Paylaşmayı severim

Güncelleme Tarihi:

Paylaşmayı severim
Oluşturulma Tarihi: Kasım 12, 2010 12:34

Sosyal sorumluluk projelerini önem veren ünlü yıldız Selda Alkor, "Paylaşmayı severim. Mevlana düşüncesini benimsemiş bir insanım" diyor.

Haberin Devamı

Frankfurt 10. Türk film Festivali'nin onur davetlileri arasında olan Selda Alkor, kendi yaşamından film dünyasına çeşitli konulardaki düşüncelerini anlattı. Alkor, Hürriyet Yurtdışı Yayın Yönetmeni Halit Çelikbudak ile yaptığı sohbetteki soru ve cevaplar şöyle.

- Hayatınızdan biraz bahsedermisiniz?
- Ben Konya'da doğdum. Üç yaşına kadar orada oturduk. Sonra Manisa'ya taşındık. Manisa'da Kız Meslek Lisesi'ni bitirdim. Konya'da 19 Mayıs İlkokulu'nun karşısndaki bir evde doğmuşum. İlginç olan ebe o sırada sinemadaymış. Ebeyi sinemadan çağırmışlar. Bu yüzden hep söylerim benim sinemaya olan bağlanışım galiba o ebeden kaynaklanıyor.

- Sinemaya nasıl geçtiniz ?
- Babam ben 11 yaşındayken annem de 14 yaşındayken vefat etti. Dolayısıyla İstanbul'da ablamın yanında oturuyordum. Mahelledeki biri sürü arkadaşım Ses Mecmuası'nın açtığı yarışmaya fotoğraflarını göndermişler. Bana da "Sen niye göndermiyorsun. Çok güzelsin" diyorlardı. Sanatın başka bir türü resimle ilgileniyordum fakat sinema oyuncusu olmak o zamanlar hiç aklıma gelmemişti. Zaten ağabeyim de bu işe hiç sıcak bakmadı. Ben de halamın yanına gittim. Halam güzel sanatlar mezunu, çok iyi fransızca konuşan bir kişiydi. Halam Fahriye Yen bana çok destek oldu. Ses Mecmuası'ının açtığı o yarışmaya resmimi gönderdim ama korkuyordum. Resmimi geri çekmek için dergiye gittim. Derginin başında Rahmetli Çetin Emeç vardı. Beni ikna etti. Fotoğrafımı geri almadım. Birinci oldum ve böylelikle sinema dünyasına adımımı attım. Hayatımın en mutlu, en mesut anlarını mesleğimde yaşadım.

- İlk filminiz hangisi, kaç filminiz var ?
- İlk filmim "Cumartesi senin pazar benim". Tanju Gürsu ve Fikret Hakan ile oynadım. Şimdiye kadar 70 civarında filmde rol aldım.

- Filmlerinizle ilgili bir arşiviniz var mı?
- İlk filmlerimin orijinellerini almak mümkün değildi. Bir internet sitem var. www.seldaalkor.net Orada bulabildiğim tüm afişlerimi, bazı fotoğraflarımı yayınlıyorum.

- En fazla iz bırakan filminiz hangisi ?
- Bunu ikiye ayırmak gerekli. Bende iz bırakan, Türkiye'de iz bırakan. "Çiçekçi kız", "Senede bir gün" filmlerinin Türkiye'de bıraktığı izler müthiş. Ama ben her zaman "Buzlar çözülmedi" filmimi çok severim. Bu çok özel filmdir. Merhamet diye bir filmim var onu da çok severim. Bugünkü teknikle bu filmler çekilse acaba nasıl olur diye hep düşünürüm.

- Türk sineması nereye gidiyor ?
- Türk sineması uzun bir suskunluktan sonra yendien ben burdayım dedi. Bu camiada çalışanlar için son derece sevindirici bir durum. Ama benim arzum bu filmlerin ülkemiz dışında da izleyici bulması, iş yapmaları. Yoksa biz yine bir sürü film çekip kendi aramızda çok iyiydi çok kötüydü kavgalarına girerek, hiç bir yere varamayız.

- Avrupa'daki Türkler size ne ifade ediyor ?
- İnsanlarımız iş bulabilmek için her çare denediler. Önce Anadolu'dan İstanbul'a sonra da yurt dışına göç başladı. İnsanlarımız buralarda umut aradılar. Buraların dilini, geleneklerin bilmeden önceleri çok büyük sıkıntılar da yaşadılar. Uyum sorunları olduğunu biliyorum ama Avrupa'ya gelince büyük bir kesiminin buranın şartlarına uyum sağlamış olarak görüyorum.

- Bir gününüz nasıl geçiyor ?
- Bu benim iş durumumla ilgili. İşim yoksa en geç 9'da kalkarım. Kitap okurum, televizyon seyrederim, gazete okur, bulmaca çözerim. Gece de geç yatarım. Bazen 3'ü bile bulur. Senaryo ve film projesi gelmişse onları uzun uzun çalışırım. Oynayacağım rolü araştırırım. Spor olarak tenis oynarım. Yürüyüşe çıkarım. Sabahları bir saat yürürüm. Eskiden denize de girerdim. Ama Marmara artık kirlendi. Bu yüzden Marmara'da giremiyorum

- Anılarınızı kitaba dökecekmisiniz ?
- Bugüne kadar düşünmedim ama gelecekte olabilir.

- Hangi rolleri daha çok severek oynadınız veya oynuyorsunuz ?
- Sinemaya girince yaşım genç olduğu için genellikle zavallı genç bir kızı oynuyordum. Kadın karakterlerini dizilerde yaratmaya başladım. Değişik yönleri olan kadınları canlandırmak beni çok mutlu ediyor. Hayatıma katkısı olduğuna inandığım tipleri oynamışımdır. Güçlü kadını oynamaktan zevk alıyorum. Asmalı Konak'ın Sümbül Sultanı anaç bir kadın. Çocuklarını kanatları altına almış. Güçlü bir Anadolu kadını. Çemberimde Gül Oya'daki Yurdanur daha farklı bir kadındı. İdeoloji ve aşkı için ailesini terk edecek kadar farklı bir kadındı. O dizi Türkiye'nin karışık dönemini anlatıyordu. Bu nedenle Yurdanur'un attığı her adım benim hayatımdan bir parça gibiydi.

- Frankfurt'a ikinci gelişiniz...
- Frankfurt Film Festivali'nin bende ayrı bir yeri var. İki yıl önce onur ödülü almıştım. Hatta ödül ay şeklindeydi. Ben "Bu ay yalnız kalmış, bunun yıldızı da benim" diyerek bir konuşma yapmıştım. Görüyorumki bu festival her daha da gelişerek büyüyor.

- Sosyal projelerde de aktif olduğunuz biliniyor...
- Evet, sosyal sorumluluk projeleri benim için çok önemlidir. Meme kanseri ilgili bir sosyal sorumluluk projesininin üyesiyim. O konudaki çalışmalara gönülden katılıyorum. Seyahati çok severim. 40 yıldır evliyim , eşimle dünyanın birçok ülkesini gezdik. Hindistan'a bayıldım. Budizm'e de ilgi duyuyorum. Çok farklı bir inanç sistemi. Aşırı hırslı olmaya karşı geliyor, çünkü aşırı hırslı insanların çevreye zarar verdiği inancına inanıyor. Paylaşmayı severim. Ayrıca Mevlana düşüncesini benimsemiş bir insanım. Konya'da doğmuş olmamın da bir şans olduğuna inanıyorum.

- İstanbul'da Emek Sineması için kampanya açacağınız söyleniyor..
- İstanbul'daki tarihi Emek Sineması için çok üzülüyorum. Almanya'nın Essen kentinde galaya gittim. Gala'nın yapıldığı sinema restore edilerek tekrar kazandırılmış. Neden Emek sineması da böyle olmasın. Sinema vakfı olarak yakında bir imza kampanyası başlatmak istiyorum. Bunun çok faydası olacağını düşünüyoruz. Şunu da söylemek istiyorum. Fatmagül'ün Suçu Ne ? dizisi tecavüz sahneleri nedeniyle yayından kaldırılacakmış deniyor. Ben buna da karşıyım. Çünkü sansüre karşı yıllarca mücadele edildi. Sanatla ilgili bir sansürün tekrar ortaya çıkması beni son derece rahatsız etti.

Selda Alkor kimdir?
1946 Konya doğumlu Selda Alkor, sinemaya 1965 yılında Ses Mecmuası'nın açtığı güzellik yarışmasıyla girdi. İlk filmi 'Cumartesi Senin, Pazar Benim' den sonra yaklaşık 70 filmde rol aldı. En son Kösem Sultan'ın hayatını anlatan Mahpeyker filmi için kamerların karşısına geçen Selda Alkor, ayrıca Asmalı Konak ve Çemberimde Gül Oya gibi dizilerde rol aldı.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!