"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Bu fotoğraf ne diyor?

ORMAN fakültesinden bir hocamızla konuşurken, Hürriyet’ten emekli fotoğraf editörü Sökmen Baykara’nın internette yayınlanan 3. köprü yolu ile ilgili bir fotoğrafını önümüze koydu..

Bu fotoğraf ne diyor

 

“Bak ben sana bunun şifrelerini anlatmak istiyorum” dedi... Havadan çekilen, yürek sızlatan bu fotoğrafın bilinmeyen yönlerini duyunca biz bile şaşırdık... Diyor ki: 3. köprü bağlantı yolları ve havalimanı inşaatında orman dahil talanın her türlüsünün yaşandığı görülüyor. Özenle bakılırsa, güzergâhtan daha çok yoldan çıkan hafriyatın ormana verdiği zarar dikkat çekiyor. En az güzergâh eninin iki-üç katı kadar orman yok edilerek, hafriyata yer açılmıştır. (Örneğin, 50 metre genişliğinde olabilecek bir güzergâh için en az 200-250 metrelik ormanlık alan yok edilmiştir.) Neden mi? “Çünkü hafriyat rantından dolayı eski maden ocaklarına yaklaşabilmek mümkün değil. Güzergahtan çıkan madeni toprakla söz konusu maden ocaklarının iyileştirilmesi mümkün iken daha önceleri, çıkan bir yasa ile söz konusu sahalar siyasetçilerin kontrolündeki ‘hafriyat rantı’na teslim edilmiştir. Burada Karayolları’na da çok önemli bir görev düşmektedir. O da hafriyat nakline ödenecek paradır... Hemen yolun yanı başına dökülen hafriyata acaba ne kadar nakliye parası ödenmiştir? Yani, yol yapım sözleşmesinde güzergahtan çıkan kazı fazlası hafriyat belli bir mesafedeki döküm yerlerine taşınmasını öngörürken, yol kenarındaki ormanları kesip de oralara dökmeye kimler karar vermiştir; bu vurdumduymazlığa kimler göz yummaktadır.”

Hoca, bir doktora öğrencisinin raporundaki aşağıdaki cümleye dikkat çekerek vahim durumu özetliyor:
“Yol güzergâhının çoğu yerinde sadece kazı fazlası toprağı döküm yeri yaratmak amacıyla yol güzergâhı kılıfı ile büyük bir ağaç katliamı ve olağanüstü bir yolsuzluk yaşanmıştır.”
Burada sadece bir bakana değil (Prof. Dr. Veysel Eroğlu), diğer bakanlara da (Binali Yıldırım, Lütfi Elvan ve İdris Güllüce) önemli görevler düştüğünü unutmamak gerekiyor. Ayrıca Kadir Topbaş’ın sorumluluğu da resimdeki rezalete seyirci kalması da göz ardı edilmemelidir. Başta valiler olmak üzere ilgili diğer kamu görevlilerini de dışarıda tutmamak gerekmez mi?
Vicdanları ve izanları körelmiş müteahhitler ise kendilerine yakışanı yapıyor!
Yıllardan beri hafriyat rantından dolayı dönen dolapların ‘sırrı’ da çözülememiştir. Çünkü ‘rantlanan’ kesim çok güçlüdür; kimse bunu sorgulayamamakta, hesap verilmemektedir.
Görüyorsunuz değil mi; ormanlar ve ormancılığımız kimlerin elinde ve ne kadar sahipsiz kaldığının da belgesidir bu fotoğraf!

 

GÜNÜN SÖZÜ


“Eğer itilmezse, hiçbir diktatör düşmez.”
(Eduardo Galeano-Uruguaylı
gazeteci, yazar (1940-2015)

 


BAYKAL: ‘1 KASIM TÜRKİYE’Yİ BARIŞTIRMALIDIR’

 

ANTALYA’da ‘Salı Sanayici ve İşadamları Grubu’nun toplantısında konuşan Deniz Baykal, seçim öncesinde yeniden uyarılarda bulundu. Baykal bu seçimin bundan önceki alışılan seçimler gibi normal bir seçim olmayacağının farkında olduklarını söyleyerek şöyle dedi: “Önemli gerilimlerin ve tartışmaların yaşandığı bir noktadayız. İnsanlar birbirlerine bırakın sevgi ve saygıyı, husumet içindeler. Bu mekanizma ilerleyen günlerde daha çok kutuplaşma, çatışma ve gerilim üretecek. Bu seçimin ana meselesi Türkiye’yi barıştırmak olmalıdır. Türkiye’nin 1 Kasım’da karşısında iki olasılık olacaktır. Ya eski düzen işleyecek ya da 7 Haziran mesajı aynı şekilde ya da güçlendirilmiş bir şekilde tekrar ortaya çıkacak. Eğer seçmen bunu onayladığını tekrar söylerse ben gerilimin, çatışmanın, kutuplaşmanın, birbirimizden kopuşun daha da hızlandırılacağından kaygı duyuyorum.”

 

MESAJ PANOSU

 


-HER hafta 90 dakikalık 3 futbol maçının en az 3 gün yorumlandığı bir ülkeyi yönetmek çok da zor olmasa gerek!
Sinan MEYDAN

 

 

BİLİYOR MUSUNUZ?

 


-ŞİŞLİ Belediyesi’nin insan haklarını temel alan ve ‘eşitlikçi belediyecilik’ anlayışı doğrultusunda Boysan Yakar’ın öncülüğünde kurulan Toplumsal Eşitlik Birimi’nin bugün 19.30’da belediyenin yeni binasında, BM Nüfus Fonu Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Program Koordinatörü Meltem Ağduk ve CHP milletvekili adayı Melda Onur’un konuşmacı olacağı gecede tanıtılacağını...

BURSA YENİDEN ‘TERMAL’ YATIRIMLARINA BAŞLIYOR

BURSA Valisi Münir Karaloğlu, EHTTA Genel Kurulu’nun kapanması nedeniyle 32 yabancı konuğa önceki akşam Hilton Oteli’nde bir yemek verdi. Bursa’nın termal sağlık turizminde sadece Türkiye’nin değil;Avrupa’nın en önemli marka şehirlerinden biri olacağını söyledi. Bursa’nın Türkiye’de bütün klasmanlarda, sektörlerde ilk 4 şehrinden biri olduğunu söyleyen Vali Karaloğlu termal yatırımlarla da Bursa’yı Avrupa’nın ilk üç şehrinden biri haline geleceğini ifade etti. İddialı konuşan Vali Karaloğlu, 3000 yıldan beri tüm insanlığa şifa sunan Bursa’nın termal kimliğini yeniden kazanacağını,dünyaya örnek bir termal kent olarak insanlığa şifa sunacağını söyledi. Aldığımız bazı notları şöyle özetleyebiliriz:

- Medeniyetimizin en büyük seyyahı Evliya Çelebi Bursa’yı tanımlarken, “Velhasıl Bursa sudan ibarettir” diyor. Bursa’nın 28 akarsuyu, 145 soğuk su, 18 sıcak su kaynağı var. Barındırdıkları minerallerle, termal kaynaklarımızın pek çok hastalığa şifa olduğu tescilli… Geleneksel hamam kültürü ve modern termal hizmetlerin tamamını sunuyor. Hoşça vakit geçirmenin yanında şifa vaad eden bir zenginliğe ev sahipliği yapıyor.

- EHTTA’ya Türkiye’den üye ilk ve tek şehir. Vali Karaoğlu diyor ki: “Sultan Külliyeleri, Hanlar Bölgesi ve Cumalıkızık Köyünün UNESCO Dünya Kültür Mirası olarak tescil edilmesi şehrimizin insanlık mirası kimliğini pekiştiren önemli gelişmeler, büyük başarılar... Görevimiz sahip olduğumuz mirası tüm insanlıkla paylaşmak, paydaşlarımızla korumak ve geliştirmektir. Amacımız çağlar boyunca bir şifa yurdu olan Bursa’yı yeniden dünyanın en görkemli termal kentlerinden biri haline getirmektir.”

- Termal Sağlık Turizminin geliştirilmesi hususunda Bursa’ya Devlet özel bir ilgi gösteriyor. Bursa Termal Sağlık Turizm Bölgesi olarak Bakanlar Kurulu tarafından onaylandı.

- Bursa’da, 233 tesiste 12.503 oda, 26.331 yatak kapasitesi bulunuyor.

TERMAL SU NEDİR

Termal su içinde barındırdığı mineral eriyiklerle birlikte sıcaklığının ve diğer bir çok faktörün etkisiyle insanlara yüzyıllar boyunca şifa dağıtan enerji deposudur. Uludağ, enerjisini Bursa’ya 24 ayrı termal kaynakla sunuyor.. Bunların her bir kaynak farklı kimyasal ve fiziksel özellikleri sayesinde bir çok hastalığı şifa kaynağı oluyor. Son yıllarda yapılan modern otellerde de Wellness (zindelik, kendini iyi hissetme) uygulamalarıyla başarı ile kullanılıyor.

 

X