"Uğur Yılmaz" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Yılmaz" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Yılmaz

Çok şükür!

İSTİKRARSIZLIĞIN, istikrar haline geldiği bir sezon yaşıyor Bursaspor.

Yönetimsel sorunların sahaya yansıdığı, tribünlerdeki kopuklukların şehre taştığı bir sezon; hatta...
Bir oyun felsefesini dahil olmadan, bireysel yeteneklere kendini bağladığı ve üretkenliğinin oyuncuların formuna göre değiştiği bir sezon.
Mali yapıdaki sorunlara daha değinmedik bile...
İşte böyle pek çok faktörün etkilediği bir Bursaspor, ligde kalma mücadelesi veriyor.
Antalyaspor karşısında alınan galibiyetin önemine baktığımızda; yeniden diriliş rüzgarlarının estiğini gördük.
Uzun bir süre hasret kalınan galibiyet, iyi bir oyun sonrası gelirken, bu kez daha derli toplu, ne oynadığını bilen ve sahanın her noktasını kullanabilen bir Bursaspor vardı sahada.
Elbette bu durumda Antalyasporlu oyuncuların, maçın başından itibaren topun arkasına geçerek oyunu kabullenmeleri ve orta alanda baskı yapmamalarının da payı var.
Ancak görülen de bir şey var ki; 9 farklı oyuncu gol girişiminde bulundu.
Bilhassa orta sahadan çıkışlarıyla bu sezon fark yaratan ve dönen toplarda etkili olan Aytaç Kara, takımda en fazla şut atan oyuncuydu.
Sezonun genel sorunu olarak gördüğümüz ‘bitiricilik’ faktörü, bir kez daha maçın henüz ilk yarıda rahata bir skora ulaşmamasına engeldi.
Bu galibiyetle birlikte Bursaspor, bir anda çok şey kazandı.
Ligde kalma umutları arttı, şehir yeniden kenetlendi ve Göztepe maçı için herkes bir anlamda ‘tek yürek’ oldu.
Şimdi yeşil beyazlı ekibin önünde, kaderini çizecek tek bir maç var.
Taraftarıyla kenetlendiği takdirde bu sezon içerisinde dahi yeşil beyazlı oyuncuların neler yapabileceğini gördük.
Temennimiz bu grafiğin, hafta sonu Göztepe’ye karşı da devam etmesi...

Çok şükür

GENÇ OYUNCU MUAMMSI

- GEÇMİŞ yıllardan başlayan ve bu yıl da devam eden genç oyuncu kültürüne sahip bir takım Bursaspor.
Altyapısıyla ne denli önemli bir kulüp olduğunu, en fazla şans vermesinden, milli takımlarda en fazla yerli bulundurmasına dek pek çok haberi de bu sayfalarda okudunuz.
Bizler bunun farkındayız, peki ya gençlerin kendisi?
Burak Kapacak, A Takım’a dahil edildiğinde her birimizde umut vardı, tıpkı diğer genç oyuncularda olduğu gibi...
Önceki yaş gruplarında atletizmi, dinamizmi ve bir nevi soğukkanlılığı onu bu noktaya kadar taşıdı.
Antalyaspor karşısında ise oyuna 78’de girdi. 1-0 gerideyken top tutması gereken yeşil beyazlı ekipte, kalan dakikalara pek çok top kaybı sığdırdı.
Ondan beklenen dinamizmini sahaya yansıtmasıyken, bir telaş halinde erken müdahaleleri, topu ayağına alındığında fark yaratma isteği, ne yazık ki olumsuz yansıdı.
Oysa ki, ekran başında da herkesin tek beklentisini rakibi karşılaması ve Nazım Sangare ile sağ kanadı etkin kullanan Antalyaspor’un buradan gelecek akınlarını yavaşlatmakken...
Yalnızca Burak Kapacak değil, bu sezon forma giyen Kubilay Kanatsızkuş, Ramazan Keskin hatta bazı maçlarda Furkan Soyalp’in performanslarında bir telaş içerisinde olduklarını gördük.
Bursaspor’da, hele ki bu denli kritik maçlarda kendilerine duyulan güvenin, yarısını oyuncular da kendilerine duymalı.

*
Şöyle düşünelim; Alex’in kitabını okuyan bilir.
Brezilyalı yıldız, kendisini anlatırken her daim futbolun basit bir oyun olduğunu, kendisinin de basit oynadığından bahsetmişti.
Bu genç oyunculara örnek olmalı; kimsenin çalımlara dizip golle sonuçlandırmalarını ya da spesifik paslar atmasını beklemiyor.
Görev adamı olduklarını pek çok maçta unutmaları, pek çok maçta handikap olarak ortaya çıkıyor.
O açıdan Bursaspor’un genç oyuncularına şans verirken, genç oyuncuların da şapkalarını önüne alıp düşünme vakti gelmiş durumda, hazır yol yakınken...
Buna dair genç oyuncuları yetiştiriciliği ile ün salan Samet Aybaba’nın da yakın süreçteki şu sözlerine kulak vermekte fayda var:
“Maalesef bizim genç arkadaşlarımız defalarca verdiğimiz şansları doğru kullanamadılar. İlk yarıda genç oyuncularımızı oynattık bu denli baskı ve stres de yoktu, cevap veremediler. Bir süreç içerisinde kendilerini yeniledi, yenilediler, yenilemezlerse arkadan gelen daha gençler var.”

AYTAÇ-BADJI-SAIVET ÜÇLÜSÜ

- ORTA sahaların günümüz futbolunda ne denli öneme sahip olduğu aşikar.
Barcelona kültürünün de etkisiyle pek çok takım, transfer sürecinde ilk olarak orta sahaya oyuncu bakarken; ligimizde de savaşçı ve mücadeleci orta sahalar fark yaratıyor.
Bu açıdan Bursaspor, Stephane Badji ve Aytaç Kara ikilisine sahip olmasıyla oldukça şanslı.
Özellikle Badji, ligin en çok top çalan oyuncuları arasında yer alırken, Aytaç da gole katkısıyla takımın skoreri konusunda.
Ancak sık tartıştığımız konulardan biri de Bursaspor’un üretkenliği.
Bu ikili ile birlikte önlerinde oynayan Henri Saivet’nin hücum organizasyonlarında handikapları her maçta bir kez daha ortaya çıkıyor.
Zira Bursaspor, bilhassa baskı yediği anlarda orta alanda top tutan ve hızlı geçişlerle Saivet bağlantısıyla hücum oyuncusunu topla buluşturan bir özelliğe sahip değil.
Bugüne kadar gol sorununda forvet oyuncularına odaklanmışken, bir açıdan buna da bakmak gerekiyor.

*
Her biri üst düzeylerde yeteneğe sahip bu oyuncuların, sezon genelinde oyun kurmada ve hücumu yönlendirmede maalesef kollektif hareket edemediğini görüyoruz.
Belki de hücum sorununu çözmek isteyen Mesut Bakkal’ın üzerinde durduğu konulardan birisi de budur.
Bu üçlü bağlantı iyi oluşturulduğunda, topun üçüncü bölgeye akışı iyi sağlandığında kanatların da vereceği destek, belki her pozisyonu golle sonuçlandırmayabilir ama tıpkı Antalyaspor maçında olduğu gibi pozisyon zenginliğini artırabilir.
Daha önceden belirli maçlarda örneklerini gördüğümüz bu bağlantı, umarız Göztepe maçında gerçekleşir ve üçüncü bölgede daha fazla topla oynayan, hızlı geçişleri sağlayarak tehlike yaratan bir takım izleriz sahada.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI