Avrupa da Fed’e uydu

ABD Merkez Bankası (Fed) geçtiğimiz günlerde faiz kararı değiştirmezken, faiz arttırımı için mart ayına işaret etmişti. Geçen hafta ise Avrupa Merkez Bankası (ECB) kararını açıkladı. ECB de Fed gibi faizi sabit tuttu. Ancak asıl sürpriz hamle ECB Başkanı Christine Lagarde’dan geldi. Daha önce faiz artışının olası olmadığını söyleyen Lagarde bu kez faiz arttırımı olasılığını gündeme taşıdı.

Haberin Devamı

Piyasalarda geçen hafta gündem oldukça yoğundu. Ekonomik verilerin yanı sıra merkez bankaları toplantıları, Rusya-Ukrayna gerginliği, OPEC toplantısı ve yayımı devam eden şirket bilançoları yakından izlendi. İç gündemde beklentilerin üzerinde gelen ocak ayı enflasyon verileri öne çıktı. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 48.69, aylık yüzde 11.10, Yurt içi üretici fiyat endeksi (ÜFE) yıllık yüzde 93.53, aylık yüzde 10.45 olarak açıklandı. TÜFE-ÜFE makası daha da açıldı ve fark 44.84 oldu. TCMB faizi TÜFE farkı ise 34.69 seviyesine yükseldi. TÜFE-ÜFE farkı enflasyondaki yüksek seyrin bir süre daha korunabileceği yönünde bir görüş veriyor. Dış dünyada ise merkez bankaları faiz arttırım ve parasal sıkılaştırma sürecine hazırlanıyor. Bu koşullara rağmen, 17 Şubat toplantısında düşük faiz politikası uygulayan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz politikasında bir değişiklik beklenmiyor. TCMB faiz kararıyla enflasyon arasında illiyet bağının kalmadığı bilinen bir durum. Ancak dış koşullardaki değişim sürecinin hızlanması oldukça önemli referans.

Haberin Devamı

LAGARDE SÖYLEM DEĞİŞTİRDİ

Zira Avrupa’dan iyi haberler gelmiyor. Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası, 25 baz puanlık faiz artımı ile faiz oranını yüzde 0.50 seviyesine çekti. Birkaç saat sonra ise Avrupa Merkez Bankası’nın kararı vardı. Beklendiği üzere faizi sabit tuttu. Ancak toplantı metninde, “2022 Mart sonuna kadar PEPP programı kapsamındaki net varlık alımlarının durdurulması ve bu alımların faizleri arttırmaya başlamadan önce sonlandırılması” gibi detaylar vardı. Fakat vurucu hamle Avrupa Merkez Bankası Başkanı Lagarde’dan geldi. Geçen ayki toplantı sonrası “2022 yılı için faiz artışı olası değil” açıklaması yapan Lagarde, son toplantının ardından bu söylemlerini değiştirdi. Risklerin yukarı yönlü arttığı, enflasyondaki sürpriz yükselişlere bağlı endişelerden söz ederek faiz artırım olasılığını gündeme taşıdı. Hatırlanacak olunursa, geçtiğimiz yazılarımızda birkaç defa ABD Merkez Bankası’nın (Fed) lokomotif olduğu, Fed faiz artırırken Avrupa Merkez Bankası’nın faizi düşük tutmasının zor olacağı türünden görüşlere yer vermiştik. Şahin söylemler ve faiz artırım olasılığının dillendirilmesi doğal olarak piyasalara olumsuz yansıdı. Borsalara satışlar gelirken uzun süredir baskı altında kalan Euro değer kazandı ve Euro/dolar paritesi 1.15 seviyesine yaklaştı. ABD doları ise zayıfladı. Altının ons fiyatında hafif bir yükseliş denemesi görüldü, ancak güç kazanamadı. Zira, hem merkez bankalarından gelen parasal sıkılaşma haberleri hem de piyasaların yakından izlediği ve önemli bir referans olarak aldığı ABD 10 yıllık bono faiz oranı %1.90 seviyesinin üzerine yükseldi. ABD tahvil faiz artışını körükleyen nedenlerden biri de cuma günü ocak ayı ABD tarım dışı istihdam verilerinin beklentilerin oldukça üzerinde 467 bin olarak açıklanması oldu. (beklenti 150 bin, önceki 199 bin) Halbuki çarşamba günkü özel sektör istihdamı zayıf gelmişti ve Omikron varyantının ekonomi üzerindeki etkilerini de hesaba katarak tarım dışı istihdamın da düşük gelebileceği dillendiriliyordu.

Haberin Devamı

TEMKİNLİ GÖRÜNÜM

Açıklanan rakam ekonomideki canlılığın devam ettiği değerlendirmelerini beraberinde getirirken Fed’in faiz artırım konusunda elini daha da kuvvetlendirmiş oldu. Faiz arttırım adımlarının 25 veya 50 baz puan mı olacağı tartışmaları son veriler ile 50 baz puan olasılığını güçlendirebilir. Ayrıca Fed’in bilanço küçültmeye ilişkin tahminler de gelmeye başladı. Fitch, Fed’in bilançosunun 2024 sonuna kadar 6.4 trilyon dolara düşebileceği yönünde görüş bildirdi. Merkez bankalarının ardı ardına para politikalarında sıkılaşma hazırlıkları yapması piyasaların olduğu kadar dış finansman ihtiyacındaki ülkeler için de hiç iyi bir gelişme olmayacak. Piyasaları besleyen ucuz ve bol paranın kısılması ihtimali temkinli görünümün sürmesi olasılığını da artırıyor.

Haberin Devamı

BORSADA TEPKİ ÇIKIŞI ZAYIF KALDI

Avrupa da Fed’e uydu

Borsada tepki çıkışı direnç seviyelerini geçmekte zorlandı ve satışla karşılaştı. İlk destekler 1.930 ve 1.880 seviyelerinde görülüyor. Bu seviyelerin altında verilecek sonraki destek noktaları 1.820-1.730. Olası tepki alımlarında ilk dirençler ise 2.000-2.035 seviyelerinde bulunuyor. Tepki çıkışının devamı için bu seviyelerin geçilmesi önemli olacak. Sonraki dirençler 2.100-2.150. Endekste destek noktalarında tepki alımları görülse de zayıf görünüm korunabilir.

PETROLDE YÜKSELİŞE DEVAM

Petrol fiyatındaki yükseliş, Çarşamba günkü OPEC+ toplantısının ardından devam ediyor. Brent petrol 90 doların üzerinde işlem görüyor. Bazı yatırım bankaları (Goldman Sachs,) 100 dolar olabileceği yönünde görüşler vermişti. Zayıflayan ABD doları, OPEC+ Grubunun 400 bin gün/varil üretim artış kararına uyması ve petrol arz tahminlerinin düşürülmesi, bazı üretim bölgelerinde (Teksas) soğuk hava koşullarının üretimi aksatabileceği haberleri, Rusya-Ukrayna gerginliği gibi son günlerde gündeme gelen haberler fiyatları yukarı çekiyor. Cuma günkü ABD tarım dışı istihdamının ekonomideki canlılığın korunduğu değerlendirmeleri ayrıca katkı yapan bir durum. Petrol fiyatının yükselmesine gelirleri artan petrol üreten ülkeler ve OPEC üyeleri sevinebilir. Ama petrol, maliyet enflasyonu açısından önemli bir kalem ve küresel ekonomideki enflasyona yükseliş yönünde katkı yapma potansiyeline sahip. Petrol ithalatçısı Türkiye için de aynı durum geçerli tabi ki. Enflasyon yanında enerji ithalatı dış ticaret rakamlarını önemli ölçüde etkiliyor. Türkiye petrol havzası bir coğrafyada bulunuyor. 2008 yılında petrol fiyatı (Brent) 147 doları görmüş ve Türkiye bu durumdan ‘komşuda pişer bize de düşer’ hesabı sermaye girişleri açısından oldukça yararlanmıştı. O günleri hatırlayınca keşke, nerede o günler demekten de insan kendini alamıyor.

Haberin Devamı

BANKALARDAKİ DÖVİZ MEVDUATI GERİLİYOR

Avrupa da Fed’e uydu

Son dönemde haftalık sıcak para hareketleri, bankalardaki döviz mevduatı ve TCMB rezervleri yakından izlenen veriler arasında olmaya devam ediyor. Özellikle “kur garantili mevduat paketi” sonrası daha dikkatle takip ediliyor. TCMB verilerine göre, yurtdışı yerleşiklerin (yabancı yatırımcılar) 28 Ocak ile biten haftada, hisse senetlerinde 138.9 milyon dolar satışa karşılık tahvil bonoda (DİBS) 63.6 milyon dolarlık alım yaptıkları görüldü. Borsa İstanbul’da aralık ayından bu yana hisse senetlerinde aralıksız satış tarafındalar. Yabancı takas saklama oranı yüzde 40 seviyesinin üzerinde tutunma çabasında. Yine 28 Ocak haftasında bankalardaki yabancı para mevduatı 4 milyar dolar düşüşle 228 milyar dolara geriledi. Tüzel kişilerin pakete dahil edilmesi ve yeni teşviklerin gelmesinin etkisi hissediliyor. Diğer yandan TCMB brüt rezervleri 500 milyon dolar artarak 110.2 milyar dolara yükseldi. Geçen haftanın dikkat çeken verisi ocak ayının dış ticaret rakamları oldu. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, ocakta dış ticaret açığı 10.4 milyar dolar olarak açıkladı. Aralıkta 6.7 milyar dolar, kasımda 5.4 milyar dolardı. Açığın artmasında döviz kurlarındaki düşüşün (TL’nin değer kazanması) etkisinin olabileceği ilk akla gelen olasılık. TÜFE endeksli bazlı reel efektif döviz kurunun ocak ayında 52.89 seviyesine yükselmesi bu olasılığı kuvvetlendiriyor. Aralıkta 47.9 idi. Bilindiği üzere Türkiye ihraç mallarının fiyat düzeyi konusunda reel efektif döviz kuru önemli bir gösterge. Hatırlanırsa cari denge de ağustos-ekim döneminde fazla verdikten sonra kasımda 2.6 milyar dolar açık vermişti. Borsa İstanbul’da 2021 yılı son çeyrek bilançoları yayınlamaya devam ediliyor. Dikkat çeken nokta, bankaların açıkladığı parlak bilançolara rağmen hisse fiyatlarına etkisinin oldukça zayıf olduğu konusu.

Haberin Devamı

YUKARIDA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR, YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR.

Yazarın Tüm Yazıları