GeriAvrupa Konut modernizasyonuna 10 yıl süreyle vergi indirimi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Konut modernizasyonuna 10 yıl süreyle vergi indirimi

Konut modernizasyonuna 10 yıl süreyle vergi indirimi

Geçen haftaki yazımızda koronavirüs pandemisi nedeniyle sigortalılara sağlanan vergi kolaylıklarından bahsetmiştik. Bu haftaki yazımızda gerek pandemi nedeniyle kısa çalışmaya geçen sigortalılara, gerekse evini veya binasını modernize eden konut sahiplerine yönelik diğer vergi kolaylıklarını sizler için özetlemeye devam edeceğiz.

Konut modernizasyonuna 10 yıl süreyle vergi indirimiÖNCELİKLE konut sahiplerinden başlayalım. Konut sahipleri de, geçen yıldan bu yana pandemi nedeniyle bir dizi vergi kolaylığından yararlanabiliyorlar. Nasıl mı? Berlin’deki Federal Mali Müşavirler Birliği Genel Müdürü Uwe Rauhöft bu konuda geçen yıl yapılan bir mevzuat değişikliğine işaret etti ve 2020 yılından bu yana, enerji tasarrufu amaçlı konut modernizasyon ve tadilat çalışmaları kapsamında yapılan harcamaların 10 yıl boyunca vergiden düşülebildiğini açıkladı. Alman vergi uzmanının verdiği bilgiye göre, söz konusu harcamaların vergiden düşülmesi için maliye dairesi tarafından beyan amaçlı matbu form hazırlanacak ve talepte bulunan vergi mükelleflerine gönderilecek. Bu formun, doldurularak 2020 yılı vergi beyannamesi ile birlikte ilgili maliye dairesine teslim edilmesi gerekecek.

NELER SAYILIYOR?
Konut modernizasyonu ve tadilat çalışmaların neleri kapsadığı konusunda da bilgi veren vergi uzmanı, duvar, tavan ve çatı katlarında ısı yalıtımı uygulamalarının yanı sıra, konutta ısı kaybını önleyen pencere ve kapının takılması veya ısı yakıt sisteminin yenilenmesi veya tadil edilmesinin enerji tasarrufu amaçlı modernizasyon çalışmalarından sayıldığını açıkladı. Bu amaçla yapılan harcamaların yüzde 20’si, toplamda en fazla 40 bin euroluk bölümü vergiden düşülebiliyor. Konut sahipleri, yukarıda bahsedilen kapsamdaki modernizasyon ve tadilat çalışmalarını yaptıkları ve sonuçlandırdıkları yıl ve ertesi yıl, harcamalarının yüzde 7’şerlik, en fazla 14’er bin euroluk bölümünü, üçüncü yılda ise harcamaların yüzde 6’sını, en fazla 12 bin eurosunu vergiden düşebilirler. Bu vergi kolaylığı 10 yıl süreyle geçerli kalacak.

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ
Geçen haftaki yazımızda ayrıca 2020 yılında, yine koronavirüs pandemisi nedeniyle işyeri geçici süreyle kapandığı veya üretim kapasitesi düştüğü için kısa çalışmaya geçen ve bu nedenle kısa çalışma ödeneği alanlara yönelik vergi kolaylıklarından da bahsetmiştik. Kısa çalışma parası alanlardan sosyal güvenlik prim kesintileri yapılmazken, bu gelir kalemi, vergi matrahı hesabında dikkate alınmaktadır. Bu hesaplama yöntemi, sigortalının tabi olduğu vergi sınıfının yükselmesine, diğer bir ifadeyle vergi oranının artmasına yol açacaktır ki, bundan dolayı diğer gelir kalemlerinden kesilen vergi miktarı artacaktır. Yıl sonunda yapılan vergi denkleştirmesinde ise, elde edilen gelire göre yapılan gelir vergisi kesintisi fazla olacağından, fazladan kesilen gelir vergisi kişiye iade edilir. Fakat, haftalık çalışma saati az olmasına rağmen, aylık kazancı kısa çalışma ödeneği ile artıranlara, vergi denkleştirmesi sonucu vergi borcu da çıkabilir. Vergi uzmanları, bu duruma düşme ihtimali olanlara, vergi borçlarını ödeyebilmek için şimdiden kenarda para biriktirmelerini öneriyorlar.

TAŞINMAYA VE HARCIRAHA VERGİ MUAFİYETİ ARTIRILDI
Almanya’da 2020 yılı vergi denkleştirmesine ilişkin tanınan bir dizi kolaylıklar daha var. Bunların arasında evi taşımak için yapılan masraflara ilişkin vergi kolaylıkları sayılabilir. Vergi uzmanlarının verdiği bilgiye göre, 1.02.2020 tarihinden bu yana, taşınma harcamaları için tanınan götürü gider miktarı artırılarak, bekarlar için 820 euro (daha önce 811 euro idi), evliler için 1.639 euro (daha önce 1.622 euro idi) seviyesine yükseltildi.

İŞ SEYAHATLERİ
Bunun dışında görevli olarak seyahat eden sigortalılara verilen harcırahlara tanınan vergi kolaylığında iyileştirme var. Buna göre, sekiz saatten fazla görev amaçlı seyahate çıkanlar için harcırahta dikkate alınan götürü gider muafiyeti, günlük 12 eurodan 14 euroya yükseltildi. 24 saat süreyle iş gezisine çıkanlarda ise muafiyet miktar günlük 24 eurodan 28’ya çıkarıldı.

ŞOFÖRLER NASIL YARARLANACAK?
TIR şoförleri de, koronavirüs pandemisi nedeniyle tanınan vergi kolaylıklarından yararlanabilecek. Geçen yıldan bu yana, mesleki olarak uzun yol şoförlüğü yapanlar, konaklama masrafları için tanınan götürü gider muafiyet miktarı (Almancası: Übernachtungspauschale) yükseltildi. Buna göre, TIR şoförleri ağır vasıta araçlarında konaklamak şartıyla çalıştıkları her gün için 8 euroyu, mesleki gider kalemi olarak vergiden düşebilirler. Örneğin iki günlüğüne yola çıkan ve iki çalışma günü arasında bir gece aracında yatan bir şoför, toplam 16 euroyu mesleki gider olarak vergiden düşebilir.

- BUNU BİLİYOR MUSUNUZ?-

PATRONUNUZ AŞIYA ZORLAYABİLİR Mİ?
HAZIR söz pandemiden açılmışken, dünya çapında olduğu gibi Almanya’da da 21. yüzyılın illeti olmaya aday koronavirüse karşı her cephede mücadele devam ediyor. Bu mücadele kapsamında virüse karşı hummalı bir aşılama kampanyası da yürütülüyor. Birçok ülkede olduğu gibi Almanya’da da aşı yaptırmak gönüllülük esasına dayanıyor. Peki, yan etkilerinden duyduğu endişe nedeniyle veya alelacele geliştirilen aşılara duyduğu güvensizlikten dolayı aşılama konusunda gönülsüz olan çalışanlara, patronları aşı yaptırmaya zorlayabilir mi?

TALİMATLA OLMAZ
Hukukçular, işverenin çalışanlara yönelik talimat yetkisinin sınırsız olmadığını, örneğin çalışan elemanlarını aşı yaptırmaya zorlamanın talimat kapsamının dışına çıktığı görüşünde birleşiyorlar. Gerçi Federal İdare Mahkemesi ve Federal Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda yeşil ışık yakmalarına rağmen, yasal açıdan aşı zorunluluğunun getirilmesi yönünde bir federal hükümet düzeyinde herhangi bir tasarrufun söz konusu olmadığına işaret eden hukukçular, ancak örneğin doktorluk veya hemşirelik gibi insanlarla yakın mesafede çalışmayı gerektiren mesleklerde, işverenin hijyen çalışma ortamı sağlamak ve hastaları enfeksiyonlardan korumak amacıyla aşı olan personele istihdamda öncelik tanıyabileceğini uyarısında bulunuyorlar. Ancak bu konuda da henüz ne yasal ne de hukuki bir karar mevcut. Bunun nedeni de, aşı yapılmış olan kişilerin, söz konusu virüs taşıyıcısı ve bulaştırıcısı olup olmadığı ve aşının insan vücudunda ne kadar süreyle koruyucu antikor oluşturduğu yolunda henüz kesin bilimsel araştırma sonuçlarının yoksunluğundan kaynaklanıyor. Geçmiş dönemde, kızamık aşısında olduğu gibi, ileride koronavirüse karşı aşı yaptırmak da yasal açıdan zorunlu hale getirilmesi halinde, tabii durum değişir ve işverenler bu konuda ciddi anlamda bir yaptırım gücüne sahip olabilirler. Ancak bu yönde herhangi bir yasal çalışma olmadığı sürece, ancak mahkemelerin bu konuda vereceği kararları beklemek gerekiyor.

False