"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

Yeniden kararlılık mesajları

<B>DEVLET</B> Bakanı <B>Ali Babacan,</B> uzun zamandır sessizliğini koruyor, hiçbir yerde konuşmuyordu. <B>Babacan</B> dün bir televizyon kanalına çıkarak soruları yanıtladı.

Bizce Babacan’ın kamuoyuna çıkmamasının nedeni, IMF’ye verilen sözlerin yerine getirilemeyişiydi. Birilerinin önüne çıkıp ‘ne diyeceğini’ bilmediği için, herhalde ‘hiç çıkmayayım’ diye düşünmüştü...

Babacan, belli ki, ‘hükümet kararıyla’ yeniden televizyonlara çıkmaya başladı. Çünkü Babacan’ın ardından Başbakan Tayyip Erdoğan, dün Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ni (TOBB) ziyaret ederek, işaleminin ekonomiye bakışını dinledi ve ardından soruları yanıtladı. Erdoğan’ın verdiği mesajlara baktığımızda, daha çok ekonomi konuştuğunu ve ‘AB ve ekonomide daha önce verilen sözlerini tutacaklarını’ söylediğini görüyoruz.

Erdoğan’ın TOBB’u ziyaretinin zamanlaması soru işaretlerine neden oldu. İstanbul Ticaret Odası’na (İTO) AKP’li bir başkanın getirilmesiyle gözler, AKP’nin TOBB yönetimini ele geçirmek isteyip istemeyeceğine döndü. Geçtiğimiz hafta sonunda Erdoğan’ın bir ilin yeni seçilen sanayi ve ticaret odası meclis üyelerine konuşurken, ‘Şimdi değişme sırası TOBB’da’ gibi sözler söylemesi, bu camiayı iyice karıştırdı. Bu nedenle Erdoğan’ın ziyaretini, ‘Acaba TOBB yönetimi için mesajlar mı verecek?’ ya da ‘AKP başkasını bulamadığı için Rifat Hisarcıklıoğlu’na destek vermeye mi karar verdi?’ sorularına neden oldu.

Buna beklentiye karşılık toplantıda, seçim konusunun açılmadığı söyleniyor. TOBB’un bu toplantıyı 2-3 ay önce istediğini öğreniyoruz ve o zaman en kuvvetli ihtimal; ‘Başbakan Erdoğan’ın son dönemde oluşan kararsızlık havasını silmek için, böyle bir zamanlama yaptığı ve bu kanalla piyasalara vermek istediği mesajları ulaştırması’ oluyor.

Babacan’ın aynı güne denk gelen ‘televizyonlara dönüşü’nü de buna eklerseniz, bilinçli bir mesaj verme kampanyası döneminin geldiğini söyleyebiliriz.

FED KARARIYLA AYNI DÖNEM

Erdoğan
’ın demeçlerinde son dönemde ‘Hükümetteki tıkanma’ iddialarına neden olan AB konusundaki çabanın yavaşlaması, IMF için gereken yasaların çıkarılmasındaki gecikmelere değindiğini görüyoruz. Erdoğan, ziyaret sonrasında, fırtınalı havaya müsaade etmeyeceklerini belirtip, ‘Koyduğumuz plan ne ise ekonomik program çerçevesinde, mali disiplin ile sürdürmekte kararlıyız’ dedi. AB konusundaki tereddütleri gidermek için de, ‘17 Aralık öncesinde AB sürecine nasıl dört elle sarıldıysak, şuanda da aynı şekilde dört elle sarılmış vaziyette bu süreci devam ettiriyoruz’ şeklinde konuştu.

Babacan ise özellikle IMF’yle ilişkiler konusunda daha somut mesajlar verdi. Babacan, nisan ayı başında IMF heyetini yeniden çağırıp 4 aylık gelişmeler ışığında yeniden bir gözden geçirme yapabileceklerini, daha sonra da Niyet Mektubu’nun gönderilebileceğini söylemiş.

Belli ki piyasalara güven vermek için bu sözler söyleniyor ama hálá bazı belirsizliklerin olduğu da ortada. Örneğin, TBMM’de Gelir İdaresi’nin yeniden yapılandırılmasını öngören yasa taslağı üzerinde çalışan Alt Komisyon, ‘bağırsalar duyacakları kadar mesafede’ bulunan Gelirler Genel Müdür Vekili (kendisine artık vekil demese de...) Osman Arıoğlu’nu dinlemek için, gelecek haftayı bekleyecekmiş. Diğer iki yasa tasarısının TBMM’ye gitmesi yeterken, Gelir İdaresi’nin yasalaşması gerekiyor ama hálá hızlanmıyor.

Yanısıra Babacan her ne kadar 4 aylık verilere bakacağız dese de, IMF’in özellikle teşvik yasası nedeniyle rakamları yeniden geçirmek istediğini biliyoruz. Bu konu da hala net değil.

Yani oluşan belirsizlik ortamı nedeniyle yeniden Hükümet kararlılık mesajları verme yoluna girdi. Ancak IMF’nin artık sözle ve mesajlarla yetinmeyeceğini, sözlerin yerine getirilmesini bekleyeceğini biliyoruz.

Bu arada dikkatimizi çeken iki husus daha var. Birincisi; kararlılık mesajlarının FED kararıyla aynı zamana yani dövizin eskisi kadar bol olmayacağı döneme denk gelmesi. İkincisi ise ekonomik politikaların tartışıldığı TOBB toplantısına, Devlet Bakanı Ali Babacan’ın çağrılmaması. Bu da ‘Başbakanla Babacan’ın arasının olmadığı’ iddialarını güçlendiriyor.
X