GeriEğitim İşsizlik sigortası fonu mesleki eğitime aktarılsın
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İşsizlik sigortası fonu mesleki eğitime aktarılsın

Abone Olgoogle-news

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ve Eğitim Reformu Girişimi (ERG) tarafından yürütülen ortak çalışma ile hazırlanan “Beceriler, Yeterlilikler ve Meslek Eğitimi: Finansman Yapısı ve Politika Önerileri” raporunda, İşsizlik Sigortası Fonunda biriken kaynak ile mesleki eğitimin kalitesinin artırılmasına yönelik çözüm önerileri geliştirildi.

Ortadoğu Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Hakan Yılmaz tarafından hazırlanan raporun sonuçları, düzenlenen toplantı açıklandı.

Raporda, İşsizlik Sigortası Fonu'nda biriken kaynağın, mesleki eğitimin kalitesinin artırılmasını sağlayacak şekilde mali amaçlarla çelişmeyecek çerçevede kullanılabileceği görüşü aktarıldı.
Raporda bunu yönelik 3 model geliştirilirken, modellerin ilkinde işletmelerin çalıştırdıkları personel için gereken eğitimi, meslek eğitimi veren kuruluşlardan talep etmeleri öngörülüyor.
Bu modelde işletmelerin ödediği işsizlik sigortası primi ile mesleki eğitim veren kurumların alacağı meslek ve beceri kazandırmaya yönelik hizmetler ilişkilendiriyor.

Modelin ilk aşamasında işletmeler, çalıştırmış oldukları personel için ihtiyaç duyduğu eğitimi, meslek okulları başta olmak üzere, mesleki eğitim veren kurumlardan talep ediyor.

Kurumlar talep edilen hizmet sunumunu karşılarken, hizmet bedelini getirilen sınırlar ve oranlar çerçevesinde hizmeti talep eden kurumların da katkısını sağlayarak Fon'dan alıyor.

HAVUZDA TOPLANAN KAYNAĞIN KULLANDIRILMASI

Raporda geliştirilen ikinci modelde ise Fon'un her yıl akım olarak tahsil ettiği prim gelirleri ile faiz gelirleri toplamının belli bir oranını mesleki eğitim veren kurumlara, doğrudan üretilen hizmete yönelik işletme ve makine teçhizat harcamaları için kullandırılması öneriliyor.
Buradaki amacın, eğitimin hizmetinin kalitesini artırmak için gerekli olan mal ve hizmet alımları ile yatırım niteliğindeki donanım harcamalarının artırılmasına yönelik kaynak yaratmak olduğunu ifade edildi.
Bu modelde ayrılan kaynağın önce bir havuzda toplanması, havuzdaki toplanan bu kaynağın belli dağıtım kriterleri belirlenmek suretiyle eğitim kurumlarına aktarılmasının sağlanması öngörülüyor.

İŞSİZLİK SİGORTASI ÖDEMELERİNDEN MUAFİYET

Raporda önerilen üçüncü modele göre ise işletmeler önce staja aldıkları, daha sonra istihdam etmeye başladıkları öğrenciler için işsizlik sigortası ödemelerinin ilk yıl hepsini, izleyen ikinci yıl ise azalan oranlarda düşürülmek suretiyle bir kısmını ödemekten muaf tutuluyorlar.
Raporda, bu uygulamanın ortaya çıkan sonuçların etkinliğine göre sağlık hariç olmak üzere sosyal güvenlik primlerine de kısmen yaygınlaştırılmasının düşünülebileceği belirtildi.

MESLEKİ EĞİTİM DAHA MALİYETLİ

Rapora göre, mesleki orta öğretimin genel öğretime göre daha maliyetli bir eğitim olduğu ortaya çıkarken, mesleki örgün eğitime ayrılan kaynakların payı yüzde 53 iken, bu okullarda eğitim gören öğrencilerin oranı yüzde 39 seviyesinde bulunuyor.
Raporda, mesleki ve teknik liselerde okuyan öğrencilerin oranının gelecekte yüzde 60'a çıkarılması hedeflendiğinde, bunun getireceği maliyetin 2006 yılı fiyatlarıyla yıllık ortalama 500 milyon YTL düzeyinde tahmin edildiği bildirildi.
Kamu okullarında, mesleki orta öğretimde öğrenci başına yapılan harcamanın, genel orta öğretimin ortalama olarak yüzde 76 daha üstünde olduğu belirtilen raporda, OECD ülkeleri ortalamasında bu oranın yüzde 18 olduğu, Türkiye'nin Almanya'dan sonra bu oranın en yüksek olduğu ikinci ülke konumunda bulunduğu kaydedildi.
Öğrenci başına harcamalar açısından kamu öğretim kurumları arasında önemli farklılıklar bulunduğu belirtilen raporda, genel öğretimde kişi başına harcamanın bin 283 YTL düzeyinde iken, sağlık liselerinde 3 bin 417 YTL, imam hatip liselerinde ise 3 bin 165 YTL olduğu saptandı.

KAYNAĞIN BÜYÜK KISMI PERSONELE GİDİYOR

Meslek liselerinin kullandığı kaynakların girdilere göre dağılımına bakıldığında ise üretilen hizmetin gereklerine uygun bir bileşimde olmadığının görüldüğü belirtildi.
Raporda, şu görüşlere yer verildi:
“Kaynak yetersizliği ister istemez harcamaların ağırlıklı olarak personel harcamalarına ayrılmasına neden olmaktadır. Mesleki eğitim veren okulların toplam harcamaları içinde personele ayrılan pay yüzde 80 civarındadır. Genel orta öğretimde ise personel harcamalarının toplam harcamalar içindeki oranı yüzde 85'e ulaşmaktadır. Eğitimde personel harcamaları Türkiye'de diğer cari harcamaların 17 kat üstünde çıkarken, seçilmiş OECD ülkelerinde bu oran ortalama beş kattır. Bu durum Türkiye'de eğitim harcamalarının oransal dağılımının kalite ve etkinlik açısından ne düzeyde sorunlu olduğunu göstermesi açısından önemlidir.”

EĞİTİMİN 4 YILA ÇIKARILMASI ÖNEMLİ BİR MALİYET

Raporda MEB'in almış olduğu kararla orta öğretimde örgün eğitim süresinin dört yıla çıkarılmasının önemli bir maliyet artışına yol açacağı belirtildi.
Raporda, “Orta vadeli mali plan çerçevesinde 2009 yılı bütçe tahminine bakıldığında öğrenci sayısındaki artışa karşılık gelecek bir ödenek artışının bütçede yer almadığı görülmektedir” denildi.
Bu durumun 2009 yılında öğrenci başına düşen harcamaların ortalama yüzde 25 oranında azalmasına yol açacağını gösterdiği, eğitimin kalitesinin daha da düşeceği mesajını içerdiği savunuldu.
Raporda ayrıca sanayisi gelişmiş illerde mesleki ve teknik eğitimin talebinin ve ihtiyacının daha yüksek olduğu belirtildi.
Bugün gelinen noktada Türkiye genelinde orta öğretim mezunları ile meslek lisesi mezunlarının işsizlik oranlarının birbirine çok yakın olduğu ifade edilen raporda, genel orta öğretim mezunlarında işsizlik oranının yüzde 13,7, meslek lisesi mezunlarında yüzde 12,9 oranında olduğu bildirildi.


TEKNİK EĞİTİMİN KALİTESİ ARTIRMAK

TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Celal Beysel, mesleki ve teknik eğitiminde doğru altyapınını oluşturulmasının Türkiye ekonomisine önemli katkıları olacağını tüm çalışmalarında vurguladıklarını belirtti.
Beysel, geliştirilen modeller ile amaçlarının mesleki ve teknik eğitimin kalitesini artırmak, sanayide nitelikli elemanların yetişmesi için çözümler sunarak ekonominin gelişimini sağlamak olduğunu söyledi.
Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi ve ERG Direktörü Prof. Dr. Üstün Ergüder de, Türkiye'nin genç nüfusunun iyi eğitilemediğini, bazı okulların Avrupa standartlarında iken, bazılarının bunun çok altında olduğunu söyledi.

Türkiye'nin kaynaklarını bireyin ilk 12 yılı için tahsis etmesi gerektiğini altını çizen Ergüder, mesleki eğitimin de arzulanır hale getirmek gerektiğini kaydetti.

False