GeriAraştırma Kut Nedir? Kut İnancı Ve Eski Türk Siyasal Hayatına Etkileri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kut Nedir? Kut İnancı Ve Eski Türk Siyasal Hayatına Etkileri

Kut Nedir? Kut İnancı Ve Eski Türk Siyasal Hayatına Etkileri

Kut kelimesi eski Türkçe bir sözcüktür. İslamiyet’ten önceki dönemde Orta Asya Türkleri için özel anlamlar içermektedir. Aslında kut sözcüğü bu dönemde en yüce kavram olarak bilinirdi. Sözcüğün başında ''ku'' bir fiildir. Bu fiil akıtmak, çıkmak, yayılmak, akmak anlamlarına gelmektedir. Kut nedir, kut inancı ve eski Türk siyasal hayatına etkileri hakkında detayları derledik

Eski Türkçe sözcüğü olan kut kelimesini kitaplarda duymuş ve hatta tarihini okumuş olabiliriz. Fakat çoğu insan kut inancıyla ilgili bilgi sahibi olmayabilir. Kut kelimesi mitoloji alanında geçmektedir. Dolayısıyla mitoloji alanıyla ilgili olanlar sıklıkla kut inancını duymuştur.

Kut Nedir?

İyilik getiren şey, baht, talih ve uğur anlamlarına kut denmektedir. Moğol, Altay ve Türk şaman inancında geçen ve halk inancında ise yaşam gücü, kutsal enerji anlamlarına gelen inanç sistemine de kut denmektedir.

Kut kelimesine mitolojide aynı zamanda Kud, Gut ve Hut da denmektedir. Hatta Moğollar bu kelimeye Kutag ya da Hutag demektedir.

İnanca göre kut, Tanrı, bereket, uğur, mutluluk ve yaşam gücünü ifade etmektedir.

Kut İnancı Hakkında Bilgiler

Kut inancına Türk devletlerinin başında olan insanlar kendilerine bu görevin Allah tarafından verildiğine inanmaktaydı. Osmanlı padişahları ise kut inancını yazdıkları fermanlarda Zillullah unvanıyla ifade ederdi.

Padişahlar ve Türk devletlerinin başında bulunan kişiler tarafından benimsenen kut inancı zaman içerisinde halk tarafından da benimsendi.

Kut inancının etkisiyle padişahlar öldürülürken kanları kesinlikle akıtılmaz. Genellikle kendi yaylarının ipleriyle boğulurdu.

Buradan da anlayacağımız gibi eski Türklerde kut inancı ülkeyi yönetmede bir anlayış olarak benimsenmiştir. Daha sonrada zaman içinde bir gelenek haline dönüşmüştür.

Ülkeyi yönetme görevinin kut inancına göre Allah tarafından hükümdar ve ailesine verildiğine inanılırdı. Bu inanış anlaşmazlıkları önlemek adına da önemliydi.

Şamanizm dininden gelen kut inancı Altay Türklerinden itibaren devam etmiştir. Türk dil kurumunda kut inancı, devlet idaresindeki gücü, yetkiyi ve yaratıcılığa sahip olunan üstün güç olarak ifade edilmiştir. Kut inancı mutlulukla beraber ilahi bir kaynaktan gelen bereket ve rahmettir.

Kut İnancının Eski Türk Siyasal Hayatına Etkileri

Eski Türk siyasal hayatı düşünüldüğünde zaten kut inancı Türklerde Tanrı tarafından hükümdara verilen ülkeyi yönetme yetkisidir.

Bu inancın elbette ki Türk siyasal hayatına bazı olumlu ve olumsuz etkileri bulunmuştur. Hükümdarın yönetme yetkisinin Tanrıdan aldığına inanıldığı için hükümdarın yetkisi kesinlikle sorgulanamazdı.

Doğal olarak hükümdar Tanrıya ve halkına karşı sorumluluğunu bilir. Bu inanç sayesinde de halk hükümdara bağlı ve sadık kalırdı.

Eski dönemde bilinen taht kavgaları siyasal hayatı olumsuz etkilerdi. Merkezi otorite zayıflar ve bölünmeler olurdu. Hatta taht kavgaları yüzünde kardeş kavgaları meydana gelir ve devletler zayıflardı. Kut inancı Tanrıdan verilen bir yetki olduğu için kendi içinde de taht kavgalarına sebebiyet vermiştir.

Kut inancının taht kavgalarına neden olmasında dolayı siyasal hayata da olumsuz etkileri bulunmaktaydı. Buna rağmen Osmanlı devletinde de bu inancın devamı görülmektedir. Kut inancı nedeniyle taht kavgaları ve bölünmeler başlamıştır. Fatih Sultan Mehmet döneminde kardeş katilinin yasal olması gibi kanunlar söz konusu olmaktaydı.

Kut kan bağı ile geçtiğinde dolayı hükümdarlık babadan erkek çocuğa geçerdi. Bu inanç, aynı soyu paylaşan kişiler arasında tahtta hak sahibi olmasına neden olmuştur. Anlaşmazlıklar ve taht kavgaları bu yüzden çıkmaktaydı.

Kut inancının elbette ki olumlu siyasal etkileri vardı. İktidar gücünün doğru kullanması, devlet coğrafyasının egemenliği, halkın güvenliği, ticaret hayatının gelişmesi gibi durumlara da neden olmuştur.

Türkler kut inancı sayesinde güçlü devletler kurmuştur. Bir süre birlik, beraberlik, barış ve huzur içerisinde yaşanmıştır. Bu da güçlü devlet, bilinçli toplum siyaseti, iktisadi ve askeri alanları oluşturmuştur.

Hükümdar kut inancı sayesinde adil davranışlar sergilemiştir. Devletin kutsal kabul edilmesini, milletin devlete saygı göstermesini, hanedanın başına buyruk davranmamasını, bir hatada görevin geri alınacağı bilincini oluşturmuştur.

 

 

 

False