GeriAstroloji 2021 depremler senesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

2021 depremler senesi

2021 depremler senesi
Abone Olgoogle-news

Oldukça zor ve sarsıcı bir yılı geride bırakıyoruz. Tarih sayfalarında yeri asla silinmeyecek birçok olaya şahit olduğumuz bir 2020 senesi idi. Herkesin aklında ortak soru. Peki 2021; 2020 kadar zor ve sert mi geçecek, gelen gideni aratacak mı? Yoksa daha sakin bir seneye mi giriş yapıyoruz. 2021’de bakalım astrolojik göstergelerle birlikte hem dünyada hem de yaşadığımız coğrafyada bizleri neler bekliyor göz atalım.

2021’i anlamak için aslında 2020’de 21 Aralıktaki Satürn ile Jüpiter’in Kova burcundaki kavuşumuna bakmamız gerek. Çünkü o birliktelik çok önemli 2 dönemi başlatan bir birliktelik. İlki 20 yıllık küçük periyot bir diğeri ise 200 yıllık büyük periyot. Çünkü astroloji döngülerle ve bu döngüleri tarihte bıraktığı izlerle ancak anlam kazanır. Bu döngülerin en küçüğünü aslında her ay gözlemliyoruz. Güneş ve Ay arasında. Güneş ve Ay bir araya geldiklerinde yeni ay ve karşı karşıya geldiklerinde ise buna dolunay diyoruz. Bu döngüye sinodal döngü deniyor. Ve bu döngü sadece Güneş ve Ay arasında değil, aslında tüm gezegenlerin birbirleri ile olan ilişkisinde görebilirsiniz. İşte Satürn ve Jüpiter’in 21 Aralık’ta Kova burcunda bir araya gelmesi ile birlikte biri büyük biri de küçük 2 sinodal döngüyü başlatmış olacak. Hem hava elementi dönemini başlatacak ki bu 200 yıl kadar sürecek hem de Satürn ve Jüpiter bir daha 20 yıl sonra bir araya gelecekler. İşte bu döngüler 2021 ve sonraki yıllarda bizleri neler bekliyor bunların cevaplarını içinde barındırıyorlar. Hem de bu ikilinin Kış dönümünde birlikte olması, en uzun gecenin yaşanacağı bir zaman diliminde birlikte yeni bir dönemi başlatıyor olmasının da sembolik olarak önemli ve güçlü olacağını düşünüyorum.

200 yıllık Hava elementi dönemi başlıyor

Önce büyük döngüden bahsedelim. 21 Aralık 2020’de Jüpiter ve Satürn’ün Kova burcunun 0. Derecesinde birlikte olması ile birlikte 200 yıllık toprak elementi sürecinin sona erip 200 yıllık Hava elementi dönemini başlatıyor. Geçtiğimiz 200 yıl hem ekonomik hem sosyolojik, hem politik atmosferde toprak elementi hakimdi. Astroloji bakımından toprak elementi burçları sıradan dünyevi meselelerle, organize olmayla, mantık, sağ duyu ve pratiklikle ilişkilendirilir. Bu yüzden de hükümetlerle markaların yaratımı ve hayata geçirilmesine hizmet etmiştir. Toprak burçları maddiyata, çok çalışmaya, kurallarla kanunların yerine getirilmesine, para biriktirmeye, toprağa yatırım yapmaya, ihtiyaç duyulan ve ödüllendirilen ürün ve hizmetleri sağlamaya değer verir. Dolayısıyla son 200 yılda insanlık yasalarla güvenliğin sağlandığı hükümetler kurmaya, düzen sağlamaya ve toplumların işlevselliğine ağırlık vermiştir. Ayrıca son 200 yılda çiftçilik, madencilik, şehircilik ve emlakçılık alanında başarılı girişimler için kişilere büyük fırsatlar da sunulmuştur; bu alanların her biri de toprak elementiyle ilişkilidir. Bu dönemde kişilerin statüsü sahip oldukları maddi zenginliklere veya her toplum üzerinde giderek daha fazla güç ve kontrol kazanan siyasi güçlere göre belirlenmiştir. Kısacası toprak elementinde gerçekleşen Jüpiter-Satürn Kavuşumları nizamî ve materyalist bir sosyopolitik dünya yarattı. İşler de yolunda gitti. Fakat sonlara doğru işler yolunda gitmemeye başladı; çünkü her döngü böyledir.

Jüpiter ve Satürn Kavuşumları sosyopolitik meselelere yön verir ve her döngünün sonunda da işler eskisi gibi yürümemeye başlar. Bunun sonucunda da toplumda bir dönüşüm arzusu başlar. Pratik ve politik meselelere ve sıradan başarıya değer veren toprak elementinden farklı olarak hava elementi burçları yaratıcılık ve entelektüel çabaya değer verir. Statüler maddi zenginlik ve kişiler üzerinde kurulan hakimiyetlerden ziyade sanatsal, düşünsel ve kontrole yer olmayan yaratıcılık eşiğine göre belirlenmeye başlanacaktır. Bilhassa özgün ve yenilikçi fikirlere değer verilecektir.

Ekonomik olarak büyük devrimler olacak

Daha önce denenmemiş yeni fikirlerin uygulamasında bazı sorunlar ortaya çıkabilir; akla yatkın olduğu için işe yaracağı düşünülen bazı fikirler işe yaramayabilir. Teori (hava) çok değerlidir; ancak her zaman için denenmiş ve gerçek (toprak) olandan daha gelişmiş olacak da değildir. Dolayısıyla başlarda giderek uzaklaşılan toprağa ve güç kazanan havaya tutunanlar arasında uzunca süredir devam eden sorunlara çözüm ararken anlaşmazlıklar çıkabilir. Tam da bu yüzden 2021 senesi aslında eski düzenciler (Toprak) ve yeni dünyacılar (hava) arasında ki uçurum hem giderek artacak hem de bir bölünme yaşanmaya başlanacaktır. Toprak elementi kapitalizm ile ilgilidir ve Sosyalizm ise Hava elementi ile ilgilidir. İşte bu yeni başlayan döngü ekonomik olarak büyük devrimleri de beraberinde getirecektir. Kapitalist sistemin artık gücünü kaybetmesi ve sosyalizme doğru yolculuk başlayabilir bu yeni dönem ile birlikte. Ya da en azından sosyalizm ile kapitalizmin ortak bir noktada buluşabildiği bir ekonomik düzen de diyebiliriz buna.

2021 senesinin ana teması “beslenme- beslenememe” konusu olabilir

Elbette içinde hava elementi olduğu için ve hava elementi ileri teknoloji ve dijital her türlü konuyu sembolize ettiğinden dolayı, ekonominin de giderek dijitalleşeceğini düşünmek, kripto paralarla kurulacak olan yeni bir düzenden bahsetmek pek de yanlış olmaz. Hava dönemi herkesin sistem içinde eşit olduğu bir düzen sisteminden bahseder. Ve biz bunu tüm dünyada deneyimlemeye başlayacağız. Daha sosyal bir dünya düzeni, ya da daha sosyalist bir dünya düzeni. Her türlü kaynak ve gelirlerin daha eşit bir şekilde paylaşılmaya başlanması gerektiği ihtiyacı ortaya çıkacak. Çünkü kaynaklarımızda hızla tükeniyor. 2021 senesinin ana teması “beslenme- beslenememe” konusu olabilir. Kıtlık, tarım ürünlerinin veriminin düşmesi, toprak verimliliğinin kaybetmesi riski ile karşı karşıya kalabiliriz. 2021 itibari tarım – toprak çok değerli olacak. Tarım yapabilen ülkelerin artık acilen topraklarını daha verimli bir hale getirmenin planlarını yapması gerek. Beslenme demişken, hava elementi dönemi ile beraber beslenme şekillerimizde de devrimler peşi sıra gelmeye başlayacaktır. Alıştığımız et- tahıl orijinal ürünleri yerine belki de laboratuar ortamında – miş gibi ürünler ortaya çıkabilir. Et-miş gibi, balık-mış gibi, buğday-mış gibi…

 Artık parayı elinde tutan değil, veriyi elinde tutanlar güçlü olacak

Hava elementi dönemi ile birlikte hızla dijitalleşecek dünya ile birlikte artık kanunların da yapıları teker teker değişmeye başlayacak. Dijital platformların ya da diğer tüm dijitalleşen sistemler için yeni kanunlar oluşmaya başlayacak. Ve artık bilginin güç olduğunu, bilginin önemli olduğunu hatta “Data”nın önemli olduğu bir döneme doğru hızla gidiyoruz. Artık parayı elinde tutan değil, veriyi elinde tutanlar güçlü olacak. Yine yapay zekaların hayatımızda hızla yaygınlaşacağı, robotik insanların toplumla kaynaşacağı bir döneme doğru hızla gidiyoruz. Tavsiyemdir; nasıl alfabeyi biliyoruz atık dijitalin alfabesi olan kodlamayı da hepimizin bilmesini gerektiğini düşünüyorum. İnsan formu ve şekli de aynı şekilde bu dönemde değişime uğrayacaktır.

Yeni ve cesur liderler öne çıkacak

Başlayan yeni çağ ile birlikte elbette siyasi atmosferde de büyük değişiklikler meydana gelecektir. Yeni ve cesur liderler öne çıkıp sosyal adaleti sağlayacak. Kişilere daha fazla özgürlük ve hak tanınacak; bu uğurda eski ve baskıcı kanunlar kaldırıp yenilikçi yasalar çıkarılacak. İnsanlar din, ırk, cinsel yönelim gibi farklılıklarından dolayı yıllarca uğradıkları ötekileştirmelerin artık yavaş yavaş sonuna geliyoruz. Bu döngü isyanlar ve hatta devrimlerle başlayabilir; bu hareketlerin sonucundaysa liderler ya seçimle ya da cebren görevlerinden alınabilir. Dünya üzerinde bir çok halk ayaklanmalarına şahit olacağız. Bu ayaklanmalar yeri gelecek ırk, din, cinsel yönelim üzerine olabilecek yeri gelecek eski ve yeni dünya düzencilerin arasındaki uyumsuzluktan dolayı çıkabilecek yeri gelecek baskıcı ve muhafazakar liderlerin ortaya koyduğu ya da koyacağı kurallar ve yaptırımlara karşı olacak ya da aslında en korkulanlardan bir tanesi de ekonomik zorluklar üzerine olabilecek. Kolektif değerler değişmeye başlayacak; insanlık bireysel zenginlikten ziyade toplumsal refaha yönelecek. Bilginin güç olması ile birlikte artık entelektüel gelişimler değer kazanacak, sanat ve yaratıcı çalışmalar artık hak ettiği değer ve saygınlığı görmeye başlayacak. Teknoloji alanındaki Rönesans yeniden ortaya çıkacak ve bu sayede dünyanın dört bir yanındaki insanlar birbirine daha yakın olacak. Yeni buluşlarla insanları birbirine farklı şekillerde bağlamaya başlayacaklar. Şuan bunu telefon ve internet ile yaparken artık özel VR dünyalar ile bunları gerçekleştireceğiz. Ve artık yaşamın sadece dünyada olmadığını, uzayın başka bir yerlerinde yaşam kurmak adına çok önemli adımlar atılacaktır. Uzayda daha önce gidemediğimiz yerlere hızla giderken çok büyük yeni keşifleri de beraberinde getirecek bu dönem.

Adeta bir “Black Mirror” dizisi içindeymiş gibi yaşayacağımız bir döneme giriyoruz

İnsan- makine- yapay zeka arasında güçlü bir bağın olacağı çok enteresan bir döneme doğru ilerliyoruz. Zihnimizde yer alan bilgilerin makinelere- yapay zekalara aktarılması, öldükten sonra bile belki de android bir versiyonumuzun teknolojik olarak var olması gibi bir takım teknolojiler ile karşılaşacağız. Adeta bir “Black Mirror” dizisi içindeymiş gibi yaşayacağımız bir çağ aslında.

Bu yeni dönemde sağlık sektörü de nasibini alacak, dijitalleşen- yapay zekaların öncelikli olduğu bir sağlık sektörü düşünün. Sizi muayene edenlerin artık insan doktor değil, yapay zekaya sahip android doktorların olduğu bir sağlık sistemi. Ya da küçük bir göz retinası taraması ile bir çok hastalığınızın tespit edildiğini. Kova çağı ile birlikte, AB de artık iyice dağılmaya ve parçalanmaya başlayacaktır. AB’nin yıkılmasını da göreceğiz.

ABD gitgide gücünü kaybedecek

Aynı şekilde gireceğimiz bu Kova çağı ile birlikte, ABD’nin gitgide gücünü kaybetmesi, eyaletlerin bağımsızlıklarını iyiden iyiye ilan etmesi, ABD’nin ekonomik gücünü ciddi ölçüde kaybediyor oluşunu göreceğiz. Yeni dünya düzeninin lideri artık ABD olmayacak. Çin, Japonya, Rusya ve Hindistan yeni dünya düzeninin lider ülkeleri olarak karşımıza çıkacak. Çünkü toprak elementi “BATI”yı sembolize eder hava elementi ise “DOĞU” yönünü. Geçtiğimiz 200 yıl batının güçlendiği bir dönemdi ama bu dönem artık bitiyor. Doğunun güç kazanacağı lider olacağı yeni bir dönem başlıyor.

Yeni dünya düzeninde savaşların teması da artık petrol veya toprak olmaktan çıkıp “SU” ve “DATA” ve olacak. Su ve data savaşları bekliyor dünyayı. Dijital büyük veri savaşları.

Ülkelerin toprak güvenliğinden çok artık ülkeler dijital olarak varlıklarını korumak zorunda kalacaklar. Dijital güvenlik meselesi dünyanın en önemli konuları arasında ilk 2’de yer alacak.

İşte yeni hava elementin hikayesi 3 aşağı 5 yukarı bu şekilde cereyan edecek. Şimdi sıra geldi Satürn’ün Kova burcundaki seyahatine.

Astrolog Dinçer Güner

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle