"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

Tatlıses’e o günlerde herkes güldü, şimdi acılı çikolata bile var

FRANSIZ fuar şirketi GL Events Türkiye Genel Müdürü Gülperi Erkanlı ile Sirha İstanbul Fuar Koordinatörü Abel Michel Villemin, bir süre önce Lyon’da gerçekleşen “SIRHA” adlı fuarı gezerken stantlardan birinin önündeki kuyruk dikkatlerini çekti.

Birlikte o bölüme yönelince, Türk şirketlerine ait olduğunu gördüler:

- Mardinli bir bulgur üreticisi, fuarı ziyaret eden mutfak profesyonellerine pilav ikram ediyordu.

Erkanlı, o an Peru’nun gastronomideki çıkışını anımsadı:

- Peru, gastronomide “kinoa” ile bir çıkış yakaladı. Türkiye de bulgurla aynı şeyi yapabilir.

Erkanlı, Fransız çalışma arkadaşı Villemin’e Anadolu’nun gastronomi açısından zenginliğini anımsattı:

- Türkiye’de coğrafi işaret alınabilecek 2 bin 500 dolayında gıda ürünü var.

Villemin, SIRHA İstanbul’a dönük çalışmaları sırasında yaptıkları araştırmanın altını çizdi:

- 2014 yılında “Anadolu Lezzetleri” envanteri çalışması yaptırmıştık. Çıkan listeyi anımsıyorum.

Erkanlı ve Villemin’le 29 Kasım-1 Aralık 2018’de İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek “SIRHA İstanbul”u konuşmak üzere buluştuk. Erkanlı, SIRHA’nın Lyon’da yarattığı ekonomik etkiyi örnek verdi:

- Lyon, 700 bin nüfuslu bir şehir. İki yılda bir ocak ayında SIRHA Fuarı için 250 bin profesyonel ziyaretçi çeker. Bir haftada Lyon’a 150 milyon Euro bırakıyorlar.

SIRHA Fuarı’nın içeriğini açtı:

- Gastronomi, otel, restoran, kafeterya, hizmetler ve bu alanlarla ilgili ekipmanlar için önemli bir vitrin oluşturuyor.

SIRHA’nın dünyada 5 kentte düzenlendiğini belirtip sıraladı:

- Lyon, Cenevre, Budapeşte, Sao Paulo ve İstanbul. Bu yıl İstanbul’da 6’ncı fuarımız gerçekleşecek. Profesyonel ziyaretçi sayısı 13 bine çıkacak.

Villemin, bu yıl fuarda Türkiye’deki dondurma çeşitliliğinin öne çıkarılacağına dikkat çekince, Erkanlı araya girdi:

- İbrahim Tatlıses, 1980’li yılların ilk yarısında açtığı kafeteryada acı biberli dondurmayı listeye koyduğu zaman herkes gülmüştü. Oysa bugün acılı çikolata da var, wasabili dondurma da.

Villemin, dondurmanın neden öne çıktığını şöyle anlattı:

- Biliyorum, Türkiye’de dondurma daha çok yaz aylarında tüketiliyor. Ancak, 12 ay tüketim de giderek yaygınlaşıyor. Yani, bu işin geleceği var.

Erkanlı, GL Events’in Lyon’daki merkezinden Türkiye’ye bakışı paylaştı:

- GL Events için Türkiye’nin yeri ayrıdır. Grubumuzun İstanbul’da yılda iki kez “Premier Vision”ı düzenlemesi, dünyada SIRHA’nın gerçekleştiği 5 kentten birinin İstanbul olması, bunu ortaya koyuyor.

Villemin, Türkiye’nin üretim yönüne işaret etti:

- Türkiye, üretimde öne çıkan bir ülke. Mutfak ekipmanlarında dünyanın 7’nci büyük ülkesi. Restoran sektörü oturmuş ama gün geçtikçe gelişiyor.

Sonra şu noktanın altını çizdi:

- Türkiye’de daha önce şefler ithal ürün kullanmayı ayrıcalık gibi görüyordu. SIRHA gibi organizasyonlar, yerel ürünleri, lezzetleri öne çıkarıyor. Biz de özellikle yerel ürünleri destekliyoruz. Çünkü, yerel ürünlerle dünyada fark yaratma şansı var.

“Gastronomi” denince Türkiye’de Gaziantep ve Hatay öne çıkıyor.

Coğrafi işaretlerle iddialı ürün, il ve ilçe sayısını artırmakta yarar görünüyor...

Tatlıses’e o günlerde herkes güldü, şimdi acılı çikolata bile var

100 ALS HASTASINA JENERATÖR İÇİN KOŞACAK

EŞİ Betigül Güneri’yi ALS adlı amansız hastalıktan ebediyete uğurlayan Zihni Holding Yönetim Kurulu Başkanı Asaf Güneri’den mesaj geldi:

- 11 Kasım 2018 günü Altunizade’den Dolmabahçe’ye kadar “İstanbul-2018 ALS/MNH-Yaşatmak İçin Bir Adım At” projesini desteklemek için “İyilik Peşine Koşuyorum.”

Güneri, mesajında şu bilgiye yer verdi:

- ALS hastalarını yaşatmak için alınacak 1 jeneratörün değeri 2 bin lira. Hedef 100 ALS hastasına 100 jeneratör.

Ardından çağrı yaptı:

- bagıs.adimadim.org adresine girip hazırladığım sayfaya bakın, kampanyaya destek için bağış yapın.

10 BİN KİŞİ ‘İYİLİK PEŞİNDE KOŞUYOR’

“ADIM Adım”ın öncülerinden Renay Onur, 11 Kasım 2018 günü gerçekleşecek “İstanbul Maratonu”na hazırlanırken, 2006 yılını anımsadı:

- İlk yardımseverlik koşumu 2006’da İstanbul Maratonu’nda yaptığımda yalnızdım. 37 bağışçım sayesinde 13 bin 830 lira toplayınca havalara
uçtum.

11 Kasım için ulaşılan düzeyi paylaştı:

- Bu pazar günü Vodafone İstanbul Maratonu’nda “Adım Adım” ailesi olarak 10 bin kişi “iyilik peşinde koşuyor” olacağız. Şimdiden 36 dernek ve vakıf için 60 bin kişi 6 milyon lira bağış yaptı.

Kişisel performansını da gözden geçirdi:

- Bugüne kadar destekçilerim sayesinde 202 engelli, tekerlekli sandalyeye kavuşup evinden dışarı çıkabildi.

Bu yılki hedefinin altını çizdi:

- Koşum aracılığı ile TOFD için 37 bin 500 lira toplayıp, bağışçılarım adına 11 sandalyeyi engellilere ulaştıracağım.

Bir adet akülü tekerlekli sandalye fiyatını da anımsattı:

- 3 bin 750 lira...

Son 10 günde gelen mail ve mesajlara baktım. “İyilik Peşinde Koşanlar”ın bağış beklediği dernek ve vakıfların bazıları şöyle:

- Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı (TESYEV).

- Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı.

- TEV-Eğitimli Kızlar Umutlu Yarınlar.

- Darüşşafaka Cemiyeti

X