GeriSeyahat 36 saatte Cannes
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
36 saatte Cannes

36 saatte Cannes

Megayatlarla dolu marinası, Ferrari ve Bugatti’lerin turladığı rıhtım caddesiyle Fransız Rivierası’nın pırıltılı kenti yine hareketli bir yaza hazırlanıyor. Gelecek hafta başlayıp 26 Mayıs’a kadar sürecek Cannes Film Festivali sırasında şehir dünya sinemasının yıldızlarıyla dolacak. Fırsatı değerlendirip Le Suquet’te kentin geçmişini, Rue d’Antibes’te modadaki yeni gelişmeleri, restoranlarında lezzetleri, gece kulüplerinde Cannes usulü eğlenceyi keşfedebilirsiniz.

Cuma
17.00
Şöhrete adım
La Croisette’in batı bölümünde, özellikle özel gösterimlerin düzenlendiği, kaldırımlara kırmızı halıların serildiği Palais des Festivals ve Esplanade Georges Pompidou çevresine yürüyüşe çıkın. Festival sırasında her an Quentin Tarantino, Angelina Jolie, Catherine Deneuve gibi efsanevi bir oyuncuyla karşılaşabilirsiniz. Kıyı boyunca yürüdüğünüzde Chanel afişlerini andıran, minik köpeklerini gezintiye çıkarmış kadınların çokluğunu görüp şaşıracaksınız. Palmiyelerin karşısındaki sırada Intercontinental Carlton, Cannes ve Hotel Martinez şöhretlerin tercihi. Kültürel etkinlikler için dönüşümlü sergilerle renklenen La Malmaison’a uğrayabilirsiniz.

19.30
Mükemmel manzara

Helikopteriniz yatınızın güvertesinde bile olsa bar Le 360’taki panaromik manzarayı görmelisiniz. Bar, Radisson Blu 1835 Hotel & Thalasso’da. Bu küçük, samimi mekana geceyarısı canınız bir kadeh buz gibi Chablis (28 TL) çektiğinde uğrayın. Royal kokteyli de (ananas, Curacao, mango nektarı, şampanya; 47 TL) deneyebilirsiniz. Terasından gece şehri seyretmeye doyamayacaksınız.
 
21.00
Şefin sürprizi

Karar vermekte zorlanıyor musunuz? Bu işi Paris’teki ünlü Guy Savoy’un eski şefi Bruno Gensdarme’e bırakın, akşam mönünüzü o seçsin. La Table du Chef mönüsü benzersiz, küçük ve sempatik bir restoran. Müşterileri: Kapıdan girdiğinde parfümüyle mekana katkıda bulunan iş dünyası şahsiyetleri, kente yaşayan yabancı çiftler ve damak tadına düşkünler. Gensdarme her gün pazara çıkıp tezgahtaki yerel ürünlerden dört tabaklık özel bir mönü hazırlıyor (kişi başı 95 TL). Mayıs mönüsünün popülerleri tatlı patates püreli marine edilmiş ton balığı, kaz ciğerli nadide biftek, çilek ve ahududu köpüklü, çikolatalı pasta (Rue Jean Daumas, No: 5).

23.00
İçkinin tadını çıkarın

Turist tuzağı La Croisette barlarından uzak durun. Tarihi Le Suquet’e, Cannes’lıların parti mekanına uğrayın. Sakin bir atmosferde, orkideyle renklendirilmiş, mumla ışıklandırılmış masalarda şarabınızı yudumlayın. Yeni açılan şarap barı L’Endroit, 40 civarında klasik şarabı bardakla sunuyor. Bardağı 21 TL’ye gövdeli, kıvamlı kırmızı Bandol şarabı da mönüde (Rue du Suquet, No: 10). Sonra caddenin karşısına geçip açık kapı politikası uygulayan Charly’s Bar’a gözatın. Yeniyetmelerden, fazlasıyla bronzlaşmış şen dullara her profilden müşteri var burada. Müzik 1960’ların soul şarkıları, 1980’lerin remix’leri ve Fransız pop müziği (pubcharlysbar.com).

Cumartesi
10.00
Lezzet pazarı

Üstü kapalı dev pazar yeri Marche Forville’de et ve yerel ürünler tezgaha çıkıyor. Bavulunuza sıkıştırıp sorunsuz getirebileceğiniz hediyelikleri kuzeybatı köşeside bulacaksınız. Thomas - Julien çiftinin tezgahı müşterilerini gülümseyen domuzcuk logosuyla karşılıyor. Ördek ya da yaban domuzundan yapılmış sosisler 8 TL. Yandaki tezgahta Patricia Hilbert ev yapımı erik ve incir reçellerini kavanozu 10.50 TL’ye satıyor. Baussy Ailesi’nin tezgahında zeytinyağının litresi 32, zeytin ezmesinin kavanozu 16 TL.

12.00
Gökteki şato

Le Suquet’ten yukarı çıktıkça köy yaşamı gözlerinizin önüne dökülecek. Parke taş döşeli sokaklar, zigzaglı merdivenler, kapılarında kandiller sallanan kavuniçi, yeşil cepheli evlerden geçeceksiniz. Tepenin üstündeki kale, Musee de la Castre’yi de içeriyor. Etrüsk lahitleri, Tibet budist tabletleri, Endonezya kuklaları gibi etnik objelerin sergilendiği sarayın en heyecan verici özelliği kulesi. 11’inci yüzyıldan kalma kulenin geniş panoramik manzarasında neler yok ki? Büyüleyici bir deniz, altın kumsallar, yemyeşil tepeler, kırmızı kiremitli çatılar, uzaklardaki dağlar... Giriş 15 TL.

2 p.m.
Mutfak merakları

Le 7 Place, dekorasyonda mutlu buluşmaların mekanı: Mum ışığıyla aydınlatılan, rustik dekorlu restoranın duvarları tarihi Cannes fotoğrafları ve dev çatal, bıcaklarla süslü, koltukları yapay yılan derisiyle kaplı. Mönüsünde de aynı yaklaşım görülüyor: Masaya getirilen tereyağı bile şamfıstığı, parmesan peyniriyle çeşitlendirilmiş. Başlangıç olarak sunulan baharatlı elmalı tart Tatin, dondurma yerine keçi peyniriyle getiriliyor sofraya. Bir başka eğlenceli buluş, yaprak şeklinde doğranmış ördek göğsünü çıtır karamelle kaplı bademle buluşturmak. Üçer tabaktan oluşan çift kişilik öğün ortalama 190 TL (Rue des Freres Casanova, No: 7).

16.00
Perakende rafları

Butiklerin sıralandığı Rue d’Antibes’de kısa bir yürüyüşe çıkın. Zara-Camper-Swarovski-Mont Blanc mafyası arasındaki küçük, özgün mağazaları keşfedin. Radikal bir tasarım arıyorsanız Seven Tees at Bathroom Graffiti’de kurukafa desenli tişörtler, renkli yastıklar, çiklet ayıcık şeklindeki başucu lambaları sizi bekliyor (bathroomgraffiti.com). Yine cadde yakınlarında, neredeyse kibrit kutusu boyutlarındaki Augustin Latour’da kağıt fener, Ginkgo biloba yaprağı şeklindeki paspaslarlar dikkat çekici (Rue Chabaud, No: 8). Etnik temalı Ahimsa’da moda ve tasarım global bakışla ürünlere yansıtılmış. Fas’tan kırmızı seramik lambalar (220 TL), Türkiye’den keçi kılı (690 TL) kilimlerle eşleştirilebilir (Rue d’Antibes, No: 148).

20.00
Gözden uzak sofra

Kaçak aşıklar, paparazzilerden kaçan şöhretler, güneşten hoşlanmayan vampir karakterler L’Affable’ı çok sevecek. Salonunun ketum atmosferi, bej ve grinin ağırlıkta olduğu seçkin dekorasyonu, penceresiz, paparazzilere kapalı duvarları ürkek müşterilere güven veriyor. Sofraya ışık ve renk 100 TL’lik, beş tabaktan oluşan mönüyle geliyor. Akdeniz lezzetlerinin sunumu çok çekici. Mönü Fransız klasiklerini de içeriyor. En popüleri: Kaz ciğeri ve şamfıstığıyla tatlandırılan kadife sarılığındaki balkabağı çorbası; günkurusu domates, enginar püresi eşliğinde kalamar; çıtır havuçlu, hardal soslu dana eti; Grand Marnier serpilmiş portakal suflesi; böğürtlen ve taze naneyle renklendirilmiş vanilyalı dondurma... Şimdi söyleyin: Bu mönü sofranıza geldiğinde pencereye ne hacet? Sadece dikkat dağıtır!

22.00
Alev ve yıldızlar
B. Pub’da siyah giyimli kadınlar ve gömlekleri pantalon dışında uçuşan erkek garsonlar servis yapıyor. Neo klasik dekorasyonlu kulüpte kimi zaman alevler barın çevresinde dönüyor. Barmenler çakmak benzinini kibritle tutuşturarak çıkarıyor bu alevleri. Kimi zaman ortalık çok sakinleştiğinde, kimi zaman bir şişe şampanya (Moet & Chandon 240 TL) sipariş edildiğinde. Buz kabı masaya kıvılcımlar saçarak getiriliyor. Çıkışta janjanlı gece kulübü Le Baoli’ye uğrayın. Jet sosyeteden Jude Law, Beyonce, Snoop Dogg ve Monaco Prensi Albert müdavimler arasında. Eğer Methuselah of Dom Perignon (6 litrelik şişe 52 bin TL) kredi kartınıza hasar verecekse, mütevazı şampanya mojito’yu (49 TL) seçebilirsiniz (Rue Mace, No: 22).

Pazar
10.00
Kıyıdan uzakta ferahlama

Maceralı bir geceden sonra kıyıdaki St. Honorat’ta çıkacağınız yürüyüş size iyi gelecek. Vieux Port Marinası’ndan kalkan tarifeli vapurlar Quai Laubeuf’tan geçip 20 dakika sonra sizi adanın sahiline ulaştırır. Bu adada sadece Abbaye de Lerins’in keşişleri yaşar. Adanın çevresini yürümek 2-3 saatinizi alacak. Geçmişin mağaralarından, yaban çiçekleriyle kaplı çayırlardan, keşişlerin şarap ürettiği bağlardan, asırlık şapellerin yıkıntılarından geçeceksiniz. En ilgi çekici bölüm adanın güney tarafındaki ortaçağdan kalma kilise. Gotik cephesi hayalet hikayelerini çağrıştırıyor. Bitişiğindeki mağazada keşişlerin yaptığı şaraplar satılıyor. 2008 rekoltesi St. Sauveur şiraz, 103 TL.

13.00
Kabuklar, teraziler

Akdeniz’in başdöndüren lezzetleri sizi La Tonnelle’de bekliyor. Tüm dekorasyonu kaya ve ham ahşaptan oluşan lüks açıkhava restoranı iskele yakınında. Yumuşak et ya da az pişmiş palamut dilimleri, kıtır havuç, kabak, rezeneyle renklendiriliyor. Mezgit filatosuna fesleğen sosu lezzet katıyor. Balık çorbası, buğulama da mönüde. Tüm yemeklere uyumlu şaraplar keşişlerin ürünü. İki kişi, üç tabaklık öğün içki hariç 240 TL civarında.

Nasıl gidilir

THY, bu hafta İstanbul’dan Nice’e 654 TL’den başlayan fiyatlarla gidiş - dönüş uçuyor. Nice Havaalanı, Cannes’e karayoluyla 27 kilometre uzaklıkta. Pegasus, İstanbul’dan Marsilya’ya gelecek hafta gidiş-dönüş 986 TL’den başlayan fiyatlarla uçuyor. Karayoluyla Cannes 175 kilometre uzaklıkta. Swiss’in İstanbul’dan tek aktarmalı Nice uçuşları 963 TL’den başlıyor.

Nerede kalınır

The Five Hotel & Spa: İki yıl önce açıldı. 45 odalı. La Croisette yakınındaki otelin iki restoranı, pasta şefi Jerome de Oliveira’nın oluşturduğu bir çay odası, SPA’sı, çatı restoranı ve 30 metrelik bir yatı var. Oda fiyatları 1050 TL’den başlıyor (five-seas-hotel-cannes.com)
* Hotel Pruly: Geçen yıl açıldı. Beyaz binası geçmişte müstakil bir evdi. 14 rengarenk odası var. Çift kişilik odalar 140 TL’den başlıyor (hotel-pruly.com).

False