLANMIYORUM''     Söz alan sanık Konyar, ''DGM'de yargılanmaktan hiç hoÅŸlanmıyorum''dedi. ''Bergama'da 10 bin casusuz'' diyen Konyar, siyanürlü altına karşı yargı kararlarının uygulanması için yürüttükleri etkinlikler sonucunda, olayı tüm kamuoyuna anlatma olanağı bulduklarını kaydetti. ''Bundan dolayı DGM'de yargılanmayı içime sindiremiyorum'' diyen Konyar, sorgu ve savunmalara geçilmeden beraat kararı talep etti. Cumhuriyet Savcısı Dilaver Kahveci, sanık ve avukatlarının taleplerinin reddini istedi.      MAHKEME, TALEPLERÄ° REDDETTİ     BaÅŸkan Karadeniz, verilen kısa bir aradan sonra, bazı sanıklar ve avukatlarının iddianamenin geri çekilmesi isteminin, Türk hukuk sisteminde ve CMUK'ta böyle bir müessese olmaması nedeniyle reddine karar verildiÄŸi açıkladı.  Karadeniz, DGM'lerin, Anayasa'nın 143. maddesine göre kurulduÄŸunu,bu nedenle de DGM'lerin Anayasa'ya aykırı olduÄŸu iddiasının reddedildiÄŸi ifade ederek, TCK'nın 171. maddesi ile 2845 sayılı DGM Yasası'nın 10/7. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduÄŸu iddiasının da yerinde görülmediÄŸini açıkladı. DuruÅŸmanın kameraya alınması talebinin reddedildiÄŸini bildiren Karadeniz, sanıklar Yücel Sayman ve Senih Özay için Adalet Bakanlığı'ndan izin alınması istemini de reddettiklerini kaydetti. Bazı sanık ve avukatlarının, mevcut delillere göre yargılama yapılmadan beraat kararı verilmesi taleplerinin reddedildiÄŸini belirten Karadeniz, sorgu ve savunması tamamlandıktan sonra, diÄŸer sanıkların avukatlığını üstlenmek istediÄŸi yönündeki Özay'ın talebininde yerinde görülmediÄŸini bildirdi. Â
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!