Açıkta bile kalamıyoruz

Güncelleme Tarihi:

Açıkta bile kalamıyoruz
Oluşturulma Tarihi: Eylül 01, 1999 00:00

Haberin Devamı

Deprem felaketinin ardından İstanbul'un sorunları birbiri ardına ortaya çıkıyor. Bunlardan biri de kentteki yeşil alanların azlığı. 17 Ağustos'ta sokaklara dökülen ve günlerce evlerine giremeyen İstanbullular sığınabilecekleri bir yeşil alan bulmakta zorlandılar.

Şehir bölge planlamacılarının hesaplarına göre 100 bin nüfuslu bir kentte kişi başına düşen yeşil alanın en az 20 metrekare olması gerekiyor. İdeali ise 30 metrekare. Yeşil alan kavramının içine çocuk oyun mekanları, korular, gezinti yerleri, kamu mülkü yeşil alanlar giriyor.

Kişi başı 1.7 metrekare

Oysa, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Geliştirme Genel Müdürü Mustafa Öztürk'ün verdiği bilgiye göre, şu anda İstanbul'daki yeşil alan büyüklüğü yaklaşık 15 milyon metrekare. Yani, bu nüfusa oranlandığında kişi başına düşen yeşil alan miktarı 1.7 metrekareye denk geliyor. Özel koruları ve Orman Müdürlüğü'ne ait yeşil alanları da sayarsak İstanbul'daki yeşil alan büyüklüğü 30 milyon metrekareye ulaşıyor. Böylece kişi başına düşen yeşil alan yaklaşık üç metrekareye çıkıyor. Ancak Bakırköy Belediyesi mühendislerinden Tarık Konal esas alınacak ölçünün belediyeye ait yeşil alanlar olması gerektiğini söylüyor: ‘‘Deprem sırasında bir kez daha gördük ki, yeşil alanlara sadece gezinmek için ya da oyun oynamak için değil, zor zamanlarda da ihtiyacımız var. Halk depremden kaçıp yeşil alanlara koştu. Özel koruları ya da gidilmesi zor olan ormanları değil, şehir içinde kolay ulaşabileceği yeşil alanları aradı.’’

İstanbul'da belediyeye ait yeşil alanların önemli bir kısmını 3.9 milyon metrekare ile korular oluşturuyor. Anadolu yakasının belli başlı koruları, Beykoz Abrahampaşa, Çubuklu ve Fethi Paşa. Bunların toplamı 1 milyon metrekareyi geçmiyor. Avrupa yakasının büyük koruları arasında Florya Atatürk Ormanı, Yıldız ve Emirgan koruları bulunuyor. Şehrin bir başka açık alan potansiyeli de sahil şeritlerinde. Anadolu yakasında Fenerbahçe'den Kartal'a, Avrupa yakasında da Sarayburnu'ndan Yeşilköy'e kadar uzanan iki sahil depremzedelerin sığınaklarındandı.

Tarık Konal, Avrupa'da belli başlı tüm başkentlerde kişi başına düşen yeşil alanın 30 metrekare civarında olduğunu söylüyor: ‘‘Paris kişi başına 37, Londra'da 40 metrekare düşüyor. İstanbul'dan 40 kat fazla.’’

İŞTE ONLARINKİ

Hyde Park: Londra'daki Kraliyet Parklarının en büyüğü. Bitişiğindeki Kensington Bahçeleri ile birlikte 249 hektarlık bir alanı kaplıyor.

Central Park: New York'taki dünyaca ünlü park, 350 hektar (3.5 milyon metrekare) yani 350 futbol sahası büyüklüğünde.

Boulogne Ormanı: Paris'in kuzeyinde 8.7 kilometrekareye yayılan bir alan. İçinde göller, orman alanları, çiçek bahçeleri var.

VE BİZİMKİLER

Emirgan Korusu: 47.3 hektar (473 bin metrekare)

Yıldız Korusu: 39,7 hektar (397 bin metrekare)

Belgrad Ormanları: Orman Müdürlüğü'ne bağlı ormanın toplam alanı 5442 hektar. Bunun sadece 475 hektarı, yani 4.75 milyon metrekaresi halka açık. (Ancak deprem sırasında Belgrad Ormanları'na gitmek o kadar kolay olmadı. Burası İstanbul'dan 20 kilometre uzaklıkta.)

Gülhane Parkı: İstanbul'un büyük parklarından biri Eminönü'ndeki Gülhane Parkı. 100 bin metrekare. Central Park'tan 35 kere daha küçük. 10 futbol sahası büyüklüğünde.

Hacıosman Korusu: Maslak'tan Sarıyer'e inişte yer alyor. 1.2 milyon metrekare ile İstanbul'un en büyük yeşil alanı. 57 hektarı ormanlık, gerisi gezi alanı. Bir kısmı Boğaziçi İmar Müdürlüğü'ne bir kısmı da İstanbul Belediyesi'ne bağlı Park ve Bahçeler Müdürlüğü Sarıyer Bölge Şefliği'ne ait olan koru, depremden sonra halkın bir süre konaklayabilmesi için açıldı.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!