Çocuklarda yeme bozukluklarının tedavisi var mı?

Güncelleme Tarihi:

Çocuklarda yeme bozukluklarının tedavisi var mı
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 28, 2015 10:30

Konuyla ilgili ailelere çok önemli tavsiyeler...

Haberin Devamı

Çocukluk döneminde büyümeyi etkileyen en önemli faktörler beslenme, genetik alt yapı ve hormonlardır. Ama özellikle ilk 2 yılda büyümeyi en çok etkileyen beslenmedir. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülben Efes, çocukluk çağında beslenmenin önemi ile ilgili bilgiler verdi.

İştahsızlık şikayeti ile başvuran bebeklerde büyümede duraklama veya gerileme olup olmadığına bakılması ve eğer varsa muhakkak araştırılması gerekir. En sık yapılan yanlışlardan birisi bebeğin büyüme hızı normal ise ebeveyne “bebeğiniz normal, kilo alımı gayet iyi, iştahsızlığı için endişe edilecek bir şey yok” denmesidir. Çocuğun büyüme duraklaması olmasa da mikronütrient eksiklikleri veya uygun olmayan besleme yöntemleri kullanılıyor olabilir. Annenin bu konudaki endişesi dikkate alınarak, anneden ayrıntılı öykü alınmalıdır. Çocukluk çağında bu sorun %25-35 sıklıkta görülmektedir.

BU SORUN NE ZAMAN ORTAYA ÇIKIYOR?

Yeme davranışının ortaya çıkmasında genetik faktörler, hormonlar, anne-bebek ilişkisi ve bakım veren kişinin besleme tutumunun rolü var. Ebeveynlerin besleme modelleri 4 gruba ayrılıyor:

KONTROL EDİCİ: Genellikle çocuğa daha fazla yemesi veya bir besini tüketmesi için ısrar eder, eğer iyi yemek yerse veya istenilen besini tüketirse karşılığında tatlı, şeker, ipad vs verme sözü verir.

MÜSAMAHAKAR: Çocuğun sevdiği yiyecekleri hazırlar ve sunar, Çocuk yemekte olanları beğenmez ise onun istediğini hazırlar, ne zaman ve ne şekilde yemek isterse öyle yedirir.

İHMALKAR: “Çocuğum istediği zaman, istediğini yiyebilir, ne zaman ne yediğini takip etmem.”

HASSAS-SORUMLU: Çocukla birlikte yemek yer, çocuğu aile sofrasına dahil eder. Çocuğun abur- cubur tüketmesine izin vermez. Çocuğa sağlıklı yiyecekler sunar ve çocuğun bunlardan istediğini yemesine izin verir. Yeme sırasında çocuğa baskıcı, zorlayıcı tutum sergilemez.

Bu 4 besleme modeli arasında hassas model uygun olan ve tercih edilmesi gerekendir.

YEME BOZUKLUKLARI KENDİ ARASINDA ALT GRUPLARA AYRILIYOR MU?

1. İŞTAHSIZ OLARAK DEĞERLENDİRİLEN NORMAL ÇOCUK: Ebeveyn çocuğun iştahının az olduğuna ve yeterince yemediğine inanır ama aslında çocuğun büyüme hızı, yeme miktarı ve çeşitliliği normaldir. Anne-babanın aşırı endişesi çocuğu fazla yemeye zorlamaya, baskıya ve sonucunda bazen çocukta yeme korkusu oluşmasına sebep olur.

2. İŞTAHSIZ VE HAREKETLİ ÇOCUK: Hareketli, aktif bir çocuktur. Oyunla, konuşmayla ve çevreyle, yemekten daha ilgilidir. Masada oturmak istemez. 9-10 aylıktan sonra kilo alımı durabilir. Çocuğun iştahını arttırmaya yönelik yeme düzeni planlanır. Kesinlikle yemeye zorlama ya da baskı yapılmaması gerekir.

3. SEÇİCİ YEMEK YİYEN ÇOCUK: Bazı yiyeceklerin kokusuna, tadına, görünüşüne veya kıvamına karşı reaksiyon gösterir, sevmez. Yeni yiyecekleri denemek istemez. Bazı çocuklar yüksek sesten veya ışıktan rahatsız olabilir, çıplak ayakla kuma veya çime basamaz, ellerinin kirlenmesinden hoşlanmaz. Bu çocukları, sevmediği yiyeceği yemeye zorlamak tam tersi etki yapar. Sevmediği yiyeceklere alıştırmanın püf noktaları ve nasıl uygulanacağı aileye anlatılmalı ve bir yeme planı oluşturarak, uygulanmalıdır. Bu çocuklarda besin desteği ve bazen ilaç tedavisi vermek gerekir.

4. YEMEK YEMEKTEN KORKAN ÇOCUK: Biberonu veya mama sandalyesini görünce ağlar, ağzını kilitler, kendini kusturabilir. Çocuklara sonda takılması gibi travmatik tıbbi müdahalelerden sonra veya zorla besleme yapıldığı durumlarda görülür. Bizim toplumumuzda ağzını zorlayarak açma veya yatırarak besleme yapılan çocuklarda görülmektedir. Bu durum “kontrol edici besleme modeli” uygulayan ailelerde görülür. Yapılması gereken “hassas-sorumlu besleme modeline” geçmektir. Sorunun düzeltilmesi anne-çocuk ilişkisi açısından ve gelecekteki beslenme alışkanlığı açısından büyük önem taşımaktadır.

YEME SORUNLARININ TEDAVİSİ VAR MI?

Yeme bozukluğunun tedavisi mümkün. Öncelikle çok ayrıntılı bir öykü ile annenin doğum öncesi dahil beslenmesini, bebeğin tüm beslenmesini, ek gıdalara geçişi, neleri sevip neleri sevmediği, ne miktarda tükettiği, verilme şekli, alerji öyküsünü sorgulamak gerekir.
Yeme bozukluğunun hangi alt gruba girdiğini tespit etmek için anket uygulanabilir. Hangi besinleri yediğini tek tek kayıt altına alıp, eksik olan besin grubunu tamamlamaya yönelik beslenme planı hazırlanır. Ayrıntılı fizik muayene yapıp, büyüme eğrisi oluşturulur. Eğer büyümede sorun varsa gerekli tetkikler istenir. Tüm bunların sonuçlarına göre çocuğa özel bir tedavi planı oluşturulur. Bazı durumlarda beslenme desteği, vitamin takviyesi veya ilaç kullanmak gerekebilir. Sonuç olarak her hasta grubu için muhakkak çözüm var, yeter ki aile ile işbirliği içinde çalışılabilsin.

AİLELERE TAVSİYELER

“Temel Besleme İlkeleri” çok önemli:

  • Yemek zamanında dikkat dağıtıcı şeylerden (TV, bilgisayar, telefon vs.) kaçının.
  • İştahını arttıracak şekilde besleyin (acıkmasını sağlayacak şekilde).
  • Yemek süresini 20-30 dakika ile sınırlandırın.
  • Yaşına uygun gıda verin.
  • Yaşına uygun dağınıklığı, kirliliği tolere edin.
  • Kendi kendine yemesini teşvik edin, aile sofrasına oturtun.
  • Yemek zamanlarında doğal tutum takının, baskı yapmayın, hassas-sorumlu besleme modelini kullanın.
  • Sistematik bir şekilde yeni gıdalar sunun.

Bu ilkeler olmazsa olmazlar! Annelerin, bebeklerinin iştahıyla ve beslenmesiyle ilgili endişelerinin her zaman önemsenerek uygun yönlendirme ve tedavinin yapılması gerekir. Bu sorunlar bekledikçe küçülmüyor aksine büyüyor ve tedavisi zorlaşıyor. En doğrusu baştan itibaren uygun ek gıdaya geçiş ve besleme yöntemlerini kullanarak bu sorunlarla hiç karşılaşmamak. 

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülben Efes

BAKMADAN GEÇME!