Kolejlilerden akran desteği

Güncelleme Tarihi:

Kolejlilerden akran desteği
Oluşturulma Tarihi: Mart 10, 2013 11:07

4-14 yaş arası öğrenciler, yoksul aileleri evlerinde ziyaret ediyor, harçlıklarını biriktirerek erzak yardımında bulunuyor. Velilerin de katılabildiği Kardeş Aile Projesi sayesinde çocukların hem farkındalıkları gelişiyor, hem de sahip olduklarının farkına varıyorlar.

Haberin Devamı

2004 yılından bu yana başlatılan “Kardeş Aile Projesi” ile ilköğretim öğrencileri yoksul aileleri evlerinde ziyaret ediyor, ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorlar. Harçlıklarıyla aldıkları, ebeveynlerinin hazırladıkları yardımları ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyorlar. Kalem Eğitim Kurumları’nın uyguladığı bu proje ile çocuklara hayatın zorlukları öğretiliyor. Öğrencilerin duygu ve iradeleri geliştirilirken; maddi durumu yetersiz ailelere yardımda bulunuluyor. Böylece çocuklara merhamet, hoşgörü, kardeşlik, dayanışma, paylaşma ve yardımlaşma ruhu da küçük yaşlardan itibaren aşılanmış oluyor.

Proje ile öğrencilerin sahip olduklarının farkına vardığını belirten Okul Müdürü Ömer Utkan, “Çocuklar gördükleri ile yaşadıklarını karşılaştırma şansı elde ediyor. Sahip olduklarının farkına varıyor. Birçok öğrenci kendi isteklerinden vazgeçerek, harçlıklarını biriktiriyor ve kardeş aileye veriyor” dedi.

Haberin Devamı

Ailelerin de farkındalıkları gelişiyor

Kardeş Aile Projesi, ayda bir kez olmak üzere, bir eğitim-öğretim yılında toplam 8 kez uygulanıyor. 4-14 yaş arası öğrencilerin yanı sıra veliler de ziyaretlere katılabiliyor. Okulun kurucusu Doç. Dr. Osman Sezgin ve ekibinin yarattığı projede her ziyarette sınıf sayısı kadar aile tespit ediliyor. Utkan, projenin hedefleri hakkında şunları söylüyor:

“Başta öğrenciler olmak üzere öğretmenlerin, hatta anne ve babaların da farkındalıklarını geliştiriyoruz. Kendinden önce başkasını düşünme duygusunu öğrencilere kazandırıyoruz, sahip olduklarından memnun olmalarını sağlıyoruz. Kardeş aile olarak seçilen yoksul ailelerin moral ve motivasyonlarını arttırıyoruz, ihtiyaçlarını gideriyoruz.”

Ziyaret edilen kardeş ailelerin, bu uygulamadan çok memnun olduğunu anlatan Utkan, “Başka illere taşınıp gittikleri hâlde, hâlâ öğretmenlerimizle ve velilerimizle iletişim bağlarını sürdüren birçok kardeş ailemiz ve çocukları var. Velileri de çocuklarının küçük yaşta harçlıklarını biriktirerek muhtaç insanlara yardım yapmayı öğrenmelerinden memnunlar. Ayrıca, veliler de verdiklerinin nereye gittiğini görüyor, kardeş ailelere farklı şekillerde destekte bulunma imkanı buluyor” diye konuştu.

Haberin Devamı

Sahip olduklarım için çok şanslıyım
Ebrar Bilgili 5. sınıf öğrencisi (10 yaşında):
Her ayın son haftasında yapılan bu proje sayesinde nelere sahip olduğumun farkına vardım. Yardımlaşmanın gerçek anlamını öğrendim. Kardeş ailelerin evlerine gittiğimde kendi evim ile onlarınki arasında büyük fark olduğunu gördüm. Elimdekilerle yetinmeyi ve şükretmeyi öğrendim. Paylaşmak çok güzel bir duygu.

Yemek ayrımı bile yapmıyorum
Ece Baytekin 5. sınıf öğrencisi (10 yaşında):
Kardeş ailelerimi ziyaret ettikçe sahip olduklarımın ne kadar çok olduğunu anladım. Artık ‘Onu istemem, bunu istemem, sevmiyorum’ gibi kelimeleri kullanmamaya çalışıyorum. Elimdekinin kıymetinin farkına vardım. Yemek ayrımı bile yapmıyorum.

Haberin Devamı

Kendime ders çıkardım
Birsen Gözeler (Kalem İlköğretim Okulu velisi):
Kardeş Aile Projesi’nin ne kadar önemli olduğunu yaptığım ilk ziyarette öğrendim. Anne-babalar olarak, bize de eksiklerimizi gösterdi. İlk kez kardeş bir aileye gittiğim o gün; sınıfımızdaki öğrencilerle birlikte, servislere bindik. Hep birlikte yola çıktık. Vardığımız ev; bahçe içerisinde tek katlı, oldukça eski bir evdi. Evin kapısını iki küçük kız çocuğu açtı. Üstlerinde yıpranmış elbiseleri ve ayaklarında yırtık çorapları vardı. Yerler taştı, kış günü olmasına rağmen, soba yanmıyordu. Küçük kızlardan biri yanıma gelerek, “Bize peynir getirdiniz mi?” diye sorunca, ağlamamak için kendimi zor tuttum. Karşımda henüz üç ve beş yaşlarında iki çocuk ve bizden istedikleri tek şey, sadece peynirdi. Ziyaret boyunca, kız çocuklarından biri, peynir kalıbını kucağına aldı ve biz gidinceye kadar öyle oturdu. Biz; üç, dört odalı evlerimizi küçük bulurken, onlar tek odalı bir evde, altı kişi yaşıyorlardı. Kaloriferli evlerimizde ısınamıyoruz derken, onlar kömür alamadıkları için, sobalarını günlerdir yakmamışlardı. Kendime önemli dersler çıkardım.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!