GeriAvrupa Türkiye Almanya Film Festivali
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türkiye Almanya Film Festivali

Türkiye Almanya Film Festivali

İki ülkenin kültürünü ve sanatçılarını buluşturan Nürnberg Türkiye Almanya Film Festivali’nin kurucusu Adil Kaya, festivalin dününü ve bugününü anlattı. İnsan hakları ve kültür kenti olan Nürnberg’de sosyal hayata damga vuran, Almanya’nın gözde festivallerinden biri olan, iki ülkenin kültürünü ve sanatını ve sanatçılarını buluşturan festival bu yıl 25’inci yılını kutluyor.

TÜRKİYE Almanya Film Festivali düzenleme fikri nasıl doğdu, bugünlere nasıl geldiniz?
90’lı yılların başında ihtiyaçtan doğdu aslında. Taner Bey, siz o yılları iyi anımsarsınız. İki Almanya yeni birleşmiş, milliyetçi, ırkçı Nazi ruhu tekrar hortlamıştı. Göçmenlerin evleri yakılıyordu, ilticacılar saldırıya uğruyordu. Solingen, Mölln, Hoyerswerda’daki yakılan evler ve ölen insanlarımız hâlâ belleğimizde. Korkunç günlerdi, Almanya’da evlerinde sabaha kadar nöbet tutan Türkler vardı. İşte o dönemde Alman medyası biz göçmenlere çok sağlıklı bakmıyordu. ‘Alman medyasına ve bu kanalla Alman toplumuna bizim kültürümüzü saygın bir şekilde nasıl anlatabiliriz?’ dedik. Bizi aynı seviyede kabul etsinler ve saygı duysunlar istedik. Bu saygınlığı da Almanya gibi gelişmiş şehir kültürüne ya da Fransızca anlatımıyla burjuva kültürüne sahip bir toplumda en iyi şekilde kültür ve sanatınızla ulaşabiliyorsunuz. ‘Sinema Günleri’ olarak bu projeye başladık. Bir yandan Türkiye’nin çağdaş yüzünü anlatalım dedik, öte yandan Almanya’da üretilen kültüre ve sanatın sinema dalındaki eserlere, yapıtlara yer verelim istedik. Toplum içerisinde barışçıl yaşamak ancak karşılıklı saygıyla olabiliyor.

Türkiye Almanya Film Festivali
‘ARTIK DAHA SAĞLAM VARIZ’
Size göre bunca yıl sonra yapılan tüm bu çalışmalar Türk toplumuna ne kazandırdı?
Bir sefer saygınlık hissedilir bir şekilde arttı, fevkalade arttı. Diyaloglar normal hale geldi. Bu konuda bu bizim festivalin de katkısı mutlaka olmuştur. Ama artık yeni nesil buradaki topluma sahip çıkıyor. ‘Alman-Türklerin yarattığı kültür ve sanat var, tabii ki yarattığı bir de ekonomi var. Biz göçmenler olarak bu toplumda artık daha sağlam bir şekilde ve kendimize daha çok güvenerek varız. Toplum ilerledi, ilerlerken bu gelişmeye sanatsal ürünlerle iyi destek veriyoruz.
Ama NSU cinayetlerine engel olunamadı?
Haklısınız, bu katliamlar toplumun ve bu devletin çok büyük bir ayıbı. Göçmenlere olan saldırıların her zaman olabileceğinden hâlâ endişe duyuyoruz. Ama bu insan düşmanlığı bir hasatlıktır. Her toplumda var. Bu hastalığın üzerine üzerine sürekli gidilmesi gerekiyor. Nasıl her gün yemek yiyoruz, nefes alıyoruz, virüslerle uğraşıyoruz, işte bu ırkçılık ya da insan düşmanlığı öyle bir hastalık, her gün mücadele verilmesi gerekiyor. Bıkmadan usanmadan. İşte, bizim bu Türkiye Almanya Film Festivali’ni ısrarla sürdürmemizin, 25’inci kez festival düzenlememizin asıl gerekçesi de bu; Irkçılık hastalığına karşı günlük mücadelenin bir parçası olmak.
Neden Türkiye Almanya Film Festivali diyorsunuz, Türk-Alman değil?
Türk ya da Alman denince kafalar karışıyor, kim Türk, kim Alman? Örneğin Almanya toplumunun yetiştirdiği dünyaca ünlü yönetmen Fatih Akın... Sizce Türk mü, Alman mı? Bu toplumda yasayan bizler ne kadar Türk’üz ne kadar Alman’ız? 40 kişiye sorsanız 40 değişik cevap alırsınız. Esas olan bir ülkenin toplumun yarattığı kültürü ve sanatı adlandırabilmek. Türkiye Almanya Film Festivali daha birleştirici, bölmüyor. Biz de zaten kutuplaşmaya karşıyız, birleşmeden yanayız. Bir nesil sonrasında umarım bu gibi konuların tartışılmasına gerek kalmaz, bu konular aşılır.
Türkiye Almanya Film Festivali

Türkiye Almanya Film Festivali
‘HER YIL BİR MACERA BU BÜTÇE İŞİ’
Biliyoruz ki Ayten Akyıldız sağ kolunuz ama diğer yardımcı olanlar kimler, hangi kuruluşlar maddi destek veriyor?
Ayten Hanım festivalin yönetmeni. Türk sinemasında çok saygın bir yeri var. Ünlü sanatçıların festivale gelmesi onun sayesinde oluyor. Festivali aslında bizim tarafımızdan 2-3 kişilik küçük bir grup bütün yıl çalışarak hazırlıyor. Nürnberg Şehir Belediyesi’yle birlikte düzenlediğimizden onlar da ayrı bir ekiple önemli katkılarda bulunuyorlar. Yani belediye ile bizim STK diyeceğimiz festival ekibi muazzam bir ortak çalışma söz konusu. Buna ek olarak festival yaklaştıkça kadro büyüyor ve gönüllü çalışanlar ekibi oluşuyor. Gerek Türkiye’den gerek Almanya’dan yakın dostlarımız, festivale çok değer veren arkadaşlarımız yardımlarını eksik etmiyor. Bu yüzden de festival hep ailevi bir havada geçiyor. Bunu buraya gelen sanatçılarımız da sık sık dile getiriyor.
Nasıl bir bütçeyle çalışıyorsunuz?
Bütçemiz dar. Yaklaşık 500 bin euroluk bir boyutu var bu çalışmanın. Her yıl bunu tamamlamak için ayrı uğraş gerekiyor. Federal Almanya hükümeti, Bavyera eyaleti, Goethe Enstitüsü, başta Nürnberg Şehir Belediyesi ve dostlarımızın özel yardımlarıyla bu bütçeyi oluşturuyoruz. Ama her yıl bir macera bu bütçe işi.
Türkiye Almanya Film Festivali
‘25 YILDA 1000’DEN FAZLA FİLM’
Geçen 25 yılda kaç sanatçıya ve kimlere onur ödülü verdiniz?
Son olarak Türkiye’den Ediz Hun ve Filiz Akın ‘Yaşam Boyu Onur Ödülü’ aldılar. Bu yıl Genco Erkal’a bu ödül verildi. Dört yapraklı yoncadan Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit ve Fatma Girik de bu listede. Erkek oyunculardan Kadir İnanır, Şener Sen, Tarık Akan, Halil Ergün, Tuncel Kurtiz. Yönetmenlerden Zülfü Livaneli, Ferzan Özpetek ve Yavuz Turgul. Türkiye’de özel bir yeri olan Ara Güler ve İstanbul Film Festivali’yle Türkiye kültürünü dünyaya tanıtan Hülya Uçansu. Bu listeye benzer bir liste de Alman sanatçılar tarafında var ki, o da inanılmaz. Nürnberg’e gelen her sanatçımız Türk ya da Alman, çok güzel diyaloglara giriyor, festivalin bir dostu olarak geri dönüyorlar. Hatta festivale çalışmak için tekrar tekrar geliyorlar, jüri üyeliği yapmak ya da ödül vermek gibi.
Toplam kaç film gösterildi, kaç sanatçı ağırladınız?
Bazı yıllar 80 film de gösterdik. Ama her yıl en az 40 civarında Türkiye’den ve Almanya’dan filmler gösteriyoruz. Yani 25 yılda 1000’den fazla film tanıttık. Kısa metrajıyla, uzun metrajıyla, belgeseliyle. Bunun en az 600’ü Türkiye’den gelenler filmlerdir. Bu yıl pandemi nedeniyle sadece 30–35 konuğumuz olacak. Normalde 50’nin üzerinde sanatçı ağırlıyoruz. Yani konuk sayısı bini geçtikten sonra saymayı bıraktık.
Türkiye Almanya Film Festivali
‘TOPLUMA YÖN VEREN ÖRNEK İNSANLAR’
Büyük bir sorumluluk. Yorucu olmuyor mu sanatçılarla bu kadar yoğun çalışmak?
Sanatçılar özel insanlar. Bizim festivale katılanlar istisnasız çok beyefendi ya da çok hanımefendiler. Yıldız olmanın ötesinde çok hümanistler ve çok çağdaşlar. Dünyaya açıklar. Kozmopolit insanlar. Milliyetçilik gibi başka ulusları kültürleri küçük görme gibi hiçbir eğilimleri yok. Sanatçılar ve insanlar arası diyalogdaki önemin farkındalar. O nedenle geldikleri zaman hem Alman meslektaşlarıyla çok iyi diyaloglar kuruyorlar hem de Alman seyircilerimize büyülüyorlar. Zaten bizim Türk seyircimizle ilişkileri muhteşem oluyor. Sanki Yeşilçam büyük bir okulmuş, hepsi birlikte mezun olmuş gibi. Bu Yeşilçam’ın sayesinde mi yoksa 60’lı ve 70’li yılların İstanbul kültür anlayasından mı geliyor tam kestiremiyorum. Ama hepsi istisnasız topluma yön veren örnek insanlar.
Şimdiye kadar festivali toplam kaç izleyici takip etti?
Son birkaç yıldır ortalama 8-9 bin civarında seyircimiz var. 25 yıllık bu festivali 200 binin üzerinde seyirci izledi. Tabii burada bu rakam ne kadar önemli? Galiba önemli olan süreklilik. Şehrin, yani Nürnberg’in ya da Almanya’daki yaşamın vazgeçilmez bir parçası olmak.
Türkiye Almanya Film Festivali
‘FESTİVAL, BİR BARIŞ PROJESİ’
Bu konuyu biraz açar mısınız?
Elbette. Az önce konuştuğumuz gibi, bu film festivali bir barış projesidir. Alman toplumunda barışçıl yaşam için mücadelenin projesidir. Yüzyıllarca var olan bir deniz feneri gibi yön göstererek insanlara güven vermesi gerekiyor. İster her gün gemi geçsin ister geçmesin. Varlığı önemli bir güven kaynağı. Sürekliliği olan etkinliklerin kültürler arasındaki diyalogda kalıcı bir köprü vazifesi olabiliyor, güven veriyor. Söylemesi kolay, ulaşması zor. Hükümetler değişir, kalıcı olan toplumların benimsediği yol oluyor. Bu festivali de bu toplum benimsedi ki, hâlâ görevine devam ediyor.
25’inci Film Festivali 18 Temmuz’da nerede başlayacak ve ne kadar sürecek?
Gecen yıl pandemi nedeniyle iptal edildi. Bu yıl festivali biraz daralttık. Toplam 8 gün sürecek. Nürnberg Langwasser’deki yeni yapılan Gemeinschafthaus’da acık hava sineması ekledik, yani bir yaz eğlencesi olacak. Kurban Bayramı ile aynı tarihlere denk geliyor. Zaten festival de bir şenliktir, yani bayramdır. Bu yıl çifte bayram olacak.
Festival için Türkiye’den hangi sanatçılar gelecek?
30’dan fazla konuğumuz var. Türkiye’den bu yıl gelebilenlerin sayısı pandemi nedeniyle normalinden düşük. Açılış filmi ‘Anons’un yönetmeni Mahmut Fazıl Coşkun festivalimizi seven, sayan sanatçılardan. Son geldiğinde jürimizde çalışmıştı. Bizi kırmadı, pandemi filan dinlemeden açılış törenine katılıyor. Festivalin bu karakterini önemsiyor. Aynı şekilde uluslararası ödüllü Ercan Kesal uzun yıllardır festivalimizi her zaman desteklemiş bir yazar, oyuncu ve yönetmen. Ercan Kesal da 25’inci yılımızı kutlamak üzere bayram seyran demeden geliyor. Serdar Orçin var, güzel bir filmle festivale katılıyor. Tevfik Başer jüri başkanı, jüride Luk Piyes de çalışacak. Tim Seyfi var. Simdi ‘Luk’ ya da ‘Tim’ Alman mı, Türk mü? Türkiye’den mi, Almanya’dan mı? Onun için Türkiye Almanya Film Festivali.

‘YARISI TÜRKİYE’DEN YARI ALMANYA’DAN’
Bu yıl onur ödülleri kimlere verilecek?
Almanya’nın nadir Hollywood starlarından Senta Berger ‘Yaşam Boyu Ödülü’ alacak, Türkiye’den de ödülümüz Genco Erkal’a gidiyor.
Pandemi nedeniyle ertelenen festival 25’inci yılında yaz ayında yapılacak. Erteleme olmasaydı daha görkemli bir festival bekleyebilir miydik?
Haklısınız. 25 kez festival organize etmek kolay değil. Bunu geniş çapta ve daha görkemli gelecek yıl kutlayabileceğimizi umut ediyoruz. İyimseriz.
Festival programını kısaca özetleyebilir misiniz? Film gösterileri haricinde hangi etkinlikler yer alacak?
Toplam 34 filmimiz var, yarısı Türkiye’den diğer yarısı Almanya’dan. Bir o kadar da konuğumuz olacak. Filmlerin gösteriminden sonra yönetmen ve oyuncularla söyleşilerimiz klasik bir şekilde devam edecek. Jürilerimiz toplanacak, yarışma dallarındaki filmleri değerlendirecek. Müzikli bir okuma olacak, bir atölye çalışması ve festivalin sonuna doğru ödül töreniyle birlikte ‘E5-Group’la festival partisinde gecenin ilerleyen saatlerinde Akdeniz’e doğru yelken açacağız.
Festival biletleri nasıl temin edilecek?
Artık dijitalleştik. İnternet sayfamız www.fftd.net kolayca temin edilebilir.
İki yıl önce yaptığımız söyleşide “Bu festivalle Almanları daha güler yüzlü yapamadık, Şener Sen, Cem Yılmaz ve Uğur Yücel ile de denedik, olmadı. Ama umudu kaybetmedik” demiştiniz. Bu konuda ekleyeceğiniz bir şey var mı? Almanları değiştirebildik mi?
Evet, bu esprim o zaman çok konuşulmuştu. Çok derin manalar arayanlar oldu. Aslında bu üç sanatçımız da nadir, uluslararası oyuncularımızdan, hani ülkede sahneye koyarsan koy her milleti eğlendirebiliyor ve düşündürebiliyor. Ama sanırım bir konu çok önemli... Bizim burada yetişen sanatçılarımız var, ‘Django Asül’ gibi, ‘Özcan Coşar’ gibi ‘Bülent Ceylan’ gibi. Görebildiğim kadarıyla Almanya’yı kırıp geçiriyorlar...

False