AB’den uyarı ve yüklü ev ödevi

Güncelleme Tarihi:

AB’den uyarı ve yüklü ev ödevi
Oluşturulma Tarihi: Kasım 10, 2015 20:42

Avrupa Birliği Komisyonu’nun Türkiye ile ilgili açıkladığı İlerleme Raporu’na, ifade ve medya özgürlüğü alanında son iki yıldır yaşanan ciddi gerileme damga vurdu. Belgede toplanma özgürlüğü ve yargı alanındaki olumsuzluklara dikkat çekildi. Türkiye’nin Suriyeli mülteciler konusundaki çabaları övülürken ‘Kürt barış süreci kaldığı yerden devam etmeli’ dendi.

Haberin Devamı

HÜRRİYET’in pazar ve pazartesi günleri detaylarını iki gün üst üste aktardığı taslak belgeyle uyumlu olan İlerleme Raporu’na ifade ve medya özgürlüğü alanında son iki yıldır yaşanan ciddi gerileme damga vurdu. Toplanma özgürlüğü ve yargı alanındaki olumsuzlukların da dikkat çektiği belgeyi açıklayan AB Komisyonu’nun Avrupa Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn, özellikle gazetecilere ve medya organlarına artan baskı ve gözdağına dikkat çekerek, “Bu gibi kilit alanlardaki reformlar Türkiye’nin üyelik sürecinde kendi yararı için vazgeçilmez önceliklerdir” dedi. AB İlerleme Raporu’nda en çok eleştirilen alanların başında gelen yargı konusunda son aşamada gerçekleştirilen bir değişiklik dikkat çekti. Metinde daha önce yargıya ilişkin yer alan “2014’ün başından bu yana durumun ciddi şekilde gerilediği görüldü” denilirken bu ifade, “2014’ün başından bu yana ilerleme olmadı” şeklinde değiştirildi. Bu değişiklik Ankara’nın telkin ve talepleri dikkate alınarak yapıldı. Yeni bir formatta ve atılması gereken adımları da öne çıkaran bir yaklaşımla hazırlanan raporda, Türkiye’de son bir yılda kilit alanlarda yaşanan gelişmelere ilişkin tespitler ve bunlarla orantılı yüklü bir “ev ödevi” yer alıyor: 

TESPİTLER

Haberin Devamı

İfade ve medya özgürlüğü: Yıllarca süren ilerlemenin ardından son iki yıldır ciddi gerileme söz konusu. Hükümet medyaya yönelik kuvvetli baskıyı sürdürürken yüksek sayıda gözaltı, adli soruşturma, sansür vakası ve işten çıkarma meydana geldi. Hem devlet hem de devlet dışı aktörlerce gazetecilere ve basın kurumlarına yönelik yoğun tehdit ve sindirme çabaları ciddi endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Medya organlarına bir dizi saldırı düzenlendi. Gazetecilere karşı en az 4 fiziki saldırı oldu. Yetkililer doğu ve güneydoğuda şiddetin tırmanması ve ülke genelinde artan gerilim bağlamında medya özgürlüğünü daha da kısıtlayan önlemler aldı.

Yargı: Türk yargı sistemi belli bir hazırlık seviyesine ulaştı. Yargı sistemi 2007-2013 arasında bağımsızlığı, davaların kalitesinin de aralarında bulunduğu alanlarda belirgin ilerleme sağladı. Bununla birlikte 2014’ün başından bu yana ilerleme yok. Yargının bağımsızlığı ve güçler ayrılığı ilkesinin belirgin şekilde altı kazındı. Yargıç ve savcılar güçlü siyasi baskıya maruz kaldı.

Haberin Devamı

Toplanma özgürlüğü: Giden hükümet protestolara karşı artan bir hoşgörüsüzlük gösterdi ve toplanma hakkını kısıtlayıcı şekilde yorumlayan tavrını sürdürdü. Gösterileri, Avrupa standartlarına uygun olmayan şekilde, zorlayıcı neden olmaksızın düzenli olarak engelledi.
Yetkililer iç güvenlik paketinin sağladığı yetkileri uygulamaya sokarken agresif grupların bazı medya organlarına ve HDP ofislerine saldırılarını zapt edemedi.

Yolsuzluk: Şeffaflık konusunda yasal düzenleme yokluğunda geçen yıl yolsuzlukla mücadelede ilerleme olmadı. Yolsuzluk algısı yaygın olmayı sürdürüyor. Yürütmenin üst düzey yolsuzluk davalarının soruşturma ve kovuşturmalarına yersiz tesirine olanak veren yasal ve kurumsal çerçeve önemli endişe kaynağı.

Haberin Devamı

Kürt sorunu: Kürt sorunun çözümüne ilişkin olumlu gelişmelerin ardından barış süreci PKK’nın yeniden şiddete başlamasıyla askıya alındı. PKK’nın ateşkese son vermeyi değerlendirdiği açıklamasının ardından güvenlik durumu temmuzda dramatik şekilde kötüleşti.

Suriyeli mülteciler: Türkiye, Suriyeli mültecilere barınak sağlama konusunda önemli çaba göstermeyi sürdürüyor. Türkiye yaklaşık 2.2 milyon kişiyle dünyada en çok mülteci nüfusuna sahip ülke konumunda. Geçici koruma altındaki Suriyeliler sağlık, tercümanlık ve eğitim hizmetlerinden yararlanabiliyor. Bununla birlikte bazı yasal boşluklar mevcut.

TÜRKİYE’DEN BEKLENTİLER

Medya özgürlüğü: Gazetecilere yönelik gözdağı yöntemlerine karşı eyleme geçilmeli. Gazetecilere yönelik tüm fiziksel saldırılar ve tehditler soruşturulmalı. Medya organlarına saldırılar aktif şekilde önlenmeli. Medya ve internette özgür konuşmayı kısıtlayan bir ortam yaratan siyasi iklim yatıştırılmalı.

Haberin Devamı

Yargı: Yargının görevlerini bağımsız ve tarafsız şekilde yapabileceği, yürütme ve yasamanın güçler ayrılığına tam saygı gösterdiği siyasi ve hukuki ortam yaratılmalı. Yürütmenin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’ndaki (HSYK) rolü ve tesiri sınırlanmalı. Yargıçların kendi istekleri dışında tayinlerine karşı yeterli güvence sağlanmalı.

Temel haklar: Özellikle ifade özgürlüğü, suçların cezasız kalmasıyla mücadele, toplanma özgürlüğü, kişisel verilerin korunması ve azınlık mensuplarının korunması olmak üzere temel hak ve özgürlüklere tam saygı gösterilmesi sağlanmalı.

Yolsuzluk: Üst düzeyli yolsuzluk davalarında savcılığın ve kolluk güçlerinin bağımsızlığı güçlendirilmeli. Bu suçlar için caydırıcı yasalar kabul edilmeli ve etkin şekilde uygulanmaları sağlanmalı. Yolsuzlukla mücadele alanında net bir vizyon ortaya koyan ve güncellenmiş bir strateji ve eylem planı kabul edilmeli. Bağımsız bir yolsuzlukla mücadele kurulu oluşturulmalı.

Haberin Devamı

Kürt sorunu: Barış sürecinin kaldığı yerden sürmesi zorunlu. Süreç, sorunun çözülmesi için en iyi seçenek olmayı sürdürüyor. Hükümet önceliği demokratikleşme ve uzlaşma için ilerleme sağlamaya vermeli.

Suriyeli mülteciler: Geçici koruma altındaki Suriyelilerin işgücü piyasasına erişimini sağlayacak yasa geçirilmeli.

HALKALARIN ŞİFRESİ

AB Komiseri Johannes Hahn, İlerleme Raporu’nu AB Komisyonu’nun Brüksel’deki merkez binasında açıkladı. Hahn’ın arkasındaki dekorda, AB üyeleri ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu genişleme sürecindeki ülkeler, haritadaki yerlerine göre bayrak renklerine ve büyüklüklerine göre değişen baloncuklarla temsil edildi.

6 BAŞLIKTA HAZIRLIK

TÜRKİYE ile AB arasındaki müzakere sürecinde önümüzdeki dönemde yaşanması öngörülen hareketlilik de metne yansıtıldı. AB Komisyonu, 17 numaralı ‘ekonomik ve parasal politika’ başlığının açılmasını önerirken AB Konseyi’ne 2015’in sonundan önce başlığın açılmasını sağlayacak bir hükümetler arası konferans düzenlenmesi çağrısı yaptı. Belgede, 2016 ilkbaharına kadar Komisyon’un 15’inci (enerji), 23’üncü (yargı ve temel haklar), 24’üncü (adalet, özgürlük ve güvenlik) ve 26’ıncı (eğitim ve kültür) başlıklarda hazırlık çalışmalarını sunacağı vurgulanıyor.

‘CUMHURBAŞKANI ELEŞTİRİLİYOR’

Raporda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın görevdeki ilk yılında kilit nitelikteki iç ve dış politika konularına aktif şekilde angaje olmayı sürdürdüğü bunun da ülke içinde anayasal yetkilerini aştığı eleştirilerine neden olduğu belirtildi. Cumhurbaşkanı’nın özellikle yargı ve Merkez Bankası olmak üzere diğer kurumlara çok defa meydan okuduğu ve medyaya karşı da bir dizi açıklamada bulunduğu da metne yansıtıldı.

AB Bakanlığı: Ölçüsüz

AB Bakanlığı, İlerleme Raporu’nda yer alan eleştirilere yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Açıklamada, “Raporda ülkemizin reform çalışmalarını yeterince yansıtmadığı, haksız, hatta yer yer ölçüsüz olduğu ve demokratik hukuk devletlerinde olması gereken özgürlük-güvenlik dengesini göz ardı ettiği değerlendirilmektedir” denildi. AB Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Anayasa’nın kendisine verdiği yetkileri kullanmasına ilişkin değerlendirmelerin de kabul edilemez olduğunu belirtti. 

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!