Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yüksek yüksek tape'lere ev kurmasınlar

ŞİKE yaptığı iddia olunan yöneticiyi içeride tutup futbolcuyu özgür bırakan bu mizahi yasa neden değişti; suçun bireyselliği ilkesini ihlal ettiği için.

Yani yöneticiler çıkıp, “Olay çıkaran taraftarın eyleminden bizim ve kulübümüzün ceza alması mantık dışı” dediler. Şimdi herkes 58 .madde ve ‘adalet, etik, ahlak’ üzerinden ve  ‘suçun bireyselliğini’ bu kez görmezden gelerek ‘Fener düşecek mi düşürülmeyecek mi’yi konuşuyor. Ve en başından beri satır aralarında saklanan o soru sorulmuyor. Ben soruyorum işte...

HAFTANIN ANKETİ

Bu bir kartal bakışıdır

YÖNETİCİLERİN yaptırdığı iddia edilen şike girişimleri Fenerbahçe Futbol Takımı ve teknik kadrosuna söylendi mi?
Takımın bundan haberi oldu mu? Bu takım bizi, rakibi, Trabzon’u, Titi Arena’daki ilk maçta ezeli dostu G.Saray’ı yenerken 17’de 16 yaparken olacakları biliyor muydu? Yani sözün özü bu şampiyonluk futbolcuların da sürekli dile getirdiği gibi bu takımın hakkı mıydı değil miydi? Cevaplarınızı tivitır sayfama, tuttuğunuz takımı da yazarak menşınlayınız, beni menşın manyağına çeviriniz. Ve unutmayınız ki ‘topuzunu bozduğunuz kantar gün gelir sizi de tartar.’
Fenersiz Süper Lig patlıcansız imambayıldıya benzer. Evet uzaktaki imam bayılır belki olası bir düşürme cezasına ama, sapla samanı karıştırmamak gerekir. Bu benim olaya bakışımdır. Bu bir kartal bakışıdır.

Haftanın dizisi

İnce İnce Yasemince

FATİH Terim’in aslanlar gibi Sabri’ye sahip çıkması dışında tüm hocalarımız (Fuat Çapa bile) gerginliğe yenik düşerek konuştular yayıncı kuruluş mikrofonuna... “Maşallah dediğim üç gün yaşamıyor” misali, henüz iki hafta önce ‘Beşiktaşlı olmadığına üzüldüğüm tek adam’ diye anons ettiğim Aykut Kocaman geçen sezon yaptığını yineledi, yine hakemler üzerinden rakibi ateşe atmayı denedi. Futbolculuğunda da inceciydi; golü atması kadar topun gideceği yeri de önemserdi. Mesajında çok eskilerden bir diziyi ‘İnce İnce Yasemince’yi seçmiş olması uzun zamandır tivi izlemediğini de ortaya koyuyor. Güncel bir dizi de seçebilirdi; “Bir Erkek Bir Kadın dizisindeki kadının adamı doğradığı gibi” de diyebilirdi. Kendisinin Pirüpak Futbolun Doğruları Kitabı yani FD abinizin PFDK’sına sevkini oyunuza sunuyorum; oyuna gelmeyin. Ortamı germeyin.

Haftanın şarkısı;

‘Al-Meyda’yı diyar diyar sürükle’

SEVGİLİ Karlos olmuyor, Al-Meyda ısrarı size de zarar verecek bir noktaya gidiyor. Al-Meyda ve formasının arkasında Sabrosa yazan arkadaşın al gülüm ver gülüm futbolları yedek kulubesinde ve tribünde ümitleri kırıyor.

Gözler onları aradı

YOKLUKLARINDA değeri anlaşılanlar; Besiktaş’ta Hilbert, Cimbom’da Emanuel ve Fener’de Emre oldu. Şenol Hoca Sapara’yı nasıl fark edemedi, nasıl kullanamadı hayret. Sezonun transferine Olcan Adın’la birlikte adayımdır.

Haftanın adamı;

Oktay Gençlerbirliği

O golü, zor olanı yapıp atmayarak meslaktaşları Burak Yılmaz, Stoch ve Melo’ya mesaj verdiği için. ‘Bir gol uğruna dostunuzu takım arkadaşınızı kırmayınız’ diyebildiği için. Teknik direktörler gibi oyuncular da gergin. Üç günde bir maça hiçbirisi ve hiçbirimiz alışamadık. Haftaya da bunu oylayalım; oylaya oylaya gelin çocuklar, birbirinize kızmadan oynayın çocuklar.

Haftanın denklemi;

Messi (10) + Ronaldo (7)= Burak Yılmaz (17)

BU coğrafyanın kültürü içinde tartışılmaz yeri olan o Karadenizli mizahı yukarıdaki denklemi türetmiş, bana da alkışlamak düştü. Yeri gelmişken sevgili Trabzon taraftarı meşhur 61.dakika kutlamasını neden 62.dakikada yapıyor, işte bu merak da içime dert oluyor. Yüzümde gülücük gibi severim seni.

X