Meme kanserinde üremeyi koruyucu yaklaşımlar nelerdir?

Güncelleme Tarihi:

Meme kanserinde üremeyi koruyucu yaklaşımlar nelerdir
Oluşturulma Tarihi: Ekim 16, 2019 15:37

30 yaşından önce doğum yapmak ve 1 yıldan uzun süre emzirmek kadınlarda meme kanseri riskini azaltıyor.Kadınlarda en çok görülen kanser türü olan meme kanseri, genetik geçişli mi? Meme kanseri olan kadınlar çocuk sahibi olabilir mi? Meme kanseri genetik geçişli bir hastalık mıdır? Gibi birçok soru her kadının aklını bulandırmaktadır. Örneğin genetik geçişli kanserlerin sıklıkla 40 yaşından önce olduğunu biliyor muydunuz? Bu sorularımıza tek tek cevap veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Berfu Demir, meme kanseri ile ilgili merak edilenleri anlattı.

Haberin Devamı

GENETİK GEÇİŞLİ MEME KANSERİ ERKEN YAŞTA GÖRÜLÜR

Meme kanseri kadınlarda en sık karşılaşılan kanser türüdür. Genetik geçişli yani ailevi yatkınlığa bağlı gelişen meme kanseri tipi meme kanserleri içinde yüzde 5-10'nu oluşturur. Bu tip meme kanserinde anormal genetik yapı (meme kanserine yatkınlık oluşturan) ebeveynlerden çocuğa geçer. Genetik geçişli meme kanserleri daha erken yaşta görülen meme kanserleridir. (40 yaş altında).

Meme kanseri için risk faktörleri içinde kadının üreme döneminin uzunluğu (12 yaşından önce regl kanamalarının başlaması ve 55 yaşından sonra menopoza girmek), sağlıksız vücut yapısı ve beslenme alışkanlıkları (kilolu olmak, sigara ve alkol alışkanlığı, düzenli egzersiz yapılmaması, işlenmiş gıdalar ağırlıklı, taze sebze ve meyveden fakir beslenme alışkanlığı) bulunmaktadır.

30 YAŞINDAN ÖNCE DOĞUM YAPMAK VE 1 YILDAN UZUN SÜRE EMZİRMEK KADINLARDA MEME KANSERİ RİSKİNİ AZALTIYOR

Meme dokusundaki hücreler doğum yapan ve emziren kadında olgun yapıya ulaşmaktadır. Olgun olmayan meme hücreleri, üreme çağındaki kadınının yumurtalıklarından salgılanan östrojen ve progesteron hormonuna ne kadar uzun süre maruz kalırlarsa ileri dönemde kanser hücresine dönüşme riskleri o kadar artmaktadır. Bu nedenle 30 yaşından önce doğum yapan ve 1 yıldan uzun süre emziren annelerde meme kanseri riski daha azdır. Doğum yapan ve emziren kadınlarda aylık kanama döngüsünün de kesilmesi meme kanseri riskini azaltmaktadır. 

MEME KANSERİ TEDAVİSİNDE KEMOTERAPİ TEDAVİSİ YUMURTALIK DOKUSUNDA KALICI KASARA YOL AÇABİLMEKTEDİR

Meme kanserinde cerrahinin kadının üreme fonksiyonları üzerinde olumsuz etkisi yoktur. Fakat kanser dokusunun küçültülmesi, tümörün tekrarlamaması ve yayılmasının önlenmesi amacıyla verilen kemoterapi uygulaması yumurtalık dokusunda kalıcı hasara yol açabilmektedir.

YUMURTA DONDURULMASINDA KADININ YAŞI GEBELİK ŞANSINI BELİRLEMEKTEDİR

Yumurta hücrelerinin veya geliştirilen embriyoların dondurularak saklanması kanser tedavisi sonrasında kür sağlanan kadınların çocuk sahibi olmasına olanak sağlamaktadır. Yumurta dokusunun dondurulması daha genç, çocuk yaş grubunda tedavi seçeneği olabilmektedir. Bu uygulama için yumurtalıkların kemoterapi yada radyoterapi (ışın tedavisi) tedavileri öncesinde ilaçlarla uyarılarak geliştirilmesi gerekmektedir. Regl (adet) döneminden bağımsız olarak başlanan tedavi yaklaşımlarıyla, hastanın kanser tedavisi geciktirilmeden yaklaşık 2-3 haftalık süreçte işlem tamamlanabilmektedir.

Bu işlem üreme çağındaki kadınlarda uygulanmaktadır. İdeal yaş aralığı 38 yaşından genç kadınlardır. Kadın yaşının 40'ın üzerinde olduğu durumda toplanacak yumurta sayısı ve kalitesi azalacağından, toplanacak yumurtalardan sağlıklı gebelik elde edebilme şansı azalmaktadır. Günümüzde yumurta ve embriyo dondurma işlemlerinde hızlı dondurma yöntemi kullanılmaktadır. Dondurulan hücreler 10 yıl ve üzerinde zarar görmeden saklanabilmektedir.

KANSER TEDAVİSİ TAMAMLANDIKTAN SONRA TÜP BEBEK TEDAVİSİ BAŞLAMALIDIR

Meme kanseri hormonlardan etkilenebilen bir kanserdir. Bu nedenle yumurtalıkların uyarılması sırasında kullanılacak yöntem ve ilaçlar hormonlarda belirgin yükselme olmadan yapılmaktadır. Yumurta toplama işlemini takiben kullanılan ilave ilaçlarla hormon seviyesi sıfırlanmaktadır.

Üreme koruyucu işlem yaptıran kadınlarda, kanser tedavisinin tamamlanması ve takip sürecinde kür sağlandığının tedaviyi yapan doktor tarafından bildirilmesini takiben tüp bebek tedavileri başlatılabilmektedir.

BAKMADAN GEÇME!