Gül: Hıristiyanların da cumhurbaşkanıyım

Güncelleme Tarihi:

Gül: Hıristiyanların da cumhurbaşkanıyım
Oluşturulma Tarihi: Ekim 19, 2010 13:31

Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wullf'la ortak basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Bizim de Hıristiyan, Musevi, gayrimüslim vatandaşlarımız var. Ben onların da cumhurbaşkanıyım" dedi. Gül böylece Wulff'un "İslam da bu ülkenin bir parçası" sözlerine yanıt vermiş oldu.

Haberin Devamı

İKİ CUMHURBAŞKANI'NIN GÖRÜŞMESİNDEN KARELER

Almanya Cumhurbaşkanı Wulff ile Çankaya Köşkü'nde ortak basın toplantısı düzenleyen Gül, açıklamalarının ardından, Almanya'daki “Göç artık dursun” tartışmalarına ilişkin değerlendirmesini almak isteyen bir Alman gazetecinin “Hıristiyanlık Türkiye'nin parçasıdır diyebilir misiniz?” sorusu üzerine, Wulff'un, Almanya'daki Müslümanların da cumhurbaşkanı olduğu açıklamalarını takdir ettiğini ve bu sözlerin gerçekçi olduğunu belirtti.

Almanya'da, Alman vatandaşı olan Müslüman Türkler bulunduğunu anlatan Gül, bu ülkede yaşayan Türkler arasında çok başarılı politikacılar, sanatçılar,  sporcular, iş adamları bulunduğunu söyledi.

Almanya'da yaşayan Türklerin Almanya'nın bir parçası olduğu için Wulff’un sözlerinin yadırganmaması gerektiğini ifade eden Gül, “Ben de bunu söylerim. Bizim de Hıristiyan, Musevi, gayrimüslim vatandaşlarımız var. Ben onların da cumhurbaşkanıyım. Onlar bizim vatandaşlarımız, aramızda bir ayrım söz konusu olmaz ki” diye konuştu.

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanı Gül, modern devlet anlayışında, demokrasilerde kimliklere ve dine saygı duyma anlayışının esas olduğunu dile getirerek, “Bu konuda problem olduğu kanaatinde değilim” dedi.

"TÜRKLER DAVET ÜZERİNE GİTTİ ANCAK ŞARTLAR DEĞİŞTİ"

Türkiye'den Almanya'ya ilk giden Türk vatandaşlarının davet üzerine bu ülkeye gittiklerini anımsatan Gül, şöyle konuştu:

“Dünyanın şartları o kadar değişti ki o zaman dönmek için giden insanlar orada kaldılar. Dünya gelişti, sınırlar değişti, sınırlar kalktı, Avrupa yeni bir şekil aldı, dünya yeni bir şekil alıyor... Bu çerçevede bugünün şartlarına göre düşünmemiz gerekiyor. Bildiğim kadarıyla bugün Türkiye'den Almanya'ya yoğun bir göç söz konusu değil. Şöyle bir anlayış da olmaz; 'Öyle bir vize sistemi uygulayalım ki hiç kimse gelmesin gitmesin'. Bu da bugünkü modern devlet anlayışına uygun değildir. Hatta Türkiye'deki ekonomik büyüme, demokrasinin güçlenmesi ve Türkiye'nin giderek daha güçlü hale gelmesi Almanya'dan Türkiye’ye ters bir göçü başlatmıştır. Bunları siyasi olarak kullanmamak gerektiği kanaatindeyim. Bizim ülkemizde de sizin ülkenizde de başka ülkelerde de birçok temel sorunlar olabilir. Entegrasyon konusunu siyaseten kullanmak yerine çözüme herkesin yardımcı olması gerekir. Entegrasyon konusunu kolaylaştırmak gerekiyor.  Daha önce de söyledim, şimdi de açıkça tekrar ederim, bir insan Almanya’da yaşıyorsa Almancayı en iyi şekilde öğrenmesi gerekir ki kendine, ailesine ve çevresine saygısı olsun. Bir insan İngiltere'de yaşıyorsa İngilizce'yi, Türkiye'de yaşıyorsa Türkçe'yi en iyi şekilde öğrenmesi gerekir. Bunları teşvik etmek hepimiz için görevdir.”

Haberin Devamı

Gerçekçi ve anlayışçı bir tahlil yapılması halinde Almanya'da yaşayan Türklere çok fazla suç yüklenilmemesi gerektiğini ifade eden Gül, bazı Türklerin Almanya’ya Türkiye'de bir şehir bile görmeden gittiğine dikkati çekti.

“Bu kişilere ne siz, ne biz önderlik yapamadık” diyen Gül, bu kişilerin kendilerini korumak için çeşitli duygular içine girdiğini ve entegrasyonun gecikme sebeplerinden birinin belki de bu olduğunu kaydetti.

Almanya'da yaşayan Türklerin, Almanca bilmemenin eksikliğini ve zararlarını gördüğünü ifade eden Gül, bu konuların el birliği içerisinde iyileştirilmesi gerektiğini belirtti.

WULFF: MÜZAKERELER ADİL ŞEKİLDE SÜRMELİ

Almanya Cumhurbaşkanı Wullf ise toplantıda, Türkiye'nin AB ile müzakerelerinin "adil ve ucu açık şekilde sürdürüldüğünü"  söyledi.

Haberin Devamı

Wulff, "müzakere sürecinde, Türkiye'ye diğer ülkeler gibi davranıldığını düşünüyor musunuz" sorusu üzerine, şöyle konuştu:

"Alman hükümetinin, Almanya Başbakanının ve Dışişleri Bakanının ifadelerini tekrarlamak istiyorum; müzakereler adil ve ucu açık şekilde sürdürülüyor ve daha önce üstlenilmiş yükümlülüklerin yerine getirilmesi yani ahde vefa ilkesinin geçerli olduğunu söylemek istiyorum. Zamanlama açısından söylenecek detaylar var fakat genel olarak Türkiye'nin hakkı bu müzakerelerin adil bir şekilde gerçekleşmesi yönünde."

Wulff, "Almanya'daki Müslümanların da Cumhurbaşkanıyım" açıklamasına gelen eleştirileri nasıl karşıladığının sorulması üzerine, "Benim için bu çok olumlu bir deneyimdi. Almanya'da 3 Ekim tarihinde konuştum ve bugün de TBMM’de bir konuşma yapacağım. İki konuşmamda da aynı şeyleri söyleyeceğim. Birbirimize çok faydamız var, yakın ilişkileri geliştirmemiz ve mevcut sorunları elbirliğiyle daha erken çözmemiz gerekiyor" dedi.

Haberin Devamı

Almanya'daki yabancı kökenli çocukların, "daha erken yaşta Almanca öğrenmeleri gerektiğini" vurgulayan Wulff, "Almanya'ya uyumlu olmak, Almanların yaşam tarzına da saygı duyulması gerektiğini" kaydetti.

Almanya Cumhurbaşkanı, özgürlüklerin toplumun her kesimi için geçerli olduğunu belirterek, "Çeşitliliği kabul etmek gerekiyor, küreselleşmede giderek daha fazla çeşitlilikle karşılaşacağız. Yorucu olabilir ancak bu çeşitlilik aynı zamanda bir zenginliktir" diye konuştu.

MERKEL'İN SÖZLERİNİ DEĞERLENDİRDİ

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in "entegrasyon politikasının başarısız olduğu" açıklaması ile ilgili de Wulff, "başarılı entegrasyon örnekleri de bulunduğunu, ortak yönlerin daha fazla olduğunu" kaydetti.

Wulff, şunları söyledi:

Haberin Devamı

"Dinin istismar edilmesi konusunda hepimiz aynı şeylerle mücadele ediyoruz. Belki de üç büyük din hakkında yeterince bilgi sahibi değiliz. Bremen'de de söylediğim gibi, güvenilirlik en önemlisi ve insanın inandığı şeyi açık şekilde ifade etmesi de önemli."

Türkiye ile Almanya'nın tarihi dost olduğuna işaret eden ve "bu dostane ilişkileri daha da yoğunlaştırmak istiyoruz" diyen Wulff, Türkiye'nin ekonomik anlamda yaşadığı önemli gelişmeleri ve AB yolundaki çalışmalarını takdir ettiklerini kaydetti.

Türkiye'nin dünya barışı için önemli rol oynayabileceğine inancını ifade eden Wulff, "Türkiye, dünyanın birçok yerinde bir arabulucu olarak çok önemli rol oynuyor" dedi.

İki Almanya'nın birleşmesi gününde yaptığı açıklamaya atıfta bulunan konuk Cumhurbaşkanı, o konuşmasında Türkiye ile Almanya'nın çok yakın işbirliğine sahip olduğunu ve sorunları da elbirliğiyle çözmek gerektiğini ifade ettiğini belirtti. Wulff, "Bu ilişkileri Türk-Alman Üniversitesinin temelini atarak yoğunlaştırıyoruz. Aynı zamanda Hessen-Bursa arasında bir partnerlik anlaşması imzalanacak. Bu işbirliği projeleriyle genç insanların Türkiye'yi tanımalarını,  Türk gençlerinin de Almanya'yı tanımalarını istiyoruz" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Gül ile şahsi deneyimlerini de paylaştığını anlatan Wulff,  Aşağı Saksonya eyaletinde Sosyal İşler, Kadın, Aile ve Sağlık Bakanlığı görevini yürüten Aygül Özkan'ın başarısının orada yaşayan Türkler açısından önemli olduğunu belirterek, "Bu başarıyı görmek Almanya'da yaşayan birçok Türk'ü de cesaretlendirdi. 'Bizim ülkemiz olan bu Almanya'ya katkıda bulunmak istiyoruz'  diyorlar. Bu nedenle tabii ki ben onların da cumhurbaşkanıyım" ifadesini kullandı.

Terör, aşırıcılık gibi konuların her iki toplumun da endişesi olduğunu belirten Alman Cumhurbaşkanı, bu endişelerin ciddiye alınması gerektiğini söyledi. Wulff, "Terör için din istismar ediliyor. Diğer dinler hakkında yanlış anlamalar var. Kişisel temasları geliştirmeliyiz. Türkiye bu alanda çok olumlu bir gelişme kaydetti, bunu takdir ediyoruz" dedi.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!