Önce fair play!

Güncelleme Tarihi:

Önce fair play
Oluşturulma Tarihi: Aralık 18, 2023 10:18

Hayatın her yerinde kendimizi nasıl ifade ettiğimiz ve karşı tarafın bizi nasıl anladığı büyük önem taşıyor. Kendini ifade etme ve karşıya anlatma çabası kişiden kişiye değişse de öncelik her zaman nezaket, ölçülülük ve kibarlığındır. Eğer toplumun her aşamasında bu anlayış geçerliyse medeniyetten söz edilebilir.

Haberin Devamı

Özellikle de toplum önünde olan, kitleleri yönlendiren ya da rol model olan örneğin; spor gibi dinamik ve etkileşimi çok yüksek ortamlarda yer alan kişilerin çok daha özenli olması gerekir. İnsanlar kaliteyi severler. Ve dahası kalite her zaman parayla satın alınmaz. Asıl önemli olan kalitenin davranışlarımızda yer alabilmesidir. Bu durum ise eğer sihirli bir değneğiniz yoksa bir anda ortaya çıkmaz. Davranış kalitesini ilmek ilmek örmek gerekir. Eğitimin önemi de burada başlar. Hayatın her aşamasında, büründüğümüz her sosyal rolde; evde, sokakta, iş yaşamında durum her ne olursa olsun, şartlar her ne olursa olsun davranışlarımız tutarlı, kaliteli ve ölçülü olmalıdır. Bizi biz yapan değerlerimiz bunu gerektirir. Yani her zaman değindiğim gibi önce fair play!

Haberin Devamı

Hadi o zaman davranışlarımızın kalitesini nasıl artırabileceğimize dair biraz kafa yoralım…

Burada karşımıza özellikle de gelişiminde geçirdiği evrilme ile artık neredeyse tamamen sporla özdeşleşmiş durumda olan fair play anlayışı çıkar. Her ne kadar özdeşleşmiş desek de maalesef spor ortamında kendiliğinden yeşeren bir şey değil elbette ki fair play. Bunun için öncelikle bir farkındalık, bilinç ve bu yönde bir anlayış oluşturma süreci gerekir.

Fair play kavramı bize sadece oyunun yazılı kurallarına uygun davranışı anlatmayan, sosyal ve ahlaki değerleri de içeren bir hayat anlayışıdır. Fair play, sporun temel anlayışı olmakla birlikte sadece bununla sınırlı kalmayıp aslında genel yaşam felsefemizi ifade eder. Fair play, “iyi” ve “doğru” davranışlarımızı anlatan bir kavramdır. Oyun oynarken kurallara uygun davranış, empati, saygı, eşit haklara sahip olmak, yardımlaşma, iş birliği, takım arkadaşlığı gibi sosyal ve ahlaki değerlerimizi içerir. Fair play kavramı fırsat eşitliğini ve şövalyece düşünüş tarzını göstermek anlamında ilk defa dünyaca ünlü İngiliz oyun yazarı William Shakespeare tarafından kullanmış ve daha sonra da spor diline girmiştir. Fair play kavramı hem bir anlam daralması yaşamaması hem de evrensel bir görünüme sahip olması açısından tüm dünya dillerinde İngilizce olarak kullanılmaktadır.

Haberin Devamı

Günümüzde fair playin yaygın kullanımını artık spor içinde görmekteyiz. Bunun haklı bir nedeni de var elbette. Çünkü spor ortamında ve oyun içinde fair playe uygun olan ya da olmayan davranışlarla çok sık karşılaşıyoruz. Bu da bize fair play eğitimini beden eğitimi ve spor yoluyla kazandırmak açısından eşsiz fırsatlar sunuyor.

FAIR PLAY EĞİTİMİ
Fair play eğitiminin verilebileceği en uygun ve etkili ortam fiziksel aktivite ve oyun içeren ortamlardır. Ahlaki gelişim üzerine çok önemli çalışmaları olan Piaget de bize bunu öneriyor. Özellikle bebeklik ve çocukluk dönemine vurgu yapıyor. Yani biz buna ağaç yaşken eğilir diyoruz. Peki biz bu bilgi ile ne yapabiliriz? Şimdi biraz bunun üzerinde duralım.

Haberin Devamı

Geçmiş uygarlıklardan bu yana gerek formal gerekse informal eğitim süreci içerisinde hiçbir zaman önemini ve varlığını kaybetmeyerek bu sürece eşlik eden beden eğitimi ve spor, ahlak eğitiminde de en önemli yapı taşını oluşturmaktadır. Özellikle ahlaki standartlar içeren kavramların ne olduğunu bilmek, bunları tüm hayatımızda sergileyeceğimiz anlamına gelmez. Örneğin, dürüstlüğün tanımını kolayca yapabiliriz ama bazen dürüstlüğe yönelik davranışlarımız farklı durumlar ve şartlarda değişebilir. Bu konuda bizden beklenen ise istikrarımızı korumamızdır. Önemli olan yerine göre değişen değil aksine şartlar zorlaştığı anlarda bile etik anlayışa bağlı kalarak davranışlarımızı sergileyebilmemizdir. Bu yüzden ahlaki standartlar içeren bu kavramların tanımını bilmenin yanında bize ne anlatmak istediğini ve neden önemli olduğunu kavramak çok daha anlamlı olacaktır. Eğitimin bize kattığı değerler yaşam içerisinde davranışlarımızla vücut bulacak ve bizi biz yapan şeyi ortaya çıkartacaktır.

Haberin Devamı

Fair play anlayışına aykırı davranışların hem spor alanında hem de toplumsal yaşamımızda giderek artması bazı önlemlerin alınmasını şart koşmaktadır. Bu durum sadece ülkemize özgü bir durum olmanın çok ötesindedir. Birçok ülkenin de yaşadığı bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle Kanada başta olmak üzere okullarda beden eğitimi ve spor yoluyla karakter eğitimi birçok ülkede müfredat programları içerisinde yer alacak şekilde düzenlenmektedir. Çocuklar bu yolla ahlaki bir bilinç oluşturma sürecine dâhil edilmektedir. Spor yoluyla etik bilinç oluşturma sürecinde gerek aktiviteler gerek oyunlar gerekse fair playin anlatımı yoluyla bireylerde karakter eğitimi gerçekleştirilmelidir. Araştırmacılar, kişilik gelişiminin çok erken yaşlarda başlaması gerekliliğin altını çizmektedir. Bu bağlamda oyun alanları ve fiziksel aktiviteler çocuk ve gençlerin becerileri, teknikleri, rekabeti, değerleri öğrendikleri bir ortam sunmaktadır. Bu ortamın yaratılması aşamasında en başta ailelerin ve öğretmenlerin bu inançta olması gerekmektedir. Çünkü doğru olduğuna inanmadığımız bir şeyi öğretemeyiz.

Haberin Devamı

FAIR PLAY EĞİTİMİ NASIL VERİLİR?
Ahlaki davranışın temeline baktığımızda bebeklik ve çocukluktaki fiziksel aktivitelerin etkisini görürüz. Fiziksel aktiviteler yoluyla, yoğun duygusal deneyimler yaşanmakta ve zengin sosyal ilişkiler kurulmaktadır. Dahası çok çeşitli ahlaki mücadeleler ile karşılaşıldığı için ahlaki değerler gelişim gösterir. Yine bireylerde özellikle çocuklarda özgüven gelişimi, arkadaşlığın gelişmesi, sosyal problem çözme becerisinin kazanılması, yeni sosyal ilişkilerin kurulması gibi önemli kazanımlar dikkat çekmektedir. Ayrıca ahlaki çözümleme, empati, kendi duyguları ile başa çıkabilme, iş birliği ve takım arkadaşlığını öğrenme, özerkliğin geliştirilmesi gibi daha artırılabilecek birçok olumlu kazanım da bulunur. Düzenli fiziksel aktivitenin, şiddet davranışını azaltan ve engelleyen hormonların üretimini olumlu yönde etkilediği birçok araştırma ile tespit edildiğinden, fiziksel aktivitenin saldırganlığı ve şiddeti azaltabileceğini söylemek mümkündür. Yani kısaca, bebeklik ve çocukluk döneminde; uyum sağlamaya, arkadaşlığa ve çocuk oyunlarına yönelik fiziksel aktivitenin ahlaki gelişimin temellerini attığına işaret ediliyor.

Günümüzde artan şiddet olayları ve akran zorbalığı gibi olumsuz durumların çözümünde öncelikle küçük yaşlarda verilecek fair play eğitimi önem arz etmektedir. Başta ebeveynler olmak üzere çocuğun gelişiminden sorumlu tüm çevre kural bilinci eğitimi üzerinde sıklıkla durmalıdır. Fair play anlayışını kazandırmak sadece kazanma ve kaybetme durumunda karşı tarafı tebrik etmek ya da oyun sırasında karşılaşılan iyi ve kötü davranışlar üzerine konuşmak değildir. Çok daha kapsamlı ve sistematik bir şekilde izlenmesi gereken bir süreçtir. Bu süreçte uygulayıcı (öğretmen, antrenör, veli vb..), öğrencide/çocukta kazandırılması gereken değerleri belirleyerek bunun üzerine oyunlar ve etkinlikler hazırlamalı ve kendisine bir uygulama planı oluşturmalı.

Beden eğitimi ve sporda fair play eğitimi; şiddet ve saldırganlıktan kaçınmaya yardımcı olabilecek psiko-sosyal faktörlerle ilişkili. Sosyal öğrenme fırsatları sunması, toplum yanlısı normların öğrenilmesi, antrenör, öğretmen ve ebeveynlerin pozitif rol model olması, yakın bağlar kurulabilmesinin sağlanması, olumlu pekiştirme ve öz yeterliğin geliştirilmesi gibi daha birçok olumlu etkisi bulunuyor. Bu durum beden eğitimi ve sporda karakter oluşturma sürecini anlatır. Çocuk ve ergenler ne kadar çok fair play eğitimine maruz kalırlarsa o kadar çok pozitif normları benimseme ve şiddetle başa çıkma stratejileri geliştirme fırsatına sahip olacaklardır.

Kaynak:
Sezen-Balçıkanlı (2022). Fair Play Eğitimi: Etkinlikler, Oyunlar. TMOK Yayınları, İstanbul.

PROF. DR. GÜLFEM SEZEN-BALÇIKANLI KİMDİR?

Lisans eğitimini 2000 yılında Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümünde, yüksek lisans ve doktora çalışmalarını ise yine aynı üniversite ve bölümde Fair Play üzerine yapan Gülfem Sezen Balçıkanlı 2015 yılında Doçent; 2020 yılında ise Profesör unvanını almıştır. Sporda etik, ahlak, fair play ve empati ile ilgili birçok makalesi, kitap ve kitap bölümleri vardır. Ayrıca fair play eğitimi ile ilgili birçok söyleşi ve içeriğin yer aldığı fairplay_tr adlı Instagram hesabı ile Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) tarafından yayımlanan “Fair Play Eğitimi: Etkinlikler, Oyunlar” isimli bir kitabı bulunmaktadır. Halen Gazi Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak lisans ve lisans üstü dersler veren Prof. Dr. Sezen, TMOK Fair Play Komisyonu Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Ayrıca, Dünya Fair Play Komitesi (CIFP) tarafından verilen 2022 yılı Dünya Fair Play Ödülü sahibidir.

BAKMADAN GEÇME!