"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

CHP tembelliğinden Avrupa’daki gücünü AKP ve HDP’ye kaptırdı

7 Haziran seçim sonuçlarını Almanya-Kuzey Ren Vestfalya-Sosyal Demokrat Dernekleri Birliği olarak haziran sonunda genişletilmiş bir oturumla değerlendirdik.

Yurtdışı seçmen sayısı 2.866.979. Bu sayının 2.187.357’si Kıta Avrupası’nın değişik ülkelerinde yaşayan yurttaşlarımızdan oluşmaktadır.
Bu oran Türkiye’deki siyasi partilerin yurtdışı seçmene karşı ilgisini arttırmıştır.
Bu seçimlerde oy kullanan seçmen sayısı ise 931.646’dir. Yani yaklaşık olarak toplam seçmenin % 33’ü sandığa gitmiştir.
Bu oranın 2014 Ağustos ayında Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı seçim oranına bakıldığında artış gösterdiğini belirtebiliriz. O seçimlerde katılım oranı % 8 olmuştu.
Dış Türklerin kullandıkları oyların Meclis’e giren partilere göre dağılımı ve oy oranları ise şöyle:


AKP 462.500 % 50
HDP 196.825 % 21
CHP 146.200 % 16
MHP 81.450 % 9
Bu tablo çerçevesinde Türkiye’de olduğu gibi yurtdışında da AKP birinci parti olarak çıkmıştır. Lakin bu seçimin kazananı ise yurtdışı seçmenler çerçevesinde ilk defa parti olarak seçime giren HDP’dir. Siyasi otorite tarafından iç ve dış siyasette yaşanan olumsuzluklara karşın CHP’nin ciddi anlamda iktidar adayı olarak yurtiçi ve yurtdışı seçmenleri nezdinde teveccüh görmemesi, üzerinde durulması gereken en önemli unsurdur. Seçmenin yurtiçinde olduğu gibi yurtdışında da AKP’nin iktidardan gitmesi için HDP’nin barajı aşmasına umut bağlaması ve CHP’nin buna yönelik siyaset üretmemesi önemli bir eksik olarak Avrupalı Sosyal Demokratlar tarafından tespit edilmiştir. CHP, siyasi partilerin çalışmalarındaki esaslardan birisi de iktidar olmaktır ilkesini unutmamalıdır.
Seçmen CHP’yi neden iktidar adayı olarak görmüyor. Bunun seçmen nezdinde birden fazla etkenin olduğunu gözlemleyebildik. Öncelikle parti yönetiminin ve partinin sahip olduğu yerel yönetimlerdeki olumsuzlukların seçmende bıraktığı güvensizlik... Bu son günlerde daha da ‘ivme’ kazanmaktadır.
CHP’nin yurtdışı seçmenlerini kontrol edememesi, seçmeni HDP ve AKP gibi sandığa kanalize etmemesi önemli bir eksikliktir. Partinin yurtdışı örgütleri adı altındaki çalışmaların kurumsal bir kimliğe tam olarak eriştirilmemesi, kırk yıllık geçmişi, tecrübeleri ve kurumsal kimliği ile Sosyal Demokrat Dernekleri ile temas kurmaması seçmen teveccühünde de rol oynamıştır.
Oysa ki Sosyal Demokrat Birlikleri tabanları olan ve binlerce kitleye hitap eden kuruluşlardır.
Ana muhalefet partisi, yurtdışındaki Sosyal Demokrat kuruluşları seçim zarfında bir kez dahi ziyaret etmemiş ve seçime yönelik bir görüş alışverişinde bulunmamış olması önemli bir eksikliktir. Bu ilişkinin eksikliği anlaşılır değildir. Tespitler sonucunda AKP ve HDP’nin milletvekili adaylarından oluşturdukları mobil heyetlerle Avrupa’nın değişik ülkelerinde günlerce çalışmalar yaptıklarını, esnafları daha taradıklarını söyleyebiliriz. Bu çalışmanın çok önce başladığını ve kurumsal niteliğe büründüğünü de eklemeliyiz. CHP’nin başta SPD ile tam gereği gibi bir ilişki kuramadığını söylemek durumundayız. Batılı STK’larla etkili bir ilişki hâlâ yerleştirilmemiştir.
Özetle, CHP’nin ciddi anlamda iktidar adayı olabilmesi için öncelikle olarak sol değer ve düşünceler üzerinde siyasi laboratuvarını çalıştırması gerekir.
Erdal TEKİN Almanya
Sosyal Demokrat Dernekleri Koordinatörü


CHP’nin ne çok seveni varmış?


HERKES CHP’nin AKP ile bir koalisyon ortaklığı kurarak “kendine” hizmet etmesini bekliyor. Recep Tayyip Erdoğan’sız bir AKP isteyenlerin tamamı bu koalisyondan yana. Ama unuttukları bir şey var...
AKP, kiminle koalisyon kurarsa kursun, bu koalisyonun en büyük ortağı Erdoğan olacaktır.
Ne yazık ki CHP kendisine kurulan tuzağın farkında değil.
Bir çok CHP yöneticisinin gözü ‘kırmızı plaka’dan dolayı ‘körleşmiş’ durumda...
Kimse çıkıp “Meclis başkanlığında, RTÜK üyesi seçiminde ve daha önceleri de onlarca kez MHP–AKP ortaklığı oldu, hükümeti AKP ve MHP ortaklığı kursun” demiyor. Kimse çıkıp “Birlikte ‘açılım süreci’nde yer aldınız, ‘akil adamlar heyeti’ oluşturdunuz; ‘Dolmabahçe mutabakatı’ yaptınız, hükümeti AKP ve HDP kursun” demiyor.
CHP durup düşünmeli. Dün bana küfredenler, bugün beni niye iktidar olarak görmek istiyor sorusunu kendine sormalı?
İmambakır ÜKÜŞ
‘İstanbul Gerçeği’


Biliyor musunuz

RECEP Tayyip Erdoğan’ın ‘başkan’lığı konusunda yaptığı konuşmalarla ismi hep önde olan Anayasa hukukçusu, AKP’nin üç dönemlik milletvekili Prof. Dr. Burhan Kuzu’nun Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı’na getirileceğini...
AKP Kayseri il örgütünün, Bakan Taner Yıldız’ın da bulunduğu bayramlaşmada kokteyl masalarından birinin üzerinde “CHP dosyası-Baskı, yolsuzluk, yoksulluk, İslam karşıtlığı, CHP ve eroin” yazılı bir kitabın bulunduğunu, ancak Said Alpsoy’a yazdırılan kitaba kimsenin sahip çıkmadığını ve ancak el altından AKP örgütlerine dağıtıldığının öğrenildiğini...

Taksim’e vitrine bakan insan modeli isteniyor

ŞEHİR plancısı Tahir Çalgüner, hükümetin Taksim Meydanı ile ilgili kararına tepki göstererek, bakın ne diyor: “İnsanlara ‘yayalaştırma’ şirinliği altında vaat edilen aslında, yürüyen, konuşmayan, sadece vitrinlere bakan insan modelidir. Duran adam, konuşan adam, bankta oturan, demokrasi taleplerini meydanlarda dile getirebilecek insan modelini istemiyorlar. Taksim Meydanı’ndan önce güvercinleri kovdular, şimdi de insanları... Projede meydanın yapılaştırılarak parçalandığını, ölçeğinin küçültüldüğünü, alan düzenlemelerinde ise park ve yeşil ile daraltıldığını söyleyebiliriz. Böylelikle insanlara ‘yürümeye zorunlu yaya’ yaratmak amaçlı kontrol edilebilir ölçekte alanın parçalanarak küçültüldüğünü görürüz.”

X