Çocukları kötü alışkanlıklardan nasıl koruruz

Güncelleme Tarihi:

Çocukları kötü alışkanlıklardan nasıl koruruz
Oluşturulma Tarihi: Eylül 19, 2022 10:27

Ergenler içinde bulundukları gelişim dönemi itibarı ile keşfetmeyi yeni denemeler yapmayı oldukça severler. Özellikle daha dürtüsel yapıda, macera ve hareketi seven gençler bu yeni denemelere çok heveslidir. Bu denemelerde olası riskleri görme konusunda da gençler daha duyarsız olabilir. Çoğu ergenin kendisine hiçbir şey olmayacağı gibi yanılsamalı bir düşünce yapısı bulunabilir.

Haberin Devamı

Gerçekleri deneyimlemenin yeni yollarını keşfetme isteğinin ortaya çıktığı ergenlikte beyin fonksiyonlarını değiştiren ilaç ve madde kullanımı çok çekicidir. Bu nedenlerle ergenler bilinçlerinde değişim yapabilecek alkol, uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri denemek isteyebilirler.

SOSYAL ÇEVRE ETKİLİ
Ergenlik döneminde bu maddelerin kullanımı artıran dört temel neden vardır. Bunlar: deneyim(merak), sosyal ilişkiler, kendi kendini tedavi etme ve bağımlılıktır. Bunları ele alacak olursak alkol dahil bu maddeler ödül ve bağımlılığı beyinde dopamin seviyesini artırarak yapmaktadır. Özellikle yenilik ve macera arayan ergen beyninde dopamin seviyesi, bu dönemde dopaminerjik sistem daha aktif olsa bile daha düşüktür. Bu nedenle ergenler bu maddelere daha fazla ilgi duyarlar. Bilinç isteminde değişiklik bir ödül olarak algılanmaktadır. Bazı ergenler bazen alkol kullanımı sayesinde sosyal ilişkilerini kurma eğilimindedir. Burada sorun olan alınan alkolün miktarıdır. Düşük miktarda alınan alkol zararsız görünürken, ergenlerin arasında “kim daha fazla içecek” şeklindeki yaklaşımlar, sınırların ortadan kalkması, zehirleyici miktarda alkol alımına yol açarak özellikle ön beyin ve hafıza bölgesindeki bağlantıların kaybına dahi yol açabilecek kayıplara neden olabilir. Özellikle sosyal ortamlarda alkol tüketiminin yoğun olması, gençlerde o ortamın bir parçası olmak ortak bir deneyime katılmış olmak motivasyonu ile gerçekleşebilir. Alkol bir tür kaygı giderici olarak sosyal fobik ergenlerde kullanılabilir.

Haberin Devamı

TEMELİNDE BAŞKA HASTALIKLAR OLABİLİR
Bazen genç tanı almamış bir psikiyatrik tanıya sahip olduğu için aldığı maddelerle kendini tedavi etmeye çalışabilir. Depresyonda bir ergen alkol ya da amfetaminle duygudurumunu yükseltmeye çalışabilir. Bipolar bozukluğu olan ergen uyuşturucu veya alkol ile uyumaya çalışabilir. Dikkat eksikliği olan ergen uyarıcılara, alkole ve her türlü maddeye dopamine olan ihtiyacı nedeni ile başvurur ve bağımlılığa çok meyillidir. Şizofreni ya da psikiozu ola ergenler yine alkolle rahatlamak isteyebilir. Paradoksal olarak bu maddeler iyi olmak amacı ile alınırlar ancak mevcut psikiyatrik hastalığı daha da kötüleştirip ağırlaştırırlar. Hatta henüz ortaya çıkmamış bir psikiyatrik bozukluğu genetik yatkınlığı olan bir ergende ortaya çıkartırlar. Bu bozuklukların en tipikleri bipolar bozukluk ve şizofrenidir.

Haberin Devamı

EN BÜYÜK RİSK BAĞIMLILIK
Bu maddelerin kullanımında en önemli risk bağımlıktır. Bu maddelerin hepsi beyinden dopamin salgılanmasını sağlayarak bağımlılığa yol açarlar ancak her seferinde aynı etkiyi sağlayabilmek için daha fazla maddeye ihtiyaç duyulur. Bu bizim için tehlike sinyali olan toleransı göstermektedir. Uzun süreli ve yüksek miktarlarda bu maddelerin kullanımı yürütücü işlevlerimizi ve irademizi yöneten ön beyinini (frontal lob) işlev kaybına yol açarak sağlıklı karar vermeyi engellemektedir. Bu nedenle bağımlılık daha da derinleşmektedir.

EBEVEYNLER NE YAPMALI?
Ebeveynler gençleri ile sağlıklı iletişim kanallarını açık tutup onlarla öncelikle onlarla empati yapmalı ve bu maddelere neden eğilim göstermiş olduğunu öncelikle keşfetmelidir. Sorunun kaynağına inmeden çözüm mümkün olmamaktadır. Genç hangi motivasyonla bu maddeleri kullanıyorsa ona yönelik önlemler almalı mevcut sorunu çözmeye çalışmalı gerekliyse profesyonel yardım almalıdır. Ergenlik dönemi değişen gelişen tekrar yapılanan bir beyne sahip olunduğu için tüm bağımlıkların kalıcı olması açısından çok risklidir.
Ebeveynler gençlerine kendi temel kaygılarının onun güvende olması olduğunu iletmelidir.
Ergenler bilgiye meraklıdır ve saygılıdır. Bu maddelerin beyindeki etkileri birlikte araştırılmalı gençler bu konuda bilgilendirilmelidir. Bir deneme yapmak istediğinde bunun sorumluluğunu alması gerektiği bu maddeleri kullanmak istediğinde ve kullandığında sizi bilgilendirmesi sağlanmalıdır. Bu maddeleri aldığında kendisi için riskli bir davranış yapmaması gerektiği vurgulanmalı ve bir kurala bağlanmalıdır. Keskin yasaklamalar asi ergen ruhunda otorite ile çatışma getirebileceği için çok önerilmez. Ancak ergenleri çok başıboş bırakmak ta yanlış kararlara neden olabilir. Bu yüzden denetimi elden bırakmadan onlara bazı serbestiler tanınabilir.
Gencinizin bağımsızlık arayışında çatışmanız doğaldır. Bunu tırmandırmamak bundan dolayı yoğun incinmeler almamak iyidir. Sorunun kaynağına inmeye ve büyümeden çözümlemeye çalışın. Gencinizin yaptığı yanlışlıktan çok neden olan etkene ve olası sonuçlara yoğunlaşın. Gerekirse sosyal çevreden ve profesyonel yardım almaktan çekinmeyin. Birbirinizi yargılamak ve suçlamak sorunu çözmez aksine daha çok incinmenize ve ilişkinizin bozulmasına yol açar. Gencinizin sizinle açık iletişim kurmasına duygularını ifade etmesine olanak tanıyın, hoşuna gitmeyen yönlerini ve duygularını size rahatça açabileceği karşılıklı sevgi, saygı ve güvene dayalı bir ilişki bu yolda en önemli yardımcınız olacaktır.

Haberin Devamı

PROF. DR. NESLİHAN İNAL KİMDİR?
Prof. Dr. Neslihan İnal, Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği başkanıdır. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı başkanıdır.1996 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olmuştur. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini 2001 yılında tamamlayarak, 2002-2004 tarihleri arasında öğretim görevlisi uzman doktor, 2004-2010 tarihleri arasında yardımcı doçent doktor, 2010-2015 tarihleri arasında doçent doktor, 2015 tarihinden itibaren profesör doktor olarak çalışmaya devam ediyor. Araştırma ilgi alanlarını başta çocuk ve ergenlerde duygudurum bozuklukları (depresyon ve bipolar bozukluk) olmak üzere dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, teknoloji ve ekran bağımlılığı, öğrenme bozuklukları(disleksi) ve çocuklarda psikofarmakolojik ilaç kullanımı oluşturur. Bu konularda pek çok seminerler vermiştir, kırktan fazla makale ve kitap bölümü yazarlığı, kitap editörlüğü mevcuttur. 2003 tarihinde Amerikan Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsünde (NIMH)pediatrik bipolar bozukluk araştırma ekibinde konuk araştırmacı olarak çalıştı. 2008 tarihinde NIH (Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü) Fogarty International Fonu ve Harvard Çocuk Hastanesi desteği ile Michigan Üniversitesi Otizm Merkezi’nde “Otizmli çocuklu anne babalarla yarı-yapılandırılmış ADI-R(tanı koydurucu altın standart görüşme) eğitimi” almıştır. Dr. Abdülkadir Özbek Psikodrama Enstitüsü Psikodrama temel asistanlık eğitimini 2002 yılında tamamladı. Bilişsel davranışçı terapiler derneği tarafından verilen çocuklarda bilişsel davranışçı terapiler temel teorik eğitimini 2019 yılında tamamlamıştır. Duygudurum bozuklukları alanına TPD duygudurum bozuklukları araştırma ödülü (2002), Bipolar Bozukluklar Derneği Araştırma Proje Ödülü (2009), International Society of Bipolar Disorders (ISBD) bipolar bozukluklar alanında uluslararası genç araştırmacı ödülünü kazanmıştır. Bunlar dışında çeşitli poster ve proje ödülleri mevcuttur. 2012 tarihinde Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği Duygudurum Bozuklukları Komisyonu’nu kurmuş halen başkanlığını yürütmekte, 2014-2018 tarihleri arasında Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği yönetim kurulunda önce genel sekreter daha sonra ikinci başkan olarak çalışmıştır. Halen Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisinin (Turkish Journal of Child and Adolescent Mental Health) baş editörüdür. International Journal of Bipolar Disorders dergisinin editörler kurulundadır. Haziran 2018- eylül 2020 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitü Müdürlüğü görevini yerine getirmiştir.

BAKMADAN GEÇME!