130 bin koşucuyla 153 milyonluk yardım... İyiliğe koşuyor

Güncelleme Tarihi:

130 bin koşucuyla 153 milyonluk yardım... İyiliğe koşuyor
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 03, 2023 07:00

ABD’de merdiven çıkarak katıldığı ‘hayır’ etkinliğini, Türkiye’de ‘hayır koşusu’na çeviren Prof. Dr. Itır Erhart, ‘Adım Adım’ girişimi ile 15 yılda 130 bin koşucuya, 1 milyon bağışçıya ulaştı. Erhart, farklı sivil toplum kuruluşları için 153 milyon TL yardım topladı.

Haberin Devamı

SON yıllarda sosyal medyada “İstanbul Maratonu’nda bağış toplamak için koşuyorum” tarzında paylaşımları görmeyen yoktur. ABD’de başlayan “hayır koşusu” kavramını Türkiye’ye getiren ve bu sayede onlarca derneğin binlerce TL bağış toplamasına vesile olan isim Prof. Dr. Itır Erhart... 15 senedir akademisyenliğinin yanı sıra hayatının önemli bir bölümünü sivil toplum alanındaki çalışmalara adayan Erhart’ın Adım Adım Derneği ile şimdiye kadar 130 bin koşucu, farklı sivil toplum kuruluşları için 1 milyon bağışçıdan 153 milyon TL’den fazla bağış topladı. Erhart, Adım Adım Derneği’nin yanı sıra Türkiye’de şeffaflık ve hesap verebilirliğin artmasını hedefleyen Açık Açık Derneği’nin de kurucusu.

ABD’DE MERDİVEN ÇIKTI

Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri Edebiyatı ve Felsefe bölümlerinden mezun olan Erhart, Cambridge Üniversitesi’nde master ve Boğaziçi Üniversitesi’nde doktora yapmış. Doktora çalışması sırasında Amerikalı eski eşinin peşinden ABD’ye taşınan Erhart, üniversite dönemi boyunca yaptığı gönüllülük faaliyetlerini ABD’de de sürdürmüş: “Doktora döneminde bir çocuk hastanesinde çalışma yürütürken, hastanede çalışan bir grubun hasta çocuklar için bağış toplamak amaçlı 100 küsur katlı bir binada merdiven çıkacaklarına ilişkin duyurularını gördüm. Çok ilgimi çekti, antrenmanlara katıldım ve ben de merdiven çıkarak çevremden o hastanedeki hasta çocuklar için 1300 dolar bağış topladım. Daha sonra ABD’de derneklerin koşu takımları olduğunu ve bireylerin bu dernekler için bağış topladığını fark ettim.

Haberin Devamı

ŞİKAGO MARATONUNDA KOŞTU

Örneğin ‘Maraton koşmayı zor mu sanıyorsun? Bir de kemoterapiyi dene’ diye bir afiş gördüm. Maratonda koşarak kanser hastaları için bağış topluyorlardı. O gruba da katıldım ve doktora dönemimi bu şekilde antrenmanlar, hayır koşuları ve ders çalışma arasında geçirdim. 2004 yılında Şikago maratonunda koştum, aktif bağış toplamanın nasıl olduğunu öğrendim. Bu sistemin Türkiye’de mutlaka olması gerektiğine ikna olmuştum. Ancak o dönemlerde Türkiye’de hayırseverlik kavramı çok varlıklı insanların gelirlerinin bir bölümüyle okul, yurt gibi şeyler yaptırması gibi algılanıyordu. Bizim gibi orta gelir grubuna ait insanların gönüllülük yapması yaygın değildi. 2005 yılında o dönemki eşimle birlikte Türkiye’ye taşındık. Kafamdaki en büyük hedeflerden biri bu koşu meselesini Türkiye’ye getirmekti.”

Haberin Devamı

130 bin koşucuyla 153 milyonluk yardım... İyiliğe koşuyor

6 KİŞİDEN 130 BİN KİŞİYE

- BİR yandan akademik kariyeri devam eden Erhart bir yandan da farklı farklı sivil toplum kuruluşlarında çalışıyor: “Ben bu işlerin bu kadar büyüyeceğini tahmin etmiyordum. Ancak o kadar heyecan verici bir şey ki... 6 kişi başladığımız koşma yolculuğu şu anda 130 bin kişinin koştuğu bir organizasyona dönüştü. Bu ekosistem beni daha sonra ihtiyaç haritası ve pek çok farklı oluşumla tanıştırdı. İnsan kendisinden daha büyük bir amaç uğruna çalıştığında yaşamını daha anlamlı hissediyor. Topluluk oluşturmayla ilgili önemli bir bilgi birikimim var. Bana nerede ihtiyaç varsa oradayım.”

Haberin Devamı

HÜRRİYET’TEKİ RÖPORTAJ

- ERHART, Türkiye’de tam iki sene boyunca bu sistemi hem sivil toplum kuruluşlarına hem de koşan kişilere anlatmaya çalışmış: “Açık Radyo’da bir programda bir koşu grubu olduğunu duydum. O gruba dahil oldum. Onlara bu bağış toplama hikâyesini anlattım. Birkaç kişinin ilgisini çekti. 2006 yılının sonlarına doğru Renay Onur’un Hürriyet gazetesindeki röportajını okudum. ‘Ben Omurilik Felçlileri Derneği için koştum ve onlar için bağış topladım’ diyordu... Hemen Hürriyet gazetesini aradım ve Renay’ın iletişimini aldım. 6 kişi bu işi yapmayı artık kafaya koymuştuk. Tabii bir yandan akademisyen olduğum için bir takım çalışmalar yaptık. Yaptığımız anket çalışmaları sonunda insanların yaptığı en dikkat çekici yorum şeffaflık sorunuydu. İnsanlar o paranın yerine gideceğine inanmıyordu. Bu yüzden bağış toplayacağımız kurumların çok şeffaf ve hesap verebilir olması gerektiğini düşündük ve belli kriterler koyduk. Finansal verilerini web sitelerine koymuş olacak, şeffaf olacak vs... Biz de bu kriterleri tamamlayan STK’lar için koşacağız. Ancak o dönemde dernek ve vakıflar bizim bu çalışmamıza ikna olmadı.

Haberin Devamı

130 bin koşucuyla 153 milyonluk yardım... İyiliğe koşuyor

İLK MARATON ANTALYA

Daha sonra Renay’ın daha önce koştuğu Omurilik Felçlileri Derneği’ne tekrar gittik, ‘Biz bunu yapmak istiyoruz dedik.’  Kabul gördü. Antalya Maratonu’yla konuştuk, derdimizi anlattık. Bu sefer de 6 kişi herkes kendi çevresindeki insanları bağış toplamak için koşmaya ikna ettik. Bağış toplarken Omurilik Felçlileri Derneği’nin IBAN’ını paylaşıyorduk, sadece ‘Bağış yaparken açıklama kısmına benim ismimi yazın ki, kaç kişiden bağış topladığımı bileyim’ diyorduk. Bizim en önemli kuralımız paranın asla bize değmemesi, bağış direkt STK’lara gidecek, biz sadece aracı olacağız. O maratonda 40 kişi 72 bin TL topladık. Bu koşu epey ses getirdi ve bu sefer pek çok dernek bize, ‘Bizim için de koşar mısınız?’ demeye başladı.”

Haberin Devamı

‘ADIM ADIM’ BAŞLADI

- ADIM Adım Derneği yavaş yavaş büyümüş. Binlerce kişi ve onlarca dernek Adım Adım aracılığıyla hayır koşusu yapmış. Bir süre sonra gönüllüler aracılığıyla dijital olarak herkesin kendi sayfasını açıp istediği derneğe para toplayabileceği bir altyapı oluşturulmuş. Kurumsal şirketlerin çalışanları ekipler kurarak koşulara katılmaya ve bağış toplamaya başlamış. Bu çalışmalar sosyal girişimcilik konusunda dünyadaki önemli sivil toplum kuruluşlarından Ashoka’nın dikkatini çekmiş.

Erhart, “Aslında Adım Adım’dan bizim herhangi bir para kazanma durumumuz yok ancak yine de Ashoka kurumu bunu bir sosyal girişim olarak değerlendirdi. Biz de bunun ardından Renay ile birlikte bu kez sadece şeffaflıkla ilgili çalışacak ‘Açık Açık Derneği’ni kurduk. Sivil toplum kuruluşlarının Adım Adım aracılığıyla bağış toplayabilmesi için önce Açık Açık Derneği’nde şeffaflık aşamalarından geçmelerini rica ettik” diyor.

BAKMADAN GEÇME!