Yükselirlerden ‘geleneği geleceğe’ yükselten eser

Güncelleme Tarihi:

Yükselirlerden ‘geleneği geleceğe’ yükselten eser
Oluşturulma Tarihi: Aralık 03, 2022 11:21

Müzisyen Hasan Yükselir’in kızı Dijle ve oğlu Fırat’la Anatolia Senfoni Orkestrası eşliğinde gerçekleştirdiği İstanbul konseri, ‘Toprak / Gelenekten Geleceğe’, içinde bir uzun çalar ve CD’si olan albüm olarak çıktı. “Mesleğimi çocuklarımla birlikte icra etmek bir başka güzellik” diyen Yükselir’in bu albümünün adını doğanın temel elementlerinden birinden alması tesadüf değil. Projenin ilk albümü ‘Yel’ de bu elementlerden biriydi. Bundan sonraki iki çalışma da adlarını diğer temel elementlerden alacak. Böylece yel, toprak, su ve ateşten oluşan dörtleme tamamlanmış olacak.

Haberin Devamı

HASAN Yükselir, on parmağında on marifeti olan üretken bir sanatçı. Besteci, şarkıcı, tiyatro ve sinema oyuncusu, tiyatro ve sinema eserleri için müzik yapımcısı, müzik festivallerinin genel sanat yönetmeni. Listeyi daha da uzatmak mümkün... Ve çok şanslı bir sanatçı, şanslı bir baba... Hasan Yükselir’in iki çocuğu var, ikisi de babaları gibi müzisyen. Onu ve çocuklarını kısa bir süre önce ‘Toprak / Gelenekten Geleceğe’ adıyla çıkan ortak eserlerinin kapağında görüyoruz. Bir uzun çaları ve CD’yi içeren bu albüm, iki yıl önce İstanbul’da ‘Anatolia Senfoni Orkestrası’ eşliğinde gerçekleştirilen konserin kayıtlarından ortaya çıktı. Hasan Yükselir’in İstanbul’da yaşayan oğlu Fırat, orkestra şefi ve besteci. 5 Ocak 2019’da Şişli Cemil Kandaş Kültür Merkezi salonunda gerçekleştirilen konseri de o yönetmişti. Kızı Dijle de bir süredir Kanada’da yaşıyor, çeşitli opera ve korolarda müzik yaşamını sürdürüyor. İstanbul konserinde o da babası ve abisiyle birlikte sahnedeydi.

Yükselirlerden ‘geleneği geleceğe’ yükselten eser
‘SAHNEDE KIZIM OĞLUM DEĞİL, MESLEKTAŞLARIM’
Şimdi üç Yükselir’in birlikte yükseldikleri bu muhteşem performans bir plağa ve CD’ye kaydedilmiş olarak müzikseverleri bekliyor. Baba Yükselir, bu müthiş buluşmanın nasıl bir duygu olduğunu şöyle dile getiriyor: “Çocuklarım eğitim kalitesi yüksek olan okullarda okudular. Oğlum Fırat, Bilkent Üniversitesi Kompozisyon Bölümü’nü bitirdi. Ardından Amerika’da Berkeley Üniversitesi’nin Film Müziği Bölümü’nde öğrenim gördü. Şimdi İstanbul’da dizi müzikleri yapmakla meşgul. Kızım Dijle ise, Mimar Sinan Devlet Konservatuarı Opera Bölümü’nü bitirdi. O şimdi Toronto’da opera yaşamını sürdürüyor. Dolayısıyla çocuklarımla birlikte bu işi yapmak aynı sahneyi paylaşmak gurur verici bir durum, ama bu konserde endişe dolu bir heyecan vardı. ‘Ya şimdi performans esnasında hata yaparsam!’ diye düşünüyordum. Benim için önemli bir sınav gibiydi. Öyle ya, onlar sahnede o an kızım, oğlum değil benim meslektaşlarımdı. İnsanların kalplerine, ruhlarına dokunan bir mesleği çocuklarımla birlikte icra etmek başka bir güzellik. Bu mesleği tercih etmelerine neden olmaktan mutluyum...” Borusan ve Cemal Reşit Rey senfoni orkestraları ekiplerinden 46 müzisyenin katılımıyla oluşan ‘Anatolia Senfoni Orkestrası’ eşliğinde gerçekleştirilen konser büyük ilgi görmüştü ve Hasan Yükselir, ekip olarak bunu tekrarlamaya hazır olduklarını söylüyor. Ama bunun için ilk konserdeki gibi çok sayıda sponsorun desteğine ihtiyaçları olduğuna dikkat çekiyor ve “İlk konserin gerçekleşmesine maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen kurumlara ve kişilere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum” diyor.
Yükselirlerden ‘geleneği geleceğe’ yükselten eser

Haberin Devamı

YEL, TOPRAK, ATEŞ VE SU’DAN OLUŞAN DÖRTLEME
‘Toprak’, Hasan Yükselir’in imzasını taşıyan dokuzuncu albüm. Öte yandan da ilki 2015 yılında çıkan dörtlemesinin de ikinci eseri. Bu projesinde evrenin temel elementlerinin adıyla ilerliyor. ‘Yel’ ve ‘Toprak’ı Od (ateş) ve ‘Su’ albümleri takip edecek. “Neden bu elementler?” sorusunun yanıtını da kendisinden alalım: “Anadolu’nun eski düşünürlerinden Herakleitos evrenin, ateş, toprak, yel ve sudan meydana geldiğini ve sürekli bir oluşum içinde olduğunu söyler. Anadolu’da hâlâ varlığını sürdüren birçok inanç, Tanrı-Evren-İnsan birliğini temel almıştır. Bu inançlara göre ‘Tanrı evreni, ateş, yel, su ve topraktan yaratmış ve bu dört elementi sevgiyle birleştirerek de insanı meydana getirmiştir. Büyük Ozanımız Yunus’un dediği gibi: İş bu tenin terkibi od ü yel, toprak, sudur. / Yunus sen gör özünü, suda, toprakta mısın?” Dörtlemenin ilk eseri Yel, Anadolu’nun geleneksel ürünlerinin caz müziği tarzında yorumlandığı bir çalışmaydı. Yükselir’in tek başına piyano ve kontrbas eşliğinde gerçekleştirdiği bu albümdeki eserler, yel gibi ‘esip’, ‘estirilen’ Anadolu’nun ürünlerinden oluşuyordu. Fırat Yükselir’in yönettiği ‘Anatolia Senfoni Orkestrası’ eşliğinde gerçekleştirilen ‘Toprak’ konseri ve albümü ise Anadolu ozanları ve şairlerinin şiirlerinden Hasan Yükselir tarafından bestelenen eserlerle, değişik yörelerden seçilen türküleri içeriyor.

Yükselirlerden ‘geleneği geleceğe’ yükselten eser
‘GEÇMİŞ GEÇMİŞTE KALMALI...’
Hasan Yükselir, albümün alt başlığında vurgulanan ‘gelenekten geleceğe’ iddiasını gerçekleştiriyor bu seçimleriyle. Eserde Anadolu’nun 13’üncü yüzyılından da, 20’nci yüzyılından da ozanlar var. Yani Yunus Emre, Karacaoğlan, Dadaloğlu, Pir Sultan Abdal, Köroğlu ve Nazım Hikmet... Albümün üzerinde yer alan açıklamalar da Türkçe, Almanca ve İngilizce. Yani Avrupa’da yaşayan müziksever dostları için noel ya da yılbaşı hediyesini henüz almamış olanlara önerilir... Yükselir, Toprak albümüyle Türkiye’den ayrılıp Almanya’ya yerleştiği 1990’lı yıllardan beri sürdürdüğü çalışmalardaki hedefine, yani Anadolu’nun geleneksel müziğini hem ritmi, hem de mesajıyla Batılı müzikseverlerin alışık olduğu tarzlarda yeniden yorumlayarak, tanıtmak, sevdirmek hedefine doğru büyük bir adım atmış oldu. Sanatçı, “Geleceği kurabilmemiz için geçmişten yararlanmamız lazım. Geçmiş geçmişte kalmamalı. Geçmişin ozanları da, günümüz ozanları da pırıl pırıl sözleriyle insana ilişkin özlemleri, güzellikleri, çağrıları dile getiriyorlar. Anadolu’nun müziği bu ortaklıkları yüzyıllar öncesinden günümüze taşıyor. Biz de bu çalışmamızda, bütün bunları bir senfoni aracılığıyla vermeye çalışarak bir adım daha ilerlemiş olduk” derken yolunu aydınlatan Nazım Hikmet’in şu sözlerini aktarıyor: “Sanatımın kökü yurdumun topraklarındadır. Ama dallarıyla bütün topraklara, doğuda, batıda, güneyde, kuzeyde uçsuz bucaksız yayılan bütün topraklara, o topraklar üstüne kurulmuş medeniyetlere, tüm insanlığa uzanır.”
Yükselirlerden ‘geleneği geleceğe’ yükselten eser

Yükselirlerden ‘geleneği geleceğe’ yükselten eser
TOPRAK’I SU VE ATEŞ ALBÜMLERİ TAKİP EDECEK
Üçüncü albümle ilgili ipuçlarını alabiliyoruz sanatçıdan: “Su yaşamın kendisi. Güvenirlilik, saflık ve temizlik mesajı veriyor. Bu albüm daha sade anlatımlı eserleri içerecek. Daha saf, daha kolay, arı ve duru olacak.” Dörtlemenin son eseri Ateş’le ilgili fazla ipucu yok. “Ben de henüz tam olarak bilmiyorum” diyor Yükselir, “Nasıl Yel ve Toprak albümleri birbirini doğurduysa, onlar da birbirini doğuracaklar” diyor.
Yükselir dörtlemeyi oluşturacak tüm albümleri birbirinden ayırmadığını söylüyor, ancak gelecek albümün onun sanat yaşamında bir başka yeri olacağı ortada, çünkü arkadaşlarıyla birlikte 22 yıl önce kurduğu kültür ve sanat derneği de onun adını taşıyor. ‘Su Arts’ derneği, Frankfurt yakınlarındaki Offenbach kentinde bu yıl sekizincisi düzenlenen bir uluslararası müzik festivali gerçekleştiriyor. ‘Main Dünya Müzik Festivali (MainWeltmusik Festival) adıyla düzenlenen festivalde şimdiye kadar 45 ülkeden 220’nin üzerinde müzisyen ayrı ayrı ve karma ekipler olarak gerçekleştirdikleri performanslarla bir araya geldiler. Her defasında katılan sanatçıların sahneden birlikte Pir Sultan Abdal’ın eseri ‘Dostum Dostum’u seslendirmesiyle sonlanan festivalin genel sanat yönetmeni olan Yükselir’in kendisi de her festivalde sahneye çıkarak Anadolu’nun değişik yörelerinden türküleri ve ünlü şairimiz Nazım Hikmet’in şiirlerinden bestelediği kendi eserlerini icra ediyor.
Yükselirlerden ‘geleneği geleceğe’ yükselten eser

Yükselirlerden ‘geleneği geleceğe’ yükselten eser
‘ALMANYA GÖÇ ÜLKESİ OLDUĞUNU KABUL ETTİ’
Yükselir, ilki 2014 yılında gerçekleştirilen ve artık gelenekselleşen bu festivalleri aslında Main Nehri’nin Ren Nehri’ne karıştığı tüm bölgede ve bir hafta süreyle düzenlemek istiyor. “Almanya artık çok kültürlü bir göç ülkesi olduğunu kabul etti. Biz de Main bölgesinde yaşayan farklı kültürlerden insanlar arasında müzik yoluyla kardeşce ilişki kurulmasını ve geliştirmesini hedefliyoruz. Müzik, farklı kültürler arasında ilişki kurmanın en kolay yolu. Dünyanın tek ortak dili müziktir. Çünkü konuşma dilinin aksine, müzik dünyası insanlar ilişki için engel tanımaz. Kim açık bir kalple bir nağme duyarsa, iletileni anlamaya başlar ve müziği yapanın dünyasına adım atar” diyor. Hasan Yükselir, bir yandan arkadaşlarıyla birlikte hayata geçirdiği bu festivalle, diğer yandan da çocukları ve diğer müzisyenleri bir araya getirerek gerçekleştirdiği konserleriyle kendi deyimiyle “Farklı müzik geleneklerinin yarattığı zenginliğin ve güzelliğin uyandırdığı heyecan ve coşkuyla” ilerliyor, daha doğrusu yükseliyor. 9’uncu ‘Main Dünya Müzik Festivali’ için biraz bekleyeceğiz, neredeyse bir yıl var.
Ama o zamana kadar Yükselir’in kendi müzik çalışmaları ve performansları devam edecek. “Doğusundan batısına büyük çeşitlilik sergileyen, eşsiz kültürel zenginliğe sahip Anadolu topraklarının hazineleri olan türkülerini, şarkılarını batı ve doğunun müzik formlarıyla harmanlayarak tüm dünyaya seslendirmek istiyoruz. Nazım Hikmet’in dediği gibi ‘sanatımızın kökü yurdumuzun topraklarında’ diyerek yurdumuzu müziğiyle, kültürüyle tüm dünyaya taşımayı sürdürecek.
Yükselirlerden ‘geleneği geleceğe’ yükselten eser

Yükselirlerden ‘geleneği geleceğe’ yükselten eser
ÇOK YÖNLÜ SANATÇI
Aslen Kahramanmaraş Pazarcıklı olan, ancak çocukluğu Gaziantep’te geçen Hasan Yükselir, besteci ve yorumculuğunun yanı sıra, bir tiyatrocu. Hem oyuncu olarak, hem de müziklerini yaparak çok sayıda tiyatro oyununda yer alan Yükselir’in sanat yaşamı Ankara’daki Gazi Üniversitesi Müzik Fakültesi’nde başladı. Üniversitenin Keman–Şan Bölümü mezunu oldu, ancak öğrenim sırasında geçirdiği bir kaza sonucu kemanı bırakıp, şana ağırlık vermek zorunda kaldı. Bu arada tiyatroya da başladı ve Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’ne bağlı Tiyatro Bölümü’nde master yaptı. Turgut Aldemir’den kompozisyon, Ankara Devlet Opera ve Balesi DOB Sevim Çıdamlı’dan şan dersleri aldı. Türkiye, Almanya, Fransa, İsviçre, Hollanda, Avusturya, Belçika, İngiltere ve Kanada’da, Köln Senfoni Orkestrası, Berlin Schöneberg Senfoni Orkestrası, Vinorosso Senfoni Orkestrası, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Eskişehir Büyükşehir Senfoni Orkestrası, Anatolia Senfoni Orkestrası gibi birçok orkestranın eşliğinde konserler yaptı.

Haberin Devamı

BAŞ YAPITI ‘SEVDA ATEŞTEN BİR GÖMLEK’
Üniversitenin tiyatro bölümünde, Ankara Deneme Sahnesi’nde, devlet ve özel tiyatrolarda sahnelenen çok sayıda oyunun, TRT için çeşitli drama ve belgesellerin müziklerini yaptı. Şerif Gören ve Tunç Başaran gibi tanınmış yönetmenlerin bazı sinema filmlerinin müzikleri de ona ait. ‘Yunus’tan Nazım’a’, ‘Bağlama Konçertinosu’, ‘Yer Altında Gül Deren Eller Gördüm’ (Yunus Emre’nin hayatını üç dilde işleyen iki perdelik opera), ‘Mustafa Kemal’i Sevdim-Fikriye&Latife’, ‘Pir Sultan’dan Nazım’a’ gibi orkestra ve opera eserleri, müzikaller yazdı. Altı yıllık bir çalışma sonucu hazırladığı ve Nazım Hikmet’in 100’üncü doğum yılı nedeniyle UNESCO tarafından ‘Nazım Hikmet Yılı’ ilan edilen 2002 yılında bir albüm olarak da yayımlanan ‘Sevda Ateşten Bir Gömlek’ müzikali sanatçının baş eseri olarak kabul edilebilir. 1993’te Almanya’ya gelen sanatçı, MainWeltmusik Festivali’nden önce de Detmold’de ‘Sınır Tanımayan Şarkılar’ (Lieder ohne Grenzen) festivalinin genel sanat yönetmenliğini yapmıştı. Türkiye’nin büyük müzisyenlerinden Ruhi Su’yla olan ses benzerliğiyle de dikkatleri çeken Hasan Yükselir’in operadan, caz ve halk müziğine kadar çeşitli formlarla çeşitlenen beste ve yorumlarını içeren dokuz albümü bulunuyor.

Haberin Devamı

DARMSTADT’TA YÜKSELİR KONSERİ
HASAN Yükselir, 10 Aralık Cumartesi günü Darmstadt Müzik Derneği’nin düzenlediği konserde Anadolu’dan türküleri ve kendi bestelerini seslendirecek. Konserde sanatçıya Devrim Demir Yeşilpınar (piyano) ve Vural Güler (saz) eşlik edecek. Programda Darmstadt Müzik Derneği’nin korosu da sahne alacak. ‘Schwanenstr. 42, 64297 Darmstadt’ adresindeki ‘Ernst-Ludwig-Salonu’ndaki konser saat 18.00’de başlayacak.

BAKMADAN GEÇME!