GeriDünya Laboratuvar ortamında 'ruh ile beden ayrıldı'
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Laboratuvar ortamında 'ruh ile beden ayrıldı'

Laboratuvar ortamında 'ruh ile beden ayrıldı'
refid:7148341 ilişkili resim dosyası

Bilim adamlarının yaptığı bir deney, nedeni açıklanamayan ve parapsikolojik olaylar arasında sayılan "beden dışı deneyim"in (astral seyahat) nasıl oluştuğuna ışık tuttu.

"Kişinin fiziksel bedeni dışında ve bilinçli bir şekilde başka mekanlara yaptığı yolculuk ve bu bedeniyle geçirdiği deneyimler" olarak  tanımlanabilecek bu olayın nörolojik nedenini bulmayı amaçlayan Londra

  Üniversitesi ve İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü uzmanları, "astral seyahate" benzer bir deneyim yaratmak için sanal gerçekliğin  kullanıldığı deneyler yaptı.

Uzmanlar, beyni şaşırtarak "fiziksel bedenin başka bir yerde olduğuna inandırmak" için, sanal gerçeklik gözlükleri kullandı. Sanal gerçeklik  gözlükleriyle yaratılan görsel illüzyon ve bedenlerine gerçekten  dokunulduğu hissi, deneklerde "fiziksel bedenlerinden çıktıkları" hissi  yarattı.

Araştırmacılar, deney sonucunda elde ettikleri bulguların, cerrahların  "uzaktan ameliyat yapması" ya da gerçeklik hissi artmış bilgisayar  oyunları kurgulanması gibi pratik sonuçları da olabileceğini belirtti.

Bazı uzmanlar, astral seyahat ya da "beden dışı deneyim" olgusunun  tamamen doğaçlama olarak geliştiğini öne sürerken, bazıları ise bu  deneyimin "tehlike altında olmakla" ilgisi olabileceğini, ölümcül bir  durumla yüz yüze gelmenin ya da alkol, uyuşturucu kullanmanın  tetikleyici olabileceğini savunuyor.

Başka bir teoriye göreyse bu deneyim, kişilerin bedenleriyle ilgili  olumsuz algıları olması ya da bedenleriyle yeterince "ilişki"  kurmamalarından kaynaklanabiliyor.
       
"KENDİMİZİ GÖZLERİMİZİN OLDUĞU YERDE SANIYORUZ"
       
İsviçre'de yapılan deney, "beyindeki, dokunma ve görme merkezleri  arasındaki bağlantı kopukluğunun" fiziki bedenin dışına çıkıldığı hissi  yaratabileceği varsayımı üzerine kuruldu.

Gönüllü denekler, gözlerine sanal gerçeklik gözlükleri takarak, bir  kameranın önünde ayakta durdu. Denekler, bu gözlükler sayesinde, kendi  bedenlerinin üç boyutlu arkadan görüntüsünü, kendi önlerindeymiş gibi  görebiliyordu. Araştırmacıların, sırtlarına bir kalemle dokunduğunu  gözlükler sayesinde görebilen denekler, kalemin gerçek sırtlarına değil,  önlerinde gördükleri "sanal sırtlarına" dokunması sonucu onu  algılıyormuş gibi hissettiklerini söylediler.

Bir sonraki aşamada, deneklere gösterilen görüntü değiştirildi ve  deneklere, sanal gözlükler aracılığıyla, gerçek bedenleri değil, bir  mankenin sırtının üç boyutlu görüntüsü gösterildi. Mankenin sırtına  kalemle dokunulduğunu gören denekler, buna rağmen önlerinde gördükleri  bedeni "hala kendi bedenleri gibi algıladıklarını" ifade etti.

Gözlükleri çıkarılan ve birkaç adım geri yürütülen denekler, eski  yerlerine dönmeleri istendiğinde ise gereğinden fazla yürüyerek fiziki  bedenlerinin değil, sanal bedenlerinin eski pozisyonuna yakın yerde  durdu.

Londra Üniversitesindeki ekibin yaptığı deney de benzer bir mantık  üzerine kuruldu. Buradaki ekibin başkanı Dr. Henrik Ehrsson, kendi  deneklerinin "sanal bedenleri tehdit altındayken, gerçekmiş gibi  algılayarak psikolojik tepkiler verdiğini" saptadı.

Dr. Ehrsson, "Bu deney, beden dışı deneyimde kişinin görsel algısının  çok önemli olduğunu ortaya koyuyor. Başka bir deyişle bedenimizin,  gözlerimizin olduğu yerde olduğunu sanıyoruz" diye konuştu.

Bulgularını yorumlayan bilim adamları, bu deneylerin "beden dışı  deneyim"i laboratuvar ortamına taşıdığını ve nasıl meydana geldiğiyle  ilgili en önemli teorilerden birini sınadığını belirtiyor.

Bu rehber gastronomi tutkunlarına yol gösteriyor

False