Çandarlı Alsancak’ı ikinci plana itmez

Güncelleme Tarihi:

Çandarlı Alsancak’ı ikinci plana itmez
Oluşturulma Tarihi: Mart 08, 2011 22:44

Haberin Devamı

24 MART önemli gün...
Neden mi?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, pazar günü geldiği İzmir’de açıkladı.
“Çandarlı Limanıyla ilgili imzaları attım. Burayı dünyanın ilk 10 limanı arasına sokacağız...”
24 Mart’ta teklifler alınacak.
2013’te de limana ilk geminin yanaşması bekleniyor.
Yani iki yıl gibi bir sürede Çandarlı’nın bitirilmesi planlanıyor.
Peki, bu proje Alsancak Limanını ikinci plana atar mı?
Bana göre atmaz...
Çünkü, Türkiye’nin 2023 ihracat hedefi 500 milyar dolar...
Eğer bu hedefler tutturulacaksa, bizim daha fazla limana ihtiyacımız var.
İzmir limanlarından yapılan ihracat neredeyse Türkiye’nin üçte biri...
Demek ki, bu trend devam edecekse 500 milyar doların üçte biri yine bizim bölgeden yapılacak.
Ve doğal olarak...
Alsancak Limanına da Çandarlı’ya da Nemrut Körfezi’ndeki işletmelere de ihtiyacımız olacak.
Özellikle körfez taramasına ve limanla ilgili genişletmenin süratle yapılması gerekiyor.
Çünkü Alsancak Limanından 365 gün, 24 saat elleçleme yapma şansınız var.
Yani yüklemeyi kesintisiz yapabildiğiniz dünyada çok az liman bulunuyor.
O yüzden Alsancak kıymetini bilmemiz gerekiyor.
Çandarlı’nın da şöyle bir avantajı olacak.
Körfez taraması yapılamadığı için büyük tonajlı gemiler ne yazık ki, İzmir’e gelemedi.
Bu Atina’ya Pire’ye yaradı.
Çandarlı, bu kaçan fırsatların yeniden İzmir’e gelmesini sağlayacak.
Hiç unutmayalım.
İzmir bir liman kenti ve bu özelliği kuvvetlendiği sürece kentin de yükselişi de artacaktır.

Haberin Devamı

Seferihisarlıların yanındayım

Balık çiftliklerine karşı değilim.
Aksine savunuyorum.
Yeter ki, uluslararası standartlara uyulsun, denizlerimizi kirletmeden üretim yapabilsinler.
Ama orkinos çiftlikleri ayrı standart gerektiriyor.
Seferihisarlılar uzun bir süredir mücadele ediyor, seslerini duyurmaya çalışıyor.
Seferihisar’ın artık yeni bir
kimliği var.
Ne diyor Seferihisar...
“Ben sakin şehrim... Buraya gelenler farklı bir yer bulacak, farklı yerler gezecek, farklı şeyler tadacak...”
Bu iddiada olan bir yerde orkinos çiftliği olmaz.
Baştan da söyledim.
Çiftliklere karşı değilim.
Karşı olduğum nokta yapılış biçimi...
Seferihisarlıların yanındayım.

Haberin Devamı

Sadakati bırakıp sarmalayıcılık esasına geçmek

Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği Başkanı Sıtkı Şükürer, Yüksek İstişare Konseyi toplantısında yine felsefi bir konuşma yaptı.
Siyasete girmeden, ama toplumsal bir analiz yaparak, büyük resmi göstererek ve elbette beklentileri de aktararak...
Konuşmada birçok önemli paragraf vardı.
Ama bana göre en alıcı yorumlar şunlardı ve satır aralarına gizlenmişti.
Şükürer dedi ki:
“Bu toplum 74 milyon insanıyla birlikte aynı 780.576 kilometrekareye mahkumdur. Öyle, kolayından ‘üçe bölünmüştür, kutuplaşmıştır’ yakıştırmalarını kabul edebilecek bir lükse sahip değildir. Şu anda ülke iktidarında ön almış olanlar daha paylaşımcı olsun, evrensel demokratik değerler hepimizin ortak paydası olsun. Büyük resme bakıldığında, ülkemizin giderek daha çok sesli olacağı günlere yol aldığımıza inanmak istiyoruz. Herkes gibi siyasetçiler de emanetçidir. Bugünün dünyası, insan mutluluğunu ancak demokratik bir düzende tarif ediyor. Demokrasi, toplumun her kesiminin kendini özgürce ifade edebildiği, bu toprakların ayrılmaz bir parçası olarak kabul gördüğü hissiyle, huzurlu yaşadığı bir ortamı gerektiriyor. Her türden endişelerin izale edildiği böylesi bir ortam, hepimizin ortak özlemidir...”
Can alıcı cümle de şöyle vurgulanıyor:
“Dolayısıyla zaman, iktidar sahiplerine her türden tercihte ‘sadakat esasından’, ‘sarmalayıcılık esasına’ geçişi zorunlu kılıyor. Vicdani bir görev yüklüyor. Refah ve mutluluk, 74 milyonun birlikteliğinden ve dayanışmasından geçiyor. Marjinallerimiz çıkarsa, varsın onlar da süsümüz olsun...”
Elbette bu sözler ve beklentiler sadece iktidar partileri için geçerli değil.
Türkiye’nin geleceği için kritik konularda ana muhalefetin de Meclis’te grubu bulanan partiler kadar iddiası olan diğer partiler için de geçerli...
ESİAD’ın geniş katılımlı toplantısında günlük siyasetten daha çok geleceğin Türkiye’si tartışıldı.
Asıl yapmamız gereken de bu zaten...
Siyaseti kısır döngüsünden çıkarmak ve demokrasiyi olgunlaştırmak...

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!