Kahraman Alyanak!

Güncelleme Tarihi:

Kahraman Alyanak
Oluşturulma Tarihi: Mart 09, 2008 00:00

İhsan Alyanak, İzmir Tarihi’ne müthiş yakışıklı fiziği, inançları doğrultusunda hırçın politikacılığı, inanılmaz dürüst özel yaşamı ve modern bir kent yaratma konusundaki sıradışı ütopyaları ile geçecek olan karizmatik bir belediye başkanıdır. Boksör İhsan, tüm yaşamını ve politik mücadelesini bir boks maçı gibi gördü ve sonunda ecel tarafından nakavt edildi. Ama tarihe geçti.

ALYANAK’ı hiç bir zaman klasik bir politikacı gibi görmedim. Benim her sıradan gerçeği tarihi hikayelere uyarlayan uçuk mantığım, "İzmir Belediye Başkanı İhsan Alyanak"ı, daima savaş filmleriyle veya dünyayı sarsan romanlarla bütünleştirmiştir. "Rüzgar Gibi Geçti" ismiyle dünyayı büyüleyen ve Amerika’daki Kuzey-Güney savaşını anlatan filmin başrol oyuncusu kimdi?.. Kaytan bıyık, düz dalgalı briyantin sürülü saçlı Clarke Gable değil miydi?.. İşte bu aktör, benim İzmir’imde İhsan Alyanak ismiyle belediye başkanlığı koltuğunda oturuyordu sanki..

Veya "Harp ve Sulh" romanında geziyordu, İkinci Dünya Savaşı’nda Pasifik’te geçen bir deniz savaşında çarpışıyordu, ünlü boksörlerin kapıştığı fırtınalı filmlerde boy gösteriyordu. Kah Pardayyan’larla birlikte orta çağda Paris’te şövalye çalımı atıyor, kah bir korsan filminde Karayip açıklarında İngiliz Donanması’na saldırıyordu.. Hatta kanlı bir kovboy filminde, John Wayne’ye düello için posta koyuyordu..

Ahh be sevgili Alyanak, bilmem hiç aynaya baktın mı, yüzde yüz eski filmlerden kopup gelmemiş miydin?.. Politikadaki ve belediyecilikteki ürkütücü ataklığın, acaba bu gerilimli filmlerdeki aktörlere benzediğin için mi, damarlarını ateş gibi kaynatıyordu?.. Bunu sana benden başka söyleyen, hiç çıktı mı ki?..

DÜRÜST POLİTİKACI

Alyanak yurtsever, solcu, parti genel başkanına bile diklenen, inanılmaz dürüst, inandığı yola kafasını bile sunacak derecede cesur bir adamdı. Belediye başkanı olduğu dönemde ben "İzmir Halkevi" başkanıydım. Bizim etkinliklerimize katılır, Atatürk ile ilgili gecelerimizde konuşur ve Yaşar Diler abla, rahmetli Nuri Tükeltürk, Saim Saatçıoğlu, rahmetli Av. Necdet Çolakoğlu gibi halkevci büyüklerimizle bulunmaktan sonsuz sevinç duyardı, çünkü kendisi Atatürk dönemi halkevcisiydi.

Halkevi olarak genç asistan Emre Kongar’ı, tam 30 sene önce konferans vermesi için ilk biz şehrimize getirmiştik. Rahmetli Ahmet Taner Kışlalı, yine ilk kez bizim organizasyonumuzla kitleyle buluştu. Bu çalışmalarımızda Alyanak hep başımızdaydı.

253 DAVA

Alyanak’ı binlerce kişi uğurladı.. O, artık bir simgedir.. Yurt sevgisinin, İzmir aşkının ve dürüst politikacılığın simgesidir.. Bir kahraman olarak parladı.. Doğruları ve yanlışları ile tarihe geçti.. Günümüz politikacılarının vahşi çıkarcılığını gördükçü gözümüzde daha büyüyecektir.

Yıllar sonra İzmir Ticaret

Odası’ndaki bir Kemeraltı Tarihi konferansımı dinledikten sonra, kulağıma eğilip, "Bu anlattıklarını bilseydim, çarşıya dokunmazdım" diye dürüstçe konuşmuştu. Alyanak’la en görkemli röportajı, 20 Ocak 1988 tarihinde sevgili Mehmet Sarışın yaptı. Koca Başkan sözü şöyle bağlamıştı:

"- Belediye başkanlığımdan sonra 7 yılda tam 253 davadan yargılandım. Mahkemelerde arslanlar gibi kendimi savundum. Hepsi yıkım davasıydı. Gecekondu yıkımı değil, şehri kurtarma yıkımları. Hiç gecekondu yıkmadım. Çoğundan beraat ettim. Kalanlar müruru zamana uğradı. Bir daha başkan olursam Kemeraltı’nı yıkmayacağım. Çünkü alışveriş merkezi Alsaancak’a ve yeni dev mağazalara kayınca, orası bir sembol oldu. Ölünceye kadar da CHP’li kalacağım.."

Başkomutan Alyanak ve kahraman ordusu!

Tarihimizde Kubilay Olayı’ndan başka bir "İkinci Menemen Olayı" daha vardır. 1975 yılında Menemen’de Devlet Su İşleri Tesisleri’nde İzmir’e su verecek yeni vananın açılış törenini hatırlayalım. AP’li Başbakan Süleyman Demirel ve bindirilmiş kıtaları ile CHP’li İzmir Belediye Başkanı İhsan Alyanak’ın ordusu vana başında, sen-ben kavgasına tutuşmuşlardı. İşte Başkomutan Alyanak’ın ordusu, meşhur kabadayı Arap Osman yönetimindeki Adalet Partili kıtalara büyük taarruzu başlatırken!.. Soldan itibaren CHP’li Çiğli Belediye Başkanı Yıldıran Ak, rahmetli Müjgan Barutçu, gazeteci Erdal Bilaller, İhsan Alyanak ve CHP’liler..

Atatürk Anıtı önünde Atatürkçü gençlerle..

1970’li yıllarda Atatürkçü gençlerin yönetimindeki "İzmir Halkevi" üyelerini, İhsan Alyanak çok severdi. 1976 yılı 10 Kasım töreninden sonra Atatürk Anıtı önünde birlikteler. Ayaktakiler, folklor uzmanı Necati İlter, Av.Yılmaz Suvar, tiyatro yönetmeni Çetin Uçal, İzmir Halkevi Başkanı Yaşar Aksoy, İzmir Belediye Başkanı İhsan Alyanak, Jilet Hüseyin, Tayfun Türe. Oturanlar, Av.Ali Nazım Sözer, sendikacı bir arkadaş, Yaşar Deliorman (şimdi ABD’de Missisipi’de turist gemisini işletiyor), Aydın Avcı (Londra’da turizmci), Hüseyin Saatçıoğlu (şimdi ünlü bir tekstilci).

Alyanak, Osman Kibar’la ne konuştu?

İhsan’cığım yanakların şişmiş maşallah!

Alt alta iki ilginç fotoğraf yayınlıyoruz. Birincisinde Adalet Partisi’nin devrik eski Belediye Başkanı "Osman Kibar", koltuğunu kaptırdığı Alyanak’ın Başkanlığında yanağını okşuyor, ikincisi fotoğrafta ise göbek göbeğe kucaklaşıyorlar. Acaba ne konuşmuşlardı?.. Biz kendimize göre bir tahmin yapalım. Herkes kendine göre başka diyaloglar kurabilir:

Kibar: - İhsancığım?.. Görmeyeli pek kilo almışsın.. Pembiş yanakların dolgun karaciğer gibi şişmiş. Yan gelip yatıyorsun galiba?..

Alyanak: - Yok yahu Osman dede.. O kadar güzel çalışıyorum ki, keyiften şişmanlıyorum. Sizin bıraktığınız enkaz halindeki İzmir’i ben toparlıyorum!

İhsan, seni ben bile kurtaramam!

Kibar: - Ne enkazı be!.. Pırıl pırıl İzmir devrettim sana.. Yakıp yıktın!.. Ne Basmane kaldı, ne Kemeraltı.. Buldozer gibisin.. Yıkmaktan başka ne bilirsin! İngiliz Kraliçesi’nin kilisesini bile tarumar ettin. Yeni seçimde nakavt olacaksın.. Seni, ben bile kurtaramam!..

Alyanak: - Osman dede rolleri karıştırma.. Bizim İnönü, o "Sizi ben bile kurtaraman" lafını size karşı bizzat söylemişti. Yanında ben vardım,. Kulağımla duydum. Hakikaten az sonra devrilip gittiniz, İnönü bile sizi kurtaramadı. Şimdi aynı lafı bana satma! Beni nakavt edecek boksör, daha anasının karnından doğmadı.. Kah kah kahhhh!

Kibar: - Kahh kah kahhh.. Ömürsün valla İhsan’cığım.. Bokstan söz etmiyorum, politikadan söz ediyorum.. Gel seni bir kucaklayayım. Başarılar dilerim sana evladım!
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!