4. Sınıf Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Hz. Muhammed’İn Doğduğu Çevreyi Tanıyalım konu anlatımı

Güncelleme Tarihi:

4. Sınıf Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Hz. Muhammed’İn Doğduğu Çevreyi Tanıyalım konu anlatımı
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 17, 2020 03:00

Hz. Muhammed 20 Nisan 571 tarihinde Mekke'de doğdu. 622 yılında ise Mekke'den Medine'ye hicret etti. Sonrasında doğduğu topraklara geri dönen peygamberimiz İslam'ın önce Arap yarımadasında sonra tüm dünyada yayılmasını sağladı.

Haberin Devamı

Son peygamber Hz. Muhammed Hicaz bölgesinde dünyaya geldi. Hicaz Bölgesinde Yahudi ve Hristiyanlar dışında putperest kabileler de yaşıyordu.

 Hz. Muhammed'in Doğduğu Çevreyi Tanıyalım

 O dönem Mekke ticaret açısından çok önemli bir merkezdi. Farklı birçok gıda ve tarım ürününün ticareti yapılmaktaydı. Ekonomi gelişmiş olsa da zengin - fakir ayrımı çok yüksekti. Köle ticareti de çok gelişmişti. Dönemin ileri gelenleri istedikleri kadar köleyi satın alabiliyordu.

 Mekke'nin civar kentlerinden gelen binlerce insan her yıl bu şehri ziyaret ediyordu. Ziyaretlerinin genel amacı sadece Mekke'de bulunan gıda ürünlerini ve süs eşyalarını satın almaktı. Bazı ziyaretler ise dini gerekçelerle yapılıyordu. Dini ziyaretler Kabe'ye ve içindeki putlara yapılıyordu. O dönem Kabe'nin içinde 360'tan fazla put olduğu bilinmektedir. Gelen ziyaretçiler bu putların önünde eğilerek dualarının kabul olmasını isterdi. İslam'ın yayılması ile birlikte Kabe'deki putların tamamı çıkarılmıştır.

Haberin Devamı

 Peygamberimizin doğduğu dönemde Mekke'de yaşayan Araplar sık sık panayır kurardı. Bu panayırların büyük çoğunluğu Mecenne ve Ukaz bölgelerinde bulunurdu. Bu panayırlarda söz sanatındaki yeteneklerini gelen ziyaretçilere gösterirdi. Aynı zamanda birçok farklı ürün de kurulan çadırların içerisinde başka şehirlerden gelen kişilere satılırdı.

 Mekke'de okuma yazma oranı oldukça düşüktü. Bunun en büyük nedeni Arapların sözlü edebiyatta çok gelişmiş olmalarıydı. Hafızaları da son derece kuvvetli olan Araplar kalem kağıt kullanmazdı. Öğrenecekleri şeyleri ezberleyerek hafızalarında tutardı.

 Peygamberimizin doğduğu ve peygamberliğini ilan ettiği Mekke'de putperestlik Hristiyanlık ve Yahudilik kadar yaygındı. Her kabilenin ilah olarak tapındığı farklı putları vardı. Aslında çoğu tek bir yaratıcıya inanıyordu. Ama o yaratıcıya edilen duaların kabul edilmesi için kendi yaptıkları putları aracı olarak kullanıyorlardı. Peygamberimiz kendisine vahyedileni tebliğ ettikten sonra putperestlerin şiddetli tepkisiyle karşılaşmıştır. Hatta içlerinden bazıları ''bu yıl sen bizim putlarımıza ibadet et, seneye de biz senin ilahına tapınırız'' gibi teklifler sunmuştur. Hz. Muhammed ise cevap olarak ''Allah'a ortak koşmaktan sakınırım'' demiştir.

Haberin Devamı

 Mekke'de ana geçim kaynağı üç kola ayrılıyordu. Şehirdekilerin tamamına yakını ticaret ile uğraşırdı ve maddi durumları göçebelere göre çok daha iyiydi. Göçebelerin ana geçim kaynakları ise hayvancılık ve tarımdı.

 Peygamberimizin doğduğu dönemde Arap yarımadasının tamamında eşitsizlik ve adaletsizlik hüküm sürüyordu. Zenginler, fakirlere ve kölelere karşı istedikleri zulmü yapabiliyordu. Adil yargılama yoktu. Zengin kişilere her konuda ayrıcalık tanınıyordu. Tüm bunların dışında Arap toplumunda da ciddi bozulmalar başlamıştı. Alkol tüketimi çok fazlaydı ve her yerde kumar oynanıyordu. Her kabile kendilerinin soy bakımından üstün olduğuna inanırdı. Aralarında sık sık savaş çıkar ve kan dökülürdü. İslam'ın gelmesi ile birlikte içki ve kumar yasaklanmıştır. Zengin ile fakir, hür ile köle arasındaki ayrımlar kaldırılmıştır. Önemli olan nesep değil din kardeşliği olduğu vurgulanmıştır.

Haberin Devamı

 Hz. Muhammed'in doğup büyüdüğü Mekke'de birçok çirkin gelenek ve adet vardı. Bunlardan en kötüsü ise kız çocuklarının diri diri gömülmesidir. Mekke Araplarına göre kız bebeği değersizdi ve aynı zamanda aileye yüktü. Büyük çoğunluğu doğan bebek kız olursa diri diri toprağa gömerdi. İslam, bu geleneğe de son vermiş ve kız çocuklarına yaşama hakkı tanımıştır.

 Mekke Arapları misafirperverdi ve komşuluğa önem verirdi. Buna karşın aralarında yardımlaşma yok denecek kadar azdı. Dinimizin farz kaldığı zekat ve sadaka ile birlikte insanlar arasında birlik ve dayanışma sağlanmıştır.

 

BAKMADAN GEÇME!