Ah bu ÅŸarkıların gözü kör olsun...

Güncelleme Tarihi:

Ah bu şarkıların gözü kör olsun...
OluÅŸturulma Tarihi: Haziran 18, 2008 17:59

9. Mart 2006 tarihli Hürriyet'te yayımlanan röportajında " Günümüzün sanatçıları için ne dersiniz ? " sorusunu şöyle yanıtlıyordu...

Haberin Devamı

DİVA Müzeyyen SENAR  :  " Günümüzde sanatçı kaldı mı ? Sanatçı eskiden vardı. Bir ben kaldım. Bestekâr da kalmadı. Bir tek Avni ANIL kaldı....."

 Heyhaaaat Müzeyyen Abla.  Avni ANIL da yok artık... Kimbilir haberi alınca nasıl da aÄŸlamışsındır Müzeyyen Abla... ? Hepimiz gibi..."O"nu tanıyan  herkes gibi... "O"nu bilen herkes gibi..."Â

*1980'li yılların  sonları... İzmir....  Küçücük bir ofisi vardı   hocamın Alsancak'ta. Meşhur Sevinç pastanesinin olduğu binanın üstünde... Haftada en az iki üç kez uğrardım akşamüstleri, iş dönüşü.  Masaların üstüne yayılmış, raflara dizilmiş kitaplar, dergiler, resimler,  notalar ve daha neler neler... Güzelliklerle dolu bir mekân... İnsana huzur veren,  mutluluk veren, içini ısıtan bir  başka dünya... Ve elbette bütün bu güzelllliklerin aslı, temeli, özü olan o  büyük insan...

Haberin Devamı

Bir gün işte yine o odada birkaç sayfa  nota koydu önüme :  " Bak bakalım, beğenecek misin ?  Ne diyeceksin ?  Şahin Çandır'ın sözlerinden kürdilihicazkâr  bir  semai yaptım ."

Kulaklarıma kadar kızardım:  " Aman hocam ne yapıyorsunuz ? Ne diyorsunuz ? Sizin besteniz üstüne benim fikir  yürütmem, beğendim, beğenmedim falan demek ne haddime. Lütfen hocam. Şakası bile beni yerin dibine geçirmeğe kâfi. Hiç söylenmemiş addediyorum bu sözünüzü." 
 
Sayısız şahaserlerine bir yenisinin  çoktan eklendiği meydandaydı  :

            " Öyle dudak büküp hor gözle bakma
               Bırak küçük dağlar yerinde dursun
               Çoktan unuturdum ben seni çoktan
               Ah bu şarkıların gözü kör olsun..........."

"Fena sayılmaz  herhalde. Yalnız bir sıkıntım var. Güftedeki 'şarkıların gözü kör olsun' lâfları var ya. Dinleyen görme özürlü insanlarıma üzüntü, hatta acı verebilir. Keşke mümkün olsa da o sözleri  çıkarabilsem. Ama olmaz ki..."

Hakikaten zordu inanmak..! Tevazuun, büyüklüğün, hümanizmanın bu kerte yüceliğine şahit olmak... Evet  zordu. Hatta inanılmazdı. Ama  gerçekti işte.  Düşünebiliyor musunuz ?  Şu günümüzün  dünyasında;    "Benden başka büyük yoktur..... Benim kadar büyük yoktur.... Benim yaptığımdan alâsını yapan yoktur.... Benim yaptıklarımda en ufak kusur, hata yoktur... Beni kimse tenkid edemez....."  diye bas bas bağıranların dünyasında ;  "O"   yaptığı beste için sıradan birinin, adsız birinin  fikrini soruyordu.... Eleştirisi var ise alıp değerlendirmek istiyordu... Bukadar da değil.... Şarkının bir yerinin ,  özürlü insanları üzebileceğinin idrâki  içinde sıkıntı çekiyordu...!

Haberin Devamı

Bu insana  "Büyük" falan demek yetmezdi gerçekten... Kelimeler yeterli olamazdı o  an. Kalkıp ellerinden öpsem, müsaade etmezdi ki..Â

Sık sık  eskilerden,  yaşadığı ilginç olaylardan bahsederdi.. En sevdiği anısı da şuydu :  Bir gün bir düğüne çağırmışlar. Kalkmış gitmiş. Düğün sazlı sözlü imiş. Önce  alaturkacı (!)  bir hatuncağız çıkmış.  Mikrofonu eline alıp "Şimdi size merhum Avni ANIL'ın .... şarkısını okuyacağım"  demiş.  Tabi  gerisi büsbütün facia !  Bitirdikten sonra dayanamamış. Yanına gitmiş:   " Kızım. Yavrum. Evlâdım. Avni ANIL benim. Hadi beni öldürdün. Önemi yok. Nasıl olsa günün birinde ben de öleceğim.  De.... Şarkıdan ne istedin?   Şarkıya ne kasdın vardı?   Şarkıyı niye öldürdün...?"

Haberin Devamı

Evet. Sık sık anlatırdı bu öyküyü... Ve gülüşürdük  karşılıklı...
.
Ama artık gülemiyorum... Gülemeyeceğim..

Çünkü o    "....günün birinde...."  geldi  çattı acımasızcasına 14.Haziran.2008'de...

Bu öyle bir boşluk  ki.... Doldurulması  imkânsız...
Bu öyle bir kayıp  ki... Telâfisi imkânsız...
Bu öyle bir acı  ki... Tesellisi imkânsız... Yok, yok, yok....

Bir teselli kırıntısı var sadece :  Tıpkı "O"nun gibi,   elli sene önce , 1.Kasım.1958'de  "sessiz gemi"sine  binen bir başka "dev" şu dediğine  sığınmak :

".... Tekrar mülâki oluruz bezm-i ezelde...."

O vakte kadar rahat uyu aziz hocam.. Büyük insan... Ölümsüz  insan.

Bizlere olan hakkını helâl et ne olur....

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!