Şöhretler otelinde kiracılar ayaklandı

Güncelleme Tarihi:

Şöhretler otelinde kiracılar ayaklandı
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 29, 2008 15:42

Yolun bir şeridi kapalı, tampon tampona ilerliyor trafik. Öyle olmasa zaten farketmeyecektim Chelsea Oteli'nin üçüncü kat balkonunda dalgalanan çifte flamayı. ''Bard'ları Geri Getirin'' yazıyor koca harflerle. Aşinalığım yok bu isme, neyin nesidir Bard ama araştıracağım. Bir kaç yıl önce ressam-heykeltraş Ömer Uluç New York'a geldiğinde bu otelde kalmıştı, flamaların altından ilginç bir şey çıkarsa telefon açıp söyleyeceğim. Müzikal kahkahasını duymak için zahmete girmeye değer.

Haberin Devamı

The Chelsea Hotel, Manhattan adasının güney kesiminde Chelsea semtinde. Mecburen bu otelde kalacak olsam mikrop kapmamak için seri aşı yaptırmadan eşikten içeri adım atmam. Dışardan zırh geçirilmiş kaleyi andıran, lobisinden asansör, koridor ve odalarına perişan görünümlü oteldeki eşyalar asgarisinden yarım asırlık. Duvarların yıllardır boya, badana görmediği kesin. Kokusundan geçilmeyen, rengi uçmuş yer halılarının da çöpe atılması otel müşterileriyle daimi sakinlerini mutlu edeceğinden şüphem yok.

Peki okyanus ötesinden gelen Türk sanatçısı New York'ta bini aşkın otel arasında niye The Chelsea'yi seçiyor? Üstelik boş oda bulmak da güç. 250 odanın yalnızca 50 odası dışardan gelenlere açık, gerisinde kiracılar yaşıyor.Gene de Ömer gibi sanatçılar, Amerika içinden doktor, avukat ve işadamları lüks oteller yerine Chelsea'yi tercih ediyorlar. Nedeni New York'ta 'pop kültürü'nün simgesi, kentin resmi sembollerinden biri olması. California'dan iş temasları için New York'a gelen bir şirket sahibi ''İstediğim otelde kalabilirdim ama gerçek bir New York tecrübesi yaşamak için Chelsea'yi seçtim.'' diye konuşuyor.

Haberin Devamı

Otelin pop kültürüyle bağlantısını eşelediğimizde ilginç bir tarih çıkıyor karşımıza. Geride bıraktığımız son 50 yılda Chelsea sakinleri şair, romancı, piyes yazarı, ressam, manken ve müzisyeniyle şöhretler kurultayına benziyor. Listedekilerden bir tutam şöyle: Tennessee Williams, Arthur Miller, Simone de Beauvoir, Frida Kahlo, Robert Crumb, Kenny Scharf, Edie Sedgwick, Madonna, Rufus Wainwright, Pete Doherty, Kate Moss, Uma Thurman.

Ama geçmişi göründüğü kadar masum değil Chelsea'nin. İrlanda'lı şair  Dylan Thomas 1953'de bu otelde alkol komasına girdi ve öldü. Aynı dönemde 'Beat Kuşağı' şairlerinden Allen Ginsberg, Jack Kerouac'la uyuşturucu tecrübeleri yaptılar. Seks partileri de yıllarda dilleren düşmedi sanat çevrelerinde. Janis Joplin, sevgilisi Leonard Cohen kokain seansları sürdürürken Andy Warhol ''Chelsea Girls'' filmini bir düzine otel odasını kullanarak çekti. Aktör Ethan Hawks da otel hakkında ''Chelsea Walls'' adlı bir film yaptı. Bob Dylan, the Velvet Underground ve Ryan Adams besteledikleri şarkılarda Chelsea otelinin adını terennüm ettiler.

Haberin Devamı

Otel 1978'de günlerce basını işgal etti.. ''Sexs Pistols'' grubun lideri Sid Vicious sevgilisi Nancy Spungen'i kaldıkları 100 numaralı odada öldürdü. O tarihten bu yana cinayetin işlendiği odaya müşteri alınmadı. 1940'lardan bu yana Chelsea sürekli kiracılarının şöhreti sayesinde şöhrete kavuşarak New York'un simgelerinden biri haline geldi.

Peki ''Bard'ları Geri Getirin.'' mesajı kime? Stanley Bard simge otelin 50 yıldır müdür, oğlu David'de 20 yıldır yardımcısı. Astığı astık, kestiği kestik bir tip Stanley. Yüzünü beğenmediğini kiracı almıyor. Ama sanatçılara merhametli. Sıkıntıya düşüp kirayı ödemeyeni kapı dışı etmiyor, zenginlerin kirasını arttırıp denge kuruyor. Uyuşturucu kullanan kiracıları da görmezlikten gelmiş yıllardır.

Haberin Devamı

Şimdilerde eskinin şöhretleri yok otelde. Seks ve uyuşturucu partileri de yok. Kiracılar çeşitli meslek sahipleri. Tek yatak odalı dairenin fiyatı 3,500, çift yataklının 7 bin dolara tırmanıyor. Otelin iki sahibi, azınlık hissedarı olan Stanley ve oğlunu kar oranı düştü gerekçesiyle kovmuşlar. Yeni müdürü tasvip etmeyen kiracılar baş kaldırınca tayin edilen ikinci müdür aylardır otele gelmemiş. Sürekli konuklar kira ödeyecek müdür bulamayınca yeniden ayaklanmışlar. Bu arada otel balkonlarına astıkları flamalarla baba-oğul Bard'ların tekrar işbaşına gelmesi için kampanya başlatmışlar.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!