Yanık ve yaralanmalara yapay deri çözümü

Yanık ve yaralanmalara yapay deri çözümü

Türk bilim insanları yaptığı çalışmalarla önemli gelişmelere imza atmaya devam ediyor. Yıldız Teknik Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ali Akpek’in üzerinde çalıştığı proje tamamlandığında ağır yanık ve yaralanmalarda yapay deri kullanılarak tedavi süreci hızlandırılacak.

Haberin Devamı

Akpek’in üzerinde çalıştığı Deri Eşdeğeri Biyofabrikasyon (yapay deri) yanıklar, ağır yaralanmalar ya da deri hastalıklarında kullanılabilecek. Doğal derinin eşdeğeri olan ‘greft’ üretildiğinde özellikle yanık tedavilerinnde iyileşme süreci hem daha hızlı hem de daha kolay olacak. TÜBİTAK’tan da destek alan proje Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyor.

21 GÜNLÜK TEDAVİ 10 GÜNE DÜŞECEK
Dört yıldır devam eden çalışmalarda sona yaklaşan Doç. Dr. Ali Akpek yapay deri projesini şöyle anlattı: “Yanık hastalarında deri dokusu bazen kemiğe varıncaya kadar zarar görebiliyor. Bu durumda yara enfeksiyona çok açık bir hale geliyor. Bunun olmaması için vücuda laboratuvar ortamında geliştirdiğimiz deriye eşdeğer greft (yapay deri) yerleştiriyoruz. Bu sayede hem açık olan yara kapanmış oluyor hem de deri dokusu bu grefte tutunarak çoğalıyor ve zamanla deri kendi kendisini yeniliyor. Türkiye’de bu ürün maalesef üretilmiyor. İleri bir biyomedikal ürün. Biz süreç tamamlandığında bunu ülkemizde üretmiş olacağız. Mevcut yapay derilerin yaklaşık 21 günde gerçekleştirdikleri rejenerasyon sürecini biz on günde gerçekleştireceğiz. Ürünümüz ve yöntemimiz bu bağlamda özgün ve uluslararası patentli olacak.

Haberin Devamı

ANAHTAR MADDE KOLAJEN
Deri eşdeğeri üretimini çoğunlukla derinin de temel harcı diyebileceğimiz kolajen üretilerek gerçekleştirileceğiz. Kolajenin biyomekanik ve biyouyumluluk özelliklerini güçlendirmek ve yine antibakteriyel özelliklerini desteklemek için özgün biyomalzeme ve özgün üretim süreçleri de gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Kullanılacak biyomalzemeler hastanın bağışıklık sisteminde hiçbir reaksiyona sebebiyet vermeyecek, hastalar rahatlıkla kullanabilecek.

PROJENİN YARISINDAN FAZLASI HAZIR
Bu proje kapsamında daha önce de TÜBİTAK desteği aldık. Ürün geliştirirken kullandığımız Teknoloji Hazırlık Seviyesi (THS) tabloları var. Daha önce aldığımız destekle fikir seviyesi dediğimiz THS-0 seviyesinden laboratuvar çıktısı dediğimiz THS-4 seviyesine kadar ürünü taşıdık. Bu yeni aldığımız destek sonucunda ürünü THS-8 seviyesine taşıyacağız. Sonrasında sadece insan denemeleri yapmamız gerekecek. Ondan sonra nihayet pazara tamamen yerli ve milli yapay derimizi sürmüş olacağız.
Bu alanda en büyük yatırımcı hala TÜBİTAK. Önerdiğimiz projelere destek oluyor ancak özel sektör yatırımları da bu alanda risk alabilseydi çok daha süratli yol alabilirdik.

Haberin Devamı

SAHADAKİ KARŞILIĞI NE OLACAK?
Üretim aşamasına yaklaşılan yapay derinin önemini ve faydalarını anlatan Türk Dermatoloji Derneği Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Selda Pelin Kartal; “Böyle bir çalışma başlatılması çok güzel. Türkiye’den böyle bir ürün çıkabilirse bunun bilime önemli bir katkısı da olur. Bizim bazı hastalarımız kronik yaralı, onların tedavisi için hep yabancı menşeili materyaller kullanıyoruz. Yara örtüleri yıllardır var ama biyomühendislikle yapılanlar çok yeni teknolojiler. Yanık ve deri hastalıklarını tedavide kullandığımız ve greft dediğimiz yamalar çeşitlidir. Örneğin kişinin başka bir bölgesinden mesela kalçasından alınıp yaraya yama yapılabilir. Ancak burada söz konusu olan biyomühendislikle elde edilen yapay deridir. Bunlar gerçek deri olarak kullanılamıyor. Genellikle biyolojik olarak zamanla kendi kendilerini yok edebilen ürünlerdir. O bölgeyi iyileşene kadar korumaları ve tedaviyi desteklemeleri amaçlanır. Bu çok önemli ve önleyici bir yöntem. Akıntısı da olan üstü açık bir sürekli enfeksiyon riski taşır. Bu yaranın üzerine yapay deri uygulandığında; birincisi yaranın dışarıyla teması kesilir, ikincisi o bölge nemlendirilmiş olur, üçüncüsü de akıntı emilerek bölge huzurlu bir ortam haline getirilmiş olur.”