"Yonca Tokbaş - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş - Kelebek

Zayıflayacağım diye ölmek

“Estetik” görüşlerimden dolayı eski kafalı, tutucu olarak eleştiriliyorum.


Kaç kere “Doğallığı, yaşlanmayı, filtresizliği seviyorum” dedim diye
bu söylemle prim yapmaya çalışıyormuşum gibi algılandım.
Sonra bu yüzden çıkıp samimiyetimi ve kendimi savunmaya çalışırken yakaladım kendimi.
5 yaşında çocukların çocuk göbeğini içeri çekerek yürümeye çalışmasından duyduğum endişeyi dile getirdiğim kaç yazı yazdım bilmem.
Sağım solum, sosyal medya, ulusal basın, televizyonlar ve dergiler erkek şiddetine, kadın bedeni üzerinden politikalara karşı çıkarmış gibi yaparken; sabahtan akşama 7/24, 365 gün kadın bedeni ve estetiği üzerinden psikolojik şiddet uyguluyor.
Buna dayanamıyorum.
“Arkadaşım nasılsın?” denmesini beklerken; “Kaşlarının arasına botoks yaptırmayacak mısın hâlâ?” benzeri cümleler duymaktan çok sıkılıyorum.
“Hayret sen kilo mu aldın? Hem de bu kadar spora!”, “Zaten çok zayıfsın, neden bu kadar koşuyorsun!?” cümleleri
de var.
Instagram’da oğlumla bir fotoğrafıma “Acil squat’lara başla” yazıldı, ağladım.
Oğlumla o güzel fotoğrafımıza bakınca bir tek sarkık popomu görmüş kişi.
Popomu ucundan misinayla bulutlara bağlayıp kaldırsam, mutlu edecek mi sizi?
Bir kadın buluşmasında konuşmacıydım.
“Bunca koşmaya rağmen neden hâlâ poponuz bu kadar büyük?” sorusunu soran bir kadındı.
İçimden gelen cevap “Seni kıçımla pataklamak için!”di, sesim titreyerek “Koşsan da gerçek photoshop’lanamıyor” diyebildim.
Bak nasıl üzülmüşüm, hâlâ aklımda hepsi.
Terler dökerek yazdığım şu yazıda da, maalesef terbiyesizlik beni yendi.
Affedin lütfen.
Yine bir insan -kadın, erkek, genç, yaşlı fark etmez- zayıflayacağım diye mide ameliyatı olup hayatını kaybetmiş.
Ayşe yazdı da öğrendim.
Birileri doktoru, birileri rahmetliyi suçluyor.
Hepimiz sütten çıkmış ak kaşığız tabii.
Sorun, çevre-ortam-arkadaşlar-basın hep aynı estetik kaygıları küçücükten çocukların kalbine işlerken başlıyor.
Küçücük çocuk pilav yemeye korkup karnım şişti diye endişe ediyorsa, hepimizin ortak bir sorunu ve sorumluluğu var demektir; sorun da sorumluluk da çok ciddidir.
Kutuma gelen “Mezuniyet öncesi burun estetiği, botoks indirim paketi” iş yapıyorsa, herkes bir oturup ne ekip biçtiğine bakmalıdır.
Kimse rahat rahat yaşlanamıyor ki çocuklar rahat rahat büyüsün, insanlar kilo derdinden değil de ecelden ölsün!
10 kilo için ameliyat olup ölmeyi göze almak sadece sonuç.
Kendimize çuvaldızı batırıp neyi düzeltmek istediğimizi düşünerek hareket etmek esas mesele.
Sorumluluk hepimizde.
Doktor bunu para için yapıyor derken iyi, ama işte bu estetik reklam pompasından yapılan her türlü kazancı besleyen kim sizce?
Bir dergi “Kapak çalışması yapalım sizinle” dedi. “Photoshop’suz olabilir miyim? Bir cesaret yıkalım şu kalıbı!” dedim.
“Amerikan standardı bu, hayatta kabul görmez, yine de çok abartmayız photoshop’u” cevabı aldığımda sustuk hep birlikte.
45 yaşımdayım.
Memelerim küçük. Popom var.
256 km koştum yine küçülmedi, 1 ay sonra geri geldi.
Mal bu yani anlıyor musunuz!
Bu konuda çok üzüldüm, çok kırıldım, çok pişman oldum.
Zayıflamak için değil, yaşamak için yaşamayı anlatalım istiyorum.
Yonca
“çatır çutur kadın”

X