Ali Kuşçu kimdir, ne zaman öldü? İşte kısaca Ali Kuşçu'nun hayatı

Güncelleme Tarihi:

Ali Kuşçu kimdir, ne zaman öldü İşte kısaca Ali Kuşçunun hayatı
Oluşturulma Tarihi: Ocak 20, 2021 11:00

Bilime verdiği önemle bilinen Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet tarafından Ayasofya Medresesi'ne müderris olarak tayin edilen, İstanbul'da astronomi ve matematik alanındaki çalışmalara canlılık getiren Türk astronom, matematikçi ve dil bilimci Ali Kuşçu'nun kim olduğu merak ediliyor. Peki, Ali Kuşçu kimdir, ne zaman öldü?

Haberin Devamı

Timurlular devrinde Semerkant'ta yetişen, Fatih Sultan Mehmet'in 1473'te Uzun Hasan üzerine yaptığı seferde yanında götürdüğü Ali Kuşçu, dönüşte Ayasofya Medresesi'ne müderris tayin edildi. Ali Kuşçu, 546 yıl önce vefat etti. İşte kısaca Ali Kuşçu'nun hayatı...

Asıl adı "Alaeddin Ali" olan Kuşçu'nun, doğum yeri ve tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber 15. yüzyılın başlarında Semerkant'ta doğduğu rivayet edilir. Dini ve ilmi eğitimini Semerkant'ta alan Kuşçu'nun babası Muhammed'in, Uluğ Bey'in doğancıbaşısı olduğu ve bu nedenle lakaplarının "Kuşçu" olduğu düşünülmektedir.

Timurlular devrinde Semerkant'ta yetişen Kuşçu, buradaki eğitiminin ardından Bursalı Kadızade-i Rumi'den, Gıyaseddin Cemşid ve Uluğ Bey'den matematik ve astronomi eğitimi aldı.

Haberin Devamı

Kirman'da kaldığı dönemde, Şerh-i Tecrid adlı eserini kaleme alan Kuşçu, bunu Ebu Said Han'a sundu.

Alimlerden aldığı dersler neticesinde bir tez mahiye­tinde yazdığı ve ayın şekillerini anlatan Hallü'l-Eşkali'l-Kamer adlı bir de risale yazan Kuşçu, daha sonra Uluğ Bey'in yanına döndü. Ayın hallerini yazdığı risalesini Uluğ Bey'e sunan Kuşçu, hocasının takdirini kazandı.

Kuşçu, Semerkand Gözlemevi'nin müdürü olan Kadızade-i Rumi'nin ölümü üzerine gözlemevinin başına geçti ve "Uluğ Bey Zici"nin tamamlanmasında yardımcı oldu.

Uluğ Bey tarafın­dan Çin'e gönderilen Ali Kuşçu, bu ziyareti sırasında da bir eser kaleme aldı.

Uluğ Bey'in oğlu tarafından öldürülmesinden derin üzüntü duyan Kuşçu, Semerkant'tan ayrılarak, hac bahanesiyle Tebriz'e gitti. Kuşçu, burada Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan'dan hürmet ve değer görürken, kendisine Fatih Sultan Mehmet'le Uzun Hasan'ın arasını bulması için elçilik teklifinde bulunuldu.

Uzun Hasan'ın teklifini kabul eden Kuşçu, beraberindeki heyetle İstanbul'a geldi. İlmi bilgisi Fatih'in de ilgisini çeken Kuşçu, İstanbul'da kalması için sultan tarafından ikna edildi. Elçilik görevini tamamlamak için Tebriz'e dönen Kuşçu, Uzun Hasan'ın oluruyla 1472'de İstanbul için yola çıktı.

Kuşçu'nun İstanbul'a geldiğini öğrenildiğinde Fatih'in karşılama için kadırga donattırdığı ve alimlerden oluşan bir grubu ona gönderdiği rivayet edilir.

Haberin Devamı

Fatih Sultan Mehmet, 1473'te Uzun Hasan üzerine yaptığı seferde yanında götürdüğü Ali Kuşçu'yu, dönüşte Ayasofya Medresesi'ne müderris tayin etti. İstanbul'da astronomi ve matematik alanındaki çalışmalara canlılık getiren Ali Kuşçu'nun derslerini ilim adamlarının dahi takip ettiği biliniyor.

Kuşçu, medresedeki görevinin yanında medrese nizamnamelerini de hazırlarken, sadece astronomi ve matematik alanında değil kelam ve felsefe alanlarında eserler kaleme aldı.

İSTANBUL'UN ENLEMİNİ ÖLÇTÜ

Öte yandan Ali Kuşçu'nun Fatih Sultan Mehmet zamanında Molla Hüsrev'le birlikte Semaniye Medreseleri'nin programını düzenlemek için görevlendirildiği rivayet ediliyor.

Haberin Devamı

Ali Kuşçu'nun, İstanbul'un 60 derece olarak belirlenen boylam değerini düzeltip 59 derece, enlemini de 41 derece 14 dakika olarak tespit ettiği bilinmekle birlikte Fatih Camisi'nde güneş saati de bulunuyor.

16 Aralık 1474 İstanbul'da vefat eden Ali Kuşçu, Eyüp Sultan Türbesi civarına defnedildi. Kuşçu'nun yetiştirdiği talebeler arasında torunu Mirim Çelebi ile Molla Lutfi de yer alıyor.

ESERLERİ

Ali Kuşçu'nun daha çok şerhhaşiye türünden olan eserlerini "Astronomi-Matematik", "Kelam ve Usul-i Fıkıh" ve "Dil-Gramer" olmak üzere 3 grupta toplamak mümkün.

Kuşçu'nun "Astronomi-Matematik" alanında "Risale fi'l-heye", "Risale fi'l-hisab", "Er-Risaletü'l-fethiyye", "Er-Risaletü'l-Muhammediyye", "Şerh-i Zic-i Ulug Beg" ve Şerhu't-Tuhfeti'ş-şahiyye"; "Kelam ve Usul-i Fıkıh" alanında "Eş-Şerhu'l-cedid ale't-Tecrid" ve "Haşiye ale't-Telvih"; "Dil-Gramer" alanında ise "Şerhu'r-Risaleti'l-vaziyye", "Risale fi vazi'l-müfredat", "Unküdü'z-zevahir", "Şerhu'ş-Şafiye li'bni'l-Hacib", "Faide li-tahkiki lami't-tarif", "Risale Ma ene kultü" ve "Risale fi'l-hamd" adlı eserleri bulunuyor.

Haberin Devamı

Ayrıca, nüshaları tespit edilemeyen "Tarihu Ayasofya", "Tefsirü'z-zehraveyn", "Mahbubü'l-hamail", "Risale fi halli eşkali'l-kamer", "Risale fi mevzuati'l-ulum" ve "Meserretü'l-kulub fi defi'l-kürub" adlı eserler de kaynaklarda Kuşçu'ya atfediliyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!