Partilerinden atılan Türk adaylardan mücadele kararı

Güncelleme Tarihi:

Partilerinden atılan Türk adaylardan mücadele kararı
Oluşturulma Tarihi: Ekim 02, 2006 00:00

Yaklaşan 22 Kasım erken genel seçimleri öncesi milletvekilliği listelerinden atılan Türk adaylar, \"Haklarımızın gasp edilmesine rağmen mücadelemizi sürdüreceğiz\" dediler.

Haberin Devamı

Hollanda’de sözde Ermeni soykırımı iddialarını kabul etmedikleri gerekçesiyle yaklaşan 22 Kasım erken genel seçimleri öncesi milletvekilliği listelerinden atılan Türk adaylar, \"Haklarımızın gasp edilmesine rağmen mücadelemizi sürdüreceğiz\" dediler.

Hollanda’nın Rotterdam kentinde düzenledikleri basın toplantısında parti içinde yaşanan gelişmeler konusunda bilgiler aktaran CDA’lı (Hıristiyan Demokratlar Birliği) Ayhan Tonca, \"Partinin içindeki yüzde 99’luk grubun bu konuyu anladığına inanmıyorum. Ne seçim programında yer alıyor, ne de daha önceki kongrede ele alındı.

Ya partinin görüşünü destekleyecektik, ya da ayrılacaktık. Biz parti içinde bu tür tartışmalarda bulunup görüşlerimizi ortaya koymak isterdik. Elbette meclis grubunun kararlarına uyardık. Ama görüşümüzü partiye taşımış olurduk\" dedi. CDA’lı Osman Elmacı ise parti tarafından listeden çıkarılmalarını, \"Hollanda siyaseti için kara bir gün\" olarak değerlendirdi.

Savundukları görüşlerden dolayı demokratik haktan mahrum edildiklerini anlatan Elmacı, şöyle devam etti: \"Biz hiçbir yerde hiçbir şey imzalamadık. Biz bu meselenin tarihçiler tarafından araştırılmasını istedik. 100 yıl önce ne olduğunu ben de bilmek istiyorum. Ama bu teklifimiz dahi tahammül görmedi.

Ben bu fikrimle bu listede yer alabilmeliydim. Tercihi onlar yapmak zorunda kaldılar. Biz daha önce de ayrılabilirdik ama son dakikaya kadar bekledik. Tercihi onların yapmasını istedik.\" Sosyal Demokrat İşçi Partisi (PvdA) tarafından ’soykırımı’ onaylamadığı gerekçesiyle listeden çıkarılan Erdinç Saçan da üç gün baskı altında tutulduğunu söyledi.

Baskıya boyun eğmedi

Saçan, \"Baskıya boyun eğmedim. Önümde iki seçenek vardı. Ya ’evet’ diyecektim listede kalacaktım, ya da ’hayır’ diyerek listeden atılacaktım. Ben ’Hayır’ dedim\" şeklinde konuştu.

Basın toplantısına katılan çeşitli Türk kuruluşlarının temsilcileri, partilerinden atılan üç Türk adayın yanında yer aldıklarını belirterek, \"Bu yaşadığımız olaylar ikinci vatan olarak kabul ettiğimiz Hollanda’nın demokrasiyi nasıl sindirebildiğini ortaya koymakta.

Bu arkadaşlarımız fikir özgürlükleri ellerinden alınarak siyasetten men edilmişlerdir. Bunu esefle karşılıyoruz. Bu uyumu da baltalayacaktır. Müslüman Türk kökenli gençlerimizin karar mekanizmalarında yer almaları istenmiyor\" denildi.

Hollanda Türk varlığını kabul etmeli

Türk kuruluşlarının temsilcileri, her iki partinin almış olduğu kararı \"Parlamenter demokrasiye vurulmuş bir darbe\" olarak tanımlayarak, \"Türkiye ve Türk düşmanlığı gelişecek. Bundan kim ne kazanacak? Hollanda, Türk varlığını kabul etmek zorunda.

Türk toplumu olarak her zaman saygılı ve hoşgörülü davranış sergiledik. Hollandalı politikacıların Türkler konusundaki ırkçı davranışlarını kınıyoruz. Eğilmek ve bükülmek yok, her zaman akıllı ve dikkatli davranmak zorundayız. Türk toplumunun büyük bölümü soykırımı kabul etmemekte ve bunu de tarihi gerekçelere dayandırmaktadır. CDA ve PvdA 350 bin Türk’ün iradesini ciddiye almamakta. Bunu kınıyoruz\" dediler.

Ünal ÖZTÜRK - Ergun KULA / ROTTERDAM

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!