GeriDünya İngiltere Başkonsolosu Judith Slater: Türkiye’nin AB’ye katılımını hâlâ destekliyoruz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İngiltere Başkonsolosu Judith Slater: Türkiye’nin AB’ye katılımını hâlâ destekliyoruz

İngiltere Başkonsolosu Judith Slater: Türkiye’nin AB’ye katılımını hâlâ destekliyoruz

İngiltere’nin yeni İstanbul Başkonsolosu Judith Slater, sadece bir diplomat değil, aynı zamanda çok renkli bir kişilik: İngiltere’nin eski milli kürekçisi, tutkulu bir futbol izleyicisi, sıkı bir Stock City taraftarı. Her ne kadar geçen yaz düzenlenen referandumda alınan ‘Brexit’ kararından sonra İngiltere AB’den çıkmaya hazırlansa da Türkiye’nin AB üyeliğini desteklemeye devam edeceğini söylüyor. Judith Slater’la İstanbul’daki İngiltere Başkonsolosluğu’nda konuştuk:

İstanbul’a atandığınızı ilk duyduğunuzda ne hissettiniz? Bunun zor bir görev olacağını düşündünüz mü?
- Heyecanlı, zorlu ve ilginç olacağını düşündüm. Aslına bakarsanız İstanbul’a gelmeyi ben kendim istedim. Çünkü burası bana göre dünyanın merkezi. İstanbul, çok fazla ilginç gelişmenin olduğu bir bölgenin tam ortasında bulunuyor. Bir de daha önce dünyanın bu tarafında hiç çalışmamıştım, Latin Amerika hariç bütün kıtalarda çalıştım ancak burası gerçekten de Asya ve Avrupa arasında bir köprü. O yüzden de çok heyecanlı ve zor ve görev olacağını düşündüm. İstanbul’daki göreve başvurduktan sonra görevi aldığımı buraya gelmeden 18 ay önce öğrendim ve o süre zarfında Türkçe öğrenmeye çalıştım. Önce Londra’da, sonra da İstanbul’da Türkçe dersleri aldım. Hala ders almaya devam diyorum, her sabah 07.30’da Türkçe dersim var.

İngiltere Başkonsolosu Judith Slater: Türkiye’nin AB’ye katılımını hâlâ destekliyoruz

İngiltere’nin yeni İstanbul Başkonsolosu Judith Slater, Cambridge Üniversitesi’nde hukuk okudu. 2004-2007 yılları arasında ABD-Texas’ta, 2007-2011 arasında Güney Afrika’da, ayrıca Hindistan ve Avustralya’daki İngiliz temsilciliklerinde görev alan Slater, İstanbul’a gelmeden önce Singapur’da İngiltere’nin Güneydoğu Asya Ticaret ve Yatırım Bölge Direktörü olarak görev yapıyordu. 

Bir süredir İstanbul’dasınız. İlk izlenimleriniz neler?
- İstanbul’da geçen yıl Türkçe dersi alırken buradaki çeşitliliğe, tarihe, İstanbul’un kalabalığına ve tabi ki güzelliğine hayran kalmıştım, büyük şehirleri severim. İnsanlar çok arkadaş canlısı, sizinle konuşmayı seviyorlar.

İstanbul’un en çok neresini sevdiniz?
- Yazın Burgazada’yı çok beğenmiştim. Bir de Osmanbey’i seviyorum, çok gerçek ve otantik bir semt.

En çok Osmanbey’i sevdiğini söyleyen tanıdığım ilk diplomatsınız.
- Çünkü burada ders alırken Osmanbey’de tek başıma çok dolaşıyordum. Tabii ki Boğaz’da gezmeyi de çok seviyorum.

İstanbul’daki son dönemde yaşanan terör saldırıları sizin de gündelik hayatınızı etkiledi mi?
- Hepimiz elimizden geldiğince dikkatli olmaya çalışıyoruz. Tabii bu saldırıların insanların gündelik hayattaki seçimleri ve gittikleri yerler üzerinde bir etkisi oldu. Türk arkadaşlarımı olduğu kadar beni de etkiledi maalesef. Ama çok fazla etkilemesine izin vermemeye çalışıyoruz.

İngiltere Başkonsolosu Judith Slater: Türkiye’nin AB’ye katılımını hâlâ destekliyoruz

İstanbul’daki göreviniz sırasında öncelikleriniz ne olacak? Ne gibi plan ve projeleriniz var?
- Benim işimin temel amacı iki ülke arasındaki yatırımı ve ticareti teşvik etmek. İstanbul da Türkiye’de iş dünyasının merkezi. En son Türkiye, İngiliz savunma şirketi BAE Systems ile milli savaş uçağı projesi TFX için bir anlaşma imzaladı. Bu savaş uçaklarının tasarımını BAE Systems yapacak. Bunu, başka İngiliz savunma şirketiyle yapılacak işbirliği anlaşmalarının takip etmesi de beklenebilir. Halihazırda İngiltere’de faaliyet gösteren yaklaşık 200 Türk şirketi var. Ayrıca İngiltere’de Türkiye’den gelecek teknoloji yatırımlarına da çok açığız.

Buraya gelmeden önce tanıdığınız, bildiğiniz Türk sanatçılar, yazarlar var mıydı?
- Aklıma ilk gelen isim Orhan Pamuk. Çünkü ben Türkçe öğrenirken Pamuk’un ‘Kafamda Bir Tuhaflık’ kitabı çıkmıştı, o kitabı okurken çok keyif aldım.

İki çocuğunuz var, İstanbul’a  taşınmak aile hayatınızı nasıl etkiledi?
- 13 yaşında bir oğlum, 16 yaşında bir kızım var, hayatlarında çok büyük değişiklik olmadı, çünkü ben işim gereği sürekli farklı ülkelerde yaşamak durumundayım. Şu anda çocuklarımın ikisi de İngiltere’de yatılı okulda okuyor. Tatillerde de buraya geliyorlar.

Türkiye’de İstanbul dışında nereye gittiniz?
- Yılbaşı tatilinde ailecek Palandöken Dağı’na kaymaya gittik, çok kar vardı, çok güzeldi. O sırada Avrupa’da Alpler’de çok az kar vardı, oraya kaymaya giden arkadaşlarımız sosyal medyaya koyduğumuz fotoğrafları görünce bayağı kıskandılar.  Bir de İngilizler Türkiye’nin aynı zamanda bir kayak tatili merkezi olduğunu bilmiyorlar, burayı daha çok deniz ve güneş tatili için bir destinasyon olarak biliyorlar.  O yüzden fotoğraflarımızı görünce çok şaşırdılar.

İngiltere Başbakanı Theresa May birkaç hafta önce Türkiye’ye geldi. Bu ziyarette özellikle savunma alanında birçok anlaşma imzalandı. Ziyaretin temel amacı neydi?
- Çok başarılı bir ziyaret oldu. Ziyaretin birkaç temel sebebi vardı: Theresa May, Washington’ta ABD Başkanı Donald Trump’la görüştükten hemen sonra Türkiye’ye geldi, Washington’da yaptığı görüşmeleri Cumhurbaşkanı Erdoğan’la paylaşmak istedi. Ticaret, güvenlik gibi alanlarda işbirliğini artıran anlaşmalar imzalandı. Ayrıca Türkiye’deki darbe girişiminin ardından İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson ve diğer bazı bakanlar Türkiye’ye gelmişti ama Başbakan gelememişti, Türkiye’yi derinden sarsan bu olayın ardından başbakan olarak Türkiye’ye gelmek ve Türk demokrasisiyle olan dayanışmamızı ifade etmek istedi. Zaten darbe girişiminde sonra da Türkiye’ye gelen ilk Batılı Bakan da İngiltere’nin AB Bakanı Alan Duncan olmuştu. 

Terörle mücadelede Türkiye’yle yakından çalışacağız

Güvenlik alanında Türkiye ve İngiltere’nin imzaladığı stratejik anlaşmanın önemi nedir?
-  Havacılık alanında güvenlik işbirliği ve istihbarat paylaşımı yapacağız. Türkiye’ye çok fazla İngiliz turist geliyor. 2015’te ve 2016’da bu sayı azalmasına rağmen yine de geçen sene 1.7 milyon İngiliz turist geldi. Dolayısıyla havacılık alanında güvenlik konusu her iki ülke için de çok önemli. İstihbarat paylaşımı, eğitim, havaalanlarında alınan önlemler konusunda birbirimize çok yardımcı olabiliriz. Terörle mücadele konusunda da çok yakından çalışacağız.

İngiltere, her zaman Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyen bir ülke oldu, ancak şimdi Brexit kararının ardından AB’den çıkış sürecini kısa bir süre sonra başlatacak. Siz AB’den çıkarken Türkiye’nin AB üyeliğini yine destekleyecek misiniz?
- Bunlar iki ayrı konu. İngiliz halkı AB’den ayrılma yönünde oy kullandı, biz de bu süreci başlattık. Türkiye ise AB’ye üyelik sürecinde olan bir ülke ve tabi bunun için yerine getirmesi gereken kriterler var. Bunun bizim açımızdan çelişkili bir durum olduğunu düşünmüyorum çünkü İngiltere’deki demokratik referandumdan bu karar çıktı. Ama aynı zamanda Türkiye’nin hâlâ bu yolda devam ettiğini de görmek isteriz. Diğer AB ülkeleri ile birlikte Türkiye’nin AB’ye katılım yönünde ilerlemesini hâlâ destekliyoruz. Elbette AB üyeliği konusunu müzakere etmek Türkiye’ye düşüyor.

Basın özgürlüğünü çok güçlü destekliyoruz

Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişiminin ardından çok sayıda gazeteci tutuklandı. Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğünün durumuna ilişkin uluslararası kuruluşların çok olumsuz raporları var. İngiliz Hükümeti’nin bu konuda endişeleri var mı?
- 15 Temmuz darbe girişiminin Türkiye açısından son derece şok edici, istikrarsızlaştırıcı etkileri oldu. Bu girişimi sonuna kadar kınadık. Başbakan Theresa May de ziyaretinde bunu ifade etti. Ama şunu da söyledi: Darbe girişimine karşı hükümetin orantılı bir cevap vermesi önemli. Bu uluslararası insan hakları standartlarını da içeriyor, basın ve ifade özgürlüğü de bunun ayrılmaz bir parçası. İngiltere olarak temel hakları, özellikle ifade özgürlüğü alanında olanları koruması konusunda Türkiye’yi teşvik ediyoruz. Bu konuyu İngiltere Başbakanı May, buradaki mevkidaşlarıyla olan görüşmelerinde de dile getirdi. Biz basın özgürlüğünü çok güçlü bir şekilde destekliyoruz, bunun için İngiliz basınına bakmanız yeterli.

ABD’deki vize yasağını desteklemiyoruz

ABD Başkanı Donald Trump’ın yedi Müslüman ülkenin vatandaşlarına getirdiği vize yasağı ve seyahat kısıtlamasını nasıl görüyorsunuz?
- İngiltere’de böyle bir vize yasağı kesinlikle yok. Biz her başvuruyu tek tek ele alıp değerlendiririz.  Bu politikayı değiştirmeye de hiç niyetimiz yok. ABD’deki bu yasağı desteklemiyoruz. Ayrıca biz çok farklı ülkelerden mültecilere sığınma hakkı vermiş bir ülkeyiz. Bu bağlamda Türkiye’nin üç milyon mülteciyi bünyesine alması beni çok etkiledi. Türklerin ihtiyaç içindeki bu insanlara kucak açması, bu misafirperverliği gerçekten inanılmaz. Türkiye’nin uluslararası arenada bu konuda yeterince takdir edilmediğini düşünüyorum. Türkiye dünyanın en zengin ülkesi değil ama bu kadar mülteciye kucak açması gerçekten olağanüstü.

Stoke City’nin bütün maçlarına gittim, Türkiye’de Kasımpaşa’yı tutmam gerekiyor gibi hissediyorum!

Futbola çok düşkün olduğunuzu duydum. İngiltere’de Stoke City’yi tutuyormuşsunuz…
- Çok sıkı bir Stoke City taraftarıyım. Zaten Stoke City’de büyüdüm, babam da futbol takımının avukatıydı. Yıllarca Stoke City’deki bütün maçlara gittim. 1970’lerde bir süre çok iyilerdi. Sonra gözden düştüler ama şimdilerde yeniden yükselişe geçtiler. 

Türkiye’de hiç futbol maçına gittiniz mi? Tanıdığınız Türk futbolcu var mı?
- İngiltere liginde olduğu gibi Türkiye liginde de çok fazla yabancı oyuncu var, onların arasında tanıdıklarım var. Örneğin Fenerbahçeli Robin van Persie. Kendisiyle Ulus’ta bir restoranda tanıştık, birlikte fotoğraf çektirdik. Şu ana dek Beşiktaş- Antalyaspor maçına ve Fenerbahçe’nin 2-1 kazandığı İstanbul’daki Fenerbahçe-Manchester United karşılaşmasına gittim. Gerçekten çok iyi vakit geçirdim. Bir sonraki gideceğim maç Galatasaray’ınki olacak.

Türkiye’de hangi takımı tutuyorsunuz?
- Benden önceki Başkonsolos Leigh Turner Beşiktaş’ı tutuyordu, Büyükelçimiz Richard Moore da sıkı bir Beşiktaş taraftarı. Ama ben Türkiye’de hangi takımı tutacağıma henüz karar vermedim. Ancak konsolosluğa komşu olması itibariyle Kasımpaşa’yı tutmam gerekiyor gibi hissediyorum!

İngiltere Başkonsolosu Judith Slater: Türkiye’nin AB’ye katılımını hâlâ destekliyoruz
Futbol tutkunu diplomat, Ulus'ta bir restoranda Fenerbahçeli futbolcu Robin Van Persie'yle tanışmış.

Kendiniz de sporcusunuz, birden fazla spor dalıyla ilgileniyorsunuz… Hangi sporları yapıyorsunuz?
- Golf oynuyorum, örneğin Antalya’daki Türkiye profesyonellerle amatörler arasındaki açık golf turnuvasına katıldım. Turnuvada ünlü İngiliz golf şampiyonu Danny Willet’la da tanıştım. Ayrıca tenis oynuyorum. Haftada üç gün de koşuyorum.

İngiltere Başkonsolosu Judith Slater: Türkiye’nin AB’ye katılımını hâlâ destekliyoruz

Eskiden İngiltere’de milli kürekçiymişsiniz…
- Evet eskiden kürekçiydim. Cambridge Üniversitesi’nin kürek takımındaydım. Kısa bir süre için İngiltere Milli Takımı’nda da kürek çektim. Ancak Dışişleri’ne girdikten sonra bırakmak zorunda kaldım.

İngiltere Başkonsolosu Judith Slater: Türkiye’nin AB’ye katılımını hâlâ destekliyoruz

İngiliz Başkonsolos, 38'inci İstanbul Maratonu'na da katıldı.

 

 

 

Bu rehber gastronomi tutkunlarına yol gösteriyor

False